Bizi Takip Edin

Yaşam

Migren Felç Riskini Arttırıyor

Yayınlandı

üzerinde

Sıcak basması gibi durumlara sebep olan migren baş ağrısına sahip insanların felç geçirme ihtimalleri diğer insanlara göre yaklaşık iki kat daha fazla. Migren hastalarından sigara içenler için ise risk üçe katlanıyor. Hem sigara içip hem doğum kontrol hapı kullanan hastalar için ise felç riski neredeyse yedi kat daha yüksek.
Migren ağrıları aynı zamanda kalp krizi ve arterial klodikasyonu yani dolaşım zayıflığından dolayı bacak uyuşması veya ağrıması ihtimalini de artırıyor.
Bazı çalışmalar, iskemik felç riskinin auralı migren hastalarında arttığını göstermekte. Auralı migren; parlak ışık, ani ışık parlamaları, karanlık noktalar sebebiyle yüzün veya ellerin seyirmesine dahi sebep olabilen bir migren türüdür. Felçlerin de yaklaşık yüzde 85’i iskemik felçlerdir. İskemik felçler; beyinde kan pıhtılaşması dolayısıyla gerçekleşen felçlerdir. Yine araştırmalar, beyinde gerçekleşen bazı iç kanamaların migren ile hemorajik (kanamalı) felçler arasında bir bağıntı olduğuna kanıt olabileceğini ortaya koyuyor.Şu ana kadar aradaki ilişki ise biyolojik temelde açıklanabilmiş değil.
Araştırmacılar migren-felç ilişkisi için bir kaç muhtemel açıklama sunuyor, bunlardan bazıları;
• Migren hastalarının, HDL’nin (iyi kolesterol) düşük seviyede olması, kanda kalp krizine sebep olacak proteinlerin oranının yüksek olması gibi kardiyovasküler hastalıkların risk faktörlerini geliştirme ihtimallerinin arttığı,
• Bazı genlerin migren ve felç geçirmeye sebep olabileceği,
• Migren tedavilerinin felç ile ilişkili olabileceği, riski arttırabileceği,
• Auralı migren sırasında gerçekleşen olaylar iskemik felç tetiklemesi yapabilir.
Tüm açıklamalar hesaba katıldığında bir kısır döngü içerisinde migren ve felcin birbirine sebep olabildiği varsayılabilir. Şimdilik hala sürmekte olan araştırmaların bu duruma bir açıklama getirmesi bekleniyor.

