Bizi Takip Edin

Uzay

Nasa Satürn’e Robot Göndermeyi Planlıyor

Yayınlandı

üzerinde

SATURN’UN KÜÇÜK AYI ENSELADUS
NASA, Satürn gezegeninde yaşam olup olamayacağını anlamak için SELFI (Submillimeter Enceladus Life Fundamentals Instrument)’in gücünü kullanmak istiyor. Ajans, uzaktan algılamalı milimetre altı dalga veya radyo aletinin geliştirilmesine yönelik destek almış olduklarını açıkladı. Tamamlandıktan sonra da Enseladus’un güney kutbundaki buz gayzeri (yer altından çıkan kaynar su) ile su buharının bileşimini incelemek için kullanacaklarını da belirtti.
nasa-saturne-robot-gondermeyi-planliyor
Ana araştırmacı Gordon Chin NASA’nın bir haber bülteninde, “Çok yüksek frekanslı radyo aralığındaki milimetre altı dalga boyları, bize soğuk bir gazda bir çok farklı molekülün miktarını ölçmenin bir yolunu sunar. Su ve karbon monoksit gibi moleküller ve diğerleri, çok özel frekanslarda yayın yapan küçük radyo istasyonlarına benziyor” dedi.
Araştırmacıların Enseladus’un gayzerlerinden gelen emisyonlardaki kimyasal izleri ölçmesine ve tanımlamasına olanak sağlayan SELFİ, gezegenin buz gibi kabuğunun altındaki okyanusu anlamalarına da yardımcı olacak. Chin, “Enseladus’tan gelenlerin ne olduğunu anlamak için onlara bir tarama yapabiliriz. Su buharı ve diğer moleküller okyanusun kimyasını ortaya çıkarabilir ve uzay araçlarına doğru yolu bulmaları için rehberlik edebilir” dedi.

ORADA YAŞAM
SELFI, ilk milimetre altı dalga boyu cihazı olmamasına rağmen, mevcut sistemler üzerinde önemli bir gelişme olacaktır.
Hidrojen, SELFI’nin Enseladus’un su içeriğini algılama yeteneğine sahip olduğu 13 moleküler türden biridir. Jeokimya ve astrobiyoloji özgeçmişi olan okyanus bilimcisi Chris German Futurism’e yaptığı açıklamada, bu tespitin araştırmacılara okyanus hakkında daha çok bilgi verebileceğini söyledi. German, “Eğer hidrojenin okyanustan tepeye çıkması çok uzun sürüyorsa, oradaki hidrojenin yetersiz olduğu söylenebilir” dedi. Suyun hidrojenle reaksiyona girebilecek her hangi bir şeyi içerip içermediği gibi bir takım ek sorular çıkacak. Yoksa okyanus tamemen durgun mu?
nasa-saturne-robot-gondermeyi-planliyor2Bilim adamları Satürn gezegeninde geçmişte veya gelecekte herhangi bir yaşamsal bulgu bulmasa bile, SELFI, güneş sistemi içindeki diğer buzlu cisimler üzerinde kullanılabilir. German’ın belirttiği gibi, bir gezegende hayat bulgusu bulmak için güneş ışığı gerekmez. Eğer ki orada su ve kayalar bulunuyorsa, halen hayatınızı sürdürebileceğiniz yollar vardır. SELFI, araştırmacılara mutlaka Dünya’nın ötesinde yaşam arayışında çok değerli bir araç sağlayacaktır.
Kaynak:https://futurism.com/nasa-plans-send-robot-hunt-life-saturns-moon/

Astrofizik

Yapılan Yeni Keşif Andromeda Galaksisiyle İlgili Bilgilerde Hata Olduğunu Gösterdi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

En yakın komşularımızdan birisi olan Andromeda galaksisinin kütlesini ölçebilmek için yeni bir teknik kullanıldı. Daha önceki ölçümlerde Andromeda galaksisinin Samanyolu galaksisinden iki ile üç kat daha büyük olduğu düşünülüyordu. Yeni yapılan ölçümde galaksinin Samanyolu galaksisiyle hemen hemen aynı boyutlarda olduğu anlaşıldı.
Bu iki galaksinin yaklaşık olarak 4 milyar yıllık zaman dilimi içerisinde birleşeceği ve bu birleşme yaşandığında önceki modellemelerde olduğu gibi Andromeda galaksisinin Samanyolu galaksisini tamamıyla tüketmeyeceği de ortaya çıkmış oldu.

