fbpx
Bizi Takip Edin

Yaşam

Uzmanlar Seks Robotlarının Artışının Tehlikeli Olabileceği Konusunda Uyardı

Yayınlandı

üzerinde

Seks robotları çağına ulaştık. Birkaç bin dolara, hiper-gerçekçi, her istediğinizi yerine getirmek için tasarlanmış, tamamen kişiye özel, bulaşık makinesinde yıkanabilir, yapay zeka bir seks robotuna sahip olabilirsiniz. Ancak bu büyüyen trend, bilimin olumlu bir uygulaması mı, seks bebeğinin kaçınılmaz evrimi mi yoksa teknolojinin karanlık bir yolsuzluğu mu? BMJ Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı alanından bir editör, gelecekteki seks robot endüstrisinin sağlık üzerindeki etkilerine ve sosyal etkilerine bir göz gezdirmiştir.  Yazarlar, robotların kullanıcılar için sağlıklı sonuçlar sağladığını veya herhangi potansiyel sosyal faydasının aşırı derecede düşük olduğunu gösteren bir kanıtın olmadığını tartışıyorlar. Ayrıca, seks robotlarının savunmasız insanlar için hayatı daha güvenli hale getirmediğine ve aslında daha tehlikeli hale getirebilecek potansiyelleri olduğuna inanıyorlar.

Seks robotlarının iyimser savunucuları ise, seks ticaretinden ve seks ticaretinin sömürücü yönlerinden özgür bir dünya yaratmaya yardımcı olabileceğini iddia ediyorlar. Rapor, “kullanımdan sonra, insan sıvısından temizlenen ve bakteriye dayanıklı liflerden yapılmış robotik kadınlar” ile doldurulmuş kırmızı ışıklı semtlerle kurumsal bir gelecek resmi çiziyor. Bazıları bu vizyonun şiddet riskini azaltabileceğini ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların yayılmasını azaltabileceğini iddia ediyor.  Seks robotlarının seks ticaretini daha güvenli hale getirmeye yardımcı olabileceğini gösteren veriler söz konusu değil. Bazıları, pedofililer ve seks suçluları için “güvenli nokta” olabileceğini iddia edecek kadar ileri gitmektedir. Bir kaç şirket, bireylere “karanlık arzuları yeniden yönlendirmek” için tasarlanmış, özelleştirilebilir çocuk benzeri bir seks robotu sunmaktadır.

Yasalar belirsiz, ancak Birleşik Krallık’ta ve ABD’de bu tür robotlara sahip olmak teknik olarak yasa dışı değildir. Birçok seks robotu kullanıcısı gerçekliği fanteziden ayırabilir, ancak rapor, bu ürünlerin doğru ve yanlış, gerçek ve kurgu arasındaki çizgiyi kolayca bulanıklaştırabileceğini söylüyor. Raporda, cihazların cinsel sapkınlığı normalleştirebileceği, arzuları arttıracağı, kadınların nesnelleştirilmesine (veya çocukların) daha fazla katkıda bulunabileceği ve hatta savunmasız insanları kontrol etmeye teşvik edebileceği iddiaları yer alıyor.  Bir kez daha, çocuk benzeri seks robotlarının pedofili veya bir sapkınlık olarak görülen herhangi bir cinsel davranış için “tedavi” veya “güvenli nokta” olarak kullanılması gerektiğini gösteren net bir delil yok. Benzer şekilde, yazarlar, en azından daha fazla kanıt ortaya çıkana kadar araştırmacıların robotları bilimsel, sosyolojik veya kriminolojik çalışmalarda kullanmaktan kaçınmaları gerektiğine inanıyorlar. Bu tartışmanın yalnızca bir tarafı. Raporda da belirtildiği gibi bu konuyla ilgili henüz çok az veri ve kanıt var ve herhangi bir sonuca ulaşılmadan önce çok daha fazla araştırma yapmak gerekli. Kaynak: http://www.iflscience.com/technology/experst-warn-the-rise-of-sex-robots-could-be-dangerous-heres-why/all/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

İsviçre Buzullarında Meydana Gelen Bir Erime 72 Yıl Önce Düşmüş Olan Uçağın Kalıntılarını Ortaya Çıkardı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

2. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra İsviçre Alplerine çakılan, ancak kalıntıları bulunamayan uçak 72 yıl sonra buzulların erimesi sonucunda ortaya çıktı. Tüm dünyada küresel ısınma tesirini gösteriyor. İsviçre, İsveç gibi ülkelerin dağlarında ciddi erimeler yaşanıyor. Bu erimelerden birisi 72 yıl önce düşmüş olan uçağın kalıntılarını ortaya çıkardı. Uçak Dakota türü olarak bilinen Amerikan C-53 Skytrooper modeliydi ve 18 Kasım 1946 tarihinde Tulin Avusturya’dan, İtalya Pisa’ya gidiyordu. Ağır bir kar fırtınasına yakalanan pilotlar Münih üzerinden başka bir rota bulmaya çalıştı.

Ancak mürettebat güzergahı kaçırdı ve kayboldu. Saatte yaklaşık olarak 280 kilometrelik bir hızla BerneseAlpleri’ndeki Gauli Buzuluna iniş gerçekleştirdi. Şaşırtıcı biçimde uçağın içerisinde bulunan 8 yolcu ve 4 mürettebattın tümü hayatta kaldı. Uçağın düşmesinden 5 gün sonra yolcular ve mürettebat kurtarıldı. Ancak uçağın izi kaybedildi. Uçağa ait bir pervane 2012 senesinde bulundu. Ancak diğer parçalara yine ulaşılamadı. Şimdi İsviçre Alplerinde yaşanan olağanüstü sıcaklıklar sebebiyle buzullarda çözülme meydana geliyor. Bu ısınma sonucu çözülen buzullar uçağın enkazını ortaya çıkardı.

Hatta uçağın içerisinde bulunan kişisel eşyalara dahi ulaşıldı. Elde edilen bilgilere göre uçak Berglistock dağının güney kanadına çarptı ve Gribdelwald kayak merkezinden yaklaşık olarak 10 kilometre uzaklıkta 3 bin 500 metre yükseklikte buzulların altında kaldı. Uçak ilk düştüğü zaman Fransız Alpleri’nde olduğu sanılıyordu. Enkazın tam yerini tespit etmek 3 gün sürdü. Uçağı bulabilmek için yaklaşık olarak 150 kurtarma görevlisi çalıştı. Uçağın yeri tespit edildikten sonra hayatta kalanlar için 2 uçak bulundukları yere malzeme bıraktı. Gazetelerde çıkan haberler enkazın büyük bir halk masalı olduğunu söylüyor. Sadece Dakota için bölgeye giden birçok ziyaretçi bulunuyor. İklim değişimi buzulların çözülmesiyle birlikte geçmişten kalan birçok kayıp kalıntıyı ortaya çıkarıyor.
Kaynak: https://www.iflscience.com/environment/a-melting-swiss-glacier-has-revealed-a-plane-lost-for-72-years/

Devamını Oku

Yaşam

Dünya Üzerindeki En Yaşanabilir Kent Hangisi?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Dünya üzerindeki en yaşanabilir şehir sıralamasında Melbourne uzun süredir birinci sırada yer alıyordu. Yedi yıl sonra Melbourne bu unvanını kaybetti. Yeni verilerde dünya üzerindeki en yaşanabilir şehir Viyana olarak gösteriliyor. Yaşanabilir şehir sıralaması The Economist IntelligenceUnit’in Küresel Yaşanabilirlik Endeksine dayanmaktadır. Bu çalışmada dünyanın dört bir yanındaki en iyi ve en kötü yaşam koşullarına dair değerlendirmeler bulunmaktadır.

Aslında bu endeks şirketlere şehre yeni yerleşen çalışanlarına ne kadar ödeme yapacaklarını ve ne kadar zorluk ödeneği verileceğini kararlaştırmak için yapılıyor. The Economist IntelligenceUnit, birinci sırada gösterdiği Melbourne, Viyana gibi şehirler de dahil olmak üzere yaşam kalitesi yüksek olan şehirlerde şirketlerin çalışanlarına ek ödenek vermesinin gerekmediğini söylemiş oluyor. Endeks Port Moresby, Tripoli ve Karachi gibi sıralamanın altındaki şehirler için yüzde 20’lik bir ödenek tavsiye ediyor. Tüm yoksulluğa rağmen, küresel yaşanabilirlik endeksi vatandaşlara değil, şehre dışarıdan gelip yerleşenlere odaklı. Endeks verileri şehirde yaşayan ortalama insanın ihtiyacı olan konut satın alınabilirliği, toplu taşıma, eğitime erişim, bisiklet yolu, yürüyüş yolu gibi verileri içermiyor.

Endeks ölçüleri, beş ayrı kategori altında 30 göstergeyle oluşturuluyor. Bunlar; istikrar (güvenlik), kültür, sağlık, eğitim, altyapı, çevre gibi alanları içeriyor. Göstergelerden 26 tanesi uzman ülke analistlerinin yargısı ve her kentte bulunan bir alan muhabirine dayanıyor. Bu kimsenin bilmediği eleştirmenler bir şehrin performansını; hoşgörülü, kabul edilebilir, istenmeyen, rahatsız edici ya da kabul edilemez olarak değerlendiriyor.
The Economist’in Küresel Yaşanabilirlik Endeksi, şehirleri karşılaştırmak için opak yöntemlerle çoğunlukla öznel bir derecelendirmedir. Ancak medyanın ve birçok kurumun ciddi olarak ilgisini çekmeyi başarmış olan bu liste, en yaşanabilir şehirleri belirlemeye devam ediyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/which-is-the-world-s-most-liveable-city-the-answer-is-not-that-simple

Devamını Oku

Yaşam

2018 – 2022 Arası En Sıcak Yıllar Olacak

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yazın başlaması ile birlikte Dünya’nın birçok yerinde sıcaklıklar yüksek seviyelere ulaştı. Hava uzmanları, bu yılın şimdiye kadar yaşanan en sıcak yıl olduğunu söyledi. Ancak bu unvan çok kısa bir süre için 2018’de kalacak… Nature Communications dergisindeki araştırmacılar 2018’in, toplam 5 yıl sürecek olan sıcak hava dalgasının ilk bölümü olduğunu söyledi.
Araştırmacalar bu bulguya ulaşırken iklim modelleri, deneyler ve istatistiklerden yararlandı. Yapılan iklim modellerinde, küresel ısınmanın artışı ilk etken olarak incelendi. CO2 emisyonları, aerosoller ve volkanik patlamalar önümüzdeki 5 yıl boyunca, kademeli olarak sıcaklığı arttıracak. Utrecht Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Sybren Driftwood ”Son yıllarda sıcak hava dalgasının dünya genelinde arttığını gözlemledik.
Okyanus sıcaklığının ve küresel sıcaklık ortalamasının özellikle bu yıl artması, araştırmamızın başlamasına sebep oldu. İklim modellerini çıkartırken son 10 yıldaki sıcaklık ortalamalarını göz önüne alıyoruz. ‘ Son 10 yılda sıcaklık nasıldı ? Önümüzdeki 10 yılda sıcaklık nasıl olacak ? ‘ sorularını araştırmamızın temeli olarak belirledik.” dedi. Araştırmada görevli olan bir başka isim Florian Sévellec ”İklim modellerini çıkarmak biraz uzun sürdü.
Çünkü bir modeli, bütün durumları hesaba katarak tekrar tekrar denetliyoruz. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen modeller, bazı önlemler almamız için bize yardım ediyor. Elde ettiğimiz modeller, bizi oldukça sıcak yılların beklediğini gösteriyor” dedi. Araştırma raporunun sonunda; sıcaklık dalgalarının yıllar geçtikçe artacağı bu yüzden küresel ısınmayı arttırabilecek faaliyetlerin azaltılması gerekirse sonlandırılması gerektiği bildirildi.
Kaynak: https://www.scientias.nl/uitzonderlijke-hitte-houdt-tot-2022-aan/
Çeviren: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Öne Çıkanlar