Bizi Takip Edin

Yaşam

Tarihteki Kötü Kadınlar ve Hikayeleri

Yayınlandı

üzerinde

1000 ila 1950 yılları arasında yaşamış olan, yaşadıkları dönemin çok ilerisinde alışkanlık ve davranışları olan “kötü kadınlar” ve onların hikayeleri:
Lady Godiva 
lady-godiva
Lady Godiva 11. yüzyılın başlarında yaşayan ve asil sınıftan bir kadındı. Kocası yönettiği topraklardan çok fazla vergi alıyordu, Lady Godiva da bu durumun adil olmadığı düşünerek kocasını protesto etmeye karar verdi. Tamamen çıplak bir şekilde atına binip, uzun saçlarıyla vücudunun stratejik kısımlarını kapatarak sokaklarda dolaştı. Rivayetlere göre onu izleyen adamlardan bazıları kör bile olmuştu. Bu protestonun işe yarayıp yaramadığını bilemiyoruz fakat tarihe silinmeyecek bir iz bıraktığı kesin.
Colette
colette
Sidonia Gabrielle Colette, 1900 lerin başında Fransa’da yazarlık yapıyordu. Colette’in en bilinen romanı “Gigi” isimli romanıdır. Colette’in kötü kadın olarak sınıflandırılmasının sebebi kadın-erkek ya da evli-bekar çok fazla aldırış etmeden yaşadığı ilişkileriydi. 1900 leri başında henüz Paris’te de biseksüellik kabul görmüyordu.
Colett’in bilinen vukuatlarından biri Moulin Rouge kaberesinden rol arkadaşı Mathilde de Morny ile bir ilişki yaşayıp sahnede de ateşli bir şekilde öpüşmesiydi. Bundan sonra olaylar çıktı ve gösteri yasaklandı. Bunun dışında 40 lı yaşlarındayken 16 yaşındaki üvey oğluyla ilişki yaşadığı da bilinenler arasında.
Isadora Duncan
isadora-duncan
Modern dansın kurucusu, San Francisco doğumlu Isadora Duncan’ın komünist olması, biseksüel olması,  evlilik dışı bir çocuğunun olması ve kendisinden yaşça küçük Rus şair olan Sergei Yesenin evlilik gerçekleştirmesi kötü kadın sınıfında yer almasının sebepleri.
Duncan, 2 çocuğunu da kazasında kaybettiği gibi kendisi de 50 yaşındayken kendisi de bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Dans ederken kullandığı ve günlük hayatında da severek taktığı uzun ipek şalı, arabasının tekerine takılarak boynunu kırmasına ve trajik yaşamının son bulmasına sebep olmuştur.
Josephine Baker
josephinebaker2
Josephine Baker 1900 lerin başında St. Louis Missouri’de doğdu.Bir sinema filminde yer alan ilk Afrikalı-Amerikalı kadın olan Baker, İngilizce ve Fransızca dillerini akıcı bir şekilde konuşabiliyordu. Takma isimleri “Siyah İnci”, “Bronz Venüs” ve “Kırma Tanrıça” olan Baker kariyerinin büyük bölümünü Pariste geçirdi ve ilginç sahne kostümleri ile bir müzik-dans performans sanatçısı olarak ünlendi.
Kötü kadın olarak sınıflandırılma sebepleri ise, yer yer çıplaklığa yer veren kışkırtıcı sahne kostümleri, Sivil Haklar Hareketi’nde yer alması ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Direnişi’ne destek vermesiydi. Baker yaşarken Fransız ordusundan bir çok onur madalyaları aldı.
Alma Mahler
alma-mahler11
Alma Mahler, 1800 lerin sonunda Viyana’da dünyaya geldi. Müzik yazmaya genç yaştan beri hevesliydi hatta 17 adet piyano şarkısı bestesi bulunmakta. Ancak biz onu daha çok sanat dünyasının “ilham perisi” olarak tanıyoruz. Alma sanatçı olan üç kişiyle evlendi. Eşleri sırasıyla ünlü besteci Gustav Mahler, mimar Walter Gropiys ve roman yazarı Franz Werfel’di.
Kötü kadın olarak sınıflandırılma sebepleri; 17 yaşındayken 35 yaşındaki ünlü ressam Gustav Klimt’le yaşadığı yasak ilişki, evlilikleri sırasında ve aralarında yaşadığı sayısız sanatçılarla ilişkileri ve oyun yazarı Oskar Kokoschka’nın evlenme teklifini kabul etmemesi üzerine Kokoschka’nın, Alma’nın birebir boyutlarında çıplak bir seks oyuncağı yaptırması ve bunun ortaya çıkması.
Bonnie Parker
bonnie
Efsanevi banka hırsızları Bonnie & Cylde’ın Bonnie’si, kötü kadın kelimesini oldukça karşılıyor. 1930 larda araba ile yol alarak banka ve dükkanları soyuyorlardı ve çiçek bırakıyorlardı. Çiftin birbirine aşık olması, Bonnie’nin  güzelliği ve biraz da o dönemdeki ekonomik krizden dolayı halkın gözünde kahraman oldular ve Amerika’nın en ikonik çifti olarak ünlenmiş oldular.
Bonnie sadece 24 yaşındayken arabalı bir polis kovalamasında Clyde ile birlikte hayatlarını kaybettiler. Ama popüler kültür onları hep yaşattı hatta Jay Z  On The Run şarkısında, bu ikonik çiftin ölümünü şu  sözleri ile anlattı; “Ray Bans on police in sigh. Oh, what a beautiful death. Lets both wear white”.
Bettie Mae Page
betties
Bettie, parlak siyah saçları, iri mavi gözleri ve kakülleri ile ilk poster kızları (pin up) örneğiydi. Kötü kadın sınıfına girme nedenleri; Pin up dergilerine verdiği seksi pozlar ve Playboy Dergisi’nin ilk playmate’lerinden olmasıydı. 1955 yılı Ocak ayında “Miss January” olarak ilk çıplak pozlarını veren Bettie’yi, Playboy Dergisi kurucu Hugh Hefner, “İz bırakan, popüler kültür ikonu” olarak tanımlamakta.
Kaynak: www.uplifers.com

Devamını Oku
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

Penis Beyazlatma Operasyonları Gün Geçtikçe Yaygınlaşıyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bangkok, Tayland’daki Lelux Hastanesi penis beyazlatma operasyonlarının en fazla yapıldığı yerlerden birisidir. Penis beyazlatma operasyonları özellikle Kamboçya, Myanmar ve Hong Kong’a kadar Güneydoğu Asya’da şaşırtıcı biçimde popüler. Hastanenin cilt ve lazer bölümünü yöneten Bunthita Wattanasiri klinikte her ay 100 erkeğin peni beyazlatma operasyonu yaptırdığını söylüyor.
Wattanasiri AFP’ye “Bugünlerde birçok insan bunun hakkında soru soruyor” dedi. Tedaviye dair kliniğin Facebook sayfasında bir lazer prosedürü geçirmiş olan bir müşterinin resimleri yayınlandı. Tayland TV ve sosyal medyada viral hale gelen bu resimler oldukça ürkütücü bir görünüyordu.

Tayland Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada penis beyazlatma operasyonunun iyi bir fikir olmadığı vurgulandı. Tedavi ağrı, enflamasyon ve yara izi içeren yan etkilerin yanı sıra tedaviyi bırakan hastaların penislerinin eski koyu renklerine geri döndüğü ya da bazı koyu lekeler gibi sonuçların ortaya çıkabileceği bildirildi. Ayrıca bu tedavinin üreme sistemine de zarar verebileceği ve cinsel yaşamı olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
Uygulanan hizmet ise gün geçtikçe artan sayıda kişiyi kendine çekmeye devam ediyor. Üstelik uygulama sadece erkeklere yönelik de değil. 4 ay önce Lelux Hastanesi vajina beyazlatma hizmeti de sunmaya başladı.
Prosedür 22 ile 55 yaşında erkekler ve LGBT topluluğunun üyeleri arasında oldukça popüler. Hastanede 450 sterline beş seans alınabiliyor. Irkçılık karşıtları tarafından tepki çeken uygulamanın Tayland dahil olmak üzere birçok Güneydoğu Asya ülkesinde popüler olmaya devam edeceği düşünülüyor. Hastaneyi ziyarete gelen tüm müşterilerin yarısından fazlası cilt beyazlatma tedavileri için geliyor.
Kaynak: http://www.iflscience.com/health-and-medicine/apparently-penis-whitening-is-now-a-thing-in-thailand/

Devamını Oku

Bilim

3 Ayrı Doktor Tarafından Öldüğü Bildirilen Adam Otopsi Öncesi Canlandı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İspanyol hapishanesinde yetkili 3 farklı doktor tarafından öldüğü bildirilen mahkum otopsisinin başlamasından birkaç saat önce morgda uyandı. Herkesi şaşkına çeviren 29 yaşındaki Gonzalo Montoya Jimenez, sabah yoklaması yapılırken hücresinde ölü bulundu. Öldüğü doktorlar tarafından da teyit edilen Jimenez, bir ceset torbasına koyularak morga götürüldü.