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Afrika Kıtası İkiye Ayrılıyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Kenya’da büyük bir çatlak ortaya çıktı ve giderek büyüyor. 29 Mart 2018’de yakın zamanda Güney Kenya’da birkaç kilometre genişliğinde büyük bir çatlak ortaya çıktı. Büyümeye devam eden çatlak, Mairobi Narok otoyolunda çökmeye neden oldu ve bölgedeki deprem hareketleri de buna eşlik etti. Bazı yönlerden değişimler bizim için neredeyse fark edilemez olsa da, Dünya sürekli değişen bir gezegendir. Levha tektoniği bunun iyi bir örneğidir. Ama arada bir etkili şeyler oluyor ve Afrika Kıta’sının ikiye ayrılmasıyla ilgili yeni sorulara yol açıyor. Dünya’nın litosferleri ( kabuk ve kabuğun üst tarafıyla oluşturulmuş) bir dizi tektonik levhaya ayrıldı. Bu levhalar statik değil ama ”kayma” yapışkan bir astenosfer üzerinde, çeşitli hızlarda birbirlerine bağlı şekilde hareket ederler. Hareketlerinin arkasındaki mekanizma veya mekanizmaların kesin olarak ne olduğu henüz kesin değil ama muhtemelen astenosferde konveksiyon akımlarını ve levhalar arasındaki sınırlarda üretilen kuvvetleri içeriyor.Bu kuvvetler basitçe levhaların etrafında hareket etmiyor, aynı zamanda levhaların kırılmasına, çatlak oluşumuna ve potansiyel yeni levha sınırlarının oluşmasına da yol açabiliyor. Doğu Afrika Rift sistemi bunun şu anda nerelerde meydana geldiğine bir örnek.Doğu Afrika Yarık Vadisi, kuzeydeki Aden Körfezi’nden 3,000 km güneyde Zimbabve’ye doğru uzanıyor ve Afrika levhasını iki eşit olmayan bölüme ayırıyor: Somali ve Nubya levhaları. Kenya’nın güneybatısında büyük bir çatlak ortaya çıktığında, yarık vadinin doğu kolu boyunca Etiyopya, Kenya ve Tanzanya boyunca ilerleyen faaliyetler belirgin hale geliyor.
Çatlak neden meydana geliyor: Litosfer yatay bir genişleme kuvvetine maruz kaldığında gerilir ve incelir. Sonunda, onu kırarak yarık bir vadi oluşmasına neden olur. Yarık vadisi boyunca volkanizma ve sismik aktivite şeklinde yüzeyin dışavurumuyla birlikte bu sürece eşlik eder. Çatlaklar kıta kırılmasının ilk adımıdır ve başarılı olursa yeni bir okyanus havzasının oluşumuna neden olabilir. Yıllar önce Güney Amerika ve Afrika’nın ayrılmasıyla sonuçlanan bu olayın dünyada gerçekleştiği yere örnek Güney Atlantik Okyanus’udur. Aynı pazılın parçaları gibi sınırlarının nasıl eşleştiğini hiç farkettiniz mi? Kıtasal yırtılmalar litosferin kırılması için yeterince büyük olan genişleme kuvvetlerinin varlığını gerektirir. Doğu Afrika Çatlağı aktif bir çatlak olarak tanımlanıyor ve bu streslerin kaynağı altta yatan mantonun dolaşımında yatıyor. Bu çatlağın altında, büyük bir manto yükselmesi litosferin yukarı doğru yükselmesine ,sıcaklık artışının sonucu güçsüzleşmesine ve faylanma nedeniyle kırılmaya neden olmaktadır. Normalden daha sıcak olan manto yükselmesi varlığına dair bulgular jeofizik verilerinde bulundu ve ”African Superswell” olarak adlandırıldı.Bu superplume yalnızca yarık vadisinin oluşmasıyla sonuçlanan çekme ayrılma kuvvetlerinin kabul gören bir kaynağı değil ,aynı zamanda Güney ve Doğu Afrika Platolarının anormal şekilde yüksek topografisini açıklamak için de kullanılıyor. Ayrılma kolay değil çatlaklar yüksek arazi ile çevrili bir dizi fay ile sınırlanmış çöküntü ile karakterize edilmiş çok farklı bir topografi sergiliyor. Doğu Afrika sisteminde, büyük sınırlayıcı faylarla birbirinden ayrılmış bir dizi hizalanmış çatlak vadiler uzaydan açıkça görülebilir. Bu fraksyonların tümü aynı anda oluşmadı ama yıllar önce Kuzey Etiopya’da Afar bölgesinde yaklaşık olarak 30m ile başlayan ve güneyde Zimbabve’ye doğru yılda ortalama 2.5-5 cm arasında yayılan bir seriyi takip etti. Birçok zaman çatlamayı farkedemememize rağmen, Nubia ve Somali levhaları dağılmaya devam ederken yeni fayların oluşması, eski faylar boyunca çatlakların ya da yeni hareketlerin oluşması depremlerle sonuçlanabilir. Her nasılsa, Doğu Afrika’da deprem alanlarının çoğu çatlak vadi boyunca geniş bir alana yayılıyor ve boyutları nispeten küçük. Yan yana çalışan volkanizma, devam eden kıta kırılması sürecinin ve sıcak erimiş astenosferin yüzeye yakınlığının daha ileri bir yüzey görünümüdür.Hareket halinde bir zaman çizelgesi, Doğu Afrika Çatlağı, uzunluğu boyunca çatlağın farklı evrelerini gözlemlememize müsade eden eşsizlikte bir şey. Çatlak henüz küçük olduğundan, güneyde, genişleme oranı düşük ve bu yüzden faylanma geniş bir alanda meydana gelir.
Ancak, Afar bölgesine doğru olan yarık vadi tabanı volkanik kayalarla kaplıdır. Bu alanda, litosferin neredeyse tamamen ayrılma noktasına kadar inceldiğini göstermektedir. Bu durum gerçekleştiğinde, kırık levhaların yarattığı alanda magmanın katılaşmasıyla yeni bir okyanus oluşmaya başlayacak. Sonunda, on milyonlarca yıllık bir süre boyunca, deniz tabanı yayılması tüm çatlak boyunca ilerleyecektir. Okyanus içine dolacak ve sonuç olarak Afrika kıtası küçülecek ve Hint Okyanusunda Etiopyanın ve somalinin bir kısmından ve Afrika Boynuzunu da içine alan bir büyük ada olacaktır.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/there-s-mounting-evidence-that-the-african-continent-is-splitting-in-two

Devamını Oku

Yaşam

Elon Musk’tan Açıklama: Tesla iflas etti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Space X’in ve Tesla otomotiv şirketinin sahibi Elon Musk, Twitter üzerinden Tesla şirketinin iflas ettiğine dair tweet atarak takipçilerine 1 Nisan şakası yaptı. Musk, şaka yapmadan önce takipçilerine önemli bir haber vereceğine dair duyuru geçti.İleriki saatler de ise Musk ‘ Tesla iflas etti’ başlıklı bir haber paylaştı.’Sermaye toplamak için yoğun çaba sarf etmemize rağmen son yapmış olduğumuz Paskalya Yumurtası satışlarımızda başarısız oldu. Üzülerek belirtiriz ki Tesla tamamen iflas etti.’

İflas tweeti sonrası ‘Bankwupt’ (İflas) yazılı bir tesla kartonu tutarak fotoğrafını takipçilerine paylaştı: ” Musk, Tesla aracının önünde içki şişeleri ile beraber kendinden geçmiş bir halde bulundu, yanakalrından süzülen gözyaşlarını görmemek mümkün değildi.” Musk her ne kadar şaka yapıyor gibi gözükse de Tesla hisseleri son bir yılın en düşük seviyelerinde.Blomberg haberine göre Tesla Model 3 arabası için binlerce kişi satın almak için sıraya geçmiş olmasına rağmen üretim hedeflerini yakalayamadığından dolayı şirket milyonlarca dolar kaybetmeye devam ediyor.

Devamını Oku

Bilim

Dünya Üzerinde Yüzen Dev Plazma Tüpleri Var

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Uzun süredir onlardan şüpheleniyorduk ama 2015’te gökbilimciler ilk kez Dünya’yı çevreleyen manyetosferin iç katmanlarında tübüler plazma yapılarının görsel kanıtlarını yakaladılar. 2015’te Cleo Loi ”60 yıldan uzun süredir, bilim insanları bu yapının varlığına inandı ama onları ilk kez görüntülüyerek , onların gerçekten orda olduğuna dair görsel bir kanıt sağlamış oldular.” dedi. Loi bu araştırmanın baş yazarıydı, ödüllü lisans tezinin bir parçası olarak yapılmış ve Geophysical Research Letters dergisinde yayınlanmıştır. ”Yapıların keşfi önemlidir çünkü bir örnek olarak sivil ve askeri uydu tabanlı navigasyon sistemlerimizi etkileyebilecek istenmeyen sinyal bozulmalarına neden olurlar. Yani onları anlamalıyız.” dedi. Plazma yapısı şu şekilde açıklandı: Dünya’nın etrafında uzay bölgesine magnetik alanla dolu magnetosfer adı verilen ve güneş ışığıyla iyonize edilmiş atmosfer tarafından oluşturulan plazma ile doludur. Magnetosferin en içteki katmanı iyonosferdir ve bunun üzerindeki de” plasmasphere”dir. Tüpler içeren çeşitli garip şekilli plazma yapıları ile gömülüdürler. Loi ” Yaklaşık olarak yerin 600 km üzerinde olması için pozisyonlarını hesapladık ve iyonosferin üzerinden plasmasphere’ doğru geçişin devam ettiği görüldü. Burası neredeyse nötr atmosferin bittiği yer ve uzayın plazmasına geçiş yapıyoruz.” dedi. Loi, Batı Avustralya çölünde bir radyo teleskopu olan Murchison Widefield Array’ı kullanarak gökyüzünün büyük yamalarını haritalayabildiğini ve bir film oluşturmak için dizinin hızlı enstantane olanaklarından yararlanabileceğini keşfetti ve plazmanın gerçek zamanlı hareketlerini etkin bir şekilde yakaladı. Kaynak: https://www.sciencealert.com/science-confirms-giant-plasma-tubes-floating-above-earth

Devamını Oku

Öne Çıkanlar