fbpx
Connect with us

Uzay

Müzik yediklerimizin ve içtiklerimizin tadını nasıl etkiliyor?

Published

on

Müziğin yediklerinizden ve içtiklerinizden aldığınız tadı etkilediğini biliyor muydunuz? BBC radyo programcısı ve yemek uzmanı Dan Saladino duyma ve tatma duyularımız arasındaki etkileyici ilişkiyi inceledi ve şaşırtıcı sonuçlara ulaştı:

  • Pixies’in çılgın şarkısı Debaser, adını şeytandan alan Belçika’nın Duvel birasının aromalarını daha belirgin kılıyor.
  • Buzzcocks’un punk şaheseri Ever Fallen in Love’unu dinlemek yemek yeteneklerinizi artırma ihtimali taşıyor.
  • Sam Cooke’un soul şarkıları tavuk rostonuzun tadını güzelleştiriyor.

Notalarla dilimizdeki tat tomurcukları arasındaki etkileyici ilişkiden ilham aldık, müzikle yemekler arasındaki etkileşimin 7 örneğini inceledik.

1. Bir şeyin tatlı mı ekşi mi tattığı değiştirilebilir

Oxford Üniversitesi Deneysel Psikoloji Profesörü Charles Spence tiz seslerin tatlı tatları daha iyi almamızı sağladığı sonucuna varan bir araştırma yaptı. Bunun acayip bir araştırma olmanın ötesinde, gerçek dünyaya uygulanabilir etkileri de var. Sosyal bilince sahip bazı restoran sahipleri halihazırda kekler ve hamur ürünlerindeki şeker oranını, onların tatlarını bozmadan nasıl azaltabileceklerini araştırıyor. Düşük şeker seviyesine rağmen tat tomurcuklarının şekeri daha çok algılamasını sağlayabilecek bir soundtrack kimi mutlu etmez ki?

2. Daha az ses daha sağlıklı yemeyi cesaretlendiriyor

South Florida Üniversitesi’nden Dr. Dipayan Biswas, kafelerde çalan müziklerin sesinin seçtiğimiz yemekleri etkilediğini söylüyor. Biswas’ın araştırmasına göre 55 desibelden düşük sesli müzikler daha dikkatli ve duyarlı olmamızı, sonuç olarak daha sağlıklı yemekler seçmemizi sağlıyor. Sesin 70 desibelin üzerinde olması durumunda tatlı ve yağlı yemekleri seçme ihtimalimiz yüzde 20 artıyor. Biswas yüksek sesli müziğin stresi artıran bir etkisi olduğunu, insanların stresliyken sağlıklı yemeklerdense tatlı, tuzlu ve yağlı yemekleri daha albenili bulduğunu söylüyor.

3. Müzik şarapların tadını etkileyebilir

Sesin tatları nasıl algıladığımızı etkilediğini ortaya koyduk. Peki bu etkinin boyutu ne?: Oxford Üniversitesi Deneysel Psikoloji Profesörü Charles Spence’in araştırması müziğin tükettiğimiz her şeyin tadını etkileyebileceğini gösteriyor. Prof. Spence “Müzik var olmayan bir tadı yaratamaz” diyor ve ekliyor: “Fakat insanların dikkatini tat alma deneyimlerindeki belli bir şeye çekebilir.” Spence doğru müziğin şarapların tadını artırabileceğini buldu.
Gözlemlerinden yola çıkarak şu önerileri derledik:

  • Tatlı şaraplar sabit ritimli, yavaş tempolu ve yüksek perdeden piyano içeren müziklerle dinlenmeli. Örneğin Chopin’in Waltz no. 2 op. 64 eserini Riesling üzümüyle eşleştirebilirsiniz.
  • Star Wars Overtürü’nün açılış notaları Fino serisinin tuzlu vurgularını öne çıkarabilir.
  • Fakat yüksek tanenli Cabarnet Sauvignon kırmızı şarabı seviyorsanız, pomp rockun majesteleri Muse’un Exogenesis: Symphony şarkısı işi görür. Gitarın gürültüyle sahneye çıkmasını bekleyin, işte o zaman ayırt edici uzun gövdeli aromalar harekete geçecek.

