Bizi Takip Edin

Evrim

Vücudumuzda Evrimin İzleri

Yayınlandı

üzerinde

İnsan bugünkü şeklini evrimle almıştır yani evrimin bir ürünüdür. İnsan vücudunda da evrimin sonuçları olarak pek çok yapı vardır. Bunlardan bazılarını bu yazının devamında bulacaksınız.
1. Üçüncü Göz Kapağı
Bütün insanların gözlerinin kenarında Plica semilunaris isimli üçüncü göz kapağı kalıntısı bulunmaktadır. Kuşlar,sürüngenler ve balıklarda sıkça memelilerde ise nadiren rastlanılan saydam ya da yarı saydam bu üçüncü göz kapağının asıl görevi; gözü koruma ya da nemlendirmedir. Bu göz kapağının işlevi insanlarda ve dahil olduğu primatlar grubunun üyelerinin büyük çoğunluğunda evrim sürecinde körelmiştir.insanda-korelmis-10-organ-jacobsen-organ-bilinmeyen-1459607
2. Darwin Noktası ve Kulak Kasları
İnsanların yüzde onluk kesimi kulaklarını çok kısıtlı hareketlerle de olsa oynatabilmektedir. Bu kulak oynatabilme hareketi evrimle işlevini kaybetmiş olan kulak kaslarından dolayıdır. Bu kulak kasları ya da Darwin Noktası bir çok hayvanın hala sahip olduğu bir özelliktir ve işlevi sese odaklanma ve ses kaynağını bulmaktır.korelmis_organ_2
3. Ters Dönmüş Göz Sinirleri
İnsan gözünün diğer omurgalı hayvanlarla ortak olan bir garipliği vardır. Omurgalılarda sinirler doğrudan arkaya gitmek yerine öncelikle ön taraftan geçer. Bunun bir sebebi gelen ışığa bir miktar engel olabilmektir. Aynı zamanda sinirlerin beyne gitmek için toplandığı noktada hiç fotoreseptör bulunmaz ve bu noktaya kör nokta denir. Omurgasız göz örneklerinde ise böyle bir şey görmek mümkün değildir.insangözü
4. Psödogenler
İnsanlarda aktif olan tüm genlere baktığımız zaman toplam genlerin yüzde beşi kadar olduğunu görmekteyiz. Bu durumda genlerimizin çoğu işlevsiz demektir. Bu işlevsiz genlere psödo ve ya sahte genler denmektedir. Başka primatlarda da insanlarla ortak olarak işlevsiz genler bulunmaktadır. Bu da insanlarla primatların ortak bir atadan geldiğini gösteren bir özelliktir.gulop
5. Süt Çizgisi, Polimasti ve Politeli
Polimasti: çoğul meme, politeli ise: çok meme başlılık anlamına gelmektedir. Bu durum atalarımızdan bize miras kalan en ilginç özellklerdendir ve daha çok erkeklerde görülmektedir. Ama bazı dişilerde de fazladan süt bezileri görüldüğü olmuştur. Bu durum süper polimasti olarak adlandırılmaktadır. Diğer memelilerde de bu durumun görülmesi atalarımızdan bizlere geçtiğinin bir göstergesidir.1326-6961-1-SP
6. Rekürren Siniri
Rekürren larengeal siniri beyinden ses tellerine uzanan ve ses tellerinin kaslarını kontrol etmekle görevlidir. Bu sinirler doğrudan ses tellerine gitmek yerine önce kalbimizden çıkan aort damarının altından dolaşmaktadır. Bazı balık benzeri atalarımızın bizim ses tellerimizle kökendeş organları olan solungaçları vardır. Bu yüzden ses tellerinin önce aort damarının altına uğramasının onlardan miras kaldığı düşünülüyor.wedel-rln-fig1-revised-2
7. Sperm Kanalı
Sperm kanalları testislerden çıktıktan sonra mesanenin arkasından dolanarak uzun bir yol izlemektedir. Atalarımızın testisleri evrimle zaman içinde aşağı inerken,mesanenin ön tarafından indikleri için böyle bir çaprazlamaya sebep olmuşlardırimages

Devamını Oku
1 Yorum

1 Yorum

  1. nafiz

    Eylül 2, 2017 at 9:19 pm

    hıçkırık konusunu da incelemeniz gerekiyor

    hıçkıruk için sudan karata geçişte genizdeki suyu dışarı armak için vücudyn taptığı bir refleks olduğu söyşeniyor

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Tarih Öncesi Kadınların Güçlü Kollara Sahip Olduğu Ortaya Çıktı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

