Bizi Takip Edin

Bilim

NASA’nın Geliştirmek İstediği Benzinsiz Emdrive Uzay Aracını Çinliler Geliştirdi

Yayınlandı

üzerinde

NASA tarafından geliştirilmek istenen benzinsiz Emdrive motorunun Mars’a sadece 10 hafta içerisinde gideceği iddia ediliyor. Adeta devrim niteliğinde olan motor, kapalı bir kabın içerisinde güneşin sağladığı mikrodalgaları etkileyerek uzay aracının hareket etmesini olanaklı hale getiriyor.

NASA-advances-Exploration-Objectives-in-2016-8 Yakıta ihtiyaç duymadan giden araç Newton’un 3’üncü yasasını ihlal ediyor. Bu yasada Newton, her hareket için eşit ve karşıt bir reaksiyon olması gerektiğini söylüyordu. Çinli bilim insanları tarafından medyaya verilen bir videoda önümüzdeki yıllarda uzay araştırmalarında adeta çığır yaratacak olan NASA’nın neredeyse imkansız olarak nitelenen motorunun yaratıldığı gösteriliyor.

nasa-arm
Çığır açacak bir niteliğe sahip olan yakıtsız motor NASA tarafından uzun yıllardır araştırılıyor ve motoru kuramsal bir hale getiren birçok rapor mevcut. NASA bu motara ilişkin tam işlevli bir prototip oluşturmada bugüne kadar başarısız oldu.
Yeni geliştirilecek olan bu motor sayesinde insanlığın günümüzde ulaşmasının imkansız olduğu uzak gezegenlere ve yıldızlara ulaşması mümkün hale gelebilecek.

Impossible-Drive-768x432
CCTV.com tarafından yayınlanan bir videoda CAST bilim insanlarından Dr. Chen Yue tarafından Çin Emdrive’nın üretildiğine dair görüntüler mevcut. Videoda Çinli bilim insanlarının Emdrive’ı yarattığı ve yakın zamanda onu test etmeyi planladıkları iddia ediliyor. Aynı zamanda videoda tahrik motoruna benzeyen birtakım cihazlar üzerinde çalışmalar yapan bilim insanları görülüyor. Bu devrim niteliğindeki motor bilinen tüm fizik yasalarını yıkıyor. Motor itme sağlıyor ancak bunu yaparken bir yakıta ihtiyaç duymuyor.

Kaynak: https://www.ancient-code.com/chinese-scientists-claim-to-have-created-nasas-impossible-engine/

 

Devamını Oku
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Koyun Embriyosu İnsan Kök Hücreleriyle Birleştirilecek

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bilim insanları öncelikle domuz insan melezi için bir deney yürütmüştü. Şimdi yeni bir deneyde Stanford üniversitesi tarafından başka melez türler üzerinde çalışılacağı duyuruldu. Bu defa koyun embriyosu insan kök hücreleriyle birleştirilecek.
Stanford Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, hibrid bir türün büyümesi konusundaki tüm bilim dünyasında tartışılan uygulamalardan birisine imza atıyor. 2016 senesinde Davis Kaliforniya Üniversitesi’nden bir ekip tarafından domuz-insan hibriti geliştirdiler. Bu yeni çalışma bu çalışmanın ardılı niteliğinde. UC Davis tarafından yapılan domuz-insan hibriti çalışması insan organlarının başka bit türe sahip olup olamayacağının tespiti için yapılmıştı.

Stanford ekibi deneyleri için koyun seçti çünkü hayvanın organları insanınkiyle aynı büyüklükte. Ekip bu nedenle, insan organları geliştirebilmenin domuzlara göre koyunlarda daha kolay olabileceğini düşünüyor. Eğer hibrit koyunlarda insan organları geliştirilebilirse, bu organlar organ nakli amacıyla kullanılabilir. Bu deney sonucunda elde edilecek sonuçlar, dünya üzerindeki organ nakli arz ve talebi arasındaki boşluğa çözüm olabilir. Sadece Amerika Birleşik Devletlerinde hergün organ nakli bekleyen 22 kişi hayatını kaybediyor.

Araştırma ekibi, araştırmanın nihai hedefinin genetik olarak insanlarla eşleşen insan dokuları ve organlar üretmek için kök hücre ve gen düzenleme teknolojileri kullanıp kullanamayacağının anlaşılması olarak belirtiyor. Ekip bu çalışmanın başarıya ulaşacağı konusunda oldukça iyimser. Daha önceki deneyde yapıldığı gibi 28 gün sonra koyun insan hibridi embriyoları imha edildi.
Kaynak: https://futurism.com/sheep-human-hybrid-embryo/

Devamını Oku

Bilim

Isaac Newton’un El Yazmalarında Felsefe Taşının Tarifi Bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Isaac Newton’un el yazmalarında simya reçeteleri bulundu. 17. Yüzyıla kadar uzanan belgelerin Isaac Newton’un kendi el yazısı olduğuna inanılıyor. Belgelerde simyagerlerin temel metalleri altına dönüştürebileceğine inandıkları efsanevi felsefe Taşı’nın nasıl oluşturulacağına ilişkin temel bölümler açıklanıyor.

