fbpx
Bizi Takip Edin

Fizik

Lise öğrencilerimiz Uluslararası Fizik Olimpiyatları’ndan madalyalarla döndü

Yayınlandı

üzerinde

21-27 Temmuz 2018 tarihlerinde Portekiz Lizbon’da düzenlenen Uluslararası Fizik Olimpiyatları’nda (Ipho) Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Lisesi 12. sınıf öğrencileri madalya kazandı. Cem Arda Tepe altın, Artun Bayer gümüş, 11. Sınıf öğrencisi Alkın Kaz gümüş, 10. Sınıf öğrencisi Yunus Emre Parmaksız gümüş madalya ile Türkiye’ye döndü. Bahçeşehir Koleji Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi bu yıl Vietnam’da gerçekleşen Asya Fizik Olimpiyatları’nda ülkemizi temsil eden 8 kişilik milli takıma 5 öğrenci; Rusya’daki Avrupa Fizik Olimpiyatları’nda ve Portekiz’deki Uluslararası Fizik Olimpiyatları’nda temsil edecek 5 kişilik milli takımımıza 4 öğrenci kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor. 2006 yılından beri olimpiyat çalışmalarını fizik dalında Prof. Recep Dimitrov önderliğinde sürdüren Bahçeşehir Koleji Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri ulusal ve uluslararası alanda birçok başarı elde ediyorlar. Uluslararası alandaki fizik olimpiyatlarında ülkemize toplamda 3 altın, 14 gümüş, 11 bronz madalya kazandıran Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri; MIT, Stanford, Brown, UPenn gibi dünyanın en iyi üniversitelerine tam burslu olarak kabul alarak eğitimlerini devam ettiriyor ve kariyerlerine Oracle, Microsoft ve NVIDIA gibi şirketlerde başlıyorlar. 
TÜRKİYE’DE BİLİM OLİMPİYATLARI SÜRECİ
Yarım yüzyılı aşkın süredir dünya çapında düzenlenen bilim olimpiyatları etkinlikleri her yıl ülkelerin en parlak zihinlerini bir araya getiriyor. Ülkemizde bulunan yaklaşık 12 bin liseden uzun eleme süreçlerinde seçilen toplam 5 öğrenci de Türkiye’yi temsilen her yıl yurtdışında farklı ülkelerde düzenlenen yarışmalarda bayrağımızı temsil ediyorlar. Bir hafta süren bu etkinlikler çerçevesinde düzenlenen sınavlarda öğrenciler, alanlarındaki önemli gelişmeleri incelerken aynı zamanda tıpkı kendileri gibi dünyanın dört bir yanından gelen genç bilim insanları ile tanışma, kültürel ve bilimsel etkileşimlerde bulunma fırsatına erişiyorlar. Geleceğin teknolojisine yön vermek isteyen ülkeler, bu öğrencilere üniversitelere sınavsız geçiş hakkı ve üniversite hayatı boyunca verilen karşılıksız burslar gibi avantajlar sağlıyor. Türkiye’de olimpiyatlar TÜBİTAK tarafından her yıl dört aşamalı olarak düzenleniyor. Ülke genelinde düzenlenen Birinci Aşama sınavında başarılı olan 50 öğrenci TÜBİTAK Ulusal Bilim Olimpiyatları Yaz Kampı’na davet ediliyor ve bu kampta, alanında uzman akademisyenler tarafından anlatılan dersleri dinleme şansı elde ediyorlar. Bu kampın ardından Aralık ayında gerçekleştirilen İkinci Aşama sınavında her dalda öğrenciler madalyalar, burs ve ek puan ile ödüllendiriliyor. Sonrasında gerçekleşen Kış Kampı, 3 ve 4. aşama sınavları ile her branşta uluslararası yarışmalarda ülkeyi temsil edecek 4-6 kişilik milli takımlar oluşturuluyor.
İLK MEZUNLAR GOOGLE, AMAZON GİBİ ŞİRKETLERDE KARİYERLERİNİ SÜRDÜRÜYOR
Türkiye’de STEM eğitiminin uygulandığı ilk lise olma özelliğini taşıyan Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Liseleri, 2006 yılında açılan ilk kampüsünün ardından Türkiye genelinde açılan yeni kampüslerle 2018-2019 eğitim öğretim yılına 14 kampüsle başlıyor. Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Liseleri, Bahçeşehir Koleji ve Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğiyle bu okul için özel olarak hazırlanan ve MEB tarafından onaylanan müfredatıyla 2006 yılından bu yana Türkiye’de fen ve teknoloji eğitimine yeni bir bakış açısı getiriyor. Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Liseleri mezunları M.I.T., Stanford, Yale gibi dünyanın saygın üniversitelerinden burslu kabul alıyor; kariyerlerine Google, Amazon gibi dünya devi firmalarda başlıyor. Kaynak: DHA