BUGÜNÜN SEÇKİN SPORCULARINDAN BİLE DAHA GÜÇLÜ

7000 yıl önce yaşamış kadınların kol kemikleri, onların bugünün seçkin sporcularından bile daha güçlü bir seviyede olduğunu gösteriyor. Tarih öncesi kemikleri, yaşayan insanlarla karşılaştıran ilk çalışmaya göre durum böyle. Bulgu, tarihin gözden geçirilmesini öneriyor. Çünkü, tarih öncesi kadınların, günlük hayatlarını evde oturup hafif işlerle uğraşarak değil de zahmetli el işleriyle uğraşarak geçirdikleri tahmin ediliyor.

tarih-oncesi-kadinlarin-guclu-kollara-sahip-oldugu-ortaya-cikti

Yazı öncesi dönemde eski atalarımızın nasıl yaşadığına dair açık bir kayıt yok. Ancak kaya sanatı ve kemikler gibi eserlerimiz var ve ortaya çıktıkça bu kemiklerin bize çok şey anlatması mümkün. Cambridge Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji bölümünden baş yazar Alison Macintosh, “Kemiğin, vücudumuzdaki zorluklara tepki veren canlı bir doku olduğunu unutmak kolay olabilir” dedi. “Fiziksel etki ve kas aktiviteleri kemiği zorlar, ona yükleme yapar. Kemik, tekrarlanan bu zorlamalara karşı uyum sağlamak için zamanla değişerek (şekil-eğrilik bakımından) tepki verir”.

Daha önceki çalışmalar, yalnızca kadın kemiklerini erkek kemikleriyle karşılaştırdı. Araştırmacılar, bir problem olduğunu, çünkü erkek kemiklerinin strese ve değişime verdiği tepkinin, kadınlarınkinden daha çok gözle görülür olduğunu söyledi. Örneğin insanlar, avcı-toplayıcı yaşam tarzından yerleşik hayata doğru ilerledikçe, bu değişiklikler insanın gövde yapısında gözlemlenebilir. Ve bu değişiklikler erkeklerde çok daha belirgindir. Bununla birlikte, tarih öncesi kadın kemiklerinin yaşayan sporcu kadın kemikleriyle karşılaştırılması, tarih öncesi kadınlarının ne tarz işlerle uğraştığını anlamamıza yardımcı olabilir.

tarih-oncesi-kadinlarin-guclu-kollara-sahip-oldugu-ortaya-cikti1

Macintosh’un ekibi, daha yerleşik gönüllülerin yanı sıra kürekçi ve koşucu gibi Cambridge sporcularını işe aldı ve kol, bacak kemiklerini analiz etmek için küçük bir CT tarayıcı kullandı. Ayrıca, Neolitik, Bronz Çağı, Demir Çağı ve Orta Çağ’lı kadınların 78 omuz ve 89 kaval kemiği modellerini yaratmak için 3B lazer görüntüleme ve silikon kalıplama kullandılar. Buldukları şey, kadınların bacak gücünün binlerce yıl değişmediği ancak kollarının daha güçlendiğiydi. Araştırmada, Neolitik kadınların modern kürekçilere göre %11-16 daha güçlü olduğu, sporcularınkinden de %30 daha güçlü kol kuvvetine sahip olduğu ortaya çıktı. Bronz Çağı kadınlarının kolları, kürekçilerinkinden %9-13 daha güçlü idi.

Hangi etkinliklerin bu artan güce katkıda bulunduğunu söylemek zor ancak, günde 5 saat sürebilecek bir aktivite olan taş kullanarak elle tohum unu öğütmek gibi bir hipotezi söyleyebiliriz. Macintosh, “Bu taşlarla saatlerce öğütme yaparken tekrarlanan kol hareketi, kemiğe şu an ki kürek çekmeyle benzer bir zorluk yüklemiştir” dedi.

Ve kadınların yapacakları başka görevleri de vardı…

Kaynak: http://www.sciencealert.com/prehistoric-women-stronger-than-elite-rowers-manual-labour-anthropology

Devamını Oku

Bilim

Modern İnsanın Evrimleşmesi Doğu Asya’da Mı Gerçekleşti?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Akademik toplum tarafından modern insanların tamamıyla Afrika kökenli atalardan geldiği fikri bilim çevrelerinde kabul görmüş durumda. Ancak modern insanın atalarının kim olduğu hala gizemini koruyor. Son yıllarda modern insanın atası olarak en iyi aday olan Homo Heidelbergensis’in sadece Neandertallerin atalarından birisi olduğu ortaya kondu.

modern-insanin-evrimlesmesi-dogu-asyada-mi-gerceklesti
Bilim çevreleri tarafından son yıllarda elde edilen Doğu Asya’dan bir insan fosili bulgusu, insanın kökeni ve erken göçlere dair yeni fikirlerin ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor. Modern insanların Avrasya’ya geldiğine inanılan Afrika’dan başka bir bölgede tespit edilen fosiller, Çin’de bulundu. Bu fosiller Çin’deki alt türlere ait olan 120 bin ile 80 bin yıl arasında modern insan fosilleridir. Burada bulunan anormal fosillerin tümü modern insanlara ait değil. Bazıları Homo Sapiens türlerinin eski örneklerini içeriyor. Homo Sapiens’lerin atası olabilecek çekilde arkaik biçimlere sahipler.

