fbpx
Bizi Takip Edin

Arkeoloji

Mersin’de Dionysos heykelinin başı bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Mersin’in Erdemli ilçesinde yer alan Akkale Antik Liman Yerleşimindeki kazılarda MS 160 yılına tarihlenen heykel başı bulundu. İlçeye bağlı Kumkuyu Mahallesi’nde yer alan Akkale Antik Liman Yerleşimindeki sezon kazılarında MS 160 yılına tarihlendiği tahmin edilen saçları asma yaprağı ve üzüm salkımı tasvirli heykel başı bulundu. Mersin Üniversitesi’nden kazı başkanı Doç. Dr. Ümit Aydınoğlu, Geç Roma Dönemi’nde kurulan bölgede halen ayakta olan çok geniş zeytinyağı veya su alabilecek kapasitede sarnıcın yer aldığını, antik yerleşimin gerek ekonomik gerekse stratejik açıdan önemli bir noktada bulunduğunu söyledi.

Aydınoğlu, yerleşim yerinin sahip olduğu hamam, konaklama mekanı, büyük sarnıç ve deniz feneriyle ticaret gemilerinin ihtiyacını karşılayan bir konaklama noktası bulunduğunun anlaşıldığını, bölgede sahil boyunca antik kentlere su taşıyan sisteme ait su kemerlerinden birinin de yer aldığını belirtti.
Asma yaprağı ve üzüm salkımlı heykel başı

Kazılar sırasında önemli bir heykel başının çıkarıldığını dile getiren Aydınoğlu, “Oldukça sağlam bulunan heykel başının ‘Genç Dionysos’ olarak adlandırılan heykele ait olduğu biliniyor. Heykelin saçları asma yaprakları ve üzüm salkımlarından esinlenerek yapılmış. Sahip olduğu kaliteli işçilik ile heykelin MS 160 yılına tarihlendiği düşünülmekte.” dedi.
“Dionysos, Antik Yunan mitolojisinde şarap ve bağcılık tanrısıdır. Üzüm ve şarap üretimi antik dünyada çok önemli ekonomik ürünlerdir ve mitolojide bir tanrıyla temsil edilmesi olağandır.

Antik dönemde bağ bozumu vakti geldiğinde bu bağların meyveleri toplanarak çok eski bir bilgiyle şaraba dönüştürülüyor. Bu süreç, arka planda, insanın yaşamak için doğaya bağlı oluşunu, bereket, bolluk ya da kıtlık fikrini, başına buyruk doğanın ehlileştirilmesini ve evcilleştirilmesini, ürünlerin işlenerek kültüre dönüştürülmesini, nihayet bu ürünlerin insan üzerindeki etkilerini içeriyor. İşte bu yüzden Dionysos, sadece şarabın değil, bağların ve üzüm hasadının tanrısıdır.” Antik yerleşimde bu yıl 6 mezarın da açığa çıkarıldığını belirten Aydınoğlu, mezarların içerisindeki dolguda çok sayıda mimari plastik parçalar, yazıt parçaları ve iskeletler bulunduğunu da söyledi.
Kaynak: İHA

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arkeoloji

Mısır’da hamile bir kadına ait 3 bin 700 yıllık mezar bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Mısır’da arkeologlar, karnındaki fetüs ile gömülmüş hamile bir kadına ait 3 bin 700 yıllık mezar buldu. National Geographic’de yer alan habere göre, Mısır Tarihi Eserler Bakanlığı, geçen hafta, Asvan kenti yakınlarında İtalyan — Amerikan ortaklığında yapılan bir kazıda, hamile olarak gömülmüş bir kadın iskeleti ve pelvis bölgesinde baş aşağı pozisyonda duran fetüsün kalıntılarına ulaşıldığını duyurdu. Bakanlık, yapılan incelemelerde doğum sürecine girdiği anlaşılan ve 25 yaşında olduğu sanılan bir kadına ait iskeletin M.Ö. 1750 — 1550 yılları arasından kalma olduğunu açıkladı.

Araştırmacılar, fetüsün baş aşağı pozisyonda duruyor olmasının anne ve bebeğinin doğum sırasında ölmüş olabileceğine işaret ettiğini ve bulunan kalıntıların, antik dönemlerde gebelikte anne ölümleriyle ilgili ipuçlarını ortaya koyduğunu belirtti. Florida Üniversitesi’nden Profesör Sandra Wheeler, basına yaptığı açıklamada, o dönemden itibaren hala bir kadının içinde olan fetüsün keşfinin son derece nadir bir durum olduğunu dile getirdi. Söz konusu keşfin, günümüzde olduğu gibi çok eski zamanlarda da gebelikte anne ölümlerinin görüldüğüne ilişkin bir bulgu olabileceğine işaret eden Wheeler, yumuşak dokuların varlığı olmadan iskeleti bulunan kadının ölüm nedenini kesin olarak belirlemenin imkansız olduğunu ifade etti.

Wheeler, annenin pelvis iskeletini oluşturan kemiklerde eğrilik olduğuna, bunun da kadının kritik gelişim yıllarında travma yaşadığının veya yetersiz beslendiğinin belirtisi olabileceğine dikkati çekerek, “Bu tür ipuçları, bize kadınların hayatlarını ve çocukluklarını anlatır” dedi. Bazı araştırmacılar da kadının pelvisindeki kaymanın nedeninin geçirdiği bir kazaya ya da yaşamındaki sağlık sorunlarına bağlı olabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: https://www.livescience.com/64126-egypt-skeletons-pregnant-woman-fetus.html

Devamını Oku

Arkeoloji

Atlantis’in Yeri En Sonunda Bulunmuş Olabilir!

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Atlantis efsanevi bir kıta parçası olarak “kayıp” olduğu iddia edilen bir adadır ve genel olarak gelişmiş olan ve dünya barışı getirebilecek kadar bilgeye sahip olan ütopik bir toplum olarak düşünülmektedir. Deniz tarihçisi Tim Akers’ın yaptığı son çalışmalar, bu büyülü yerin konumunu sonunda bulmuş olabilir. Tim Akers’ın Merlin Burrows Üniversitesi’nde yönettiği araştırmada resimler ve sular altında kalmış olan kalıntılardan alınan örnekler üzerinde çalışmalar yapıldı. Laboratuvar analizlerine göre İspanya’dan getirilen materyallerde daha önce rastlanılmayan yapıda maddeler var.

Akeris’in yaptığı açıklamaya göre İtalya’nın Modena kentinde test edilen sütunlar hem Yunan hem de Roma döneminden daha eski döneme aitler ve daha gelişmişler. Materyalleri inceleyen laboratuvarda görevli araştırmacı Dr. Giacorno Falanga’ya göre alanda pek çok farklı materyal bulunuyor. Bu materyaller arasında kalsit, mika, potasyum ve diğer yapay olarak elde edilmiş materyaller var. Bu da gelişmiş bir medeniyet olduklarının ve karmaşık inşa teknikleri kullandıklarının göstergesi. Atlantis’ten ilk olarak Yunan filozof Platon bahsetmişti. Platon’a göre Atlantis üstün bir medeniyet olarak kendisinden 9,000 bin yıl önce bir adada kurulmuştu.

İçerisinde Yunan deniz tanrısı Poseidon’un tapınağının var olduğuna inanılan şehrin geniş duvarlarla çevrildiği de iddia ediliyor. Kayıp şehir Atlantis’in büyük bir doğal afet sonrası terk edildiği ve denizin dibine gömüldüğüne inanılıyor. İçerisinde birçok gizem barındıran Atlantis, bu çalışma ile bulunmuş olabilir. Araştırmacılar çalışmaların hızla devam edeceğini ve olumlu sonuçlar almayı beklediklerini dile getirdi.
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ
Kaynak: https://www.mirror.co.uk/news/world-news/flooded-ancient-ruins-coast-spain-13597825

Devamını Oku

Arkeoloji

‘Dünyanın en eski gemi enkazı’ Karadeniz’de bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Arkeologlar, Karadeniz’in derinliklerinde “dünyanın en eski korunmuş gemi enkazını” keşfettiklerini açıkladı. Karadeniz Deniz Arkeoloji Projesi (MAP) ekibi 23 metre boyundaki gemiyi deniz yüzeyinin yaklaşık 2 kilometre altında, direği dümeni ve kürekleriyle aynen muhafaza edilmiş halde buldu. Bulgaristan açıklarında keşfedilen 2400 yıllık geminin Antik Yunan döneminde ticaret için kullanıldığı düşünülüyor. Arkeoloji ekibi, geminin oksijen eksikliği sayesinde bu kadar iyi muhafaza edildiğini söylüyor. Ekip, bu tür bir gemiyi yalnızca Antik Yunan dönemine ait seramik vazolardaki figürlerde gördüklerini vurguluyor. harita Image captionLondra’daki British Museum’da sergilenen Antik Yunan & Roma döneminden kalma “Siren Vase”daki figürler, keşfedilen gemi enkazına birebir benziyor. Southampton Üniversitesi’nde yapılan karbon tarihi saptama ile buluşun “insanlığın en eski el değmemiş gemi enkazına” ait olduğu da belirlendi.
60’tan fazla gemi enkazı bulundu 
Uluslararası arkeologlar, bilim insanları ve denizaltı araştırmacılarından oluşan uluslararası ekip 3 yıllık bir özel görev için Karadeniz’in derinliklerinde. Şu ana dek 60’tan fazla gemi enkazı keşfettiler.  2 kilometre derinliğinde ortaya çıkan ve Antik Yunan dönemine ait olduğu düşünülen gemi enkazının, bulunduğu derinlikteki oksijen seviyesinin çok düşük olması nedeniyle bugüne kadar bozulmadan kalabildiği belirtiliyor. Güney İngiltere’deki Southampton Üniversitesi’nden Jon Adams, “Klasik dünyadan kalma ve 2 kilometre derinlikte bir geminin sağlam bir şekilde bulunması, düşünmeyeceğim bir şeydi. Bu durum gemi yapımına ve antik dünya denizciliğine ilişkin anlayışımızı değiştirecek” dedi.
Kaynak: https://www.bbc.com/news/world-europe-45951132

Devamını Oku

Öne Çıkanlar