4. Müzik daha fazla para harcamanıza yol açabilir

En sevdiğimiz restoranda yemek yerken genelde arkada hangi müziğin çaldığına çok dikkat etmeyiz. Fakat “satış ortamı araştırmaları” büyük bir iş: Araştırmalar arka planda çalan müziğin dışarı çıktığımızda ne kadar para harcadığımızı etkileyebileceğini gösteriyor. University of Leicester’dan akademisyenler elimizi cebimize en fazla sokmamıza yol açan müziğin klasik müzik olduğunu söylüyor. Dr. Adrian North, “Klasik müzik sofistike olmayı, zenginliği ve bolluğu çağrıştırıyor ve insana kendini havalı hissettiriyor. Restorana gittiğinizde ne kadar para harcadığınızı etkileyebilir.” diyor.

5. Yemek yerken ortam sesleri dinlemek

Ünlü şef Heston Blumenthal’ın The Fat Duck restoranında servis ettiği her öğün bir canlı performansı andırıyor. Bu deneysel şef için menü de performansın bir parçası: Kullandığı sivri fontun asitli yiyeceklerin tadını artırdığını öne sürüyor. Blumenthal bunu sesle de destekliyor: Saşimi siparişi yanında kulaklıkla geliyor. Müşteriler çiğ deniz ürünlerini yerken bir yandan da dalgaların veya oyun oynayan çocukların seslerini dinliyorlar.

6. Yemeklerin tadı uçaklarda farklıdır

Her müzik yemeğin tadını iyileştirmez. Nitekim yemeğin tadını daha iyi alabilmek için bazılarından kurtulmak gerekir. Uçak motorunun gürültüsü, tat tomurcuklarımızı olumsuz etkiliyor. Bunun nedeni 89 desibelden yüksek seslerin tat tomurcuklarımızı köreltmesi ve bazı aromaları almamızın önüne geçmesi. Bu yüzden bir daha uçak yemeklerine burun kıvırmadan önce plastik tepsideki yemeğin o kadar da tatsız olmayabileceğini hatırlayın. Kulaklarınıza birer tıkaç takıp gökyüzünde bir lezzet şölenine kanat açın.

7. Yemekleriniz hazırlanırken de sese tepki verir mi?

İspanya’daki Barahonda Bağı’nda şarapçılar, üzümler olgunlaşırken onlara dinletilen müziğin şarap üretim sürecini etkilediğini düşünüyor. Monastrell, petit verdot ve cabarnet sauvignon üzümlerinin karışımıyla hazırladıkları kırmızı şaraplarına olgunlaşırken 60 saat boyunca müzik dinletiyorlar. Şarkı listelerinde Malili Fatoumata Diawara da var, İzlandalı senfonik rockçular Sigur Ros da. Ana rahminde bebeklerin seslerden etkilenmesinden ilham alan Barahonda’dan Sonia Garcia, “Şarabı yumuşatmak ve tanenleri tatlandırmak için şişelere müzik dinletmeye karar verdik” diyor. Bu muhtemelen özgün bir PR çalışmasından fazla değil ama siz yine de bir daha mutfakta kendinize bir kadeh şarap koyup dans etmeye başlamadan önce bunun şarap koleksiyonunuzu nasıl etkileyeceğini düşünün.
Kaynak: (BBC)

Uzay

Mars One İflas Etti

Published

on

Yaşadığımız yerküreye her ne kadar büyük bir sevgi beslesek de başka bir gezegende yaşamak için oldukça istekliyiz. Tabii şu an Dünya gezegenindeyiz. Mavi yumurtalarla milyonlar kazanan bir girişimciden(!); insanların Dünya’dan kurtulma isteğini kullanan bir turizmciye(!) kadar çeşit çeşit insanla birlikte yaşıyoruz. Ve o turizmci, “Mars’a gidiyoruz” diyor. Her iki kişinin de ortak noktası; dolandırıcılık.. Ancak, Mars projesi büyük bir duvara tosladı. Uzay araştırmalarını sürdürebilmemiz için teknolojinin yanı sıra finansman da çok önemli noktalardan birisi. Uzay araştırmaları hala ağırlıklı olarak devletlerin ayırdığı bütçelerle sürdürülüyor. tabii özel girişimcilerin eli de boş durmuyor. Bir girişimci, Mars’a ilk insanları göndermek için gerekecek bütçeyi, bu süreci televizyon şovuna dönüştürerek oluşturmayı planlıyordu. Mars One adı verilen projede, Mars’taki ilk insan kolonisinin kurulması hedefleniyordu. Mars One projesi, iki koldan oluşuyordu; kâr amacı gütmeyen Mars One Foundation ve kâr amaçlı Mars One Ventures. Ancak bu girişim geçtiğimiz ay iflas ettiğini açıkladı. Bu girişimin aşamaları ise şu şekildeydi;