Fizik

Einstein’ın mektubu 40 bin dolara satıldı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Nobel ödüllü ünlü fizikçi Albert Einstein’ın 1922’de kız kardeşi Maja Einstein’a yazdığı ve o dönemde artan milliyetçilik ile anti-semitizmin tehlikelerine karşı uyarı mesajlarının yer aldığı mektup İsrail’de yaklaşık 40 bin dolara satıldı. The Kedem Müzayede Evinden yapılan açıklamaya göre, Einstein’ın Nazi Almanya’sı lideri Adolf Hitler’in iktidarı öncesinde kaleme aldığı mektup, Batı Kudüs’te düzenlenen açık artırmada 39 bin 360 dolara alıcı buldu. Einstein’ın, söz konusu mektubu Almanya’nın Yahudi asıllı Dışişleri Bakanı Walther Rathenau’nun aşırı sağcılar tarafından Ekim 1922’de suikastla öldürülmesinin ardından kaleme aldığı ifade edildi.

Rathenau’nun suikasta uğramasının ardından, polisten gelen hayatının tehlikede olabileceği şeklindeki uyarılar üzerine gizlenmeye başlayan Yahudi asıllı bilim adamı Einstein, kız kardeşi Maja’ya yazdığı mektupta o dönemde artan milliyetçilik ve anti-semitizmin tehlikelerine karşı uyarı mesajları veriyor. Mektubunda Einstein “Burada politik ve ekonomik olarak karanlık zamanlar başlıyor. Bu nedenle her şeyden uzaklaştığım için çok mutluyum.” ifadelerini kullanıyor.

Müzayede evi yetkilileri, mektubun tahmin ettikleri fiyatın iki katına alıcı bulduğunu belirtti. Yahudi asıllı Alman fizikçi Albert Einstein, 14 Mart 1879’da Almanya’nın Ulm kentinde doğdu. 20. yüzyılın en önemli kuramsal fizikçisi olarak nitelendirilen Einstein, görelilik kuramını geliştirmiş, kuantum mekaniği, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar sağlamıştı. Kuramsal fiziğe katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklamadan dolayı Einstein, 1921’de Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülmüştü.
Kaynak: https://kcby.com/news/offbeat/handwritten-einstein-letter-auctioned-off-for-nearly-40000

Devamını Oku

Bilim

Bilim insanları kilogramın tanımını değiştirmek için toplanıyor: Sabit ağırlık yerine kuantum

