fbpx
Bizi Takip Edin

Bilim

Yapay Zekaya Sahip Akıllı Robot Gökdelenleri Temizliyor

Yayınlandı

üzerinde

TÜBİTAK Marmara Teknokent Teknoloji Bölgesinde faaliyette bulunan Tower Craft’ın Genel Müdürü Aykut Bilici, yaptığı açıklamasında son zamanlarda fazlasıyla çoğalan yüksek katlı binaların cam ve dış temizliğinin zor olması sebebiyle akıllı gökdelen temizliği yapan robot “Tower Craft”ı üretmeye karar kıldıklarını dile getirdi. Dört yıl önce Ar-Ge adıyla başlattıkları projenin tanıtımını Doha’da yapılan EXPO Qatar by Turkey’de sunduklarını paylaşan Bilici, ” 50 kişilik bir teknik ekip ve çalışan araştırmacılarla birlikte 4 yıllık çalışmalarımızın sonunda ortaya koyduk. 3,5 milyon dolara denk gelen akıllı gökdelen temizliği robotundan 7 farklı şekil ürettik. Tower Craft’ın seri bir şekilde üretimi yapılması için TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinde fabrika kurma çalışmalarımız devam ediyor.” diye belirtti.

yapay-zekaya-sahip-akilli-robot-gokdelenleri-temizliyor (2)
Fuarda büyük bir kitle tarafından ilgiyle ve şaşkınlıkla karşılanan Tower Craft için Türkiye, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden ilk siparişlerin gelmeye başladığını, Katar’da ise kurumlarla görüşmeler yaptıklarını dile getiren Bilici, “Yapay zekaya sahip olan Tower Craft, herhangi bir insan müdahalesine ya da herhangi bir şeye ihtiyaç duyulmadan çalışıyor. Her zaman 7 gün 24 saat çalışabilen bu yapay zekalı robot, üzerindeki algılayıcılar sayesinde temizlik yapılacak bina ve camların yüzeyindeki temizlenmesi gerekenleri algılayarak profesyonel bir şekilde dış cam ve bina temizliği yapıyor.” açıklamalarında bulundu.
Bilici, yıkama mekanizmasıyla teknolojik temizleyici solüsyonlar kullanarak sadece cam yüzeylerini değil, bütün bina dışını temizleyebildiğini söyleyerek, “yapay zekalı bu robot, üzerindeki rüzgar algılayıcılı sensörleri sayesinde rüzgarın o an ki hızına ve yönüne göre temizlik yüzeyindeki konumunu ayarlayıp değiştirebiliyor’ ‘değerlendirmesinde bulundu.
Robot elektrik kesintisi ya da arıza anında önlem olarak darbe emici korumaları devreye alıyor. Bilici, birçok denemeden başarıyla geçen robotun güvenlik konusunda tüm sınavları geçtiğini söylüyor.

Kaynak : http://www.ntv.com.tr/teknoloji/gokdelenleri-yapay-zekali-robotlar-temizleyecek,_u6kQFEcHUqf6p74ArAaNA

Bilim

Yeni bir insan hücre yapısı keşfedildi “Ağsı yapışkanlar”

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İsveçli ve İngiliz bilim insanları, bir tür protein kompleksi olan yeni bir insan hücre yapısı keşfetti. İsveç’te Karolinska Enstitüsünün İngiliz bilim insanları ile iş birliği içinde yürüttüğü araştırmada keşfedilen yeni hücre yapısının, hücrenin çevresindekilere bağlanmak için kullandığı bir tür protein kompleksi olduğu belirtildi. Uzmanlar, protein kompleksinin, bugüne kadar bilinenlerden farklı, eşsiz bir moleküler yapıya sahip olduğunu ve hücre bölünmesinde kilit rol oynadığını açıkladı.

Karolinska Enstitüsü Biyolojik Bilimler ve Besin Bölümünden Profesör Staffan Strömblad, “2018’de keşfedilmeyi bekleyen yeni bir hücre yapısı kalması akılalmaz derecede şaşırtıcı. Bu yeni bağlanma kompleksinin, hücre bölünmesi sırasında olduğu gibi kaldığını ve hücreye tutunduğunu ortaya koyduk.” ifadesini kullandı. “Ağsı yapışkanlar” ismi verilen yeni yapının, bölünmenin ardından yavru hücrelerin doğru yere yerleşme kabiliyetlerini de kontrol ettiği kaydedildi. Keşfin ayrıntıları “Nature Cell Biology” dergisinde yayımlandı.
Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2018/10/181022122815.htm
Editör / Yazar: Ezgi SEMİRLİ

Devamını Oku

Bilim

NASA, Muazzam Ölçülere Sahip Buz Dağının Fotoğraflarını Paylaştı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Son haftalarda sıkça adı duyula IceBridge Operasyonu, NASA tarafından Antarktika’da gerçekleştiriliyor. NASA, operasyonla ilgili bilgileri çeşitli paylaşımlarla Twitter’da açıklıyor. Kutup bölgesini gözlemlemek ve gezegenimizin küresel iklimine olan etkisini araştırmak için devam eden program olumlu bir şekilde devam ediyor. Bu bölgede keşif uçuşları yapan NASA, oldukça enteresan şekilli bir buzdağı keşfetti ve bunu da Twitter üzerinden yayınladı.

NASA bu fotoğrafın altına ”IceBridge uçuşundan bir görüntü. Tablo şeklindeki buzdağını sağ tarafta görebiliyoruz. Denizde Larcen C buzunun üzerinde süzülüyor. Buzdağının keskin açıları ve düz yapısı, buzdan yeni kopmuş olduğuna işaret ediyor.” açıklamasını yaptı.

Larcen C, 2017’nin Haziran ayında da devasa bir buzdağı olan A-68’in ortaya çıkmasına sebep olmuşu. LiveScience’a açıklamalarda bulunan Maryland Üniversitesi profesörü Kelly Brunt, A-68’e göre bu buzdağının çok da büyük olmadığını belirtiyor. Brunt, A-68’in ölçülen boyunun 5800 metre olduğunu, yeni keşfedilen buzdağının henüz ölçümleri yapılmasa da 1600 metre civarında olduğunu tahmin ettiklerini belirtti. Brunt, tahminlerine göre buzdağının görünen yüzünün sadece yüzde 20’lik bir kısmı olduğunu, yüzde 80’inin suyun altında olduğuna da değindi. NASA, buzdağı ile ilgili araştırmaların devam edileceğini ve bu ilginç keşfin çok önemli olduğunu belirtti.
Kaynak: https://earther.gizmodo.com/this-weirdly-geometric-iceberg-is-freaking-us-out-1829917119
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Bilim

Blim insanları, dünyanın çekirdeğinin katı olduğunu doğruladı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından yapılan çalışma, Dünya’mızın oluşumu hakkında daha detaylı bilgilere ulaşmamızı sağlayabilir. Doç. Dr. Hrvoje Tkalcic, yaptıkları çalışmayla Dünya’nın merkezinin katı olduğundan emin hale geldiklerini ifade ediyor. 1930-1940’lı yıllarda yapılan çalışmalar Dünya’nın merkezinin katı olabileceğini göstermişti. Bu keşif zamanında jeoloji biliminin “Kutsal Kase”si olarak tanımlanmıştı.

Bilim insanları bu kez kesme dalgalarını inceleyerek bu sonuca ulaşmışlar. Kesme dalgaları yalnızca katı maddeler üzerinde ilerler. Bundan hareketle araştırmalarını yapan bilim insanları, merkezden gelen bu dalgaları ölçtükleri takdirde katılığından emin olacaklarını düşünmüşler. Kesme dalgaları, katı bir tabakanın alt ve üstünden zıt yönlü eşit iki kuvvete maruz kalması neticesinde katmanın kırılmasıyla oluşan dalgalardır.

Güce maruz kaldığında kırılmayan maddelerde bu dalgalar oluşmazlar. Katı tabakalar ise güç neticesinde “kesilerek” bu dalgaları oluşturacaktır. Öte yandan kesme dalgaları çok küçük ve güçsüzdür. Bu nedenle ölçülmeleri de oldukça güçtür. Dünya’nın merkezinden gelen olası dalgaları ölçmek isteyen bilim insanları, gezegende konuşlu sismik ölçüm merkezlerinden gelen tüm verileri birbirleriyle ilişkilendirmişler. Ölçümlerinde hassasiyeti yakalamak için de büyük bir depremden sonra 3 ila 10. saat arasında oluşan dalgaları incelemişler. Oldukça çok sayıda detaylı veriyi inceleyip ilişkilendiren bilim insanları adeta Dünya’nın parmak izini çıkarmışlar. Araştırmacı Tkalcic, ölçümleri sonucunda Dünyanın çekirdeğinin katı ve sanıldığından daha yumuşak olduğunu tespit ettiklerini ifade ediyor.

Dünya’nın merkezinin sertliği altın ve platin ile benzerlik gösteriyormuş. İç çekirdeğin adeta bir zaman kapsülü gibi olduğunu belirten Tkalcic “eğer çekirdeği anlayabilirsek Dünya’nın nasıl oluştuğunu ve şekillendiğini anlayabiliriz” diyor. Küresel teknolojik imkanların artmasıyla bilim insanları Dünyamız hakkında daha detaylı bilgilere ulaşmaya başladılar. Örneğin Dünyanın merkezinin hala tam olarak kaç derece olduğu bilinmiyor. Bu sorulara cevap bulmaları halinde bilim insanları, Dünyamızın oluşumu ve hayat için gerekli olan unsurları anlamaya bir adım daha yaklaşacaklar.
Kaynak: http://www.anu.edu.au/news/all-news/anu-researchers-confirm-earth%E2%80%99s-inner-core-is-solid

Devamını Oku

Öne Çıkanlar