  • 2013: Adaylar arasından 100 kişi seçilecek, inşa edilen eğitim alanında eğitim görmeye başlayacaklar
  • 2014: Projenin ilk haberleşme uydusu ve bir keşif aracı Mars’a gönderilecek, yerleşme alanı belirlenecek.
  • 2016: SpaceX’in Dragon kapsülleriyle 2500 kilogramlık dayanıklı yiyecek tedariği Mars’a gönderilecek.
  • 2021: Yine Dragon kapsülleriyle 2 yaşam ünitesi, 2 destek ünitesi, 2 tedarik ünitesi gönderilecek.
  • 2022: SpaceX Falcon Heavy roketiyle 4 kişilik ilk insan grubu Mars’a ulaşacak
  • 2023: İlk koloni Mars’a varacak
  • 2025,: 2. koloni Mars’a varacak
  • 2031: 6 yılda toplam 20 insan kolonisi Mars’a ulaşmış olacak.

Mars One Foundation şu an için operasyonlarına devam ediyor. Tabii kâr amacı bulunmadığı bu vakıf, yatırımın olmadığı bir ortamda çok uzun ömürlü olamayacaktır. Mars One projesinin yetkilileri 2015’te başlattıkları yarışmaya 200.000 başvuru aldıklarını söylemişlerdi. Finalistlerden biri ise bunun tamamen yalan olduğunu ve toplamda yalnızca 2.761 başvurunun alındığını söylemişti. Mars One projesinin iflasını duyurması çoğu insan için çok da şaşırtıcı olmadı denebilir. Projenin ilk günden beri öne sürdüğü hedefler aşırı büyük, bunları yapmak için ortaya koydukları çözümler ise yok denecek kadar belirsizdi. Girişte kısaca bahsettiğimiz Çiftlik Bank, insanların evlerini arabalarını satmasına neden oldu. Mars One ise umudunu daha küçük rakamlara sattı. İşin ilginç tarafı Mars One projesinin mağdurları 200 bini bulurken, Çiftlik Bank sadece Türkiye’de 132 bin kişiyi dolandırmıştı.
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ
Kaynak: https://www.forbes.com/sites/jonathanocallaghan/2019/02/11/goodbye-mars-one-the-fake-mission-to-mars-that-fooled-the-world/#1b5fab1c2af5

Continue Reading

Uzay

Hollandalı biyologların buluşu, dünya dışındaki yaşamın keşfi konusunda umut oldu

