fbpx
Bizi Takip Edin

Uzay

Nadir Görülen İkili Asteroitler Güneş Sistemindeki Olaylara Işık Tutuyor

Yayınlandı

üzerinde

İkili asteroitler Patroclus-Menoetius’la ilgili yeni bir araştırma, Güneş Sistemimizin kaotik ve çalkantılı başlangıcı hakkında bazı ipuçları veriyor. Özellikle Uranüs ve Neptün’ün Jüpiter ve Satürn’le olan çarpışmaları hakkında yeni bilgiler elde edildi. Her ikisi de 100 km’den biraz daha fazla olan asteroitler çifti, Jüpiter trojan kuşağını oluşturan nesne kütlelerinin bir parçası olup, Güneş’in etrafında Jüpiter ile benzer mesafelerde dönmektedirler. Bu asteroidlerin Güneş sistemindeki en büyük gezegenlerin konumlanmak için itme yaptığı esnada meydana geldiği düşünülüyor. Bilim insanları bunun ne zaman olduğu konusunda bir araştırma yürüttü.

Yeni araştırmada asteroid ikilisinin Güneş sisteminin var olduğu ilk 100 milyon yıllık dönemde oluştuğunu gösteriyor. Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün arasında meydana gelen çarpışma güneş sisteminde dramatik bir istikrarsızlık dönemi başlattı. Bu istikrarsızlık döneminde Uranüs ve Neptün’ün şimdiki Kuiper Kuşağı olarak bilinen yere doğru itildiği düşünülüyor. Araştırmacılar içe doğru itilen bazı asteroidlerin ise Jüpiter tarafından yakalanacağını söylüyor. Patroclus-Menoetius’un gözlemlerine ve Güneş Sistemi’nde son zamanlardaki küçük nesne oluşumlarına dayanan ekip, gezegensel sarsıntıların erken yaşta başlaması gerektiğini düşünüyor.Aksi takdirde hiçbir ikili asteroit kaostan sağ çıkamazdı.Çalışmalar gösterdi ki bu iki sıra dışı asteroit arasındaki kırılgan denge Kuiper Kuşağı’nı oluşturmak için devam eden disk içindeki çarpışmalar tarafından yok edilmiş olurdu. Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ün yeniden düzenlenmesi milyonlarca yıl sonra gerçekleşti.

Araştırmacı William Bottke , “Günümüzün Kuiper Kuşağı’nın gözlemleri, bu gibi ikililerin antik çağda oldukça yaygın olduğunu gösteriyor” diyor. Neptün’ün yörüngesinde sadece birkaçı var. Sorun, hayatta kalanların nasıl yorumlanması gerektiği. Araştırmacılar haklıysa, Güneş Sistemi tarihinde yaklaşık 4 milyar yıl öncesine ait ağır bombardıman olayının bir parçası olarak Ay’a vuran asteroidler gibi sonuçlar doğmuş olabilir. Patroclus-Menoetius’un varlığı bu çarpışmaların, Güneş Sisteminin merkezine yakın olan gezegenkalıntılarındansa daha uzaklardan gelen nesnelerin eseri olabileceğini gösteriyor. Patroclus ve Menoetius hakkında daha fazla şey öğrenebilmek için NASA 2021 yılında Lucy isimli yeni bir misyon başlatıyor. Lucy, Patroclus-Menoetiusdahil olmak üzere birkaç asteroiti ziyaret edecek.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/asteroid-binary-pair-show-jupiter-and-saturn-wrecked-solar-system-early
Editör / Yazar: Tanya Djaziri Köksür

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uzay

NASA, Ay’ın karanlık yüzüne yapacağı sefer için Çin’in yardımına başvurmuş

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

NASA uzmanlarının Ay’ın karanlık yüzüne düzenleyecekleri seferi planlamak üzere, Çin’in keşif aracını ve aktarım uydusunu kullanmak için talepte bulunduğu ortaya çıktı. Çinli gökbilimciler Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) Ay’ın karanlık yüzüne yapacağı sefer için Çin’in yardımına başvurduğunu açıkladı. “South China Morning Post” gazetesinde yer alan habere göre, Çin’in Ay misyonunun Baş Bilim İnsanı Vu Veyrın, NASA uzmanlarının ayın karanlık yüzüne iniş yapan Çang’ı-4 uzay aracını ve Çüeçiao aktarım uydusunu ABD’nin Ay’ın karanlık yüzüne yapacağı seferde kullanmak için talepte bulunduğunu belirtti.

NASA uzmanlarının söz konusu talebi birkaç yıl önce uluslararası konferansta kendilerine ilettiğini vurgulayan Vu, uzmanların Çüeçiao aktarım uydusunun operasyon süresinin uzatılmasını ve Çang’ı-4 uzay aracı üzerine NASA’ya ait bir işaretçi cihaz yerleştirilmesini istediğini aktardı. Vu, Amerikaların söz konusu donanımları Ay’ın karanlık yüzüne düzenleyecekleri kendi seferlerinin detaylarını planlamak amacıyla kullanmak istediklerini bildirdi.

ABD yasaları Çin ile uzay alanındaki iş birliği yapılmasını yasaklıyor. Olası teknik iş birliği için ABD Kongresi’nin onayı gerekiyor. Çang’ı-4 insansız keşif aracı 3 Ocak’ta Ay’ın karanlık tarafına yumuşak iniş yapmıştı. Çang’ı-4’ün Ay’ın karanlık yüzeyinde yapacağı incelemeler, derin uzay araştırmaları için dönüm noktası olarak görülüyor. Ay, radyo sinyallerinin karanlık tarafa erişimini engellediği için o bölgeyle dünya arasında doğrudan iletişim kurulamıyor. Çin Ulusal Uzay İdaresi, bu engeli ortadan kaldırmak ve Çang’ı-4 ile iletişim kurabilmek için Çüeçiao İletişim Uydusu’nu mayıs ayında dünyadan 455 bin kilometre uzaklıktaki İkinci Lagrangian (L2) noktasında bulunan yörüngeye göndermişti.
Kaynak: https://www.scmp.com/news/china/science/article/2182253/nasa-wanted-use-chinas-spacecraft-plan-new-american-moon-mission

Devamını Oku

Uzay

Ay’da yeşeren filizler karanlık çökünce soldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Çin Ulusal Uzay İdaresi’nin Ay’ın karanlık yüzüne gönderdiği Chang’e-4 uzay aracında filizlenen pamuk bitkisinin solduğu duyuruldu. Ay’da ilk kez biyolojik bir maddenin büyümesi insanlığın uzay yolculuğu açısından büyük önem taşıyan bir gelişme olarak görülüyordu. Bitkinin büyümesi Ay’ın yüzeyinin gün ışığı almasına bağlıydı. Ancak Ay’ın ‘karanlık yüzü’ne gece çöküp sıcaklığın -170 dereceye düşmesi bitkinin ölmesine neden oldu. Deneyi planlayan Chongqing Üniversitesi’nden Profesör Xie Gengxin, bu gelişmenin sürpriz olmadığını, Ay’daki gece nedeniyle bitkinin zaten kısa ömürlü olmasının beklendiğini söyledi. Chang’e-4 adlı keşif robotu Ay’a indikten sonra ilk kez gece göreceği için Pazar günü “uyku moduna” geçmişti. Ay’da gece yaklaşık iki hafta sürüyor. Bu süre sonunda uzay aracı yeniden aktif hale gelecek. Güneş ışınlarının dik düştüğü zamanlarda da sıcaklık 120 dereceyi bulduğundan cihazlar yine uyku moduna geçiyor. Atmosfer, sıcaklıktaki aşırı dalgalanmalara karşı tampon işlevi görüyor. Ancak Ay’da atmosfer yok.
Ay’ın oluşumuna dair yeni veriler elde edilebilir
Chang’e-4, yüzeyi ile ilgili ayrıntılı ölçümler yapmak ve mineral bileşimi hakkında bilgi toplamak amacıyla 3 Ocak’ta Ay’ın ‘karanlık yüzü’ndeki Aitken havzasına iniş yapmıştı. Ay’ın kendi etrafında ve Dünya etrafında dönüş süresi aynı olduğu için buradan bakıldığında hep aynı yüzünü görüyoruz. Diğer yüzü gerçekten “karanlık” olduğu için değil, ama hakkında bilgi sahibi olmadığımız için öyle adlandırılıyor. Derin bir krater olan Aitken havzasının, Ay’ın oluşumundan kısa bir süre sonra dev bir çarpma etkisiyle oluştuğu ve bu çarpmayla uydunun merkezindeki bazı maddelerin yüzeye çıktığı tahmin ediliyor. Eğer görev umulduğu gibi sonlanırsa Ay’ın oluşumuna dair yeni veriler elde edilebilir. 
Ay’daki ortamı etkilemeyecek
Çin Ulusal Uzay İdaresi, bitkinin tümüyle kapalı olan kutu içinde çürüyeceğini, Ay’daki ortamı etkilemeyeceğini açıkladı. Astronotlar daha önce Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bitki yetiştirmişti. Ancak Ay’da filizlenen ilk bitki pamuk tohumu oldu. Bu deney ayrıca patates, maya ve kaya teresi tohumları da içeriyordu, ancak hiçbirinde filizlenme belirtisi görülmedi. Kapalı kutuda ayrıca meyve sineği yumurtaları da bulunuyordu. Böylece kutuda küçük bir ekosistem oluşturulması planlanmıştı. Bitkiler oksijen üretecek, sinekler maya ile beslenecek ve fotosentez için gerekli karbondioksiti üretecekti. Sinek yumurtalarının sonuç verip vermediği açıklanmadı. Xie, Salı günü Çin’deki Inkstone adlı haber sitesine yaptığı açıklamada “Meyve sinekleri tembel hayvanlardır. Yumurtadan çıkmamış olabilirler” demişti. Kaynak: BBC

Devamını Oku

Uzay

Ay’a gönderilen tohumlar filizlendi

Yayınlandı

üzerinde

Çin’in ay başında Ay’ın karanlık yüzüne inen keşif aracı Çang’ı-4′ ün, Dünya’nın uydusuna götürdüğü tohumlar filizlendi. Komünist Parti’nin yayın organı Halkın Günlüğü gazetesinin Çin Ulusal Uzay İdaresi’ne dayandırdığı habere göre, Çang’ı-4’ün Ay’a götürdüğü pamuk tohumları filiz verdi. Gazete, pamuk filizlerinin görüntüsünü Twitter üzerinden paylaştı ve “İnsanoğlunun Ay’daki ilk biyolojik deneyi tamamlandı” ifadesini kullandı.

Keşif aracında suni bir ortamın yaratıldığı kapalı kutunun içinde bulunan tohumların, Dünya’daki kontrol merkezinden sulama komutu gittikten sonra filizlendiği belirtildi. Çang’ı-4, Ay’a pamuğun yanı sıra patates tohumu, maya ve meyve sineği yumurtaları içeren toprak götürmüştü. Astronotlar yörüngedeki Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) bitki yetiştiriyor ancak Ay’da bugüne kadar böyle bir deney yapılmamıştı. Deney, astronotların yer alacağı uzun süreli uzay keşifleri açısından önemli bir adım olarak nitelendiriliyor. Şinhua ajansı da Çang’ı-4’ün bugüne kadar Dünya’ya 170 kadar fotoğraf gönderdiğini duyurdu.

İnsansız keşif aracı Çang’ı-4, 3 Ocak’ta Ay’ın dünyadan görünmeyen karanlık yüzüne inmişti. Çang’ı-4’ün Ay’ın karanlık yüzeyinde yapacağı incelemeler, derin uzay araştırmaları için dönüm noktası olarak görülüyor. Ay, radyo sinyallerinin karanlık tarafa erişimini engellediği için o bölgeyle dünya arasında doğrudan iletişim kurulamıyor. Çin Ulusal Uzay İdaresi, bu engeli ortadan kaldırmak ve Çang’ı-4 ile iletişim kurabilmek için Çüeçiao İletişim Uydusu’nu mayıs ayında dünyadan 455 bin kilometre uzaklıktaki İkinci Lagrangian (L2) noktasında bulunan yörüngeye göndermişti.
Editör / Yazar: Ali Ekber ÖZGEN
Kaynak: https://www.theguardian.com/science/2019/jan/15/china-germinates-first-seed-on-moon-cotton-shoot-change-4

Devamını Oku

Öne Çıkanlar