Bizi Takip Edin

Uzay

NASA Perşembe Günü Mars’a dair ‘çok önemli bir keşifi’ açıklayacak

Yayınlandı

üzerinde

NASA, ABD Havacılık ve Uzay Dairesi, Kızıl Gezegen ile ilgili çok önemli bilimsel bulgulara eriştiğini açıkladı. Uzun süredir kızıl gezegende Curiosity aracı ile araştırmalar yapan NASA, önümüzdeki 7 Haziran Perşembe günü düzenleyecekleri basın toplantısıyla açıklayacağını belirtti. Curiosity aracı ile gezegende yapılan çalışmalar sonucu topladığı veriler analiz edildi. Mars’ın gizemi çözüldü mü? İnsanların mars hakkında olası yaşam belirtileri uzun zamandır merak konusu olmuştur. Nasa bu güne kadar Mars gezegeninde yaptığı çalışmalardan ötürü insanların ilgisini arttırmış durumda. NASA, Curiosity aracı ile 2054 gündür mars yüzeyinde çeşitli arştırmalar ve sondajlar yapıyor. Curiosity aracı ile yaptığı turların yanı sıra birkaç bilimsel deneyler de yaptığını belirtti. Nasa bu bağlamda Curiosity aracına dair herşeyin yolunda gittiğini yapılan sondaj çalışmaları ile önemli verilere ulaştığını 7 Haziran günü 21:00 saatlerinde yapılacak basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşacak. NASA’nın elde ettiği bulguları, yapacağı basın etkinliği aynı zamanda YouTube sayfasından canlı olarak yayınlanacak.NASA Kızıl Gezegende bugüne kadar edindiği bilgiler ile alakalı çok fazla veri paylaşmayarak bu konudaki gizemi de bir hayli yüksek tutuyor. Nasa yapılacak basın etkinliğinde insanların sorularını cevaplayacaklarını ve Curiosity aracı’nın görev süreleri ile ilgili bilgiler de sunacaklarını belirtti. NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde görev yapan araştırma uzmanı Jen Eigenbrode, aynı araştıma merkezinin güneş sistemi keşif bölüm başkanı Paul Mahaffy ve Kaliforniya’da bulunan Mars Bilim Laboratuvar’ı projeyi yöneten Chris Webster bu konuda kurum adına açıklama yapacaklarını belirtti. NASA 2008 yılında Mars’ta donmuş su bulduklarını ve gezegenin potansiyel olarak yaşanabilir olduğunu da benzer toplantıda açıklamıştı. Ancak gezegende donmuş su bulunması, Mars’la ilgili çalışmalarda yeni ve çok önemli bir aşama. Zira su yaşam için gerekli. Kızıl Gezegen’de gerçekten hayat olup olmadığını 7 haziran perşembe günü yapacakları toplantıda gün yüzüne çıkacağını umuyoruz. Bu konuda beklentiler çok yüksek fakat konu NASA olunca beklentileri yüksek tutmamakta da fayda var. 🙂

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uzay

Pentagon’un UFO programının uçan cisimlerle sınırlı olmadığı iddia edildi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Pentagon için ‘görünmez varlıklar’ ve ‘tuhaf yaratıkları’ araştıran şirketin, önemli kanıtlar elde edildiğini ileri sürüyor.Pentagon’un geçtiğimiz günlerde medya tarafından ortaya çıkarılan UFO(Tanımlanmamış Uçan Cisimler)  programının sadece ufalar ile sınırlı olmadığı, tuhaf ve görünmez yaratıkları da kapsadığı ortaya çıktı.Araştırma programına ilişkin yeni bilgilerin, Pentagon’un anlaşma yaptığı şirketlerden BAASS aracılığı ile Klas Tv’ye yapılan açıklamalar ile ortaya cıktı.
BAASS şirketi 90’lı yıllardan bu yana paranormal aktiviteleri incelemektedir. ABD Savunma Bakanlığı(Pentagon) için yürütülen araştırma çalışmaları kapsamında UFO (Tanımlanmamış Uçan Cisimler)  askeri uçuşlar kapsamında karşılaşılan ve son dönemlerde haberlere dahi konu olan tanımlanamayan hava araçlarından ibaret olmadığını gösteren yeni kanıtlar sağladıklarını iddia etmektedir. Araştırmanın kapsamının görünmez varlıklar, tuhaf yaratıklar, ışık küreleri, şüphe çeken hayvan ve insan yaralanmaları gibi durumları içerdiğini, Savunma bakanlığının konuyu adli bir şekilde ele aldığını aktarıldı.Araştırma kapsamında Utah ve Las vegas!ta yer alan ünlü Skinwalker çiftliğinde incelemeler gerçekleştirildi. Skinwalker çiftliği büyük bir arazi üzeine kuruludur ve hayvanların aniden sakatlanmaları ile bilinmektedir. Aynı zamanda bu bölgede UFO görüldüğüne dair sürekli adli mercilere bildirimde bulunulmaktadır. Bu çiftlik ile ilgili bu olaylar 1996 yılından bu yana devam etmektedir.
ABD Kongresinin talimatı ile Pentagon’un UFO’ları araştıran özel bir araştırma programı olduğu 2017 yılında ortaya çıkmıştı. İleri Uzay Tehdidi Tanımlama program’ının ise 2012 sonlandırıldığı ileri sürülmesine karşın New York Times gazetesinin yapılan habere göre programın halen devam ettiğine dair kaynaklar mevcuttur. Programın Direktörü Luis Elizondo ise haberin yayınlamasından yalnız iki ay önce görevinden istifa ettiğini belirtmiştir. Medya kuruluşlarına açıklama yapan Luis “UFO’ların mevut teknolojimizin çok daha ileri düzeyine sahip olduğuna şüpheye yer veremeyecek kadar eminim” şeklinde açıklamalarda bulundu. Yürütülen araştırma programının bugüne kadar ne türl bilgiler elde ettiği halen belirsiz olsa da ortaya atılan iddialar ve bilgiler, ABD Savunma baklanlığının bu konular üzerine kaynak  ve zaman harcadığını göstermektedir.

Devamını Oku

Astrofizik

Gökbilimciler İçerisinde Yıldız Olmayan 6 Karanlık Galaksi Keşfetti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Gökbilimciler, altı tane “karanlık galaksi” buldu ve galaksilerin, bol miktarda yıldızla dolu olması beklenirken, hiç yok gibi görünüyor. En yeni astrofiziksel modellere göre, Eski galaksiler karanlık bir evreye maruz kalmış olabilir. Halihazırda oldukça büyük ve gaz dolu olan bu karanlık galaksiler, yıldız oluşturmada sorun yaşamış olabilirler. Bu galaksileri bulmak son derece zordur, çünkü ışık yaymazlar, araştırmacılar ancak yakındaki diğer kaynaklardan gelen ışığı kullanarak altısını gördüklerini belirtiyorlar. Astrophysical Journal’da rapor edildiği gibi, Avrupalı araştırmacılar, evren 2 milyar yaşında bile olmadan bu altı aday nesnenin varlığını tanımladılar.  Nesneler yakındaki gökcisimleri tarafından floresan olarak aydınlatılmış, süper kütleli bir kara deliğin içine düşen malzemenin büyümesiyle güçlenen aktif galaksilerdi. Bu süreç, gökcisimlerini korkunç derecede parlak hale getirir, ve onların ışığı rahatça, bir el feneri gibi diğer nesnelere bakmak için kullanılabilir. Gökcisimleri, daha sonra gaz tarafından emilen ve yeniden yayılan çok miktarda ultraviyole ışık yayar. Ve bu gözlemler, gökbilimcilerin bu galaksilerin birçok özelliğini çözümlemeleri için yeterlidir. 6 karanlık-galaksi adayı, Güneş’imizin 200 milyon ila 6 milyar katı arasında bir kütleye sahip olduğu tahmin edilen küçük, kompakt nesnelerdir. Araştırmacılara göre, son birkaç yılda keşfedilen diğer karanlık galaksiler benzer özelliklere sahipler, bu da onları iyi bir aday haline getiriyor.  Daha önceki karanlık galaksileri keşfetmek, ilk evrene ve galaksilerin oluşumuna ışık tutabilir. Ekip, mevcut en gelişmiş astronomik enstrümanlardan biri olan Multi Unit Spectroscopic Explorer’dan (MUSE) yararlandı. MUSE, Çok Büyük Teleskop’un bir parçasıdır ve bir seferde geniş bir yıldız alanını gözlemleme kabiliyetine sahiptir, bu nedenle komşu gökcisimler, potansiyel karanlık galaksileri keşfetmek için son derece uygundur. Heyecan verici yeni gözlemlere rağmen, karanlık galaksiler, kozmik evrimin karmaşık bir nesne sınıfı olarak kalır. Mevcut enstrümanlarımızın kısıtlanması nedeniyle evrenin birkaç milyar yılı hala geniş ve derinlemesine gözlemlerden yoksundur. James Webb Uzay Teleskobu gibi yeni teleskoplar ve özel araştırmalar boşlukları doldurmaya yardımcı olacak ve belki de yakında bu karanlık galaksiler esrarengiz olmayacak. Kaynak: http://www.iflscience.com/space/astronomers-have-discovered-six-galaxies-with-no-stars-in-them/

