fbpx
Connect with us

Bilim

Yapay Zeka İle Hayatımıza Giren 8 Ürün

Published

on

Çoğu insan makine öğreniminin tam olarak ne olduğunu bilmez, ancak gerçek şu ki; bu zaten günlük yaşamımızın bir parçası. Bu yapay zeka biçimi, bilgisayarların talimatları adım adım izlemesi yerine örneklerden öğrenmesini sağlar. Makine öğrenimi, sıradan olaylardan hayat değiştirici olaylara kadar olan her sistemi güçlendiriyor. Hayatınızda birinin bulunduğu bu akıllı makineleri gelin yakından inceleyelim.
1. Telefonunuzda : Telefonunuzun bir internette arama yapması için veya çağrı yapması için sözlü komutları kullanmak makine öğrenimi tarafından desteklenen teknolojiye dayanıyor. Sanal kişisel asistanlar mesela Siri, Alexa, Cortana ve Google Asistanı ses tanıma sayesinde talimatları takip edebiliyorlar. Bu asistanlar doğal insan konuşmasını işler, istenen komuta uyar ve giderek daha doğal bir şekilde tepki verir. Aynı zamanda çok sayıda farklı diyaloğu çeşitli şekillerde öğrenirler. Ayrıca bu asistanlar isminizin nasıl telaffuz edileceği gibi belirli bilgileri de isteyebilirler. Daha kolay bir sohbet kurmak için diğer kullanıcıların sohbetlerinden veriler toplayarak uygun soru ve cevapları geliştirebilir veya kelimelerin doğru telaffuzlarını bulabilir. 2. Alışveriş sepetinizde:  Çevrimiçi alışveriş sepetinize peynir eklemeniz gerektiğini hatırlatan bir süpermarket veya size sizin beğeneceğiniz bir kitabı öneren bir internet sitesi düşünün. Makine öğrenimi, önerici sistemler vasıtasıyla bu önerileri sağlamaya yardımcı olan bir teknolojidir. Bu teknoloji, müşterilerin daha önce neler satın aldığını analiz ederek, neleri beğenebileceği ve isteyebileceğini bulabiliyor.  3. Televizyonunuzda: Yine bu benzer sistem, film önerme veya Netflix gibi TV programlarını önermek için kullanılır. Daha önceden görüntülenen programları analiz ederek alışkanlıklarınızı belirler ve ona uygun seçenekler sunar. Hangi kullanıcıların hangi filmlerden hoşlandıklarını, onların yüksek izlenme oranına bakarak popüler olanları belirleyebilir. Ayrıca, Spotify gibi akış servislerinde müzik önermek içinde de makine öğrenimi kullanılır. 4. E-postanızda:  Makine öğrenimi, nesnelerin veya öğelerin farklı kategorilerini ayırt etmek için de kullanılabilir. Mesela görmek istemediğiniz e-postaları sıralayabilir. İstenmeyen e-posta (spam) algılama sistemleri hangi postanın gereksiz olduğunu birkaç kelimeye bakarak ya da göndericiye bakarak kolaylıkla sizler için belirler. Sistem bu e-postaları kendi kategorilerine yönlendirme işini makine öğrenimini kullanarak yapar. 5. Sosyal Medyada: Facebook’a fotoğraf eklediğinizde fotoğraftaki kişileri nasıl otomatik belirleyip etiketleme seçeneği sunduğunu hiç merak ettiniz mi? Facebook’un ve diğer sosyal medya platformlarının fotoğrafları otomatik olarak etiketlemek için kullandığı yüz tanıma sistemleri makine öğrenmesine dayanır. Kullanıcılar fotoğraf yükleyip arkadaşlarını ve ailesini etiketlediğinde, bu yüz tanıma sistemleri tekrarlanan yüzler sayesinde bunları kategorilere ayırabilir veya insanlara atayabilir. 6. Bankanızda : Banka kartlarınız, insan analizleri tarafından görülemeyecek miktarda veriyi tespit eder. Bu becerinin yaygın bir uygulaması da borç ve kredi kartı dolandırıcılığına karşı mücadeledir. Makine öğrenim sistemleri tipik harcama modellerini tanımlayabilir; mesela konum, miktar, zaman gibi. Hangi özelliklerin hileli olup olmadığını bu modellerden bulabilir. Bu işlemler her zamanki halinden farklı bir hal aldıysa kullanıcıya mesaj göndererek bilgilendirebilir.  7. Hastanelerde: Makine öğreniminin hastanelerde kullanımı ise doktorların hastaya daha doğru tanı koyması sırasında kullanılabiliyor. Özellikle kanser tanısı ve göz hastalıklarında bu sistemler çok işe yarıyor diyebiliriz. Bilgisayarlar bir hastanın retinasını, cildinde bir noktayı ya da mikroskop altındaki bir hücresini yeni görüntüler ile analiz edebilir. Bu tip görüntülü tanıma sistemleri giderek sağlık hizmetlerinde daha önemli hale geliyor.  8. Bilimde: Makine öğrenimi aynı zamanda bilimde yeni buluşlar yapma yeteneğini güçlendiriyor. Parçacık fiziği konusunda Cern’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’ndan üretilen muazzam veri kümelerinde desen bulmalarına izin vermiştir. Benzer fikirler, örneğin yeni küçük molekülleri ve hastalıklarla savaşacak antikorları araştırmak gibi yeni ilaçlar bulmak için kullanılmaktadır.  Sırada ne var?:  Sıradaki odak noktası özel görevleri yerine getiren yardımcı sistemleri hazırlamak! Örneğin, okullarda öğrenci performansının izlenebilmesi ve kişisel öğrenme planları geliştirilebilmesi ve taşımacılık alanında özerk araçların kullanılması. Ayrıca, birçok sanayi, verimliliği arttırmak için algoritmaları kullanabilir. Finansal hizmetler gittikçe otomatik hale gelebilir ve hukuk firmaları makine öğrenimini temel araştırmaları yürütmek için kullanabilirler. Bu düzen gelecekte daha hızlı hale gelecek ve önümüzdeki 10 yıl içinde makine öğrenme teknolojileri giderek hayatımızın bir parçası olacak. 
Kaynak: https://www.bbc.com/news/uk-39657382

Bilim

Vardiyalı Uyku, Beynimize ve Vücudumuza İlginç Şeyler yapıyor

Published

on

Yapılan araştırmalar, uykunun vücutlarımızı nasıl etkilediğine dair birçok şeyi anlamamızı sağladı. Şimdiyse yeni bir araştırma, bunlara yenisini ekliyor: Öğleden sonra kestirmek; ruh halimiz, hafızamız ve diğer algısal işlevlerimiz için iyi olabilir fakat bu aynı zamanda, glikoz seviyelerinin yükselmesiyle de ilişkilendirilmiş. Yapılan yeni araştırmada, özel olarak genç öğrenciler incelenmiş. Bu grup, uyku kalıplarının düzensiz olmasıyla biliniyor. 15-19 yaşındaki 59 öğrenci, her 24 saatte bir 6.5 saatlik uykuyla sınırlandırılmış. Bu öğrencilerin yarısı, geceleyin devamlı olarak uyuyacak; diğer yarısı ise, geceleyin 5 saatlik uykunun üstüne 90 dakikalık bir kestirme yapacakmış. Gün boyunca yürütülen testlere göre; öğleden sonra kestirme yapanlar, sağlığın daha iyi olmasıyla ilişkilendirilebilecek çeşitli alanlarda daha yüksek puan almışlar: Daha olumlu hissetmişler, uykularını daha iyi aldıklarını düşünmüşler ve çeşitli bellek ile algı testlerinde daha iyi iş çıkarmışlar.

Araştırmacılardan biri olan ve Singapur’daki Duke-NUS Tıp Fakültesi’nde sinirbilimci olarak görev yapan Michael Chee, şöyle söylüyor: “İlginç şekilde, uyku kısıtlaması şartları altında; bölünmüş uyku grubunda yer alan öğrenciler, devamlı olarak 6.5 saat uyuyan akranlarına göre atiklik, dikkatlilik, çalışan hafıza bölümü ve ruh hali konusunda daha verim sergilediler” “Bu bulgular ilginç; çünkü 24 saatte ölçülen toplam uyku süresi, aslında birinci grupta daha düşük.” İki vardiyaya bölünmüş, 6.5 saatlik benzer bir uyku tarifesini kendiniz için planlamadan önce şuna dikkat edin: 2016 yılında yapılan önceki bir çalışmada araştırmacılar, her gece kesintisiz şekilde 9 saat uyuyan insanlarla karşılaştırıldığı zaman, bu insanların verim ile ruh hallerinin genel olarak daha kötü durumda olduğunu bulmuşlar.

Ayrıca yukarıda belirttiğimiz gibi, kandaki glukoz seviyeleri de, vardiyalar halinde uyuyan grupta daha yüksek çıkmış; bu durum, tip 2 diyabet için bir tehlike etmeni oluşturuyor. 6.5 saat sürekli şekilde uyuyan grup ile 2016 tarihli çalışmada her gece 9 saat uyuyan grup arasında, kandaki glukoz seviyeleri bakımından önemli bir farklılık yokmuş. Bu önemli bir ayrım, çünkü daha önce yapılan bazı araştırmalarda, düzenli bir kestirme süresinin, gece uykusuna ilaveten faydalı olabileceği öne sürülmüş olsa da; metabolik ve algısal etki yönünden inceleme yapılmış araştırmaların sayısı az. Bu metabolik tepki, yeni çalışmanın ardındaki araştırmacılar için önemli bir odak noktası olmuş. Çünkü, uyku eksikliği ile diyabet gelişimi tehlikesi arasında muhtemel bir bağlantı olduğunu zaten biliyoruz.

Ancak burada her ne kadar küçük ve sınırlı bir örnekten bahsetsek de; kestirme yapmanın, uykumuzun tamamını gece aldığımız zamana göre glukoz seviyelerini daha yükseğe çıkarması muhtemel (ruh hali ve algısal verim yönünden faydaları olmasına rağmen). Fakat nihayetinde bu çalışma, ne şekilde bölerseniz bölün, her 24 saatte bir eksik şekilde uyumanın iyi olmadığını söylüyor; özellikle de, hâlâ gelişmekte olan genç beyinler için. En azından bu yaş grubunda olanlar için en iyisi, her gece ortalama 9 saatlik bir uyuma süresi. Araştırmacılar şu sonuca varıyor: “Onlara verilecek en iyi tavsiye, geceleyin önerilen miktarda uyumalarıdır.”

Editör / Yazar: Ali Ekber ÖZGEN

Kaynak: https://academic.oup.com/sleep/advance-article/doi/10.1093/sleep/zsz037/5316239

Continue Reading

Bilim

Vücudumuz, hangi elementlerden oluşuyor? Ölen hücreler ne oluyor? Hücreler yenileniyorsa neden yaşlanıyoruz?

Published

on

İnsan vücudu çok sayıda elementten oluşuyor. Bunların başlıcaları hangileri? Hücrelerimizin ömrü ne kadar? Ölen hücreler ne oluyor? Hücrelerimiz yenileniyorsa neden yaşlanıyoruz? Evet, vücudumuz en az 25 elementten oluşuyor. Ancak vücut kütlemizin yüzde 99’a yakınını 6 element oluşturuyor. Bunlar:

  • Oksijen %65
  • Karbon %18
  • Hidrojen %10
  • Nitrojen %3
  • Kalsiyum %1,4
  • Fosfor %1,1

Geri kalan yüzde 1’5 kısmı ise Potasyum, Sülfür, Sodyum, Klor, Magnezyum ve eser miktarda Bor, Krom, Kobalt, Bakır, Flor, İyot, Demir, Manganez, Molibden, Selenyum, Silikon, Kalay, Vanadyum ve Çinkodan oluşur. Bu elementler, vücudumuzu oluşturan 37 trilyon kadar hücrenin yanı sıra, hücre zarının dışında kalan hücre dışı yapılarda da bulunur. Ortalama bir erkek vücudunun yüzde 60’ı sudur. Bu 42 litreye tekabül eder. Bunun 23 litresi hücrelerin içinde, 19 litresi ise hücre dışında yer alır. Hücre dışı suyun 8,4 litresini dokular arası sıvı, 3,2 litresini ise kan plazma sıvısı oluşturur.

hücre

Hücrelerin ömrü ne kadar?

Vücudumuzdaki hücreler ortalama 7-10 yılda bir yenilenmekle birlikte, her hücrenin ömrü aynı uzunlukta değildir.

Nötrofil hücrelerinin ömrü (kandaki bir tür akyuvar) sadece iki gün iken, göz lensinin ortasında yer alan hücreler ömür boyu bizimledir. Hatta beyin hücrelerinin ömrü bizimkinden çok daha uzundur.

2013’te araştırmacılar yaşlı farelerden aldıkları nöronları daha uzun ömürlü sıçanlara nakletmiş ve iki fare ömründen çok daha uzun yaşadığını görmüştü.

İşte bazı hücrelerin ömrü:

  • Beyin hücresi: 200+ yıl
  • Göz lensi hücresi: Ömür boyu
  • Yumurta hücresi: 50 yıl
  • Kalp kası hücresi: 40 yıl
  • Bağırsak hücresi: 16 yıl
  • Kas hücresi: 15 yıl
  • Yağ hücresi: 8 yıl
  • Hematopoetik (kan yenileyici) kök hücre: 5 yıl
  • Karaciğer hücresi: 10-16 ay
  • Pankreas hücresi: 1 yıl

Ölen hücreler ne olur?

Vücudumuzun dışında veya sindirim sistemimizde yer alan hücreler öldüğünde vücuttan atılır.

İçerdeki ölü hücreler ise vücudumuzu hastalıklardan koruyan akyuvarlar tarafından tüketilir. Ölü hücrelerden sağlanan enerjinin bir kısmı yeni akyuvar hücrelerinin yapımında kullanılır.

Hücrelerimiz yenileniyorsa neden yaşlanıyoruz?

Vücudumuzda akyuvar hücreleri gibi kimi hücreler sadece birkaç saat yaşarken, deri hücreleri birkaç hafta, beyin hücrelerinin çoğu da on yıllarca yaşar.

Ancak birçok hücre yenilense de, bunun gerçekleşmesini sağlayan süreçlerde zamanla aksamalar olur. Hücre üretimi için talimatları taşıyan DNA’lar zamanlar hasar görür ve hücre bölünmesini engeller. İşte bu duruma yaşlanma diyoruz.

Editör / Yazar: Ali Ekber ÖZGEN

Bu makale Science Focus dergisinden derlenmiştir.

Continue Reading

Bilim

Rüya gören beyin hafızayı koruyor

Published

on

Bilim insanlarının yaptığı bir araştırma, rüya gören beynin hafızayı koruduğunu ortaya koydu. Science bilim dergisinde yayımlanan makaleye göre uykunun rüya görülen kısmı olan, gözlerin hızlıca oynatıldığı REM aşamasında ritm bozulursa hafıza kayıpları yaşanabiliyor. Fareler üstünde yapılan deneylerde beyin fonksiyonları REM sırasında durdurulan fareler, hemen ardından yapılan hafıza testlerinde başarısız oldular. REM uykusu sırasında insanlar rüya görüyor ancak rüyaların, yeni anıların yerleşmesi konusunda önemli olup olmadığı bugüne kadar yanıtlanmamıştı.

Son araştırmalar REM dışı derin uykuya odaklanmıştı. Derin uyku sırasında beyin hücreleri hafızayı güçlendiriyor ve o günkü tecrübeleri yeniden yaşatan çeşitli kalıpları ateşliyor. REM uykusu sırasında gözlerimiz hareket ediyor ve kaslarımız gevşiyor ama beynin tam olarak ne yaptığı gizemini koruyor. Bu uyku türü tüm hayvanlar dünyasında, memelilerde, kuşlarda hatta sürüngenlerde bile görülebiliyor. Özellikle de hayvanlarda REM aşamaları çok kısa süreli olduğu için ve diğer komplikasyonlar nedeniyle bu uykunun etkilerini ölçmek zor. REM uykusuna dalmış insanları ve hayvanları uyandırmak strese ve hafıza testlerini de bozan sorunlara neden oluyor.

REM uykusu hafızayı güçlendiriyor

Kanada’da McGill Üniversitesi’nde çalışan Dr. Sylvain Williams doğrudan uyuyan beyne müdahale etmeye karar verdiklerini söylüyor. BBC’ye konuşan Williams “Farelerde REM uykusunu bozmak için bir yöntem kullandık” dedi. “Optogenetics” adında bir sistemi kullanan Williams ve ekibi, farelerde belli sayıda bir hücreye, beyinlerine yerleştirilen minik bir optik fiber sayesinde ışık tutmuşlar. Araştırmacılar ışığı yaktıklarında “teta titreşimleri” adı verilen belirli bir beyin ritmi büyük ölçüde azalmış. Eğer bu müdahale farenin REM uykusuna denk gelmişse bunun sonuçları olmuş.

Dr. Williams “REM uykusundaki faaliyeti durdurmak, özellikle hafızanın oluşması ve güçlenmesini engelliyor” diyor. Örneğin yeni bir nesneyle bir gün önce gördüğü nesne aynı anda fareye gösterildiğinde, fare tanımadığı nesneye odaklanacağına her ikisini de inceliyor. REM uykusunun yeni anıları yerleştirmesi için kritik olduğu görülüyor. Williams, bunun yanıtladığından daha çok soru yarattığını söylüyor. Eğer derin uyku hafızayı güçlendiriyorsa REM uykusunun asıl görevi ne?

Williams, “Şu anda iki aşama arasındaki farkı bilmiyoruz. Ama REM uykusunun ana bir rolü olduğunu öğrenmek şaşırtıcı bir haber” diyor. Araştırma bunama ve diğer hafıza sorunları yaşayan hastalarda incelenmeye değer olabilir. Williams, “Özellikle Alzheimer hastalarında bu normal faaliyetin nasıl etkilendiğini ve hafıza bozulmalarına nasıl katkısı olduğunu görmek ilginç olabilir” diyor.

Editör / Yazar: Ezgi SEMİRLİ

Kaynak: https://www.bbc.com/news/science-environment-36275143

Continue Reading

Öne Çıkanlar