Published

on

Hollandalı biyologdan dünya dışı yaşam arayışı için önemli buluş. Amsterdam Özgür Üniversite’de doktora öğrencisi olan biyolog Lucas Patty, organik dokunun ışıkta benzersiz bir iz bıraktığını keşfetti. Bilim çevreleri bu buluşu, dünya dışı yaşamın yakın gelecekte keşfi konusunda önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Lucas Patty’nin bu hafta sunduğu doktora tezine göre, evde yetiştirilen bir çiçeğe dokunduktan sonra el feneri tutulunca, ışık bir tür tirbuşon haraketi yapıyor. İnsan gözü bu değişimi fark edemiyor ancak Patty’nin geliştirdiği cihaz sayesinde ilk kez bu durum saptanabildi. Hollandalı biyoloğa göre, bu tirbuşon haraketi, yaşamın karmaşası içinde bir düzen oluşturuyor. Birbirinin aynısı olan sağ ve sol elin, aralarında ayna işlevi gördüğünü belirten Patty, tıpkı eller gibi birbirinin aynısı olan moleküller bulunduğunu belirtiyor. Canlı dokuların büyüme sırasında sürekli olarak bir şekil aldığını anlatan Hollandalı biyolog, bu yüzden ışığın karakteristik bir şekilde yansıdığını vurguladı.
Dünya yörüngesine yerleştirilecek teleskop
Lucas Patty’nin geliştirdiği aygıt, şu anda üniversite çatısından ağaçları ölçüyor. Ancak tez danışmanlarından astrobiyolog Inge – Leos ten Kate ve gökbilimci Frans Snik’e göre, bu aygıt sayesinde 20 yıl içinde dev bir teleskop aracılığıyla dünya dışı yaşam gözlenecek. Hollanda’da yayımlanan Volkskrant gazetesine konuşan Frank Snik, “Bunu ölçerseniz, hayatı ölçersiniz” diyor. Snik’e göre, dünya dışı yaşam arayışında böyle bir yöntem henüz uygulanmadı. Hollandalı gökbilimci “Işık spektrumuna baktığınızda, atmosfer dışında oksijen olup olmadığını anlayabilirsiniz” görüşünü dile getiriyor. Astrobiyolog Inge – Leos ten Kate de, geliştirilen yeni tekniğin, dünya dışı yaşamın saptanması konusunda orta ve uzun vadede en umut verici yöntemlerden biri olduğunun altını çiziyor. Tez danışmanları, henüz dünya dışı orman ya da yabancı yosunları algılamak için çok erken olduğu görüşünde. Çünkü günümüzde var olan teleskoplar, dünya dışındaki gezegenlerdeki ışığı ölçemiyor. Aradaki mesafenin çokluğu nedeniyle ışık, yıldızların parlaklığında boğuluyor. Ancak gökbilimci Frans Snik, bu ışığı ölçebilecek hassas teleskopların önümüzdeki 10 yıl içinde bitirilmiş olacağını söylüyor. O zaman, Patty’nin buluşunu daha da geliştirip dünya dışında yaşam izlerini arayabileceklerini vurguluyor. Bilim insanlarının hedefi, Hollandalı biyoloğun buluşunu, 2035 yılında dünyanın yörüngesine oturtulan bir teleskopla denemek. Leiden Üniversitesi’nden astronomi profesörü Ignas Snellen ise, yeni buluşun kendi güneş sistemimiz içindeki araştırmalarda daha yararlı olabileceğini savunuyor. Snellen, Jüpiter’in uydusunda daha fazla inceleme yapmak için bu yöntemi öneriyor. Araştırma ekibi gelecek yıldan itibaren bir uçaktan, 3 yıl içinde de Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan ölçüm yapmaya hazırlanıyor. Kaynak: (BBC)

Continue Reading

Uzay

NASA’nın opportunity adlı keşif aracı Mars’ta öldü

Published

on

Opportunity, 2004 yılında Mars yüzeyinde bir yere durdu ve 14 yıl boyunca kraterden kratere dolaştı. Geçtiğimiz Haziran’da gezegeni saran dev bir toz fırtınası, keşif aracının güneş panellerini kapattı ve mühendislerin aylarca tekrar temas kurulması için uğraşmalarına neden oldu.
NASA görevin Çarşamba günü bittiğini bildirdi.  Rekor Kıran : Opportunity, 5,111 Mars günü boyunca sağ kaldı ve Dünya dışındaki tekerli araçlar için bir mesafe rekoru olan 28 mil(45 km) mesafe kat etti.Bir sanatçının Endurance Krateri’nin gerçek resmi üzerine eklediği Opportunity izlenimi.
Toz Ciltli: Opportunity, Mars’ta bulunduğu 14 yıl içinde birçok hava durumu etkisinden zarar görmüştü. Örneğin 2014 yılının başlarında keşif aracını kamufle eden kırmızı tozun çoğu iki ay sonra uçmuştu: Opportunity’nin 5 bininci Mars gününde çekilmiş bir özçekimi aracın neredeyse bir golf arabası kadar olduğunu, güneş ışığında parladığını gösteriyor. Fakat, Haziran 2018’de gelen fırtına, Güneş’i günlerce kararttı ve aracı toz ve çakıl taneleriyle örttü.
Mars’ı Keşfetmek : Opportunity’nin son resimlerinden biri, fırtınadan bir hafta önce onun robotik kolunun Perseverance Vadisi’nde çalışmakta olduğunu gösteriyor. Beş ay sonra Opportunity öldü ve NASA Mars’a başka bir uzay aracı indirdi. InSight keşif aracı Opportunity kadar gezmeyecek, onun yerine hareketsiz kalıp gezegenin iç yapısını inceleyecek.
Çeviri: Buğrahan Duymaz
Kaynak: https://www.nytimes.com/interactive/2019/02/13/science/opportunity-rover-mars-map.html

Continue Reading

Öne Çıkanlar