Newton’un teoloji ve simyayla ilgili yazdığı kağıtlar; Fizik, Astronomi ve Matematik konularındaki bilimlerle ilgili bilgiler içermektedir. Newton’un simyayla ilgili bir milyondan fazla kelime yazmıştır. Simya onun ölümünden sonra yasadışı ilan edilmiştir. Newton yasak metinleri Jeova Sanctus Unus’un takma adıyla yazdı. Belgede başka bir simyagerin yazılarından kopyalanmış metinlerin yanı sıra Newton’un kendi deneylerinin açıklamaları da bulunmaktadır.

Felsefe taşı, simyagerlerin geleneğine göre, herhangi bir metali altına dönüştürebilen olağanüstü özelliklere sahip bir maddedir. Aynı zamanda hastalıkları tedavi edebiliyor ve ölümsüzlük kazandırabiliyor. Metinde geçen tarif Newton’un Amerikan simyager George Starkey’den kopyaladığı ve muhtemelen daha iyi bir simyager olarak gördüğü bir reçete olan “simya cıva” nın hazırlanması sürecini ayrıntılarıyla anlatan öğretici bir kılavuzdur.

Chemistry World web sitesine göre, Felsefetaşı, metalleri atomlarına parçalamak için kullanılabilecek bir madde olarak düşünülüyordu.CHF’nin nadir kitapların küratörü James Voelkel, “Düşünülen eğer metalleri atomlarına ayırabilirsen, yeniden bir araya getirebilir ve farklı metaller elde edebilirsin” dedi. Bu süreç, simyacılar tarafından herhangi bir metalin altın haline dönüşebileceğine inanılan efsanevi bir madde olan felsefe taşını üretme çabasının bir parçasıydı.
Kaynak: https://ancient-code.com/isaac-newtons-philosophers-stone-recipe-discovered/

Devamını Oku

Bilim

16. Yüzyıldaki Çılgın Tıbbı Anlatan Nadir Kitap İlgi Çekiyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

16’ıncı yüzyıl tıbbı ciddi anlamda akıllara durgunluk verecek uygulamalarla dolu. Kan alımları, idrar tadımları ve veba 15. Ve 16. Yüzyılın doktorlarının yaşamını baya bir renklendirmişe benziyor. Bu dönemden kalma çığır açan bir anatomi kitabı oldukça ilgi çekiyor. Fasciculus Medicinae adlı kitap, gebe kadınlarda yaraları tedavi etmek ve komplikasyonları teşhis etmek de dahil olmak üzere her şeyle ilgili tıbbi bir rehber niteliğinde.

Kitap ilk defa 1491 yılında tıbbi tez yazan ve kitaba çizimler ekleyen Venetian kardeşler tarafından basıldı. Sonraki yüzyılda kitap tekrar basıldı ve süslendi. Kitap insan vücuduna dair ortaçağ anlayışını yansıtmasının yanı sıra Rönesans perspektifinde ortaya çıkan tıbbın gelişimi de görülebilir. Kitabın belki de en büyüleyici kısmı içerisinde yer alan illüstrasyonlardır. Zodyak adam olarak adlandırılan, vücudunun güneş işaretleriyle süslendiği ve kanının yılın zamanlarına bağlı olarak nasıl aktığına dair talimatlar bulunan bir erkek figürü yer almaktadır.

Oklar ve topuzlar gibi silahlarla hayatı tehdit eden yaralar taşıyan bir kişinin illüstrasyonu da kitapta yer alıyor. Kitap yıllar içerisinde tıbbın gelişimini göstermenin yanında oldukça etkili görsellere ve metinlere sahiptir. İdrarın tadına bakan doktorlarla kitap eğlenceli, farklı, çoğunlukla iğrenç görülen çizimlere sahip.

Kitabın ilgi çekmesinin en büyük sebepleri arasında tıbbın geçmişten günümüze ne kadar gelişmiş olduğunun anlatılması yatıyor. Sergilenen kitap birçok ziyaretçi çekiyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/this-rare-book-shows-how-insane-medicine-was-in-the-16th-century

Devamını Oku

Öne Çıkanlar