fbpx
Bizi Takip Edin

Kimya

Nobel Kimya Ödülü sahiplerini buldu

Yayınlandı

üzerinde

Nobel Kimya Ödülü, ABD’li Frances H. Arnold ile ABD’li George P. Smith ve İngiliz Gregory P. Winter arasında paylaşıldı. Nobel Kimya Ödülü bu yıl, evrim biyolojisi alanındaki çalışmalarından ötürü bilim insanları Frances H. Arnold ile George P. Smith ve Gregory P. Winter arasında paylaştırıldı. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisinden yapılan açıklamada, 2018 Nobel Kimya Ödülü’nün yarısının ABD’li Frances H. Arnold’a verildiği, ödülün diğer yarısının ise ABD’li George P. Smith ile İngiliz Gregory P. Winter arasında paylaştırıldığı belirtildi.

Açıklamada, Arnold’un enzimlerin biyolojik evriminin yönetilebileceğini ortaya koyduğu, Smith ve Winter’ın ise bunun pratik alanlarda uygulanmasını sağlayan laboratuvar yöntemlerini geliştirdikleri için ödüle layık görüldüğü ifade edildi. ABD’nin Pittsburg şehrinde 1956 yılında doğan Arnold, kimyasal tepkimelerin katalizörü olan protein enzimlerin evriminin yönetilebileceğini gösteren çalışmalarından ötürü ödüle layık görüldü. Keşif, enzimlerin biyolojik evriminin koşullanmasıyla üretilen yeni protein ve antikorların biyo-yakıtlardan ilaç üretimine kadar geniş bir alanda kullanılmasının önünü açtı. Smith ve Winter ise bir virüsün bir bakteriyi etkileyerek yeni enzimlerin oluşmasını sağladığı “bakteriofaj” olarak tanımlanan yöntemin geliştirilmesine katkı sağladı. 1941 yılında ABD’nin Norfolk şehrinde doğan Smith’in bakteriofaj tekniğiyle yeni proteinler geliştirken, 1951 yılında İngiltere’nin Leicester şehrinde doğan İngiliz bilim insanı Winter aynı tekniği yeni ilaçlar üretmek için kullandı.

Enzimlerin biyolojik evriminin koşullanmasıyla üretilen antikorlar otoimmün hastalıkların ve kanserin tedavisinde kullanılıyor. Halen ABD’de Cal-tech Üniversitesinde çalışmalarını sürdüren Arnold, Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan beşinci kadın oldu. Arnold, Smith ve Winter ödülün yanı sıra 9 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 1 milyon dolar) para armağanının da sahibi oldu.
Nobel Kimya Ödülü
Nobel Ödülleri’nin verilmeye başladığı 1901’den bu yana 108 kez Nobel Kimya Ödülü verildi. Toplam 175 kişiye layık görülen ödüllerden 63’ü tek bir kişiye verilirken 23’ü 2 kişi, 22’si de 3 kişi arasında paylaştırıldı. Nobel Kimya Ödülü’ne şimdiye kadar sadece 4 kadın layık görüldü: Marie Curie (1911) , Curie’nin kızı Irene Joliot-Curie (1935), Dorothy Crowfoot Hodgkin (1964) ve Ada Yonath (2009). Nobel Kimya Ödülü’nü alan en genç bilim insanı Frederic Joliot oldu. Joliot, 1935’te eşi Irene Jolio-Curie ile ödülü kazandığında 35 yaşındaydı.

Nobel Kimya Ödülü verilen en yaşlı bilim insanı ise 2002’de 85 yaşındayken ödüle layık görülen John B. Fenn oldu. Frederick Sanger, 1958 ve 1980 yıllarında iki kez Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülerek, alanında iki kez Nobel kazanan tek bilim insanı olma özelliğine sahipti. Nobel Kimya Ödülü’nü 2015 yılında Türk bilim adamı Aziz Sancar kazanmıştı. Sancar Nobel Ödülü kazanan ilk Türk bilim insanı olmuştu.
Kaynak: https://edition.cnn.com/2018/10/03/europe/nobel-chemistry-prize-2018-intl/index.html

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kimya

Dünyanın en eski periyodik tablosu bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Günümüze ulaşan en eski periyodik tablo, St Andrews Üniversitesi kimya laboratuvarının altındaki depoda ortaya çıktı. Çizelgenin, Dmitriy Mendeleyev’in hazırladığı ilk periyodik tablodan 20 seneden az süre sonra hazırlandığı keşfedildi. İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi’nde araştırmalarını sürdüren bilim insanı Alan Aitken, kimya sınıfının altındaki depoda bilim tarihi için eşsiz bir eseri keşfetti.

Kimyasallar ve laboratuvar ekipmanlarının arasına sıkışmış olan eğitici posterlerin arasında son derece nadide bir eser vardı: Günümüze ulaşan en eski periyodik tablo. Periyodik tabloyu inceleyen uzmanlar, Almanca açıklamalarla elementleri tanıtan bu çizelgenin 1879 ve 1886 yılları arasında Kaliforniya Üniversitesi’nde hazırlanmış olduğunu keşfetti.
Sonradan Keşfedilen Bazı Elementler Yok  Tabloda 1886 yılında keşfedilen Germanyum elementi yer almıyor. Aynı şekilde 1875 yılında keşfedilen Galyum ve 1879 yılında keşfedilen Skandiyum da belirtilmemiş. Çizelgenin, Viyana’da kurulmuş bir matbaada 1885 yılında basıldığı ortaya çıktı. Periyodik Kanun’u keşfeden efsanevi kimyager Dmitri Mendeleev’in periyodik tablosundan 20 yıldan az süre sonra oluşturulan bu çizelgenin, günümüze ulaşmış olan en eski periyodik tablo olduğu biliniyor.  Çizelgenin muhafaza edilen orijinal nüshasının restorasyonu tamamlandı. Çizelge temizlendi, kağıdın pH dengesini sağlamak adına kimyasal bir banyoya tabi tutuldu, Japon yapımı kozo kağıtları ve buğday nişastası macunu kullanılarak onarıldı. Orijinal nüsha, St Andrews Üniversitesi’nde hava şartları kontrol edilen bir ortamda saklanıyor. Ancak çizelgenin birebir kopyası, üniversitenin kimya departmanında sergileniyor.
Editör / Yazar: Ezgi SEMİRLİ
Kaynak: https://www.bbc.com/news/uk-scotland-edinburgh-east-fife-46904926

Devamını Oku

Kimya

Türk kimyager Kar ve buzu 20 dakika içinde çözebilen özel formüllü granül üretti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Türk kimyager, 6 yıllık Ar-Ge çalışması sonucunda yerli ve milli kaynaklarla çevre dostu ve eksi 45 dereceye kadar buz ve karı 20 dakika içinde çözebilen özel formüllü granül üretti. Kanada, Rusya gibi ülkelerde denenen ürün, yollarda kar ve buzlanmaya çözüm olarak başarılı bulundu. Kimyager Yücel Kaynak, Samsun Teknoloji Geliştirme Merkezi’nde (TEKNOPARK) 6 yıl önce hızlı buz ve kar çözücü formülü geliştirmek için bilimsel çalışmalara başladı. Uzun süren araştırmaları sonucu Kaynak, çevre dostu ve eksi 45 dereceye kadar buz ve karı 20 dakika içinde çözebilen özel formüllü granül üretmeyi başararak ürettiği ürüne “Buz Yak” adını verdi.  6 YILLIK ÇALIŞMA SONUCU ORTAYA ÇIKTI
Özel formüllü “Buz Yak”, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden onay aldı. Kimyager Kaynak, kar ve buz çözücü özel formüllü granülü, 6 yıllık Ar-Ge çalışması sonucunda ortaya çıkardıklarını söyledi.
KANADA, RUSYA AVRUPA VE İSKANDİNAV ÜKLERİNE GÖNDERDİK
Ürünün Ar-Ge çalışmasının tamamlandığını ifade eden Kaynak, “Artık ürünün seri üretiminin yapılması için fabrikasının kurulması gerekiyor. Ürünü deneme safhasında Kanada, Rusya, Avrupa ve İskandinav ülkelerine gönderdik ve başarılı olunca çok büyük talep almaya başladık. Ürünümüz yüzde 80’i ihracat yapılabilecek bir üründür” dedi.
‘KANADA’DAN TEKLİF VAR’  Ürünün Kanada üretimi için kendilerine teklif geldiğine işaret eden Kaynak, şöyle devam etti: “Biz ürünü Türkiye’de üretmek istiyoruz. Ancak bu belli bir yatırım istiyor, bu noktada devletimizden veya yatırımcılardan yardım bekliyoruz. Kendi öz sermayemizle Ar-Ge çalışmalarını tamamlayabildik. Bundan sonra alacağımız destekle seri üretime geçmeyi planlıyoruz. Ürünün içeriği kalsiyum, magnezyum ve asetattan oluşmaktadır. Granülümüz yolu, betonu ve demiri koruyan bir özelliğe sahip. Ürünün muadili yok. Tuza göre kullanımı 10 kat daha az olduğu için hem doğaya daha az ürün atılmış olacak ayrıca doğaya da hiçbir zarar vermeyecek. Doğaya kesinlikle zarar vermemesinin yanı sıra atığı da toprakta gübre etkisi göstermektedir.”
‘EKSİ 45 DERECEYE KADAR DENEMESİ YAPILDI’  Kaynak, ürünün tamamen yerli ve milli bir ürün olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: “Eksi 45 dereceye kadar ürünün denemesini yaptık. Ayrıca 72 saat ürün yollarda aktivesini koruyor. İlk kullanım anında yüzde 20’si yeterli oluyor. Sonuç itibarıyla 72 saat boyunca ürünün diğer yüzde 80’lik bölümü tekrar yağan kar veya yeniden oluşabilecek buzlanmaya karşı duruyor. Yani tekrar tekrar aynı bölgeye gidilip kar temizleme veya küreme yapılmasının da önüne geçiyor. Bu da kullanım açısından ekonomik oluyor.” Yerli malzemeleri kullanarak formül oluşturdukları için fiyatının uygun olduğunu ifade eden Kaynak, Avrupa ve Amerika’da yapılan ürünlere nazaran 20 kat daha iyi etki sağladığını sözlerine ekledi. Kaynak: (Sputnik)

Devamını Oku

Bilim

Bilim insanları, bakırı altına çevirmenin yolunu buldu.

Yayınlandı

üzerinde

Science Advances dergisinde yer alan makaleye göre bir grup bilim adamı bakırı dönüştürerek yeni bir madde buldu. Bu madde kimyasal süreçlerde altın ve gümüş gibi değerli madenlerle aynı işlevi görüyor. Uzmanlar bakırdan elde edilen bu yeni maddenin elektronik cihazların üretim sürecinde altın ve gümüş gibi değerli madenlerin yerini alabileceğini belirtiyor. Çinli bilim adamlarından oluşan bir grup bilim adamı bakırı hemen hemen altına eş değer bir metale dönüştürdü.

Bilim dergisi Science Advances’ta yer alan makaleye göre Profesör Sun Jian liderliğindeki ekip bakırı yüksek sıcaklıkta ve elektrikle yüklenmiş argon gazına maruz bıraktı. Hızla hareket eden iyonlaşmış parçacıkların bakır atomlarıyla çarpışması ardından soğuyan ve sıkıştırılan atomlar, bir cihaz üzerinde toplandı ve tanecikleri bir bakterinin binde biri küçüklüğünde ince bir tabaka elde edildi.

Ardından bu tabakayı bir reaksiyon odasına sokan bilim adamları, bu maddeyi sadece değerli metallerin gerçekleştirebileceği bir süreç olan kömürü alkole dönüştürmek için bir katalizör olarak kullandı. Deney sonucunda bakırdan elde edilen bu yeni tabakanın nano parçacıklarının bu süreçte altın ve gümüşe benzer şekilde katalizör olarak işlem gördüğüne şahit oldu. Konuyla ilgili açıklama yapan uzmanlar bakırdan elde edilen bu yeni maddenin elektronik cihazların üretim sürecinde, altın ve gümüş gibi değerli madenlerin yerini alabileceğini belirtiyor.
Editör / Yazar: Ali Ekber ÖZGEN
Kaynak: https://www.businessinsider.com/gold-chinese-scientists-turn-copper-into-similar-material-2018-12

Devamını Oku

Öne Çıkanlar