Devamını Oku

Uzay

Nasa’dan Uzayda Sanal Gezi İmkanı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

NASA, 3 boyutlu kar tanelerini yeniden oluşturmakla ve kutupların etkileyici fotoğraflarını çekmekle meşgul olmadığı zamanlarda, bilim iletişimi konusuna oldukça meraklı. Sizi çeşitli ötegezegenlere götüren etkileşimli bir keşif simülatörü olan en son atılımı, Ötegezegen Seyahat Bürosu şeklinde geliyor. Bu gezegenlerin 360 derecelik görüntülerini elde edebilmek harika bir şey ve biraz modası geçmiş bir video oyununun grafiksel çözünürlüğüne sahip olmasına rağmen, bunların kurgusal çalışmalar olmadığını unutmak kolay ama gerçek dünyaların temsilcileri, orada keşfedilmeyi bekliyor.  Bu gezegenlerin neye benzediğine gelince oyunda oldukça iyi düşünülmüş bir sanatsal özgünlük var. NASA, gök cisimlerinin daha iyi bir resmini çizmek için henüz yeterli veri toplamadıklarını önceden kabul etti. Aslında, daha çok Güneş Sistemimizin ötesinde bilinen yaklaşık 3.200 gezegen gizemini koruyor çünkü onları doğrudan da yüksek çözünürlükte de gözlemleyemiyoruz. Bazen, ev sahibi yıldızın önünde hareket ederler veya “geçiş yaparlar” ve onların siluetini görebiliriz. Işık atmosferden geçerse, gelen ışığın sonraki spektrografik analizi, eğer varsa bize, gazlı örtünün ne olduğunu gösterir. Proxima b (kendi sistemimize en yakın yıldız sisteminde büyük ihtimalle kayalık bir dünya) ve TRAPPIST yıldız sistemi (biraz daha ötede, ama aynı zamanda potansiyel olarak yaşanabilir) ortaya çıkarıldı çünkü kendi ev sahibi yıldızını çekiyorlardı, bu da onların çok hafif titremelerine sebep oluyordu. Bu titreşim yoluyla, bu gezegenler hakkında şaşırtıcı miktarda fiziksel parametre belirlenebilir, ancak atmosfer farklı bir meseledir. Bazı gezegenler, ev sahibi yıldızlardan ortaya çıkan ışığı saptıracak kadar büyüktür. Uzay zamanın bu çarpıtma yapısı, bazen ışınları odaklar ve tüm uğraş kozmik bir büyüteç haline gelir. Sadece bir kısmı doğrudan tespit edildi, ancak bu nadir bir durumdur. Her şeye rağmen, bu durum gezegenlerin neye benzeyebileceğine dair en iyi tahminleri yapabileceğimiz anlamına gelir. Ancak bazı önemli ayrıntılar belirsizliğini koruyor. Bu, Exoplanet Seyahat Bürosu’nun keyfini çıkarmaya engel değil çünkü bu harika bir şey. Her iki şekilde neye benzediğini görmek için atmosferi açıp kapamak da dahil olmak üzere, gezegenlerin parametreleri üzerinde de oynayabilirsiniz. Kaynak: http://www.iflscience.com/space/you-can-now-visit-alien-worlds-thanks-to-this-awesome-interactive-nasa-site/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar