fbpx
Bizi Takip Edin

Teknoloji

Video Oyunları Empatiyi Geliştiriyor ve Farklı Bakış Açıları Kazandırıyor

Yayınlandı

üzerinde

Wisconsin-Madison Üniversitesindeki bir grup araştırmacı, video oyunlarının ortaokul çağındaki çocukların beyinlerine olan etkisini inceledi. Bazı video oyunlarının çocuklarda empatiyi geliştirdiğini, çocuklara olaylara farklı bakış açıları kazandırdığı tespit edildi. İlk olarak rastgele iki ortaokul seçildi.
Ortaokullardan birine empatiyi geliştirmek için tasarlanmış “Crystals of Kaydor” oyunu; diğer ortaokul öğrencilerine ise “Bastion” adında oyun oynatıldı. Crystals of Kaydor oyununu oynayan çocuklar, uzak gezegenlerdeki uzaylılarla etkileşime girdiler ve birçok duyguyu öğrendiler. Araştırmacılar, oyun esnasında karşılaşılan duruma göre çocukların tepki verdiğini, sonuçların bekledikleri gibi olduğunu söyledi.
Bastion oyununda ise köylerini kurtarmaya çalışan bir grup insanın kurtarma görevi için aletler inşa etmesi gerekiyordu. Oyunu oynayan çocuklar, farklı malzemeleri kullanarak yaratıcı kurtarma aletleri geliştirdi. UW-Madison’da psikoloji ve psikiyatri profesörü olan Richard Davidson ”Bu deney sonucu bazı oyunların çocuklar inanılmaz olumlu etkilediğini öğrendik. Oyun endüstrisinin üreteceği yeni oyunlar, beyni gereksiz yere yormamalı tam tersine beyne işlevsellik kazandırmalı.
Bir grup empati yeteneğini geliştirdi. Diğer grup ise farklı malzemelerden farklı aletler yaptı. Bu yaşta olan çocukların erkenden empati yeteneği kazanması, gelecekte daha huzurlu bir yaşam alanı sunabilir.” dedi.
Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2018/08/180809175051.htm
Çeviren: Kuzey KILIÇ

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Yapay zeka ve robotikte yeni projeler geliyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Savunma Sanayii Başkanlığının SAGA çağrılarına yapay zeka ve robotik teknolojilerin geliştirilmesi konularında toplam 117 proje teklifi ve 14 fikir önerisi geldi. Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) Savunma Sanayii Ar-Ge Geniş Alan Çağrısı’na (SAGA) yapay zeka ve robotik teknolojilerin geliştirilmesi konularında toplam 117 proje teklifi ve 14 fikir önerisi başvurusu yapıldı.
SSB’den edinilen bilgiye göre, Başkanlığın Ar-Ge Paneli kararları kapsamında, yapay zeka ve robotik alanında faaliyet gösteren firma, kurum ve kuruluşlardan, belirlenen teknoloji alanlarındaki teknik ve taktik ihtiyaçların karşılanabilmesi amacıyla son ürün teslimatı içermeyen, analiz veya masaüstü ölçekli prototiplerde doğrulanan teknik gösterimler içeren proje teklifleri alındı. SSB Yapay Zeka Teknolojileri Geliştirilmesi SAGA Çağrısı’na yönelik firma, kurum, kuruluş ve ilgili vatandaşlar, akıllı karar destek, siber güvenlik ve sınır güvenliği konuları başta olmak üzere 66 proje teklifi ve 6 fikir önerisi yaptı.
Robotik Teknolojileri Geliştirilmesi SAGA Çağrısı ile de insansı/eklemli robotlar, robotik sistemler ve insansız hava, kara, deniz platformları başta olmak üzere 51 adet proje teklifi ve 8 adet fikir önerisi alındı. Böylece söz konusu alanlarda SAGA çağrılarına toplam 117 proje teklifiyle 14 fikir önerisi başvurusu yapıldı.
SAGA çağrıları

SAGA çağrılarıyla ihtiyaç duyulan yeni teknolojilere daha hızlı erişim sağlanması hedeflenirken üniversitelerdeki akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinin belirlenen alanlardaki teknolojilere yönlendirilmesi öngörülüyor. Aynı konuda çeşitli teknoloji alan ve kollarıyla birden fazla proje yapılmasına imkan sağlanması amaçlanan SAGA çağrıları kapsamındaki projelerle basit prototipler, teorik sonuçlar, bazı deneysel sonuçlarla ispatlanmış çalışmalar gibi proje sonuçlarının ortaya çıkması bekleniyor. SAGA çağrıları değerlendirme çalışmaları devam ediyor.
Kaynak: AA

Devamını Oku

Teknoloji

Otomasyon – İşsizlik – Hizmet

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İlk olarak uzay yarışında başlayan teknolojik devrim, Silikon Vadisi’nin kurulması ile devam etti. Asya ülkelerinin de kendi bölgelerinde yapmaya çalıştığı ‘’20. Yüzyıl Mutsihito Devrimi’’ küresel rekabetin habercisiydi. Bu rekabet beraberinde otomasyonu; otomasyonda bereberinde işsizlği getirdi. Yazımda bu iki unsuru ve insanlara sunulan hizmet kalitesini inceledim.

İnsan gücünü zorlayan ağır, maliyetli ürünler ve bilim insanlarına kısıtlı sonuçlar veren ilkel laboratuvarlar, araştırmacıları bu soruna çözüm bulma yoluna itti. 21. yüzyılın başlamasıyla iş hayatında, fabrikalarda, sosyal ağlarda neredeyse her yerde teknolojik aletlerin arttığını gördük. Eskiden 50 işçi ile günde 20 adet ayakkabı üretebilen fabrikalar, günümüzde bu sayıya birkaç teknolojik müdahale sayesinde 1-2 saatte ulaşabiliyor. 24 saat açık olan bankamatikler, istasyonlarda bulunan ve günün her saatinde bireye yiyecek-içecek sağlayan otomatlar, sağlık alanında ameliyat standartlarını yükselten tıbbi cihazlar, fabrikalarda tonlarca yükü taşıyabilen robotik aletler ve ulaşım da gerektiğinde yol bilgisi veren navigasyon cihazları insan yaşamını kolaylaştıran, toplumun refahını arttıran otomasyon ürünleri. Bu aletlerin ve daha fazlasının hayatımızı kolaylaştırdığı hatta bazı durumlarda kurtardığı apaçık görülüyor. Ancak bu cihazlar nüfusun belli bir kesimi için işsizlik anlamına da geliyor…
Çağımızda son yıllarda çığ gibi artan işsizlik problemi birçok aileyi etkilemiş durumda. Uluslarası Robot Federasyonu, 2000 – 2012 yılları arasında fabrikalardaki robotik aletlerin sayısının %68 arttığını açıkladı. Robot sayılarının oranındaki artış, işçi sayısını aynı oranda düşürdü. Dünya nüfusunun hızla artışı karşısında daha fazla ürün çıkarmak fabrikaların ilk önceliği olmuştu. Bu öncelik, araştırmacıları insan gücünden daha hızlı üretim yapan robotlara yönlendirdi. Burada bahsettiğimiz robot, Iron Man tarzı bir şey değil; bu robotlar bazen sinek kadar küçük ( Rolls Royce’un uçak tamircileri ) bazen de bir fil kadar büyük ( akıllı ev ). Robotlarla karşılaştırıldığında üretim gücü sınırlı olan işçi sınıfı, zar zor buldukları işlerini de kaybetti. Günümüzde çoğu üniversite mezunun da işsiz kaldığını ve hızla artan dünya nüfusunu da göz önüne alırsak yakın gelecekte birçok aile maalesef yoksullukla mücadele edecek. Bütün bu olumsuzluğa rağmen, robotik cihazların hizmet kalitesine etkilerine biraz yakından bakalım.
Ünlü fast food markaları, 3-4 dakikada hazırlanan burgerlerine daha fazla teknolojik müdahale de bulunmayı düşünüyor. Müşterilerin önüne gelecek olan dokunmatik cihazda, müşterinin dilediği hamburgeri oluşturması için seçenekler olacak. Örneğin siz çıtır soğanlı, ketçaplı, çift köfteli bir hamburger istiyorsunuz, bu seçenekleri cihazda onaylatarak siparişinizi verebileceksiniz. Siparişi alan işletim sistemi, yapım aşamasında ilk olarak ekmekleri silindire diziyor ardından müşteriye özel burgeri hazırlıyor. Ödeme aşamasında ise dokunmatik cihazın yan tarafında kredi karti veya nakit ödeme için bir bölme bulunacak. Bu bölmeden ödeme gerçekleştirilecek.Bu teknolojini birkaç yıl içerisinde markalar tarafından kullanılması bekleniyor. Kasiyerlerin ve burgeri yapan işçilerin durumu ise bu olaydan olumsuz etkilenecek ancak burgerin daha hızlı ve hatasız yapılması müşteri memnuniyetini olumlu etkileyecek. Bu tarz projeler birçok şirketin planlarında yer alıyor. Geçtiğimiz hafta haberini yaptığımız Rolls Royce’un uçak tamircileri bir başka örnek olarak verilebilir. Bu minik robotlar motorların içerisine bırakılacak ve sorunu kısa bir sürede giderecek.
Teknolojinin gelişmesi şüphesiz toplum refahını arttıracaktır ancak bu gelişim birçok alanda işsizliği de beraberinde getirecek. Bizim yapmamız gereken; bu teknolojileri üretebilmek için çalışma alanları oluşturmak, bilim ve teknoloji hakkında araştırma yapmak, geleceğin mesleklerini kendi elimizle yaratmak…
Yazan: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Teknoloji

Ya en iyisi ya da en kötüsü

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yapay zekanın günümüzde geldiği nokta akıl almaz boyutlara ulaştı. Hayatımızın her alanında işimizi gören yapay zeka, birçok bilim insanının olumlu-olumsuz eleştirisini aldı. İnsanoğlunun Facebook, Google gibi ağlarda her gün yararlandığı yapay zekayı biraz tarihsel biraz da bilimsel olarak inceledim. Sözlük anlamı olarak yapay zeka, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti olarak tanımlanmaktadır. Ünlü matematikçi Alan Turing’in ”Makineler düşünür mü ?” sorusuyla yapay zeka çalışmaları II. Dünya Savaşı sırasında başlamıştır. Savaş sırasında şifrelerin çözülmesinde, bilgisayar ve silah teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanılan teknikler, teknolojinin gelişmesini hızlandırmış ve modern dünyanın temellerinin atılmasını sağlamıştır. 
Alan Turing
ABD’de San Francisco’nun San Jose vadisinde yani daha popüler olan adıyla Silikon Vadisi’nde, ileride insan hayatını tamamen değiştirecek olan teknolojik çalışmaların temelleri atıldı. Bu temeller ABD’nin uzay yarışını önde bitirme isteği sebebiyle atıldı. Roketler ve çeşitli ekipmanlar yapmak için üretilen nanoçipler, uzay programlarında kullanıldıktan sonra birçok teknolojik aletin temel taşı oldu.  20. yüzyılın sonlarında vadide başlayan teknolojik evrim, yapay zekanın ileride geçireceği evrimi adeta haberdar ediyordu. 21. yüzyıla girdiğimizde ise Facebook, Google, Apple, Yahoo, Whatsapp gibi birçok kuruluş yapay zeka sayesinde popüler hale geldi. Sermayesi fazla olan insanların bilime olan merakı, yapay zekayı daha fazla geliştirmek istemeleri ve daha fazla gelir elde etme düşüncesi yapay zeka çalışmalarını dünyanın her yerinde yaygınlaştırdı. Peki yapay zekayı geliştirme çalışmaları ileride insanoğlu için tehlike yaratabilir mi ?  Yapay zeka çalışmalarını destekleyen birçok bilim insanına karşı çalışmaların durdurulmasını savunan kişiler de var. Bu insanlar, yapay zekanın ileride kontrolden çıkıp insanoğluna karşı savaş açması ve durdurulamaz olması ihtimalini gerekçe gösteriyor. Bazı insanlar ise devletlerin yapay zekayı kitle imha silahlarında kullanarak büyük katliamlara yol açabileceğinden endişeleniyor. Tesla ve Space X ile adından oldukça söz ettiren Elon Musk; Çin, Rusya ve Kuzey Kore gibi gelişmiş teknolojiye sahip ülkelerin yapay zeka ile 3. Dünya Savaşı’nı çıkarabileceğini söylemişti.
İnsanoğlunun doyumsuzluğu ve bencilliğini göz önüne alırsak yapay zeka dünyaya çok büyük zarar verebilir ancak yapay zekanın şimdiye kadar birçok alanda hayatımızı kolaylaştırdığını da unutmamakta fayda var.
“Yapay zekâlar insanlığın başına gelen ya en iyi şey ya da en kötü şey olacaklar.”
Prof. Dr. Stephen Hawking
Yazan: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Öne Çıkanlar