Bizi Takip Edin

Bilim

RH Negatif Kana Sahip Olanların Dünya Dışından Geldiğini İddia Eden Bir Teori Ortaya Atıldı

Yayınlandı

üzerinde

Ortaya çıkan yeni bir teoriye göre RH Negatif kana sahip olan kişiler yeryüzüne ait bir nesilden gelmiyor.
İnsanlar dört farklı kan grubuna sahiptir. Bunlar 0, A, B ve AB gruplarıdır. Bu sınıflar bilim insanları tarafından insan vücudunda bulunan bakteriler ve virüslerle savaşmak için tasarlanmış olan hücrelerin yüzeyinde bulunan proteinlere göre sınıflandırılmıştır. Gezegende bulunan insanların büyük çoğunluğu RH pozitif kan grubuna dahildir. Ancak küçük bir çoğunluk RH negatif kan taşımaktadır ve bu kişiler sınıflandırmada baz alınan proteinlerden yoksundur.

rh-negatif-kana-sahip-olanlarin-dunya-disindan-geldigini-iddia-eden-bir-teori-ortaya-atildi
Bir grup bilim insanı tarafından RH pozitif ve RH negatif olmasıyla ilgili yapılan keşfin büyüleyici olduğu düşünülüyor. Bu bilimsel teori uzak bir geçmişte dünya dışı canlıların dünyayı ziyaret ederek köle ırkının yaratılabilmesi amacıyla RH Negatifin genetik manipülasyon yoluyla yaratıldığını iddia ediyor.
İspanya ve Fransa’daki Bask nüfusu RH Negatif yönünden en yüksek yüzdeyi taşıyor. Burada halkın yaklaşık olarak %30’u RH negatif kan taşıyor ve yaklaşık olarak %60’ı RH negatif olmadığı halde bu geni taşıyor.

rh-negatif-kana-sahip-olanlarin-dunya-disindan-geldigini-iddia-eden-bir-teori-ortaya-atildi3
İddialarda dillendirilen dünya dışı yaşam gerçek mi? araştırmacılar tarafından ilk tespit edilmesi gereken olgu RH negatif annelerin neden RH pozitif kanla fetüsleri tolere edemediğini açıklıyor. Bilim insanları burada iki farklı kanın birbirini kabul etmediğini bu eri püskürmenin sebebinin ise genetik modifikasyondan kaynaklanabileceğini söylüyor.
İddia edilen uzaylı teorisi Sümer metinlerine dayanıyor. Kozmosun başka bir yerinden gelen Annunakilerin anlatıldığı Sümer metinlerinde, bu ırkın dünyadan altın çıkarmak istediği ve işçi olarak kullanmak üzere kendi kanından bir köle insan yarattığı anlatılmaktadır. Sümer metinleri buna dair çeşitli çizimler ve anlatımlarla doludur. Anunnakilerin eski ilkel insan türünü planladığı ve genetik bakımdan değiştirdiği, uzak bir geçmişte de köle olarak kullandığı metinlerde dile getirilmektedir.

rh-negatif-kana-sahip-olanlarin-dunya-disindan-geldigini-iddia-eden-bir-teori-ortaya-atildi4
Sümer metinleri ile ilgili çalışmalar yürüten birçok araştırmacı RH negatif kanın Anunnakilerin dünyaya diğer şeylerle birlikte bıraktığı bir miras olduğuna değiniyor. Dünya nüfusunun küçük bir bölümünün uzak bir geçmişte ileri bir dünya dışı varlık grubu tarafından değiştirilmiş olan genetik bir koda sahip olması birçok insan için saçmalıktan ibaret. Ancak RH negatif kan grubuna sahip olan İngiliz kraliyet ailesi için uzaylı iddiaları bazı komplo teorisyenleri tarafından sıkça dile getiriliyor.
Kaynak: https://www.ancient-code.com/humans-with-blood-type-rh-negative-belong-to-an-extraterrestrial-lineage-according-to-new-theory/

 

 

Reklam Alanı
2 Yorumlar

2 Comments

  1. Pingback: RH Negatif Kana Sahip Olanların Dünya Dışından Geldiğini İddia Eden Bir Teori Ortaya Atıldı – Kır çiçekleri Romantik Site

  2. ali

    Ağustos 31, 2017 at 9:35 pm

    Ortaya çıkan yeni bir teoriye göre RH Negatif kana sahip olan kişiler yeryüzüne ait bir nesilden gelmiyor. BU DOĞRUMU ACABA

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Yapay Zeka İnsanlar Gibi Düşünebilir mi ?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

DeepMind araştırmacıları, yapay zekanın soyut akıl yürütme yeteneğini test etti. Yapay zeka soyut akıl yürütme konusunda insanların çok gerisinde olsa da sonuçlar umut verici.
Yapay zeka günümüzde farklı uygulama alanlarında kendisine verilen görevleri başarıyla yerine getirebiliyor; hatta bazı noktalarda insanların önüne bile geçebiliyor. Buna karşılık yapay zekalar soyut akıl yürütme konusunda halen oldukça ilkel. 2014 yılında Google’ın satın aldığı yapay zeka şirketi DeepMind, yapay zekanın soyut akıl yürütme konusunda ne seviyede olduğunu ve eksiklerini nasıl giderebileceğini görmek için yeni bir test metodu geliştirdi.

Yapay zekaya özgü test Mevcut durumun ötesini görmenin ve kavramlar arasında ilişki kurabilmenin soyut akıl yürütmenin temeli olduğunu belirten DeepMind; Arşimet’in bir nesnenin hacminin, nesnenin taşırdığı suyun hacmine eşdeğer olduğunu bulması gibi bilimin temeli olan pek çok buluşun soyut akıl yürütme sayesinde ortaya çıktığının altını çiziyor. Bu nedenle yapay zekaların sadece kendisine verilen görevleri yerine getirmenin de ötesine geçip soyut akıl yürütebilmesi son derece önemli.

İnsanlarda soyut akıl yürütmenin ölçümü için basit görsel sahneler arasındaki boşlukları tamamlamaya dayanan IQ testleri kullanılıyor. Bu testlerde bireylere herhangi bir açıklama yapılmasa da katılımcılar, gündelik deneyimlerinden hareketle boşlukları doldurabiliyor. Yapay zekada ise böyle bir testin uygulanması pek işlevsel değil zira yapay zekanın ”gündelik deneyimleri” oldukça kısıtlı. Bu nedenle araştırmacılar IQ testlerinden ilham alarak “ilerleme” ve “renk” ve “boyut” gibi nitelikleri içeren bir soyut akıl yürütme testi hazırladı. Ayrıca yapay zekanın testlerde kavramları daha kolay anlayabilmesi için yapay zekayı teste hazırlayan bir set de oluşturuldu ve yapay zeka eğitildi.
Yapay zekalar testten geçirildiğinde ortaya çıkan sonuçlar ise bir hayli ilginçti. Teste katılan yapay zekaların tamamı hazırlık setini doğrudan test üzerinde uygulama hatasına düşmüştü. Buna karşılık bazı yapay zekalar testi yüzde 75’in üzerinde doğrulukla tamamlamayı başarmıştı. DeepMind en başarılı yapay zekanın farklı görüntüler arasındaki ilişkiyi açıkça belirleyip potansiyel cevapları deneme yanılma yoluyla eleyerek ilerlediğini açıkladı.

Hatalarından ders alıyor İlk testin ardından yapay zekaları yeniden eğitime sokan ancak bu kez bir önceki testteki cevapların neden doğru veya yanlış olduğunu da gösteren araştırmacılar, bu eğitimin ardından ikinci test sürecini başlattı. Ekibin raporuna göre cevaplarla ilgili doğru açıklama yapıldığında yapay zeka yüzde 87 oranında doğruluğa ulaşabiliyordu ancak açıklama yanlış olunca bu oran yüzde 32’de kalıyordu.

Araştırmacılar bu testin sonucunda yapay zekanın genelleme yapması halinde(sadece kendisine verilen verileri uygulamaya çalışması) soyut akıl yürütme testinde başarılı olamayacağı sonucuna ulaştı. Ekip yine de ilk testte potansiyel cevapları değerlendiren yapay zekalardan ümitli. DeepMind şimdi farklı eğitim metodları deneyerek yapay zekaların soyut akıl yürütme becerisinin geliştirilmesi için çalışıyor. Kaynakhttps://deepmind.com/blog/measuring-abstract-reasoning/

Devamını Oku

Bilim

Yüzyılın En Uzun Kanlı Ay Tutulması İçin Geri Sayım

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yüzyılın en uzun süreli yaşanacak olan kanlı ay tutulması için geri sayım. Ay’ın kızıl bir görüntüye büründüğü tam Ay tutulması ile gerçekleşen Kanlı Ay Tutulması’na sayılı günler kaldı. 27 Temmuz günü gezegenimizin tek uydusu olan Ay, Dünya’ya hiç olmadığı kadar yakın bir konuma ulaşacak ve bu tarihte içinde bulunduğumuz yüzyılın en uzun süreli Kanlı Ay Tutulması gerçekleşecek.
KANLI AY TUTULMASI NEDİR?
Kanlı Ay Tutulması, Dünya’nın gölgesinin Ay’ı tamamen karanlığa bürüyerek Tam Ay Tutulması yaşandığı zaman gerçekleşir ve bu nedenle Ay kırmızı renkte görünür. Ay, Dünya çevresindeki bir tam turunu yaklaşık 27 günde tamamlar ve 29,5 günde döngüsünü gerçekleştirir. Ay’ın 2 döngüsü arasındaki farkları; Ay’ın, Dünya’nın ve Güneş’in Ay yörüngesi esnasında değişen göreli konumu nedeniyle ortaya çıkar. Kanlı Ay Tutulması sadece Ay’ın Dolunay evresinde ve Ay Tutulması esnasında yaşanır. Bu sırada, Dünya’da Güneş’in yeni doğduğu ve battığı yerlerdeki Güneş ışıkları Ay’ın yüzeyine ulaşır. 
KANLI AY TUTULMASI NEREDEN İZLENEBİLECEK?
Dünya’nın Doğu Yarım Küresi’nden izlenebilecek olan Kanlı Ay Tutulması Avrupa, Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan görünecek. Güney Amerika kıtasındakiler Kanlı Ay Tutulması’nın yalnızca son anlarına tanıklık edecek.

Kanlı Ay Tutulması en net Afrika ve Avrupa’dan gözlemlenecek.  Madagaskar ve Orta Doğu Kanlı Ay Tutulması’nın en iyi şekilde izlenebileceği yerler olacak. Kanlı Ay Tutulması Kuzey Amerika, Kuzey Kutbu ve Pasifik Okyanusu’nda izlenemeyecek.

Devamını Oku

Bilim

Türk Bilim İnsanları Cerrahi Alanda Yaptığı Yeni Teknik Uluslararası Alanda Kabul Gördü

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Türk bilim insanları, cerrahi alanda yaptığı yeni teknik uluslararası alanda da kabul gördü. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yapılan çalışmalar akciğer ameliyatlarındaki oluşabilecek hava yolu açılmasıyla ilgili komplikasyonların önüne geçilmesi hedefleniyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celal Tekinbaş başkanlığında, Prof. Dr. Atila Türkyılmaz ve Doç. Dr. Bekir Sami Karapolat’dan oluşan ekip tarafından geliştirilen teknikle akciğer ameliyatı sonrası oluşabilecek hava yolu açılmasıyla ilgili komplikasyonların önüne geçilebilmesi hedefleniyor. Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celal Tekinbaş, geliştirdikleri yönetimin dünya tıp literatürü açısından da kabul gördüğünü söyledi. 
“Komplikasyonları ortadan kaldırabilecek”
Kendileri tarafından geliştirilen bu cerrahi yöntemin uluslararası önemli bir dergide yayınlandığını belirten Tekinbaş, şöyle konuştu: “Dünyada her yıl farklı hastalıklar nedeniyle çok sayıda akciğer ameliyatı yapılmaktadır.  Bu ameliyatlar gerek akciğerin hayati bir organ olması ve gerekse de konumlandığı yer itibarıyla birçok komplikasyona neden olabilmektedir. Bu komplikasyonlar sakat bırakmaktan, hastanın kaybedilmesine kadar önemli olabiliyor. Geliştirmiş olduğumuz bu yöntem, ölümle sonuçlanabilecek önemli bir komplikasyonu ortadan kaldırabilecek bir yöntemdir.”
“Güvenle bu yöntemi uyguluyoruz”
Yöntemi daha önce hiç kimsenin uygulamadığına dikkati çeken Prof. Dr. Celal Tekinbaş, “Bu yöntemi şu ana kadar 11 hastaya uyguladık. Hiçbir hastamızda sorun olmadı, yüzde 20-40 oranında olan bir komplikasyonu biz yüzde 2-4 oranına düşürdük. Yaklaşık 10 kat bir azalmayla ki bu tür ameliyatlarda yüzde 2 ya da 4’lük komplikasyon oldukça düşük bir komplikasyondur ve başarılı bir sonuçtur. Hastalarımız da şifa ile taburcu edildi ve hiçbir problem olmadı” diye konuştu. Tekinbaş, daha önce yaptıkları ameliyatları ve dünyada kullanılan belli yöntemleri baz alarak böyle bir teknik geliştirdiklerini anlattı. Kısa sürede yaptıkları başarılı ameliyatların duyulduğuna işaret eden Tekinbaş, “Ülkenin birçok yerinden hasta kabul ediyoruz ve güvenle bu yöntemi uyguluyoruz. Bu bizim, ülkemiz ve üniversitemiz için önemli bir gelişmedir. Biz bir adım attık ve bizden sonrakiler bunu devam ettirecektir” dedi.
Kaynak: AA

Devamını Oku

Öne Çıkanlar