Bizi Takip Edin

Yaşam

Mülteciler İçin Bir Sistem Geliştirildi

Yayınlandı

üzerinde

Siirt Üniversitesi’ne bağlı Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri tarafından mültecilerle ilgili bir sistem geliştirildi. Bölümde okuyan birisi Kazak 4 öğrencinin ortaklaşa yürüttüğü çalışma ‘Acil Belge Tarama Sistemi’ ismiyle adlandırılıyor. Bu sistem sayesinde mültecilerin bilgilerine daha hızlı bir şekilde ulaşılabiliyor.

multeciler-icin-bir-sistem-gelistirildi1
Siirt Üniversitesi’nde 2. Sınıf Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okuyan Yasin Fırat, Hüseyin Biçer, Halil Şahin ve Kazak uyruklu olan Sheroz Sharipov isimli öğrenciler tarafından geliştirilen Acil Belge Tarama Sistemi mültecilerin kamu kurum ve yardım kuruluşlarında bilgilerine daha hızlı bir şekilde ulaşılmasını hedefliyor. Sistemin maliyetinin oldukça düşük olduğunu belirten Yasin Fırat, projenin yardım kuruluşları ile mülteciler arasında olan sıkıntıyı çözmek için tasarlandığını bildirdi. Sistem hakkında bilgi veren Fırat, cihazın üzerinde küçük bir kamera olduğunu. Işık sensöründe ise parmak izi sensörü olduğunu belirtti. Sensör tarafından mültecinin algılanması durumunda ‘Lütfen Belgeyi Yerleştirin’ komutu verilmektedir. Belgenin yerleştirilmesinin ardından ikinci komut ‘Parmak İzinizi Basınız’ olarak gelmekte ve parmak izinin okutulmasının ardından hangi mülteci ise database’e bu kayıt gönderilmektedir. Bu işlemlerin ardından ‘Bu Belgeyi Niçin ve Hangi Kuruma Gönderiyorsunuz’ seçiminin de yapılmasıyla hızlı bir şekilde belge temini sağlanmaktadır, diye konuştu.

Siirt Üniversitesi Mülteciler İçin Bir Sistem Geliştirildi

Siirt Üniversitesi Mülteciler İçin Bir Sistem Geliştirildi

Bazı mültecilerin bir kuruma gittiğinde uzun saatler beklediğini aktaran Halil Şahin ise çoğu mültecinin internet kullanamadığını ve kullanabilseler bile kendi bilgilerine ulaşamadıklarını kaydetti. Bürokratik işlemlerde bir hayli zorlanan mülteciler kimlik bulmada da sorunlar yaşıyor. Bazen tek bir belge için 5 ile 10 kurum dolaştıkları oluyor. Bu sistemle tek parmak izi kullanılarak tüm işlemlerin hızlı bir şekilde yapılması sağlanıyor. Örneğin bir mülteci ilaç ihtiyacı için ilgili belgeyi yardım kuruluşuna ulaştırmalıdır. Biz bu belgeyi kısa yoldan ulaştırma imkanı sağlıyoruz, şeklinde açıklamada bulundu.
Kaynak: http://www.yenisafak.com/teknoloji/universite-ogrencileri-multeciler-icin-sistem-gelistirdi-2659883

Devamını Oku
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Yeni Araştırmalar İnsan Ömrünün Bir Genetik Sınırı Olduğunu Ortaya Koydu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yeni gerçekleştirilen bir araştırmayla insanlığın fiziksel gelişme ve ömür bakımından zirveye ulaştığı iddia edildi. İnsan ömrüne dair ortaya konan bu sınır çevresel koşullarla birlikte genetik kısıtlamaların bir ürünü olarak ortaya çıkıyor.

Araştırma ekibi, insan ömrünün ve insanın fiziksel yeteneklerinin bir sınırı olduğunu ve insanlığın zaten bu eşiğe ulaşmış olabileceğini ortaya koyuyor. Ekip bu eşiği aşmamızın mümkün olamayabileceğini de ifade ediyor. Nitekim elde edilen bulgular; kişinin yaşı, fiziksel yetenekleri gibi unsurlarda maksimum genetik ve biyolojik sınıra işaret ediyor.
120 yıldan daha uzun tarihi bilgiyi kapsayan bu araştırma, kısa bir süre önce Frontiers dergisinde yayımlandı. Bu eşiğin üstesinden gelmek yerine insanlar arasında bu eşiğe yaklaşanların oranında bir değişiklik olacağı iddia ediliyor. Bu süreçte daha fazla insan yaşam beklentisini en yüksek seviyeye taşıyacak, ancak maksimum sınırı aşamayacak.

Araştırmacılar antropojenik faktörler ya da çevrenin üzerimizdeki etkilerinin bu eşikte düşüş yaşanması ihtimalini gündeme getirdiğini ifade ediyor. Tüm insan biyo belirteçleri olan (solunum sayısı, böbrek filtrasyonu vb. süreçler hem genetik yatkınlığa hem de çevresel parametrelere bağlıdır. Oluşan risk faktörleri işlenen her organizmanın performansını sınırlamaktadır. Olumlu bir ortam işlevsel kaliteyi yükseltirken, artan kısıtlamalar onu sınırlamaktadır.
Yeni çalışma insan ömrünün sınırına ulaşıldığı konusunda gerçekleştirilen tek çalışma değil. Eylül ayının başında Hollandalı bazı araştırmacılar tarafından insanın azami yaş sınırının 115 yıl olduğunu açıklanmıştı.
Kaynak: https://futurism.com/new-research-theres-genetic-limit-how-long-live/

Devamını Oku

Bilim

Kozmik Malzemelerle Üretilen En Değerli Bronz Çağı Eserleri

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yeni bir araştırmaya göre, Bronz Çağı’ndaki tüm demir esaslı silah ve aletlerin, meteorlardan kurtarılmış metal kullanılarak oluşturulması mümkün. Bulgu, uzmanların, bu aletlerin insanlardan önce cevherden demir üretecek şekilde nasıl oluşturulduğu konusunda daha iyi bir fikir edinmesini sağladı. Önceki çalışmalar, meteorik metalden yapılmış belirli Bronz Çağı nesneleri (Kral Tutankhamun ile gömülmüş hançerlerden biri gibi) bulunmuş olsa da, bu son araştırma uygulamanın ne denli yaygın olduğu konusuna cevap vermektedir.

Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nden (CNRS) Albert Jambon, Mısır, Türkiye, Suriye ve Çin’den gelen müze eserlerini incelemiş ve bunları, X-Işın Floresans Spektrometresi kullanarak analiz etmiştir. Sonuç olarak hepsinin aynı dünya dışı kökenleri paylaştıklarını keşfetmiştir. Jambon yayınladığı makalede, “Yüksek kaliteli analizleri tamamlayan mevcut sonuçlar, Bronz Çağı’ndaki demirlerin çoğunun ya da tümünün meteoritik demirden türedildiğini önermektedir” diyor. ” Bir sonraki adım, demirin ilk kez nerede ve ne zaman ortaya çıktığını belirlemek olacaktır”.
Bronz, M.Ö 3300 yıllarında başlayan dolayısıyla dönemin de adı olan Bronz Çağı’nda aletler, silahlar ve mücevherler için seçilen metaldi. Alaşım, bakırın eritilmesi ve kalay gibi diğer metallerle karıştırılması ile sağlam ve kolay bir şekilde elde edilmiştir. Yaklaşık 2000 yıl sonra da Demir Çağı adını aldı.
Tarihçiler, Bronz Çağ’dan kalma bazı demir silah ve aletlerin varlığı ile şaşkına dönmüşlerdir. Bunlar, o tarihlerde nadir olarak bulunan değerli malzemelerdi. Bu demir nereden geliyor? Bu sorunun cevabı, nikel oluşumu sırasında gezegenimizin erimiş demir çekirdeğine doğru sürüklenme şekli nedeniyle yüzeydeki demir cevherine kıyasla meteorlardan dünyaya düşen demirin çok miktarda nikel içeriyor olmasıdır.

Demirin insan eliyle ilk kez ne zaman eritildiği hakkında kesin bir kanıt yok. Ancak bu teknikleri ve araçları kullanan daha ileri araştırmalar, meteorik demirden demir cevherine geçişin saptanmasında büyük bir yardımcı olabilir.
Jambon, “Çalışma, geçmiş kültürlerimizde metallerin ve metal işleme teknolojilerinin kullanım evrimini doğru bir şekilde incelemek için analitik yöntemlerin önemini vurguluyor” diye yazıyor.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/bronze-age-artefacts-have-meteorite-iron

Devamını Oku

Yaşam

Hz. İsa’nın Ağabeyine Öğretisini Anlatmak İçin Yazdığı Gizli Vahiyleri İçeren Bir El Yazması Bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Araştırmacılar tarafından yakın bir zamanda Hz. İsa’nın gizli öğretilerini ağabeyi James’e anlatmak için yazdığı eski bir el yazması bulundu. El yazmasının ilk bilinen orijinal Yunanca kopya olduğuna inanılıyor.


Eski el yazması kaynak Austin’de bulunan Teksas Üniversitesi’nden kitap araştırmacıları tarafından Oxford Üniversitesi’ndeki bir araştırma sırasında keşfedildi. NagHammadikütüphanesindeHz. İsa’ya ait olduğu düşünülen bugüne kadar keşfedilmiş az sayıda eser bulunmaktadır. 1945 yılında özgün dili Yunanca olan 13 Kıpti dilinde yazılmışGnostik kitap Yukarı Mısır’da bulundu.
Bu yılın başında Texas Üniversitesi’nden BrentLandau ve Geoffrey Smith isimli dini araştırmacılar James’in ilk kıyamet günü’nün beşinci ve altıncı yüzyıllardan kalma Yunanca el yazmalarını ortaya çıkardı. Bilim insanları şimdiye kadar korunan kutsal metinlerin kıpti dilinde yazıldığını düşünüyordu.
Dini araştırmalarda yardımcı doçent görevini sürdüren Smith, buldukları metinlerin gerçek olduğunu anladığında oldukça heyecanlandıklarını kaydetti. Bilim insanları Yunanca yazılmış olarak James’in kıyamet günü el yazmasının bulunabileceğini hiç düşünmüyordu.


Eski metinde Hz. İsa gizli öğretilerini kardeşi James’e detaylıca anlatıyor. Metinde Hz. İsa göksel bölge ve gelecekteki meydana gelmesi muhtemel olaylar ile James’in ölümüne dair ayrıntıları anlatıyor.
Metinde Hz. İsa’nın İncil’de yaptığı açıklamalar genişletiliyor. Hayata ve hizmete dair bilgiler paylaşılıyor. Metinde ayrıca James’in iyi bir öğretmen olabilmesi için Hz. İsa ve James arasında geçen konuşmalar anlatılıyor.
Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2017/11/171130133824.htm

Devamını Oku

Öne Çıkanlar