Yaklaşık olarak 40 yıl önce Çin’in Shaanxi eyaletinde iyi korunmuş bir homininin kafası ortaya çıkarıldı ve bu kafaya Dali kafası ismi verildi. 260 bin yaşında olan Dali kafatasının analizleri sonucunda Afrika’da yer alan en eski Homo Sapiens’lerle şaşırtıcı biçimde eşleştiği anlaşıldı. Çin’den elde edilen bu veri tüm modern insanların Afrika kökenli olduğuna dair anlayışa daha fazla şüpheyle yaklaşılmasını sağlıyor.

modern-insanin-evrimlesmesi-dogu-asyada-mi-gerceklesti1

Tam olarak bu Çinli ve Morrocanhomininlerin soy ağacına nereden girdiği belirsiz. Bazıları onları erken modern insanlar olarak tanımlıyorlar.
Kaynak: https://www.ancient-code.com/modern-humans-evolve-east-asia-analysis-260000-year-old-archaic-homo-sapiens-skull-china-undermines-africa-theory/

Devamını Oku

Bilim

Dinozorları Öldüren Asteroid Farklı Bir Yere Düşse Nesilleri Tükenmeyecekti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Tohoku Üniversitesi ve Japonya’nın Tsukuba Meteoroloji Araştırmaları Enstitüsü tarafından (Japonya’da) yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, 66 milyon yıl önce gezegenimize çarpan büyük asteroidin başka bir yere düşmesi halinde dinozor yaşamı sona ermeyecekti.
KunioKaiho ve NagaOshima’nın yazdığı yeni çalışmada, “Dünyaya düşen asteroidin düşüş yeri, dünyadaki yaşam türünü değiştirdi. Farklı bir yere düşseydi kitlesel bir yok oluş ihtimali oldukça düşük olacaktı”ifadeleri kullanıldı. Dünyayı etkileyen asteroid çarpmaları bir defadan fazla oldu.

dinozorlari-olduren-asteroid-farkli-bir-yere-dusse-nesilleri-tukenmeyecekti
Günümüzde Cretaceous-Paleogene veya K-Pg yok olma olayı olarak adlandırılan olayda, sonunda Chicxulub kraterini meydana getiren devasa çarpışma olayı, gezegenimizdeki hayvan hayatının yüzde 75’ini yok etti. Yeni yayımlanan araştırmaya göre, çarpan büyük asteroid gezegenimizi dünyanın herhangi bir yerinden, çoğu kıtanın ortasından veya hatta okyanusta olduğu gibi etkilemiş olsaydı, büyük sürüngenlerin nesli yüksek olasılıkla tükenmeyecekti.
Nature dergisinde yayınlanan bir çalışmada, “Bu önemli olay, ancak asteroid hidrolojik bölgelerin yaklaşık% 13’ünü işgal eden hidrokarbon açısından zengin bölgelere çarparsa oluşabilir” açıklaması yapıldı. Bilim insanları aslında Dünya yüzeyinin sadece yüzde 13’ünün çarpışma olayını kitlesel bir yok oluşa dönüştürmek için gerekli malzemeleri içerdiğini belirtti.
Araştırmacılar, çarpışma sırasında meydana çıkan büyük enerjinin Yukatan Yarımadası’ndasığ bir denizin altında depolanan hidrokarbonların muazzam rezervuarları ve ham petrol üzerinde yanıcı bir etkisinin olduğunu iddia ediyor. Çarpma sonrasında meydana gelen yanma gezegenin stratosferi içerisinde büyük miktarda kurum ve kükürt üretecek ve tüm ekosistemin çökmesine sebep olacak bir dizi olayı tetikledi. Nihayetinde Dünyanın dörtte üçlük bölümünü yok edecek şekilde güneşi bloke etti.

dinozorlari-olduren-asteroid-farkli-bir-yere-dusse-nesilleri-tukenmeyecekti1
Bilim insanları günümüzde asteroidin bugünkü Kuzey Amerika doğu kıyısı, Orta Doğu ve Sibirya gibi yosunlardan zengin deniz kıyı bölgelerine düşmesi durumunda bu tür bir yok oluş olayı tetikleneceğini söylüyor.
Kaynak: https://www.nature.com/articles/s41598-017-14199-x

Devamını Oku

Öne Çıkanlar