Bizi Takip Edin

Yaşam

Pedofil Hastalığının Görünmeyen Yüzü

Yayınlandı

üzerinde

Çocuklara cinsel istismar suçu gün geçtikçe artıyor. Psikolojide pedofili olarak tanımlanan bu hastalığa sahip olan kişiler, toplum içerisinde normal insanlar gibi davranabilirler ancak cinsel bakımdan çocuklara ilgi duymaktadırlar. Pedofillerle ilgili yapılan bir araştırma bu hastalığa dair pek çok karanlık noktayı gün yüzüne çıkardı.
Pedofiller, 13 yaş ve daha küçük çocuklara ilgi duyan kişiler olarak tanımlanmaktadır. Ergenlik çağında olan bir çocuğu çekici bulan kişiler ise hebefil olarak adlandırılmaktadır. Ergenlik çağına erişmiş olan çocuklara cinsel ilgi duyan kişiler ise psikolojik bakımdan Başrofel olarak isimlendirilir.

pedofil-hastaliginin-gorunmeyen-yuzu1
Çocuklara karşı işlenen cinsel suçların tamamında kişiler pedofil olarak adlandırılmamaktadır. Bu kişilerin bazıları gerçekte çocuklara ilgi duymayan ancak kontrol etme dürtülerine o an için çocuk cevap verdiği için çocuğa yönelen kişilerdir. Bu tip hastaların psikolojik sorunu insana hakim olma ve onu kontrol etme dürtüsünden kaynaklanır.
Cinsel istismara uğrayan çocukların %90’ı bildikleri ve tanıdıkları birisi tarafından istismar edilmektedir. Geriye kalan %10’luk bölüm ise çocukların alınıp satıldığı seks ticaretinin bir parçası olarak mağdur edilmektedir. INTERPOL verilerine göre çocukları cinsel açıdan istismar edebilmek için yurtdışına çıkan kişilerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bu çocuk seks turizmi olarak adlandırılan süreçtir.

pedofil-hastaliginin-gorunmeyen-yuzu2
Özellikle gelişmekte olan ülkelerde çocukları cinsel olarak istismar eden kişiler ya yakalanmayacağına ya da yakalanırsa yüksek bir ceza almayacağına inanıyor. Çocukları cinsel olarak istismar eden kişilerden bazıları yaptıklarının yanlış olduğunun bilincinde değil. Onlar gerçekte çocuklara sevgi gösterdiklerine inanıyorlar. Bazıları ise bu yaptıklarından rahatsızlık duyuyor, toplumun yaptığı davranışı yanlış olarak tanımladığının idrakinde olan bu kişiler, toplumun bu davranışı neden yanlış bulduğunu idrak edemiyor.
Bu kişiler arasında yeniden suç işleme oranı ise yüksek seviyede. Bir kez bu eylemi gerçekleştirmiş olan kişi yüksek ihtimalle yeniden bunu gerçekleştiriyor. Pedofillerin %17’si yaklaşık olarak iki sene içerisinde yeniden bir çocuğu istismar ediyor. Gerçekten cinsel temas yoluyla çocuklara zarar vermediğini düşünenlerin rehabilite edilmesi oldukça zor.
Yurt dışında bu tip suç işleyenlere libido düşürücü uyuşturucu olarak adlandırılan kimaysalkastrasyon ceza seçeneği olarak düşünülüyor. Suçlular bu seçeneğe gönüllü ancak gerçekte bu ilaç bu kişiler üzerinde tam bir etki sağlamıyor. Özellikle sadece cinsel istismar değil, aynı zamanda çocuk cinayet suçlularının motivasyonu cinsel tatminden çok kontrol arzusu.

pedofil-hastaliginin-gorunmeyen-yuzu
Pedofillerin cinsel istismarda bulunmasının bazı potansiyel nedenleri de çalışmada sıralanıyor. Çocuklukta cinsel istismara uğrayan bazı kişiler büyüdüklerinde çocukları istismar edebiliyor. Çocuk cinsel istismar mağdurlarının %33 ile %75’i oranında kişilerde büyüdüklerinde suç işleme eğilimi görülüyor. Çocukken cinsel istismara uğramadığı halde çocukları cinsel bakımdan çekici olarak bulanlar da elbette mevcut. Araştırmacılar bunun biyolojik bir nedene bağlı olabileceğine değiniyor. Pedofillerin beyinleri özellikle olgunlaşmamış yüzleri çekici buluyor.
Kaynak: http://www.iflscience.com/brain/psychology-paedophile-why-are-some-people-attracted-children/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Afrika Kıtası İkiye Ayrılıyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Kenya’da büyük bir çatlak ortaya çıktı ve giderek büyüyor. 29 Mart 2018’de yakın zamanda Güney Kenya’da birkaç kilometre genişliğinde büyük bir çatlak ortaya çıktı. Büyümeye devam eden çatlak, Mairobi Narok otoyolunda çökmeye neden oldu ve bölgedeki deprem hareketleri de buna eşlik etti. Bazı yönlerden değişimler bizim için neredeyse fark edilemez olsa da, Dünya sürekli değişen bir gezegendir. Levha tektoniği bunun iyi bir örneğidir. Ama arada bir etkili şeyler oluyor ve Afrika Kıta’sının ikiye ayrılmasıyla ilgili yeni sorulara yol açıyor. Dünya’nın litosferleri ( kabuk ve kabuğun üst tarafıyla oluşturulmuş) bir dizi tektonik levhaya ayrıldı. Bu levhalar statik değil ama ”kayma” yapışkan bir astenosfer üzerinde, çeşitli hızlarda birbirlerine bağlı şekilde hareket ederler. Hareketlerinin arkasındaki mekanizma veya mekanizmaların kesin olarak ne olduğu henüz kesin değil ama muhtemelen astenosferde konveksiyon akımlarını ve levhalar arasındaki sınırlarda üretilen kuvvetleri içeriyor.Bu kuvvetler basitçe levhaların etrafında hareket etmiyor, aynı zamanda levhaların kırılmasına, çatlak oluşumuna ve potansiyel yeni levha sınırlarının oluşmasına da yol açabiliyor. Doğu Afrika Rift sistemi bunun şu anda nerelerde meydana geldiğine bir örnek.Doğu Afrika Yarık Vadisi, kuzeydeki Aden Körfezi’nden 3,000 km güneyde Zimbabve’ye doğru uzanıyor ve Afrika levhasını iki eşit olmayan bölüme ayırıyor: Somali ve Nubya levhaları. Kenya’nın güneybatısında büyük bir çatlak ortaya çıktığında, yarık vadinin doğu kolu boyunca Etiyopya, Kenya ve Tanzanya boyunca ilerleyen faaliyetler belirgin hale geliyor.
Çatlak neden meydana geliyor: Litosfer yatay bir genişleme kuvvetine maruz kaldığında gerilir ve incelir. Sonunda, onu kırarak yarık bir vadi oluşmasına neden olur. Yarık vadisi boyunca volkanizma ve sismik aktivite şeklinde yüzeyin dışavurumuyla birlikte bu sürece eşlik eder. Çatlaklar kıta kırılmasının ilk adımıdır ve başarılı olursa yeni bir okyanus havzasının oluşumuna neden olabilir. Yıllar önce Güney Amerika ve Afrika’nın ayrılmasıyla sonuçlanan bu olayın dünyada gerçekleştiği yere örnek Güney Atlantik Okyanus’udur. Aynı pazılın parçaları gibi sınırlarının nasıl eşleştiğini hiç farkettiniz mi? Kıtasal yırtılmalar litosferin kırılması için yeterince büyük olan genişleme kuvvetlerinin varlığını gerektirir. Doğu Afrika Çatlağı aktif bir çatlak olarak tanımlanıyor ve bu streslerin kaynağı altta yatan mantonun dolaşımında yatıyor. Bu çatlağın altında, büyük bir manto yükselmesi litosferin yukarı doğru yükselmesine ,sıcaklık artışının sonucu güçsüzleşmesine ve faylanma nedeniyle kırılmaya neden olmaktadır. Normalden daha sıcak olan manto yükselmesi varlığına dair bulgular jeofizik verilerinde bulundu ve ”African Superswell” olarak adlandırıldı.Bu superplume yalnızca yarık vadisinin oluşmasıyla sonuçlanan çekme ayrılma kuvvetlerinin kabul gören bir kaynağı değil ,aynı zamanda Güney ve Doğu Afrika Platolarının anormal şekilde yüksek topografisini açıklamak için de kullanılıyor. Ayrılma kolay değil çatlaklar yüksek arazi ile çevrili bir dizi fay ile sınırlanmış çöküntü ile karakterize edilmiş çok farklı bir topografi sergiliyor. Doğu Afrika sisteminde, büyük sınırlayıcı faylarla birbirinden ayrılmış bir dizi hizalanmış çatlak vadiler uzaydan açıkça görülebilir. Bu fraksyonların tümü aynı anda oluşmadı ama yıllar önce Kuzey Etiopya’da Afar bölgesinde yaklaşık olarak 30m ile başlayan ve güneyde Zimbabve’ye doğru yılda ortalama 2.5-5 cm arasında yayılan bir seriyi takip etti. Birçok zaman çatlamayı farkedemememize rağmen, Nubia ve Somali levhaları dağılmaya devam ederken yeni fayların oluşması, eski faylar boyunca çatlakların ya da yeni hareketlerin oluşması depremlerle sonuçlanabilir. Her nasılsa, Doğu Afrika’da deprem alanlarının çoğu çatlak vadi boyunca geniş bir alana yayılıyor ve boyutları nispeten küçük. Yan yana çalışan volkanizma, devam eden kıta kırılması sürecinin ve sıcak erimiş astenosferin yüzeye yakınlığının daha ileri bir yüzey görünümüdür.Hareket halinde bir zaman çizelgesi, Doğu Afrika Çatlağı, uzunluğu boyunca çatlağın farklı evrelerini gözlemlememize müsade eden eşsizlikte bir şey. Çatlak henüz küçük olduğundan, güneyde, genişleme oranı düşük ve bu yüzden faylanma geniş bir alanda meydana gelir.
Ancak, Afar bölgesine doğru olan yarık vadi tabanı volkanik kayalarla kaplıdır. Bu alanda, litosferin neredeyse tamamen ayrılma noktasına kadar inceldiğini göstermektedir. Bu durum gerçekleştiğinde, kırık levhaların yarattığı alanda magmanın katılaşmasıyla yeni bir okyanus oluşmaya başlayacak. Sonunda, on milyonlarca yıllık bir süre boyunca, deniz tabanı yayılması tüm çatlak boyunca ilerleyecektir. Okyanus içine dolacak ve sonuç olarak Afrika kıtası küçülecek ve Hint Okyanusunda Etiopyanın ve somalinin bir kısmından ve Afrika Boynuzunu da içine alan bir büyük ada olacaktır.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/there-s-mounting-evidence-that-the-african-continent-is-splitting-in-two

Devamını Oku

Yaşam

Elon Musk’tan Açıklama: Tesla iflas etti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Space X’in ve Tesla otomotiv şirketinin sahibi Elon Musk, Twitter üzerinden Tesla şirketinin iflas ettiğine dair tweet atarak takipçilerine 1 Nisan şakası yaptı. Musk, şaka yapmadan önce takipçilerine önemli bir haber vereceğine dair duyuru geçti.İleriki saatler de ise Musk ‘ Tesla iflas etti’ başlıklı bir haber paylaştı.’Sermaye toplamak için yoğun çaba sarf etmemize rağmen son yapmış olduğumuz Paskalya Yumurtası satışlarımızda başarısız oldu. Üzülerek belirtiriz ki Tesla tamamen iflas etti.’

İflas tweeti sonrası ‘Bankwupt’ (İflas) yazılı bir tesla kartonu tutarak fotoğrafını takipçilerine paylaştı: ” Musk, Tesla aracının önünde içki şişeleri ile beraber kendinden geçmiş bir halde bulundu, yanakalrından süzülen gözyaşlarını görmemek mümkün değildi.” Musk her ne kadar şaka yapıyor gibi gözükse de Tesla hisseleri son bir yılın en düşük seviyelerinde.Blomberg haberine göre Tesla Model 3 arabası için binlerce kişi satın almak için sıraya geçmiş olmasına rağmen üretim hedeflerini yakalayamadığından dolayı şirket milyonlarca dolar kaybetmeye devam ediyor.

Devamını Oku

Bilim

Dünya Üzerinde Yüzen Dev Plazma Tüpleri Var

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Uzun süredir onlardan şüpheleniyorduk ama 2015’te gökbilimciler ilk kez Dünya’yı çevreleyen manyetosferin iç katmanlarında tübüler plazma yapılarının görsel kanıtlarını yakaladılar. 2015’te Cleo Loi ”60 yıldan uzun süredir, bilim insanları bu yapının varlığına inandı ama onları ilk kez görüntülüyerek , onların gerçekten orda olduğuna dair görsel bir kanıt sağlamış oldular.” dedi. Loi bu araştırmanın baş yazarıydı, ödüllü lisans tezinin bir parçası olarak yapılmış ve Geophysical Research Letters dergisinde yayınlanmıştır. ”Yapıların keşfi önemlidir çünkü bir örnek olarak sivil ve askeri uydu tabanlı navigasyon sistemlerimizi etkileyebilecek istenmeyen sinyal bozulmalarına neden olurlar. Yani onları anlamalıyız.” dedi. Plazma yapısı şu şekilde açıklandı: Dünya’nın etrafında uzay bölgesine magnetik alanla dolu magnetosfer adı verilen ve güneş ışığıyla iyonize edilmiş atmosfer tarafından oluşturulan plazma ile doludur. Magnetosferin en içteki katmanı iyonosferdir ve bunun üzerindeki de” plasmasphere”dir. Tüpler içeren çeşitli garip şekilli plazma yapıları ile gömülüdürler. Loi ” Yaklaşık olarak yerin 600 km üzerinde olması için pozisyonlarını hesapladık ve iyonosferin üzerinden plasmasphere’ doğru geçişin devam ettiği görüldü. Burası neredeyse nötr atmosferin bittiği yer ve uzayın plazmasına geçiş yapıyoruz.” dedi. Loi, Batı Avustralya çölünde bir radyo teleskopu olan Murchison Widefield Array’ı kullanarak gökyüzünün büyük yamalarını haritalayabildiğini ve bir film oluşturmak için dizinin hızlı enstantane olanaklarından yararlanabileceğini keşfetti ve plazmanın gerçek zamanlı hareketlerini etkin bir şekilde yakaladı. Kaynak: https://www.sciencealert.com/science-confirms-giant-plasma-tubes-floating-above-earth

Devamını Oku

Öne Çıkanlar