Soygun yapmaktan tutuklu olan Jimenez, önce ceza evinde görev yapan 2 doktor tarafından hücresindeki bir sandalyeye oturtuldu. Yaşamsal belirti hissedilmemesi üzerine doktorlar Jimenez’in öldüğünü ilan etti. Bir saat sonra adli tıp doktoru tarafından yapılan değerlendirme neticesinde Jimenez’in öldüğü rapora işlendi ve ölüm raporu çıktı. Bedenin korunabilmesi için mahkum morga götürüldü ve otopsi için hazırlık yapılmaya başladı. Otopsi amacıyla vücuduna işaretler de koyulan Jimenez, torbanın içerisinden ses çıkarmaya başladı.

Ceset torbasını açan doktorlar Jimenez’in hala hayatta olduğunu gördü. Mahkum daha sonra ambulansla başka bir hastaneye sevk edildi. Şimdi durumu istikrarlı görünüyor. Bu durumun nasıl yaşandığına ilişkin ise hapishane yetkililerinden bir açıklama geldi. Mahkumun yaşadığı durumun ne olduğunun henüz netleşmediği ifade edildi. Hastane yetkilileri ise vücudun trans ya da nöbet benzeri bir duruma girmesi neticesinde fiziksel olarak ölü görünümünün yanı sıra bilinç kaybı ve duyu kaybı görülen bir katalepsi geçirmiş olabileceğini ifade ediyor. Jimenez’in ailesi ise cezaevi yetkililerine dava açmaya hazırlanıyor. Tam olarak ne olduğuna dair resmi bir soruşturma başlatıldı. Hastanede Jimenez’in bilinç kazanması 24 saat sürdü. Jimenez ilk uyandığı anda karısını görüp göremeyeceğini sordu.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/man-declared-dead-3-doctors-wakes-up-morgue-hours-before-autopsy-prisoner-catalepsy

Devamını Oku

Teknoloji

Yüzyıl Önce Gelecek İçin Yapılan Tahminler 2018’de Yaşanıyor Mu?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

20’inci yüzyıl insanları geleceğin getireceği yeniliklerden oldukça umutluydu. 1. Dünya savaşından çıkan toplumlar teknolojinin ve elektriğin getirdiği büyüme potansiyeli sebebiyle önümüzdeki yüzyılla ilgili birçok öngörü daha o tarihlerde yapılıyordu. 1900’lü yılların başlarında fütüristler insan hayatını iyileştirebilecek olan teknolojide yüzyıl sonra inanılmaz bir patlama yaşanacağını düşünüyordu.

Aslında geleceğe dair yapılan bu tahminlerin birçoğu otomobillerin ve uçakların çoğalması, bilginin yaygın hale gelmesi eksenindeydi. Tahminlerde bu aygıtların nasıl işleyeceği ile ilgili özel tanımlamalar yapılıyordu. Bu tahminler teknolojinin sadece bir yüzyıl geçmesine rağmen nasıl geliştiğini göstermesi bakımından da önemli.
1917 senesinin serin bir Şubat gününde mucit Alexander GrahamBell mezuniyet sınıfı McKinley Manuel Eğitim Okulu’nda bir konuşma yaptı. Bell, elektrik ve otomobillerin yarattığı inanılmaz değişimi hatırlattıktan sonra “Şu anda meydana gelen çeşitli değişiklilerin geriye dönerek geçmiş evrimini izlemek çok ilginç ve eğitici” dedi. Bell, “Bu ilerleme çizgilerini geleceğe yansıtarak, geleceği belirli bir ölçüde tahmin edebilir hale getiriyor ve bu sayede sizin için açılan yararlılık alanlarından bazılarını tanıyabilirsiniz” açıklamasında bulundu.

Bell 1876 yılında insan sesini iletebilmek için teller kullanan ve telefon olarak bilinen cihazı patentlemişti. Cihazın yaygınlaşmasıyla birlikte yetenekleri de arttı. 1915 yılında kablosuz telefon sistemi bir Virginia vatandaşının Paris’teki bir başka kişiyle konuşmasına izin verdi. Bell yarattığı bu teknolojinin insanlara uzaktan hemen hemen her şeyi sağlayan bir sisteme dönüşeceğini ön görüyordu. Bell telefon için, “Muhtemelen elle kullanılabilen ve neredeyse mekanik herhangi bir opsiyonla kablosuz olarak performans gösterecekler” dedi. Bu tahmini günümüz telefonları için hiç de uzak bir ön görü değil.
Bell, “Bu başarıya mutlaka, dünyanın herhangi bir yerindeki bir erkekle telefonla ve kablolarla konuşamayacağımız zamanı” ima ettiğini tahmin ederek, bu başarıya ve yarattığı değişimden hayret duyduk “dedi. Bell’in konuşmasında, ABD’nin tahminen 11,7 milyon çalışan telefon vardı ; 2000 yılına kadar bu sayı yaklaşık 103 milyona yükseldi .