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Metroloji alanında çalışan 57 ülkeden bilim insanları kilogramın tanımını değiştirmek için Paris’te toplanıyor. Bir kilogramın bir kilogram olduğunu nasıl biliyoruz bunu hiç düşündünüz mü? Nasıl oluyor da “1 kg” dünyanın her yerinde aynı ağırlığa denk geliyor? Cevabı Fransa’nın başkenti Paris’te ısısı ve basıncı kontrol altında tutulan üç seviyede mühürlü bir laboratuvarın içinde bulunuyor. Son birkaç yıldır kilogramı tanımlayan şey; aynı zamanda dünyanın en yuvarlak nesnesi olan ve 2,15 x 10^25 adet silikon 28 atomuna sahip mükemmel küre şeklindeki bir cisim. Sadece bu kürenin yapımında kullanılan hammadenin değeri bile 1 milyon Euro ve binlerce saat işlenerek kusursuz bir küre haline geldikten sonraki değeri ise bunun çok ötesinde. Tüm metrik ağırlık birimleri bu cisme göre belirleniyor ve dünya standardı bu şekilde oluşuyor. Ne var ki, standart ağırlığı tanımlayan bu birim değişmek üzere. Metroloji alanında çalışan 57 ülkeden bilim insanları Versay’da buluşarak artık kilogramın somut bir cisim değil teorik bir denkleme sabitlenmesini oylayacaklar. Ancak oylama sadece bir formalite. Bununla ilgili bilimsel çalışmalar, araştırmalar ve tartışmalar çoktan yapıldı ve karar verildi. 
Kilogramı kuantum belirleyecek
Kilogram artık evrenin dokusunda yer alan temel bir sabit sayıdan türetilecek. Bunun için kuantum mekaniğinde yer alan ‘planck sabiti’ kullanılacak. Planck sabiti ise Foton enerjisi ile elektromanyetik dalga frekansının birbirine olan oranından elde ediliyor. Bu oran kuantum mekaniğinde aksiyonun temel birimi olarak da düşünülebilecek bir sabit. Bir ağırlığı dengelemek için gerekli olan plank sabitini gösteren Kibble adında elektromanyetik güçle ölçüm yapan son derece hassas bir aygıt kullanılacak. Biliminsanları önce kilogramın tanımlanmasını bu şekilde değiştirmeyi oylayacak daha sonra da çalışmalarda ortaya konan Planck sabiti değerini oylayacak ve bu değere Kibble’da karşılık gelen ağırlığı tüm zamanlar ve mekanlar için evrensel 1 kg olarak tanımlayacaklar. Böylece insanoğlu gelecekte hangi ortamda veya gezegende yaşarsa yaşasın tüm ölçüm birimlerini şaşmadan kullanmaya devam edebilecek. 
Kilogramın tarihçesi
İlk önce ağırlık biriminin tanımı 1793’te Antoine Lavoisier tarafından yapıldı ve 0.1 metre küp hacmindeki bir buzun erime derecesindeykenki ağırlığı olarak belirlendi. ‘Grave’ olarak anılıan bu ağırlık aynı zamanda 1 litre suyu da tanımlıyordu. Bu ölçünün de binde birine gram denildi. 1 Kg’ya da ‘Garve’ demek yerine bin adet gram anlamına gelen kilogram adı verildi. 1799’da 1 Kg’ın tanımı ilk kez değiştirilerek buzun 0 derecesinde değil 4 derece sıcaklıkta erimiş su halinin ağırlığı olması kararlaştırıldı. Ancak suyun yapısı yeterince istikrarlı değildi ve ölçümlerde kullanımı da pratikolmuyordu. Dolayısıyla bu suyun ağırlığına eşit saf platinden oluşan bir silindir yapıldı. Buna da ‘Arşiv kilogram’ denildi. Ancak 90 yıl sonra 1889’da bu materyal de güncellenerek platin ve iridyum karışımı bir silindir olarak belirlendi ve günümüze kadar da kullanıldı. Kg birimi üzerinde oynama yapılmadığından emin olmak için aralarında çok ufak farklılıklar olan 14 kopyası, farklılıklar kaydedilerek dünyada 14 farklı ülkeye gönderildi.

1948’de bu kopyalar ağırlıklarında değişim olup olmadığını ölçmek için ilk kez biraraya getirildi ve aynı şartlar altında korunmalarına rağmen zaman içerisinde hepsinin ağırlıklarının değiştiği gözlemlendi. 1990’da yeniden ölçülen kilogramların ağırlıklarının giderek daha fazla değiştiği (50 mikrogram) kaydedildi. Metrik olmayan diğer tüm ağırlık birimleri de kilograma göre belirlendiği için (0.453559237 kg’ın 1 pound olması kararlaştırılmıştır) kg’ın sabit kalması herkes açısından önemli bir konu. İçinde tutulduğu fanusların vakumlu ortamında ve tüm kontrol şartlarına rağmen bu değişim nasıl ve neden olduğu tam olarak çözülebilmiş değil ancak dünya sürekli tanımı değişen bir ‘standard birim’ kullanamayacağı için yeni formüller arandı. Silikon küre bu sorunu moleküler yapı ile çözdü ve ağırlığın ne olduğu sabit atom sayısına bağlandı.
Metre de benzer süreçler geçirdi sıra Kelvin ve Amperde 
Bir metre olarak bildiğimiz standart uzunluk birimi ilk olarak Kuzey Kutbu’ndan Ekvator’a kadar olan mesafenin 10 milyonda biri olarak tanımlandı. Ancak bugün vakumlu ortamda ışığın belli bir sürede kat ettiği mesafe ile tanımlanıyor. Işık değeri kelvin ve elektrik akım şiddeti amper için de benzer şekilde evrensel sabitler belirlenecek ve 20 Mayıs 2019’dan itibaren geçerli olacak. Bu farklılıklar metroloji dünyasının dışında insanların günlük hayatında hissedilmeyecek ancak bilimsel çalışmalar ve özellikle uzay projelerinde önemli olacak.
Kaynak: https://www.theguardian.com/science/2018/nov/09/in-the-balance-scientists-vote-on-first-change-to-kilogram-in-century

Devamını Oku

Bilim

Hawking’in tezi 767 bin dolara alıcı buldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Dünya’nın en büyük fizik profesörlerinden olan Stephen Hawking, hatırlanacağı üzere Mart ayında hayatını kaybetmişti. Hayatını kaybeden İngiliz fizikçi Stephen Hawking’in eşyaları müzayede yoluyla satışa sunuldu. Hawking’in tezinin de aralarında yer aldığı 22 parça, 1.8 milyon dolara satıldı. İngiliz fizikçi Stephen Hawking’e ait 20’den fazla eşyanın satışa çıktığı açık artırmada 1.8 milyon dolar gelir sağlandı.

Gelirinin bir kısmı Stephen Hawking Vakfı ve Motor Nöron Hastalığı Vakfı’na bağışlanan müzayedede en yüksek fiyattan alıcı bulan parça Hawking’in Genişleyen Evrenlerin Özellikleri adlı tezi oldu. Beş kopyası bulunan Hawking’in 117 sayfalık tezi, beklenenin dört katı bir fiyata ulaşarak 767 bin dolara satıldı. Hastalığı nedeniyle yürüyemeyen Hawking’in 1980’li ve 90’lı yıllarda kullandığı deri kaplama tekerlekli sandalyesi de 393 bin dolara alıcı buldu. Müzayedede satılan parçalar arasında Hawking’in çizgi dizi The Simpsons’larda yer aldığı bölümün senaryosu da vardı. Senaryo için yaklaşık 8 bin dolar ödendi.

Hayatını evrenin gizemini çözmeye adayan fizik profesörü Hawking, büyük patlama, kuantum fiziği, kara deliklerle ilgili çalışmaları ile biliniyordu. 76 yaşında hayatını kaybeden Hawking, ALS olarak bilinen Amyotrofik Lateral Skleroz adlı hastalık nedeniyle hareket kabiliyetini tamamen kaybetmişti. Özel bir yazılım sayesinde çevresi ile iletişime geçen Hawking, 1988’de yayınladığı Zamanın Kısa Tarihi adı kitapla geniş kitlelere ulaşmıştı.
Editör / Yazar: Ezgi SEMİRLİ
Kaynak: https://www.nytimes.com/2018/11/08/science/stephen-hawking-wheelchair-auction-.html

Devamını Oku

Öne Çıkanlar