Astrofizik ekibi PrajwalKafle tarafından bu ölçümleme için Radyo Astronomi Araştırmaları Merkezi’ne başkanlık etti. Samanyolu galaksisinin fiziksel boyutlarının içeriden ölçülmesi oldukça zordur. Ancak gökbilimciler Samanyolu galaksisinin kütlesi 800 milyar ile 1.2 trilyon güneş kütlesi olarak hesaplanabiliyor. Bu bulgu, yaklaşık 2,5 milyon ışıkyılı uzaklıkta ayrılan iki galaksiyi büyüklük bakımından yaklaşık olarak eşit seviyede olduğunu göstermektedir.
Samanyolu galaksisi ve Andromeda galaksisi yaklaşık olarak 10 milyon ışık yılı mesafeyi kapsayan 30’dan fazla galaksinin bir araya geldiği yerel grup olarak bilinen en büyük iki galaksidir. Yeni bulgular yerek grup galaksiler hakkındaki anlayışı tamamıyla dönüştürmektedir. Bu bulgulardan önce en büyük galaksinin Andromeda galaksisi olduğu düşünülüyordu. Ancak bu bulgularla birlikte iki büyük galaksi olduğu ortaya çıkmış oldu.

Yeni ölçüm, bir galaksinin çekim gücünden kaçabilmek ya da hızından kaçabilmek için gereken hızın hesaplanmasına dayanan bir teknikle gerçekleştirildi. Ekip, galaksinin kaçış hızını hesaplamak için Andromeda galaksisi içinde yüksek hızlı gezegenimsi bulutsuların hareketini kullandı. Elde edilen sonuçlardan sonra iki galaksinin birleşmesiyle ilgili yeni simülasyonlar oluşturulması gerekiyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/andromeda-galaxy-much-smaller-than-thought-same-size-milky-way

Devamını Oku

Bilim

Yeni Ortaya Konan Bir Yaklaşım Güneş Sistemiyle İlgili Birçok Bilgiye Işık Tutabilir

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Güneş sisteminde garip bir düzen bulunuyor. İlk yedi gezegenin yörüngelerine bakılırsa, her birinin ölçülebilir bir düzenlilikle güneşten uzaklaştığı görülebilir. Bu rastlantı ilk defa 18’inci yüzyılda fark edildi. Gökbilimciler Johann Titius ve Johann Bode tarafından ortaya konan bu bilgi Titius-Bode Yasası veya düzenlilik yasası olarak adlandırılmaktadır. Bu yasa daha sonra Uranüs ve cüce gezegen Plüton’un durumunun öngörülmesi için kullanıldı.
Muhtemelen bunu duymamanızın nedeni mevcut anlayışlarla bunun açıklanamamasıdır. Genel görelilik ve Newton fiziği bu fenomeni açıklayamıyor. Titius-Bode yasası mükemmel bir şekilde işlemiyor. Bu yasa 1846 yılında Neptün’ün yörüngesini tahmin etmekte başarısız oldu. O zamandan beri birçok araştırmacı bu yasayı tesadüf olarak nitelendiriyor. Fakat bir grup fizikçi tarafından bunun daha fazla bir şey ifade edilebileceği söyleniyor. Yapılan çalışmalar pilot dalga yerçekimi ismi verilen bir fenomenin ana kalıbı açıklayabileceğini ifade ediyor. Bu bulgu yerçekimi anlayışını da tamamıyla değiştirebilir.

Yerçekimi hakkında bu güncelleme kuantum mekaniğinin gözden kaçırılmış yorumlanmasına dayanıyor ve buna pilot dalga teorisi denmektedir. Şu anda fizikçilerin çoğunluğu gözlemlenene kadar parçacıkların tanımlanmış yeleri bulunmadığını belirten Kopenhag kuantum mekaniği yorumuna katılmaktadır.
Portekiz Lizbon Üniversitesi Bilim Felsefesi Merkezi’nden araştırmacılar, pilot dalga yerçekimi fikrini gezegenlerin düzenine uygulayarak makro dünyaya yaydı. Şu anda güneş sistemini yerçekiminin bir arada tuttuğu kabul ediliyor. Ancak pilot dalga gravitesi, her göksel cismin aynı zamanda gezegenlerin yerleştirilmesinde rol oynayan büyük bir dalga alanı oluşturduğunu varsayar. Araştırmacılardan Paulo Castro verdiği röportajda, “Bu alan bir çekim teta alanıdır. Uzayda yayılmış çok büyük bir altkümükpertürbasyon olarak adlandırılmaktadır” dedi.
Bu biraz karmaşık bir sistem kısaca anlatmak gerekirse, Güneş’ten gelen dalgaların her gezegenin dışına düşmesidir. Araştırmacılar, güneşin düzenli çekişine ilaveten, bu dalgaların gezegenlerin yörüngesinin nerede olacağını belirlediğini söylüyor. Yapılan bir takım hesaplamalar sonunda SolarSystem’de görülen Titius-Bode modelini açıklayabilir.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/mind-bending-new-theory-of-everything-suggests-there-s-a-hidden-force-that-controls-our-universe

Devamını Oku

Astrofizik

Astrofizikçiler, Evreni Detaylarıyla Simüle Etti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Evrenle ilgili yapılan son keşiflerle birlikte, onun son derece dinamik olduğu ortaya kondu. Evrenle ilgili tüm materyalleri takip etmek, detaylı bir şekilde bilgi işlemeyi ve zeki bir şekilde kodlamayı gerektirir. Astrofizikçiler evrenin son halinin simülasyonunu oluşturdu. Bu simülasyonla birçok heyecan verici keşfin yapılabileceği ön görülüyor.

Flatiron Enstitüsünün Computational Astrophysics Merkezi’nden (CCA) astrofizikçi Shy Genel , “Bir teleskop kullanarak galaksileri izlediğimizde, yalnızca belirli şeyleri ölçebiliriz” açıklamasında bulundu. Simülasyon ile tüm galaksilerin tüm özelliklerini izleyebiliriz ve sadece galaksinin şimdi nasıl göründüğünü değil, tüm oluşum tarihini görebiliriz. Çalışma MIT, Harvard Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi, Teorik Çalışmalar Heidelberg Enstitüsü ve Institutefor Advanced Study’den araştırmacılar tarafından gerçekleştirildi. IllustrisTNG 18 milyar simülasyondan oluşmaktadır. Her birisi 1 milyar ışık yılı genişliğe kadar bir kübik mock-up alanını, BigBang’den günümüze kadar izliyor.

Daha Fazla çözünürlükle ve yeni bir fizik anlayışıyla geliştirilmiş olan simülasyonlar sadece daha fazla zemin kaplamakla kalmaz, artık kümelenme galaksilerinin zamanla nasıl değiştiği modellenebilir. Bir milyar kare ışık yılı galaktik malzeme, manyetik alan ve karanlık maddenin izini sürmek, etkileyici bir donanım gerektirir. Proje, Almanya’nın en hızlı süper bilgisayar olan Hazel Hen’ı kullanıyor.500 terabayt veriyi toplayan daha büyük simülasyonlardan yalnızca biri için hesaplamalara devam etmek iki ayı aldı.Heidelberg Teorik Araştırmalar Enstitüsü’nden VolkerSpringel , “Bu muazzam veri dağılımını incelemek gelecek yıllar boyunca bizi meşgul edecek ve Heidelberg Teorik Araştırmalar Enstitüsü’nden gelen farklı astrofizik süreçler için birçok heyecan verici yeni bilgiler söz konusu” diyor Şimdiye kadar elde edilen doğruluk seviyesi heyecan verici.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/most-advanced-illustris-next-generation-computer-model-universe-simulations

Devamını Oku

Öne Çıkanlar