1914 yılında Ford Motor yılda 300 bin otomobil üretme imkanı ağlayan ilk hareketli montaj hattını geliştirdi. Fütüristler yüzyıl içerisinde Miami’den Moskova’ya kadar her insanın kendi otomobiline sahip olacağını ön görüyordu. 6 Ocak 1918 yılında The Washington Times gazetesinde geleceğin otomobiline dair bir makale yayınlanmıştı. Yazar ScientificAmerican’da geleceğin otomobilini anlatan bir tahmin yapıyordu.Bu otomobil su geçirmez ve hava koşullarına dayanıklı, iki tarafı tamamen camdan yapılmış ve koltuklar aracın herhangi bir yerine taşınabiliyordu. Araç; hidrolik direksiyon, frenler, ısıtma ve navigasyon için küçük bir kontrol paneli ile donatılmıştı. Bir parmak kolu direksiyon simidinin yerini alacaktı. Diğer tasarımlar, arabaların şoklara olan ihtiyacını ortadan kaldırmak için sadece üç tekerlek üzerinde ya da hava dolu küreler üzerinde dolaşacağını düşünüyordu. 1900’lerin başında geleceğe dönük tahminciler, günlük seyahatlerimizin arazi ile sınırlı kalmayacağı fikrini savunuyordu. Örneğin, Fransız sanatçı Jean-Marc Côté’nin ve işbirlikçilerinin, 1899-1910 yılları arasında ürettikleri kartpostal dizisinde; 2000 yılına gelindiğinde hem gökyüzünü hem de denizikolonize etmiş olunacağı ve burada yaşayan kişilerin transit amaçlar için işe alınacağı ön görülüyordu.

Uçmak insanların zihinlerinde en önemli yerlerden birisini tutuyordu. Wright kardeşler, 1903’te ilk kez başarılı bir şekilde uçtu ve diğer mucitleri ve mühendisleri I. Dünya Savaşı’ndan önce sınırsız sayıda uçak tasarımını test etmeye teşvik etti. Côté’nin eserleri şaşırtıcı değil, 2000 yılına kadar sayıız havayolu şirketi kuruldu. Havadan taksi hizmetleri, kayan savaş gemileri, uçan bir postacı ve hava yoluyla toplu taşıma araçları tahmin edilen günümüzün tuhaf tasvirlerinde görülüyor.
Hava kurtarma hizmeti veya savaş için donatılmış uçaklar gibi bazı sistemler artık askeri güçlerin günlük bir parçasıdır. Ancak Scientific American’ın 1915’te çıkacağına söz verdiği “Fransız görünmez uçağı” henüz yok.

19 ve 20.yüzyıllarda ön görülen uçan arabalar 21. Yüzyılın öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Özellikle kişisel uçan arabalar o dönemlerde birçok kişi tarafından hayal ediliyordu. Bilim ve Buluşun Mayıs 1923 sayısında, bilim kurgu yazarı Hugo Gernsback , “helicar” olarak adlandırdığı bu uçan arabalar için yaptığı vizyonunu , daha önce New York sokaklarını sıkıştığını gördüğü otomobil trafiğine bir çözüm olarak açıkladı. Henüz her garaja park uçuş makinesi olmayabilir, ama bu tür organizasyonlar Uber ve NASA, Rus savunma şirketi Kalaşnikof, 2020 Olimpiyatları için Toyota ve sayısız küçük şirket kişisel uçan araba geliştirmek için çalışmalar yürütüyor.
Teknolojinin kişiselleşeceği, teknolojiye odaklı bir endüstrinin gelişeceği gibi tahminlerin yanı sıra en şaşırtıcı tahmin fosil yakıtlar ve çevre konularında düğümleniyor. Günümüzde bazı kişiler fosil yakıtı bırakmamak için dirense de 20. Yüzyıldan itibaren birçok fütürist gelecekte fosil yakıt alışkanlığının bırakılmak zorunda kalacağını söylüyordu.
Kaynak: https://futurism.com/2018-looking-back-century/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar