fbpx
Connect with us

Bilim

Tüm Zamanların En Büyük 20 İcadı

Published

on

Teknoloji, insan deneyiminin temel bir parçasıdır. Türümüz ilk günlerinden bu yana fiziksel dünyayı değiştirmeye yardımcı olacak araçlar yaratıyor. En önemli teknolojik buluşları belli bir sıralamaya tabi tutmak kesinlikle tartışmaya açıktır. Ancak böyle bir listede bulunması gereken belli başlı büyük icatlar var (kronolojik sırayla):

1. Ateş

Ateşin icat edilmekten ziyade keşfedildiği söylenebilir. Kuşkusuzdur ki, ilkel insanlar ateşin neden olduğu bazı olayları gözlemlediler, ancak onu nasıl kontrol edeceklerini, nasıl üreteceklerini öğrenene kadar bu araçtan tam anlamıyla yararlanamadılar. En eski ateş kullanımı iki milyon yıl öncesine kadar uzanırken, bu teknolojinin yaygın olarak kullanımı yaklaşık 125.000 yıl öncesine dayanıyordu. Ateş bize sıcaklık, koruma sağladı ve önemli icatların gelişmesine, pişirme gibi becerilerin ortaya çıkmasına öncülük etti. Pişirme yeteneği, gelişen beyinlerimiz için gerekli besin maddelerini almamıza ve diğer primatlara karşı tartışılmaz bir avantaj sağlamamıza yardımcı oldu.

2. Tekerlek

Tekerlek, Mezopotamyalılar tarafından çanak çömlek yapımında kullanılmak üzere yaklaşık M.Ö. 3500’de icat edildi. Bundan yaklaşık 300 yıl sonra, tekerlek bir at arabasına eklendi ve gerisi malum. Ulaşım ve ticaretimizi kolaylaştıran tekerlek, günlük hayatımızda her yerde bulunuyor.

Yaklaşık M.Ö. 2000 yıllarında İki tekerlekli bir antik Mısır arabasını çeken öküzler (Fotoğraf Hulton Arşivi/Getty Images)

3. Çivi

Çok basit fakat son derece kullanışlı olan bu metal bağlayıcıların bilinen en eski kullanımı, M.Ö. 3400 yıllarında Eski Mısır’a kadar uzanmaktadır. Eğer çivi yerine vida kullanma taraftarıysanız, onlar Antik Yunanlılardan (M.Ö. 1. veya 2. yy) beri var olmuşlardı. Haberiz ola…

4. Optik Lens

Gözlüklerden mikroskoplara ve teleskoplara kadar, optik lensler görme olanaklarını büyük ölçüde genişletti. Optik lensler ilk olarak antik Mısırlılar ve Mezopotamyalılar tarafından geliştirilmiş olsalar da uzun bir geçmişleri vardır. Antik Yunanlıların katkıda bulunduğu ışık ve görmenin temel teorileri de bunlara dahildir. Ayrıca optik lens; fotoğraf, film ve televizyonun da yer aldığı medya teknolojilerinin oluşturulmasında önemli bir bileşen olmuştur.

5. Pusula

Günümüz tabiriyle bu eski navigasyon cihazı insanoğlu için araştırmalarda ve keşiflerde büyük bir güç olmuştur. İlk pusulalar M.Ö. 300 ile 200 yılları arasında Çin’de kerestelerden yapılmıştır.

Yaklaşık M.Ö. 1121 yılları, Antik bir Çin manyetik arabası. Bu figür güneyi gösterir, manyetik pusula prensibiyle hareket eder. (Fotoğraf Hulton Arşivi/Getty Images)

6. Kağıt

Çin’de yaklaşık olarak M.Ö. 100 civarında icat edildi. Kağıt, fikirlerimizi yazmamıza ve paylaşmamıza izin vermesi açısından vazgeçilmezdir.

7. Barut

9. yüzyılda Çin’de icat edilen bu kimyasal patlayıcı, askeri teknolojinin gelişmesinde (ve buna bağlı olarak, insanlık tarihinin akışını değiştiren savaşlarda) önemli bir etken olmuştur.

8. Matbaa

1439’da Alman Johannes Gutenberg tarafından icat edilen bu cihaz, birçok yönden modern çağımızın temelini attı. Mürekkebin hareketli basma kalıplardan kağıda mekanik bir şekilde aktarılması sağlamıştır. Bu durum bilgi ve dini inançların yayılmasında devrim yarattı. Kitaplar daha öncelerinde genellikle keşişler tarafından elle yazılarak çoğaltılıyordu.

1511, Matbaa, Paris’te Jodocus Badius Ascensius tarafından basılan, ‘Hegesippus’un kapak sayfafısından (Fotoğraf Hulton Arşivi/Getty Images)

9. Elektrik

Elektriğin kullanımı, Miletli Thales’in fenomen hakkındaki ilk araştırmalarından, binlerce yılda bir dizi parlak fikrin katkıda bulunduğu, Antik Mısır ve Antik Yunan’a kadar uzanan bir süreçtir. 18. yüzyıl Amerikan Rönesans adamı Benjamin Franklin, keşfi olmasa da, genel olarak elektrik konusunda anlayışımızı önemli ölçüde ilerletti. Alet edevatlarımızın büyük bir bölümünü çalıştırdığı ve yaşam biçimimizi şekillendirdiği için elektriğin insanlık haline gelmesinin ne kadar önemli olduğunu tahmin etmek güçtür. Ampulün icadı, 1879’da Thomas Edison’a atfedilen ayrı bir katkı olmasına rağmen kesinlikle elektriği kullanma kabiliyetinin önemli bir sonucudur. Bununla birlikte yaşam tarzımızı, şehirlerimizin görünümünü ve işleyişini de köklü bir şekilde değiştirdi.

10. Buhar Makinesi

1763-1775 yılları arasında İskoçyalı mucit James Watt (1712 Newcomen motoru gibi önceki buhar motoru girişimlerinin fikirlerini temel alan) tarafından icat edildi. Watt, buhar motoru ile trenleri, gemileri, fabrikaları yani Sanayi Devriminin büyük bir bölümünü etkiledi.

Yaklaşık 1830: Bir yük treni lokomotifi (Fotoğraf Hulton Arşivi/Getty Images)

11. İçten Yanmalı Motor

19.yüzyılda icat edilen (1859’da Etienne Lenoir tarafından yaratılmış ve 1876’da Nikolaus Otto tarafından geliştirilmiştir.) kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye çeviren bu makine, buhar makinesinin yerini alıp, modern arabalarda ve uçaklarda kullanıldı. Elon Musk’un elektrikli otomobil şirketi Tesla, şu anda bu alanda teknolojide bir kez daha devrim yaratmaya çalışıyor.

12. Telefon

Bu tür bir teknolojik gelişme için çalışan tek kişi o olmasa da, İskoçya doğumlu mucit Alexander Graham Bell, 1876’da elektrikli telefon için ilk patenti aldı. Kesinlikle, bu araç, iletişim kurma yeteneğimizde bir devrim yarattı.

13. Aşılama

Bazen tartışmalara neden olsa da, aşılama uygulamaları, hastalıkların ortadan kaldırılması ve insan ömrünün uzatılması açısından önemlidir. İlk aşı (çiçek hastalığı için) 1796’da Edward Jenner tarafından geliştirilmiştir. Kuduz aşısı, 1885 yılında aşılamayı bugünkü tıbbın önemli bir parçası haline getirmesiyle bilinen Fransız kimyager ve biyolog Louis Pasteur tarafından geliştirildi. Pasteur, aynı zamanda adını taşıyan pastörizasyon gıda güvenliği sürecini de icat etmiştir.

14. Arabalar

Arabalar seyahat yöntemlerimizi ve şehirlerimizin tasarımınlarını tamamen değiştirdi ve montaj hattı konseptini (üretim istasyonuna geçerken genellikle değiştirilebilir parçaların eklendiği bir imalat işlemidir) hayatımıza soktu. Arabalar, 19. yüzyılın sonlarından modern biçimlerine gelene dek birçok kişi tarafından geliştirildi. Ancak 1885’te ilk pratik araba olarak nitelendirilen aracı yaratan Alman Karl Benz’in de hakkını teslim etmemiz gerek.

Karl Benz (açık renk takım elbiseli), 1893 yılında yapılmış, tek silindirli, 3 hp elektrikli ilk otomobillerinden biriyle ailesiyle birlikte bir gezideyken. (Fotoğraf Hulton Arşivi/Getty Images)

15. Uçak

1903 yılında Amerikalı Wright kardeşler tarafından icat edilen uçaklar, dünyadaki lokasyonları birbirine daha da yakınlaştırdı ve çok uzak mesafelere hızla seyahat etmemize olanak sağladı. Bu teknoloji, muazzam kültürel değiş tokuşlarla birlikte zihinleri genişletti ancak aynı zamanda çıkacak olan dünya savaşlarının erişimini kolaylaştırıp, bundan sonraki her savaşın şiddetini arttırdı.

16. Penisilin

1928’de İskoç bilim adamı Alexander Fleming tarafından keşfedilen bu ilaç, bulaşıcı bakteriyel hastalıkları tedavi etme olanağı sağladı. Antibiyotik çağını başlattı.

17. Roketler

İlk roketlerin icat edilmesi Antik Çin’e dayanır. Modern roketler ise insanlığa 20.yüzyılın katkısıdır. Roketler askeri olanakların gelişiminde ve insanoğlunun uzayı keşfinde önemli bir rol oynamıştır.

18. Nükleer Füzyon

Atomları bölerek muazzam miktarda enerji ortaya çıkaran bu süreç, nükleer reaktörlerin ve atom bombalarının yaratılmasına yol açtı. Bir dizi önde gelen (çoğunlukla Nobel ödüllü) 20. yüzyıl bilim adamları bu buluşu doruk noktasına taşıdı. Ancak nükleer füzyonun spesifik keşfi genellikle Lise Meitner ve Otto Frisch gibi Avusturyalılarla çalışan Otto Hahn ve Fritz Stassmann gibi Almanlara atfedilmiştir.

Avusturalyalı nükleer fizikçi Lise Meitner (1878- 1968) Alman kimyager Otto Hahn (1879- 1968)’ı 80. yaş gününde kutluyor. Gottingen, Almanya, 8 Mart 1959. İkili, nükleer füzyonun icadına imkân sağlayan radyoaktivite çalışmalarında 30 yıl beraber çalıştı.

(Fotoğraf Keystone/Hulton Arşivi/Getty Images)

19. Yarı İletkenler

Yarı iletkenlik sağlayan maddeler elektronik cihazların ve içinde bulunduğumuz modern Dijital Çağın temelini oluştururlar. Çoğunlukla silikondan yapılmış olan yarı-iletken cihazlar, bugünün önde gelen bilişim şirketlerine ev sahipliği yapan “Silikon Vadisi”ne adını vermiştir. Yarı iletken malzeme içeren ilk cihaz 1947’de Bell Laboratuvarı’nda Walter Brattain ve William Shockley’ye John Bardeen tarafından tanıtıldı.

20. Kişisel Bilgisayar

1970’lerde icat edilen kişisel bilgisayarlar insan becerilerini büyük ölçüde genişletti. Günümüzde elimizdeki akıllı telefonlar gittikçe güçlenip birer kişisel bilgisayara dönüşürken, en eski kişisel bilgisayarlardan biri olan Altair, 1974’te MITS tarafından posta siparişi veren bir bilgisayar seti aracılığıyla tanıtıldı. Bu sistemle Apple, Microsoft ve IBM gibi şirketler kişisel bilgisayarları yeniden tanımladılar. Günümüzdeki kişisel bilgisayar teknolojisi o dönemlerden beri yuvarlanarak gelen bir kartopunun etkisiyle yoluna çığ olarak devam etmektedir.

21. (BONUS) İnternet – Dünya çapındaki (Bu makaleyi bulmak için kullandığınız) bilgisayar ağı 1960’lardan beri gelişmeye devam ediyor. Önceleri ABD Savunma Bakanlığı ARPANET şeklinde askeri enformasyon ve bilgi işlem aktarımı amacıyla oluşan, bugün bildiğimiz haliyle İnternet; zamanla daha modern bir buluş haline gelmiştir. 1990’larda Tim Berners-Lee tarafından yaratılan World Wide Web (www) iletişim, ticaret, eğlence, siyaset ve aklınıza gelebilecek her şeyi dönüştürmüştür.

Editör / Yazar: O. Can CANİKLİ

Kaynak: https://bigthink.com/paul-ratner/top-20-greatest-inventions-of-all-time

Bilim

FDA Yiyeceklerimizde “Kalıcı Kimyasal“Keşfetti. İşte O Ürünler

Published

on

Sağlıklı beslenme kuralları önceden basitti, en azından teoride ; daha az islenmş gıdalar tüket, şekerden uzak dur ve dengeli beslen ancak bilim insanları bu öğretiyi zorlaştıran gizli bir tehdidi yavaşça ortaya çıkarıyor. Amerikan ılac ve Gıda Dairesi (FDA) ’nin yeni bir araştırması Orta Atlantik’te – et, deniz ürünü ve çikolatalı kek numuneleri dahil-satılan pekçok yiyecekte kanserle bağıntılı yapay kimyasalların bir sınıfının izini buldu. Söz konusu kimyasallar – Per- ve polyfluoroalkil maddeler (PFAS)¹  – 1940 ’larda, İmalatçı firmaların ısıya, yağa, boyaya ve suya dirençli olduğunu fark ettiği zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri ’nde ünlendi. Pek çok PFAS çeşidi imalat endüstrisinden yavaşça çıkmış olsa da onlar yiyecek paketleri, kilimler, deri, tekstil ürünleri ve zamksız tencere setlerinde hâlâ bulunuyor. Kanserle bağlantılarının yanısıra PFAS ’lar karaciğer hasarı ve gelişimsel sorunlarla da bağıntılı. PFAS ’lar nadiren doğa da yok olduğundan havada ve suda binlerce yıl kalır işte bu yüzden “Kalıcı Kimyasallar bknz: ’Forever Chemicals‘” adını almıştır.

FDA yiyecek numunelerinin bir sağlık tehdidi olmadığını söyledi. Kasım 2017 ’de yürütülen FDA soruşturması Daire ’nin Batı Virginia, Ohio, Virginia, Tennesse, Kentucky, Kuzey Carolinia, Washington, Dc, Maryland ve Delaware olarak belirttiği Orta Atlantik bölgesinde 16 tip PFAS ’ı test etti. Marketlerde 90 ’nın üzerinde örnek alındıktan sonra Daire, ananas ve tatlı patateslerde eser miktarda PFAS buldu. Ayrıca ette, deniz ürünlerinde, çikolatalı sütte ve çikolatalı kekte bu kalıcı kimyasallardan yüksek derece buldu. Hindi kıymasını, bifteği, hot dogları, kuzu şişleri, tavuk budunu, tatlı su çipurasını, morino balığını, karidesi ve yayın balığını da içeren tüm et ve deniz ürünü numuneleri Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından belirlenen uyarı düzeyini aştığını gösteriyor.

Uyarı düzeyleri yer altı ve içme suyunu kapsıyor ama yiyecekleri kapsamıyor. Çikolatalı kek en yüksek PFAS miktarını içermesine rağmen (trilyonda 17.640 parça) EPA tarafından henüz değerlendirilmemiş bir farklılık içeriyordu. FDA Business İnsider ’a numunesi alınmış besin ögelerinin insan sağlığına muhtemel bir tehdit olmadığını belirten araştırmanın genel bir değerlendirmesinin geniş bir kopyasını verdi. Ancak bu değerlendirme New Mexico ’daki Hava kuvvetleri Üssü ’ne yakın bir mandıradan alınan örneklerin 2018 ‘de korkutucu seviyede PFAS içeriğinin üstüne bastı. Çiftliğin yer altı suyu ve silajı (hayvanlara verilen yeşillik) PFAS ’la kirlendi ve ineklerin bileşiği tüketmesine neden oldu. FDA atığa sadece 30 gün maruz kalan bir ineği PFAS ’tan arındırmanın 1.5 yıl sürdüğünü tahmin ediyor. Mandıradan alınan süt numuneleri EPA’nın önerilen eşiğinden 35 kat daha fazla PFOS içeriyordu. FDA güvenlik değerlendirmesine istinaden örneklerin insan sağlığına tehdit teşkil ettiğini ve çiftlikteki tüm Sütun yok edildiğini söyledi. EPA Belirli Bir PFAS ’lar Hakkında Sağlık Önerileri Belirtti. Neredeyse 5000 çeşit PFAS bulunuyor ama EPA sadece iki çeşit için sağlık önerisi verdi: PFOA VE PFOS Gözlemci Çevre Çalışma Grubu’nda (EWG) kıdemli bilim insanı David Andrews bu kimyasalların PFAS’ların en dehşet verici çeşidini temsil ettiğini belirtti.

EPA trilyonda 70 parçayı aşan PFOA veya PFOS ’lu içme suyunu insan sağlığı riski olarak görüyor. Tavsiyeleri yasal bir düzenleme olmasa da devlet daireleri ve toplum sağlığı kurumlarına bir uyarı niteliği taşıyor. Toksik kimyasallara gelindiğinde EPA çoğu çevreci gruptan bir sağlık hükmü vermeden önce kayda değer miktarda bilimsel kanıt için bekleyerek daha ihtiyatlı davranıyor.
Andrews Business İnsider’a “PFAS’ların ne kadar güçlü olduğunu anlamamız onlarca çalışma gerektirdi. “dedi. “Tüm bu kimyasalların müthiş güvenli olduğu varsayımını terk etmek zorundayız. Bu kimyasallar endişe verici ve bunların maruziyetinden mümkün olduğunda uzağında durmalıyız “ Bilim İnsanları Hâlâ Besinlerimizdeki “Kalıcı Kimyasal “ların Kaynağını Bulmaya Çalışıyor. PFAS ’ların neden gıdalarımızda ortaya çıktığına dair birkaç teori mevcut ama bilim insanları hâlâ en yüksek ihtimalle sebebi bulmak için uğraşıyor. Bir olasılık yiyecek paketleme olabilir. Aralık 2018’de bir gözlem raporu WholeFoodsMarket’ta kağıt yiyecek kutularında ve bir sandviç paket kağıdı ürününde PFAS’ın izini buldu. Aynı yıl Washington mikrodalga mısır çantaları ve fastfood paketleri dahil yiyecek paketlerini PFAS’tan men eden ilk Amerikan eyaleti oldu. Birkaç ay süre sonra San FransiscoPFAS ’ları tek kullanımlık yiyecek kabından, kap-kacaktan, pecetelerden, tabaklardan, pipetlerden, tepsilerden, kavanoz kapaklarından menetti.

PFAS’ları içeren çözünebilen paketler toprağa karışınca kimyasallar eninde sonunda bitkilere daha sonra insanlara geçiyor. Andrewsbir diğer senaryonun ise New Mexico ’daki kirli süt örnekleri tarafından sergilediğini söyledi. 1970 ’lerde Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı eğitim talimlerinde ve acil durum müdahalelerinde PFAS içeren ateş söndürme köpüğü kullanmaya başladı. 2018’le birlikte Bakanlık en az 90 Hava Kuvvetleri, Ordu ve Deniz Filosu Üssü’nün EPA ’nın kabul edilebilir seviyesini aşan PFAS ’lı su barındırdığını rapor etti. Ayrıca EPA ;Colorado, Michigan, Pensilvanya, New York ve Kuzey Carolina’nın yerel su sistemlerinde detespit etti. Eğer bu kirli su tarlalara geçerse yiyeceğimizin zehirlenmesiyle sonuçlanabilir. Andrews“Bilim çevrelerinde genel kanının tüm insanların gıda vasıtasıyla PFAS ’a maruz kaldığı yönünde ama daha öğrenecek çok şey var. FDA soruşturması derinlere inmiyor. Cevaplardan ziyade daha çok soru doğuruyor” dedi .

Per- ve polyfluoroalkil maddeler¹ : (PFAS), PFOA, PFOS, GenX ve diğer birçok kimyasal maddeyi içeren bir grup insan yapımı kimyasaldır. PFAS, 1940’lardan bu yana Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere dünya çapında çeşitli endüstrilerde üretilip kullanılmaktadır. PFOA ve PFOS, bu kimyasalların en yoğun şekilde üretilen ve çalışılanları olmuştur. Her iki kimyasal da çevrede ve insan vücudunda çok kalıcıdır – yani parçalanmadıkları ve zaman içinde birikebilecekleri anlamına gelir. PFAS’a maruz kalmanın olumsuz insan sağlığı etkilerine yol açabileceğine dair kanıtlar vardır.

PFAS şuralarda bulunabilir:

  • PFAS içeren malzemelerle paketlenmiş, PFAS kullanılan ekipmanla islenmş veya PFAS ile kirlenmiş toprak veya suda yetişen yiyecekler.
  • Leke ve su itici kumaşlar, yapışmaz ürünler (örneğin, Teflon), cilalar, balmumları, boyalar, temizlik ürünleri ve yangın söndürme köpükleri dahil olmak üzere ticari ev ürünleri (hava limanları ve askeri üslerde yangın söndürme eğitimi verilen başlıca yeraltı suyu kirlenme kaynakları) ) meydana gelir.
  • PFAS kullanan üretim tesisleri veya endüstrileri (örneğin, krom kaplama, elektronik üretimi veya yağ geri kazanımı) içeren işyeri.
  • Tipik olarak lokalize edilmiş ve belirli bir tesisle ilişkili içme suyu (örneğin, üretici, depolama, atık su arıtma tesisi, itfaiyeci eğitim tesisi).

Çeviri: Ahmet Can AKYOL

Kaynak: https://www.sciencealert.com/the-fda-have-found-trace-amounts-of-a-toxic-chemical-called-pfas-in-foods

Continue Reading

Bilim

Bilim İnsanları, Salyangozdan İlham Alarak süper yapıştırıcı geliştirdiler

Published

on

Sümüksü ve kabuklu arkadaşlarımız olan mütevazı salyangozlardan biraz yardım alarak, bilim insanları insanoğlunu sadece damga büyüklüğünde bir yama ile tutabilecek kadar güçlü, yapışkan bir süper yapıştırıcı geliştirdiler. Bu yapıştırıcı geri dönüşümlü olup gerektiğinde açılıp kapatılabilir. Pennsylvania Üniversitesi ‘nden, Ulusal Bilimler Akademisi Bildirilerinde yer alan dergideki rapora göre bilim insanları tersinir (Tersinir kimyasal, fiziksel ve mekanik olarak geri dönüştürülebilir demektir.) bir yapışkan geliştirmek için yola çıktılar ve bu projede ilham almak için doğal dünyadan yararlandılar. Yumuşakçalardan¹ olan bilhassa salyangoz ve sümüklü böcek, ürettikleri gloop (yapışkan, yapış yapış olan) sümüğü sayesinde yüzeylere yapışabilir. Islak formda bu sıvı, hayvanın hareket etmesine ve yapışmasına izin verirken sert formda yumuşakça, kendisini uzun süre boyunca bir yüzeye bağlayabilir.

Böyle bir malzemenin avında olan, araştırma ekibinin bir üyesi, kısaca PHEMA olarak bilinen polihidroksi etil metakrilat (Hidroksil fonksiyonlu akrilik polimerlerin sentezinde kullanılan ester yapılı monomer.) denilen bir polisten hidrojene rastladı, bu da ıslak formda lastik, kuru formda sert bir yapıya sahip olup tersinirliği su ile kontrol edilir. PHEMA ile ilgili yapılan araştırmalara göre ıslak halde bir yüzeye uygulanırsa, kururken büzülmeye meyilli diğer yapışkan malzemelerin aksine küçük çatlak ve oyuklara yayılmaya devam eder.

Tıpta Bazı Faydalı Uygulamalarda Kullanılabilir

PHEMA ’nın bu özelliğe sahip olması ideal bir seçim olduğunun göstergesidir. Malzeme Bilimi, Kimya ve Biyomoleküler Mühendisliği Bölümü ‘nden Profesör Shu Yang yaptığı açıklamada, “Bu, duvara fırlattığınız ve yapıştırdığınız çocuk oyuncakları gibidir. Bunun nedeni ise çok yumuşak olmalarından kaynaklanır. Malzemeler kuruduğunda genellikle küçülürler. Yüzeyden büzülürse, artık mikro boşluklara uymak istemez ama PHEMA yapıştırıcımız uyumludur, kuru veya sert formda olsa da şekillerini sabit tutar. Araştırmacılar tersinir su ile aktifleşen bir yapışkan malzemenin bilimsel araştırma ve tıpta bazı faydalı uygulamalara sahip olabileceğini söylüyorlar. Bilim insanları da kimyasallar ve pH veya ışık ve ısı olup olmadığına dair ipuçlarına cevap vererek tersine çevrilebilecek diğer yapıştırıcıların peşinde.  Yumuşakçalar¹: Hayvanlar âleminin geniş bir sınıfıdır. Ahtapot, midye, salyangoz, sümüklü böcek bu sınıftandır.

Çeviri: Seval ÖZGÜR

Kaynak: https://www.iflscience.com/chemistry/slug-slime-inspires-a-reversible-superglue-that-can-stick-a-human-to-the-ceiling/

Continue Reading

Bilim

Kafataslarında Neden Bu Kadar Çok Kemik Var?

Published

on

Kafanda kaç tane kafatası kemiği var? Hayvan kafataslarını, kafatasının üst bölgesi ve alt çene olarak iki kemikten oluştuğunu tahmin edebilirsiniz. Ama kafatasları aslında beklediğinizden çok daha fazla kemiğe sahip karmaşık bir yapıdır. Bazı hayvanların küçükken kafataslarında fazlaca kemik bulunur ve bu kemikler canlı olgunlaştıkça, birbirine kaynayarak bütünleşmeye başlar. Bazı hayvanlar ise yetişkinlik döneminde olmasına rağmen kafatasında fazlaca kemiğe sahiptir. Peki, kafataslarında neden bu kadar çok kemik var ve en çok kemik hangi hayvanlarda bulunur? Ulusal Biyoteknoloji Bilgi Merkezi ‘ne (NCBI) göre insan kafatası kemikleri anatomisinde kafataslarında 8 kraniyal kemik (kafa kubbesini oluşturan kemik) ve 14 yüz kemikleri olarak toplam 22 kemik vardır.

Ohio Üniversitesi Laboratuvarı ‘ndaki araştırmacılar ve Witmer, dağıtılmayan bir timsah kafatasının fotoğrafını Twitter ’da paylaşarak şaşırtıcı bir kemik sayısı olduğunu söyledi. Timsah kafataslarında yaklaşık olarak 53 kemik bulunur. Memeli fetüsler, gelişimlerine göre kemik sayılarında farklılık göstermekte olup kafatasında yaklaşık olarak ortalama 43 kemik bulunur. Karada yaşayan omurgalıların ise çoğu 22 adet kemiği olan oldukça muhafazakâr bir kafatası morfolojisine sahiptir.

Oregon Devlet Üniversitesindeki Su Ürünleri ve Yaban Hayatı Anabilim Dalında balık profesörü olan BrianSidlauskas, en fazla kafatası kemiğinde 156 kemik bulunan soyu tükenmiş bir balık fosilinde bulunduğunu söyledi. Ohio Üniversitesi Biyomedikal Bilimler Bölümü ile paleontoloji profesörü LarryWitmer, omurgalı kafataslarındaki kemiklerin sayısı, birbirine nasıl bağlandıkları ve birbirleriyle kaynaşma şekli çeşitlilik göstermektedir. Bu çeşitlilik kafatasının hayvan tarafından nasıl vene kadar esnek kullanıldığını yansıtabildiğini söyledi.

kafatasının esnekliği – Kredi : Ohio Üniversitesi ‘nde Witmer Lab

Örneğin balıklar hareketli bir kafatasına sahiptir çünkü diğer pek çok omurgalıdan daha fazla kafatası kemiği ve daha az füzyonu vardır. Balıkların diğer hayvanlarla paylaştığı kafatası kemiklerine ek olarak solungaçlarını kaplayan dört tane kaynaşmış kemikleri de vardır. Hayvanlar milyonlarca yıl boyunca geliştikçe, bazı kafatası kemikleri büyümüş bazıları küçülmüş, bazıları kaynaşmış ve bazıları tamamen kaybolmuştur. Witmer”farklı gruplar arasında kemik sayısındaki bu değişkenlik zengin evrim dokusunu gösteren büyüleyici bir şeydir” dedi.

Editör / Yazar: Seval ÖZGÜR

Kaynak: https://www.livescience.com/65720-bones-in-animal-skulls.html

Continue Reading

Öne Çıkanlar