fbpx
Bizi Takip Edin

Bilim

Uzaylıya Benzemek İçin 100’ün Üzerinde Operasyon Geçirdi

Yayınlandı

üzerinde

Cinsiyetsiz bir uzaylıya benzeyebilmek için 100’ün üzerinde operasyon geçiren Amerikalı genç görenleri şaşkına çevirdi. 22 yaşındaki genç Amerikalı 110 plastik ameliyat için 55 bin dolar harcadı.
Bir insanın neden kendisini farklı birisine benzetmek istediği psikologlar tarafından hala araştırılıyor. Bu kişiler toplumdan kopmak mı istiyorlar, yoksa farklılaşmak mı? Ancak psikologların ortak tanısı bu insanların bazı psikiyatrik hastalıklardan muzdarip oldukları yönünde.

uzayliya-benzemek-icin-100un-uzerinde-operasyon-gecirdi1
Amerika’da 22 yaşındaki bir genç uzaylıya benzeyebilmek için tam 110 operasyon geçirdi. Gözlerini kaplayan siyah lensler takan genç adam, cinsel organını, meme başlarını ve göbek deliğini ortadan kaldırtmak için 160 bin dolar daha harcamayı düşünüyor. Böylece nihai hedefi olan aseksüel bir uzaylı olma hedefine tam anlamıyla ulaşabileceğini düşünüyor.
Vinny isimli genç Amerikalı yaptığı açıklamada, “Cinsiyetsiz bir varlık olmak istiyorum. İçeride nasıl hissediyorsam dışıma bunun yansımasını istiyorum. Yapmak istediğim genel görüntü bir uzaylı. Melez olmak istiyorum yani erkek ya da kadın olmak istemiyorum” diye konuştu.
Genç Amerikalı estetik operasyonlardan geçmeye başladığını çünkü görüntüsünden dolayı çocukluğu ve ergenliği süresince kendisini çok yalıtılmış hissettiğini söylüyor.
Vinny, “17 yaşımdan beri cinsiyetsiz olmak istiyorum. Mümkün olup olmadığını görebilmek için doktora gittim. İnsanların kadına dönmeye çalıştığımı düşünmelerini istemiyorum. Cinsel bir organım olmadan yaşayabilirim. Neden bir penise ya da vajinaya sahip olmalıyım” ifadelerinde bulundu.
Vinny cinsel organını niçin tamamen çıkarmaması ve orada hiçbir şey kalmayacak biçimde yaşamasının mümkün olmadığını anlamadığını ifade ediyor. Şu ana kadar iki riyoplasti, dudak ve yüz dolgusu, yanak ve baş kemikleri operasyonu da dahil olmak üzere ekstra karasal görünümün sağlanmasına yönelik 50 bin doların üstünde bakım ve estetik operasyon geçirdi.

uzayliya-benzemek-icin-100un-uzerinde-operasyon-gecirdi2
Biraz Marslılara benzediğini kaydeden Vinny, “Gerçekten büyük bir başa sahibim, kaşlarım yok ve bununla kendimi iyi hissediyorum” diyor.
Vinny, 35 tüm vücut ve yüz lazer tedavisi, 12 yanak dolgu malzemesi, 2 kaş filtresi, 15 dudak dolgu malzemesi, rastgele kırışıklıklar için 10 dolgu malzemesi, 5 botoks seansı, 5 burun operasyonu, 1 göz altı botoks, 5 yüz kabuğu, 20 cryo yüz donması operasyonu geçirdi.
Kaynak: https://www.ancient-code.com/a-22-year-old-undergoes-more-than-100-surgeries-to-become-an-asexual-alien/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

28 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Lens !

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Görme bozukluklarının düzeltilmesinde, göz renginin değiştirilmesinde, ya da kornea hastalıklarının tedavisinde kontakt lens kullanılmaktadır. 14 yaşındayken sol gözündeki rahatsızlıktan dolayı kontakt lens kullanan bir bayan, badminton maçı sırasında gözüne aldığı darbeden sonra lensini bir daha bulamadı.
Kaybolan bu lens, tam tamına 28 yıl sonra ortaya çıktı !
İskoçya’da yaşayan bayan, bir süre önce gözleriyle ilgili çeşitli rahatsızlıklar yaşamaya başladı. Tam 6 ay boyunca sol gözünde sulanma ve şişlik problemleriyle uğraşan kadın, sonunda doktora gitmeye karar verdi.

İskoçya’nın Dundee şehrindeki Oftalmoloji hastanesine giden kadın, yapılan kontrollerin ardından çıkan sonuçlara inanamadı. Kadının göz kapağında 6 milimetre çapında bir yuvarlak cisimle karşılaşan doktorlar, yapılan kontrollerin sonucunda bunun bir kontakt lens olduğunu anladılar. Yapılan operasyonun ardından 28 yıllık kontakt lens, kadının göz kapağından çıkarıldı.
Kaynak: https://www.livescience.com/63333-contact-lens-eyelid.html
Çeviren: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Bilim

Pirinç Tanesi Kadar Küçük Bir Denizatı Türü Keşfedildi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Sadece güneydoğu Japonya’da bulunan yepyeni bir cüce denizatı türü keşfedildi. Japonya’da kaydedilen birçok denizatı türü bulunuyor. Bu bölge biyolojik çeşitlilik bakımından üst seviyededir.
Bölgede bulunan türler daha önce güneyden orta doğu Japonya’ya kadar yerel tüplü dalgıçlar tarafından gözlemlendi.
Araştırmacılar yeni keşfedilen bu küçük denizatı türüne “Hippocampus Japapigu” yani latince adıyla “Japon Domuzu” ismini verdi. İsim ilk defa hayvanı gören ve minik bir bebek domuza benzediğini söyleyen dalgıçlardan geliyor. Bu cüce denizatı yaklaşık olarak 15 milimetre uzunluğa sahip, yani bir pirinç tanesi büyüklüğünde. Mevcut şekli ve renkli yapısı bu denizatlarını minik bir deniz yosunu gibi gizleyerek, gözlerden koruyor.
Bu denizatları, minicik boyutlarına rağmen çok güzel renklere sahip. Texas A & M Üniversitesi’nden National Geographic’tede araştırmacı olarak görev yapan Kevin Conway, Hippocampus Japapigu’nun çok özel olduğunu vurguluyor. Hippocampus Japapigu, araştırmacılar tarafından Tokyo’nun 287 kilometre güneyinde deniz yaşamını araştırmaları esnasında tespit edildi. Bu denizatları yumuşak mercan ve yosun resiflerinde 5 ile 22 metre derinlikte bulunuyor. Cüce denizatlarının sırtında kanat benzeri yapılar bulunuyor. Bu türlerin çoğunda kanatlar çift olarak bulunurken, bu yeni türde sadece bir kanat yer alıyor.
Araştırmacılar bu yeni türün kafa, gövde ve kuyruğunun üzerinde göze çarpacak şekilde beyaz ve kahverengi örgü desenleri bulunduğunu ve bunun ayırt edici olduğunu ifade ediyor. Bu tür hakkında hemen hiçbir şey bilinmiyor. Bilinen tek şey oldukça aktif ve hareketli oldukları ve planktonları yedikleri. Bu tür Japonya’da kaydedilen cüce denizatlarının beşincisi ve bilim insanları başka denizatı türlerinin de keşfedileceğini düşünüyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/researchers-have-discovered-a-colourful-seahorse-the-size-of-a-grain-of-rice

Devamını Oku

Arkeoloji

Eski İnkalar İleri Kranial Cerrahi Tekniklerine Sahipti

Yayınlandı

üzerinde

Eski İnkaların uzmanların kabul ettiğinden daha gelişmiş tekniklere sahip olduğu gün geçtikçe ortaya çıkıyor. Yeni yürütülen bir çalışmada antik İnka’ların kafa cerrahisinde oldukça ileri olduğunu ortaya koydu.
Eski dönemlerde uygarlıkların gelişmişlik düzeyleriyle ilgili birçok tartışma bulunuyor. Kolomb’un Amerika’yı keşfinden önce bazı uygarlıkların oldukça gelişmiş olduğu bilim insanları tarafından dile getiriliyordu.
Birçok Aztek ve Maya kentinin Amerika’nın keşfedildiği dönemdeki Avrupa merkezleri kadar ilerlediği düşünülüyor. Şimdi yeni elde edilen bulgularda İnkalarınkraniyal ameliyatlar yapabildiği keşfedildi. Dünya Nöroşirürji dergisinde yayınlanan bir çalışmada, İnkaların kazıma, ensizyon ve perforasyon gibi teknikleri başarıyla uyguladığı ortaya çıktı. Trepanasyon adı verilen teknik, binlerce yıldır kafa travması, baş ağrısı, epileptik nöbetler ve akıl hastalığı vakalarını tedavi etmek için dünyanın çeşitli halkları tarafından kullanılmıştır. Trepanasyon, kafatasına bir deliğin açıldığı tıbbi bir prosedür olarak tanımlanır. Trepanasyon antik çağlardan beri uygulanmaktadır ve migren, nöbetler, travma, akıl hastalıkları ve hatta şeytanın kişiyi ele geçirdiği düşünülen vakalarda kullanılmıştır. Yeni araştırma İnkaların bu alanda diğer tüm medeniyetlerden daha ileri bir düzeyde olduğunu ortaya çıkardı. İnkalar nasıl olduğu bilinmeyen bir biçimde anatomi konusunda uzmandılar. Çalışma İnkaların M.Ö. 400’lü yıllarda ameliyat ettiği 800’ün üzerinde kafatasının değerlendirilmesine dayanmaktadır.
Bu kafa tasları 1500’lü yıllarda Peru’da bulundu. Araştırmacılara göre, İnka İmparatorluğu’ndaki bu ameliyatlarda ölüm oranı% 17 ile% 25 arasında değişiyordu. Karşılaştırma yapmak gerekirse, yüzyıllar sonra Kuzey Amerika İç Savaşı sırasında, kranial operasyonlardaki ölüm oranlarının % 46 ile 56 arasında olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Bilim adamları İnkaların başarısının nedenini bilmiyorlar ama hijyenin belirleyici bir faktör olabileceğini öne sürüyorlar.
Kaynak: https://www.ancient-code.com/the-ancient-inca-possessed-advanced-cranial-surgery-techniques-thousands-of-years-ago/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar