fbpx
Bizi Takip Edin

Teknoloji

Yapay Zeka İnsan Gibi Düşünerek Anti-Bot Güvenliğini İhlal Edebilir

Yayınlandı

üzerinde

İnsanların web sitelerine girmek için kullandıkları en yaygın güvenlik sistemlerinden birisi olan anti-bot uygulaması yeni bir yapay zeka türü tarafından aşıldı.
CAPTCHA ismi verilen bu sistem otomatik olarak bulanık olan sayılar, çeşitli rakamlar ve tıklama üzerine kurulu olan ve botları insanlardan ayırmaya yarayan bir güvenlik sistemi. Sinir bozucu bir uygulama olsa da güvenlik bakımından birçok site tarafından bu uygulama kullanılıyor. İnsan algılamasına yakın bir sinir ağına sahip olan yeni üretim yapay zeka türlerinden birisi bu güvenlik tedbirini aşmayı başardı.yapay-zeka-insan-gibi-dusunerek-anti-bot-guvenligini-ihlal-edebilir
Yapay zekayı üreten girişimin kurucu ortağı Vicarious, Dileep George, DigitalTrends’e yaptığı açıklamada, “Yapay zekanın biyolojisi bu dünyayla çalışmak için uygun bir köprü oluşturdu” dedi.
Yapay zekaların beyinleri çabucak öğrenebilir hale getirildiği için doğada bulunan anlayışlar kopyalanarak yeni üretilen yapay zeka modellerine koyuluyor. Goerge ve ekibi tarafından yeni bir bilgisayar modeli geliştirildi. Bu sistem CAPTCHA testlerinde gösterilen grenli sembolleri anlayabiliyor.
Captcha’lar, otomatik yazılım robotlarının sahte kullanıcı hesapları oluşturma ve kişisel bilgileri ele geçirme gibi şeyleri yapmasını önlemek için 1990’lı yıllarda ortaya çıktı. Geleneksel CAPTCHAs’ın çalışma biçimi oldukça basit. Renkli veya bulanık desenlerdeki harfleri ve rakamları karmaşıklaştırarak, otomatik sistemlerin karakterleri tanımlamaları ve ardından doğru parolayı girmesini zor hale getirmek. İnsan gözü ise görüntülenen metni kolayca tanımlayabiliyor.yapay-zeka-insan-gibi-dusunerek-anti-bot-guvenligini-ihlal-edebilir13
Yapay zekaların CAPTCHA engellerini aşmasının zor olmasının nedenlerinden biri, derin öğrenme sinir ağlarının çalışması yüzünden olmuştur. Bu tür sistemler, örnek olarak, binlerce resim işleyerek harfleri ve sayıları tanıma yeteneğini geliştirerek öğrenirler.AI’yı eğitmek için etkili bir araçtır, ancak George’a göre, kullanımınıza büyük miktarda işlem gücü vermediğiniz sürece CAPTCHAs tarafından getirilen çarpıtma ve çeşitlilikten etkilenirler.
Araştırmacılar yapay zekaların özyinelemeli kortikal ağına bu tür varsayımları çözebilecek sistemi aşılamaya çalışıyorlardı. Yeni geliştirilen RCN sistemi alfabe harflerini ayırt etmek için binlerce görüntü üzerine eğitim görmüş veya As, Bs, Cs gibi önceden etiketlenmiş olarak hazırlanmış olmaktan ziyade, genelleştirmeyi mümkün kılan algoritmaları kullanıyor, kontürlerdeki ve yüzeylerdeki kalıpları algılıyor ve örüntüler örtüştüklerinde bile nesnelerin örneklerini ayırt edebiliyor.yapay-zeka-insan-gibi-dusunerek-anti-bot-guvenligini-ihlal-edebilir14
George, NPR’ye verdiği demeçte, “Eğitim aşamasında, maruz kaldığı harflerin iç modellerini oluşturuyor. Dolayısıyla, onu As ve Bs ve farklı karakterlere maruz bırakırsanız, o karakterlerin nasıl görüneceğine dair kendi iç modelini inşa edecektir” dedi.
RCN CAPTHAs’ı ilk kez 2013 yılında yenmeyi başardı. Şu anda RCN’ye CAPTHA’yı geçebilmek için 300 kat daha veri etkinliği eklendi ve sistem karakter tanımada %90 bir doğruluğa ulaştı.
Testlerinde, bu yaklaşım, RCN’nin derin öğrenme modellerine göre CAPTCHA’yı çatlatmada 300 kat daha veri etkinliği sağladı ve karakter tanımada yüzde 90’a kadar bir doğruluğa ulaştı.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/new-ai-breach-anti-bot-security-thinking-like-human-captcha-vicarious

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Bilimin Hayatımızdaki Önemi ve Yeri

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Günümüzde bilim hızla ilerlemekle birlikte, bilimin sonucu olarak ortaya çıkan teknoloji hayatımızı heralanda kolaylaştırmayı başarmıştır. 17. yüzyıl başlarında “Bilgi güç kaynağıdır.” diyen İngiliz düşünür Francis Bacon’u, sonraki yüzyıllarda meydana gelen gelişmeler doğrulamıştır. Günümüzde pek çok ülke,1960’lı yıllardan itibaren geliştirilmeye başlanan teknoloji odaklı iktisat teorilerine uygun olarak bilim ve teknolojiyi kalkınma modellerinin ana ekseni hâline getirmiş bulunmaktadır.

Türkiye, bu durumu fark edip bunun için gerekli organları kuran ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. 1960’ta Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), 1963’te Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve 1993’te Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) kurulmuştur. Bu bilim koordinasyon organları, Türkiye’de bilim ve teknolojiyi belirlenmiş bazı sosyal hedeflere ulaşmak için yönlendirmekte, finansal destek sağlamakta ve gerekli alt yapı ve kurumları tesis etmektedir. Bilim ve teknoloji söz konusu olduğunda, en başta bahsedilmesi gereken kurumlar üniversitelerdir. Türkiye’de bu alanda da hızlı bir gelişme meydana gelmiştir. Üniversite sayıları hızla artmaktadır.

Bütün bu gelişmelerin paralelinde artık bilimin etkilemediği bir alan kalmamıştır. Bilim kendisini teknolojik gelişmelerle hissettirir hâle gelmiştir. Bilindiği gibi hayatımızın her noktasında teknolojik gelişmelere rastlanmaktadır. Tüm bunlarla birlikte bilimsel gelişmelerin bir ürünü olarak teknoloji kavramı ortaya çıkmıştır. Artık bilim üreten, bilimi en iyi şekilde teknolojisine yansıtan toplumların söz sahibi olduğu bir dünyada yaşamaktayız. Güçlü olmanın, insanlığın gidişatına yön vermenin yolu bilimden geçmektedir. Bizler de bilimin bu kadar hâkim olduğu bir dünyada daha üretken olmalıyız, değil mi?
Editör / Yazar: Uğur ÖRDEM

Devamını Oku

Teknoloji

Robotlar kendi kendilerine ırkçı davranış geliştirebilirler

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yapay zeka uzmanları, robotların gruplandırmalar yaptıklarını ve ‘dışarıda kalanlara’ farklı davrandıklarını tespit ettiler. İngiltere’deki Cardiff Üniversitesi ile ABD’de bulunan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MİT) bir grup bilim insanı robotların birbirlerini nasıl tanımladıklarını test ettikleri bir çalışmaya imza attılar. Bilgisayar bilimcileri, yapay zeka uzmanları ve psikologlardan oluşan ekip, aynı zamanda robotların birbirlerinden bazı ‘davranışları’ nasıl öğrendiklerini ve kopyaladıklarını da araştırdı.

Scientific Reports dergisinde yayımlanan çalışma, sanal gerçeklik robotlarının kendi gruplarını oluşturarak diğerler robotlardan uzak durduklarını ortaya koydu. Deney, robotların bağışta bulunacakları robotu seçtikleri bir “ver-al” sistemi simülasyonuna dayanılarak yapıldı.
‘DIŞARIDAN GELENLERİ KABUL ETMİYORLAR’
Kendilerine yarar sağlamak için diğerlerinden bağış stratejilerini kopyalayarak öğrenen robotların, küçük gruplar halinde yalnızca birbirlerine bağışta bulundukları ve ‘dışarıdan gelenleri’ kabul etmedikleri belirlendi. Araştırmanın yazarlarından Prof. Dr. Roger Whitaker, simülasyonları binlerce kez çalıştırarak, önyargının nasıl geliştiğini ve bunu teşvik eden ya da engelleyen koşulları anlamaya başladıklarını söyledi.

Whitaker “Simülasyonlarımız, önyargının sanal topluluklarda, ötekini de içeren daha geniş bağlantılar kurulmasına zarar vermek için kolaylıkla teşvik edilebileceğini gösteriyor” dedi. Bilim adamı, robotlar birbirlerinin davranışlarını kopyaladıkları için önyargılı grupların aslında ‘öteki’ olanlara kendi gruplarını oluşturmaları için öncülük ettiklerini ve böylelikle bölünmüş bir popülasyona yol açtıklarını da sözlerine ekledi.

‘ÖNYARGI FAZLA ZİHİNSEL GÜÇ GEREKTİRMİYOR’
Önyargıları tersine çevirmenin güçlüğüne dikkat çeken bilim insanları, bu tür davranışların öğrenilmesinin çok fazla zihinsel güç gerektirmediğinin çalışmada ortaya çıktığını vurguladılar. Projede yer alan araştırmacılara göre, robotlar yaygınlaştıkça bazı insanların sahip olduğu ırkçılık, cinsiyetçilik gibi ortak önyargıları benimseyebilirler.
Kaynak: (Sputnik)

Devamını Oku

Teknoloji

AB, İnterneti Sonsuza Kadar Değiştirecek Bir Karara İmza Attı

Yayınlandı

üzerinde

AB, dünya çapındaki uzmanlar tarafından lamine edilmiş olan tartışmalı İnternet Telif Hakkı Direktifini onaylama kararı aldı. Bu hamle modern çağın internet telif hakkı yasalarını güncellemeyi amaçlamaktadır. Ancak yasadaki 11. Ve 13. Maddeler adeta küçük şirketleri ortadan kaldıracak yasaklar içerdiği için eleştirildi. Bu nedenle tasarı Temmuz 2018 tarihinde reddedildi. Ancak, 11 ve 13. Maddelerin değiştirilmiş halleri ile tasarının yeni bir versiyonu dün sabah Strasbourg’ da 226’ya 438 oyla onaylandı. AB komisyonu üyesi ve reformu öneren kişilerden Andrus Ansip ve Mariya Gabriel , “Avrupa Birliği’nde telif hakkı kurallarının modernleştirilmesi” için gerekli oyların verildiğini söyledi.

Tasarının şimdi AB’ye üye devletlerin liderleri tarafından imzalanması gerekiyor. Bu nedenle henüz bir yasa haline gelmedi. Tüm liderlerin imzalamasından sonra her ülke kanunun yürürlüğe konması için görev yapacak. Oylamanın çok da iyi gitmediği söylenebilir. Söz konusu iki maddede sorunlar bulunuyor. 11. Madde genel itibariyle link vergisi olarak isimlendirilmektedir. Her ne kadar bu madde belirsiz olsa da Google Haberler gibi yerlerin bile her web sitesi bağlantısı için ücret ödemek zorunda kalacağı ve bunun neredeyse imkansız olduğu tasarıya karşı olanlar tarafından belirtiliyor. Pirate Party Milletvekili Julia Reda, Twitter’dan yaptığı açıklamada “Avrupa Parlamentosu, bir haber makalesinin başlığını lisansa gerek duyacak link ekini onayladı” dedi. Web Tim Berners Lee’nin kurucusu da dahil olmak üzere çok sayıda internet uzmanı, bu yılın başlarında Telif Hakkı Direktifi’ne karşı çıkan bir mektup da imzaladı.

Madde 13 ise tüm platformların telif hakkıyla korunan içeriklerin sitelerinde görünmesini engellemesi gerektiğini içerdiği için reddedilmişti. Bu madde de şu anda belirsiz. Fakat web sitelerinin herhangi bir telif hakkı yasasını ihlal etmediklerinden emin olmak için ayrı ayrı tüm içerikleri kontrol etmesi gerekiyor. Bilim, teknoloji ve kültür haberleri yayınlayan popüler The Verge sitesi, “Bunu yapmanın tek yolu YouTube ve Facebook gibi sitelere yüklenen tüm verilerin taranması olacaktır” dedi. Bu, küçük platformlar için inanılmaz bir yük oluşturacak ve yaygın sansür için bir mekanizma olarak kullanılabilecek. Yasa lehine olanlar, yasanın bu korkulardan üstte olduğunu söylüyorlar. Ancak birçok uzmanyasaya karşı ve birçok web sitesi de yasayı protesto ediyor. Şu anda AB’nin 11 ve 13. Maddeleri nasıl uygulayacağına ilişkin net bir plan yok.
Kaynak: https://www.iflscience.com/technology/eu-votes-in-favor-of-wrecking-the-internet-with-controversial-copyright-directive/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar