Bizi Takip Edin

Teknoloji

Yeni Geliştirilen Teknolojiyle Havalimanında Beklemeye Son

Yayınlandı

üzerinde

Yeni geliştirilen bir teknoloji havalimanında uzayan pasaport kuyruklarını sonlandırma hedefini taşıyor. İngiliz şirketi olan ObjectTech tarafından dünyadaki en kalabalık havalimanlarından birisi kabul edilen Dubai Havalimanı için özel bir yüz tanıma programının geliştirildiği duyuruldu.

yeni-gelistirilen-teknolojiyle-havalimaninda-beklemeye-son1
Times gazetesinde yayımlanan haberde gazetenin bilim editörü olan Tom Whipple, 2020 yılında uygulanmaya başlayacak olan sistemde yolcuların tünelde yürüdükleri sırada yüzleri lazer yardımıyla taranacak. Havalimanın güvenlik anlayışının 5 – 10 yıla kadar büyük değişim göstereceğine değinen Whipple, ObjectTech firmasının Dubai için geliştirdiği yeni sistemden detaylıca bahsetti. Geliştirilen sistemin tanıyıp onay verdiği kişiler, pasaport kuyruğuna girmeye gerek olmadan doğrudan valizlerini almaya gidecekler.

CHICAGO, IL - DECEMBER 20: Travelers wait in line to check-in for flights at O'Hare International Airport on December 20, 2013 in Chicago, Illinois. More than 200,000 passengers are expected to travel through O'Hare today for the start of the Christmas holiday period. Nationwide 94.5 million Americans are expected to travel at least 50 miles from home during the holiday season. (Photo by Scott Olson/Getty Images)
Biyometrik Gümrük ismi verilen bu yeni teknoloji, İngiltere’de bulunan havalimanları tarafından da yakın bir şekilde takip edilecek. Her gün en az 100 bin kişinin kullandığı Londra’da bulunan Heathrow Havalimanı’nda uzayan pasaport kuyrukları oluşuyor.
Times’a konuşan ObjectTech şirket temsilcisi Tom Morgan, yüz tanıma sisteminin tanımlayamadığı kişilerin tünel çıkışında pasaport kontrollerinin rutin şekilde yapılmaya devam edeceğini açıkladı.

yeni-gelistirilen-teknolojiyle-havalimaninda-beklemeye-son4
Her ay yaklaşık olarak 8 milyon kişiyi ağırlayan Dubai Havalimanı’nın yolcu sayısında Expo 2020 etkinliği sebebiyle ciddi bir artışın olması bekleniyor. Geliştirilen sistemin Expo 2020 öncesinde faaliyete başlayacağı ve bu sayede yaşanacak olan yoğunluğun azaltılabileceğine vurgu yapılıyor.

yeni-gelistirilen-teknolojiyle-havalimaninda-beklemeye-son3 (Kopyala)

Bu sistemin diğer havalimanlarında ne zaman kullanılmaya başlayacağı ise henüz belirsiz. Dubai’de başarılı olmasının ardından sistem yoğun olarak sefer düzenleyen diğer havalimanlarına da hızlı bir şekilde yayılabilir.
Kaynak: http://www.express.co.uk/travel/articles/816642/passport-airport-security-biometric

Devamını Oku
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

4 Parçacıktan Oluşan Tetraquarklar Artık Mümkün

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İmkansız olduğu düşünülen, bir o kadar gizemli egzotik bir parçacık nihayet fizikçiler tarafından tespit edildi. Sadece bir kez değil bu ikinci tespit edilişi. Tetraquark olarak adlandırılan zor maddenin iki yeni kuramsal öngörüsü, atom altı anlayışında yeni dönem hazırlayarak bu garip parçacıkların gerçekten var olduğunun en güvenilir kanıtını sağlamaktadır.
Biraz lise kimyası ve fiziğiniz varsa hatırlayacaksınız ki proton ve nötronlar dahil olmak üzere atom altı parçacıkları var. Bunlar, hadron denilen kompozit parçacıklardan oluşuyor. Ancak bu parçacıklar da Kuark adı verilen temel parçacıklardan oluşuyor. Kuark fikri ilk kez 1960′ larda önerildi ve o zamandan beri fizikçiler, bu gizemli parçacıkların dokunup hissedebileceğimiz maddenin yapı taşlarını oluşturmalarına yardımcı olduklarını araştırıyor. Şimdi iki ayrı bilim adamı ekibi, 4 quark parçacığından oluşan istikrarlı bir konfigürasyonu Tetraquark olarak adlandıran yeni bir düzenlemenin sağlam teorik kanıtlarının olduğunu düşünüyor.


Geçen yıl Fermilab ekibi, tetraquark ile uyuşan bir parçacığın keşfini duyurdu ve Büyük Hadron Çarpıştırıcısı güzelliği (LHCb) deneyindeki araştırmacılar, tetraquarkların tamamen yeni bir ailesi olabilecek parçacıkları bularak ilerledi. Ancak yine de doğrulama yapmak kolay olmadı çünkü araştırma alanı tamamen egzotik kalıyor. Quigg Physics World’e verdiği demeçte “Tetraquarkların durumunda insanlar her zaman alternatif açıklamalar önerebilir” dedi.
Quarklar kendi içlerinde 6 çeşide ayrılmıştır. Bunlar; elektrik yükleri, kütle ve dönüş gibi özelliklerle belirlenen yukarı, aşağı, garip, çekici, üst ve altlardır. Tetraquark teorisi geleneksel olarak 2 yada 3 quarkın birleşerek bir parçacık oluşturabileceğini 3 ten fazla parçacığın birleşemeyeciğini öneriyordu. Ancak yeni araştırmada Quigg ve ekibi, 4 quark parçacığının birleşiminin mümkün olduğunu gösterdi.
Tel Aviv Üniversitesi’nden araştırmacı Marek Karliner, “Kullanılan yöntemler farklı olmasına rağmen her iki takımın sonuçları temel olarak nitel bir düzeyde özdeşleşiyor” dedi.
Fizik camiasında bazıları bu kanıtı olumlu bir işaret olarak yorumluyor çünkü bu kez tetraquarkı sonunda tanımlayabildik. Yıllardır imkansız olarak görülüyordu. Yine de bitmedi. Şimdi, tetraquarkların var olduğuna dair en sağlam teorik kanıt olmaya başladığımıza göre, geriye sadece CERN’in Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda ya da başka bir deneysel parçacık hızlandırıcıda gözlemsel olarak ispatlamak kaldı. Bu deneysel belgenin ne zaman ortaya çıkacağını söyleyemeyiz ancak Quigg kendinden emin görünüyor.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/physicists-demonstrated-impossible-tetraquarks-exist-after-all-quarks-particles

Devamını Oku

Teknoloji

Google’ın Yapay Zekası İnsanların Geliştirdiğinden Daha İyi Bir AI Geliştirdi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Google tarafından yeni tasarlanan Google AutoML projesi kapsamında bir AI yeni AI’ler geliştiriyor. Yapay zeka tarafından geliştirilen bu yeni yapay zekalar en gelişmiş modellerden daha iyi performans gösteriyor. Proje kapsamında yeni nesil AI’lerin geliştirilmesi hedefleniyor.

2017’nin Mayıs ayı itibariyle Google Brain araştırmacıları tarafından kendi AI’lerini üretebilen bir AI (Yapay Zeka) olan AutoML’in geliştirildiği duyuruldu. Kısa bir süre önce ise AutoML Google tarafından sunuldu. Kendi AI’lerini oluşturabilen bu AI, insan yapımı tüm yapay zekalardan daha iyi performansa sahip bir AI üretti.
Google araştırmacıları makine öğrenme modellerinin tasarımını, takviye öğrenme isimli bir yaklaşımı kullanarak otomatik bir hale getirdi. AutoML, belirli bir görev için çocuk AI üretme ağını geliştiren bir denetleyici sinir ağı görevi yürütüyor. NASNet adıyla anılan bu özel çocuk AI’nin görevi arabaların, trafik ışıklarının, insanların, sırt çantalarının, el çantalarının vb. tüm nesnelerin gerçek zamanlı olarak videoyla tanıtılması.

AutoML, NASNet’in performansını değerlendirerek, elde edeceği bulguları çocuk AI’nin geliştirilmesi için kullanacak ve bu işlemi binlerce kez tekrar edecek. NASNet ve ImageNet isimli, Google araştırmacıları tarafından bilgisayar görünümünde aranan büyük ölçekli akademik iki veri setinin görüntü sınıflandırması ve COCO nesne saptama veri seti olarak diğer tüm bilgisayar görüntüleme sistemlerinden daha iyi bir performansa sahip.

Araştırmacılar, NASNetve ImageNet’in doğrulama kümesinde yer alan görüntüleri tahmin etme oranını %82,7 olarak açıkladı. Bu iki AI’nin daha önce yayınlanan sonuçlardan %1.2 daha iyi ve sistemde %4 daha verimli olduğunu gösteriyor. Ayrıca AI’ler ortalama %43.1 hassaslığa sahip. Tüm bunlara ek olarak NASNet’in daha az hesaplama içeren bir versiyonu benzer mobil platformlar için %3.1 daha iyi performans sergiledi.
Kaynak: https://futurism.com/google-artificial-intelligence-built-ai/

Devamını Oku

Bilim

Canlı Madde İle 3D Baskı Platformu Oluşturuldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Pizzadan, idrar tabanlı uzay plastiklerine, hatta kan damarlarına kadar 3D baskısında hiçbir şeyin sınırı yok gibi görünüyor. Kompleks Malzemeler Laboratuvarı başkanı Profesör Andre Studart’ın liderliğinde ETH araştırmacıları tarafından oluşturulan yeni bir 3D baskı platformu, canlı materyaller ile çalışarak süreci ilerletiyor.

Özel olarak tasarlanmış malzeme aslında bakterilerden oluşan bir mürekkeptir. Makine daha sonra, kullanılan bakterilere bağlı olarak değişen çeşitli amaçlar için canlı biyokimyasal tasarımlar basabiliyor. Araştırmaları Science Advances’de yayınlandı.

Biyolojik uyumlu bir hidrojelden oluşan mürekkep, bakteriler için yapı sağlar. Diğer türler de kullanılabilir olmasına rağmen bu çalışmada Pseudomonas putida ve Acetobacter xylinum kullanılmıştır. Hidrojel-mürekkep-bakteri kombinasyonu ağrıyı hafifletir, nemi tutar ve inanılmaz kararlıdır. Bu özelliklere bakıldığında bu mürekkep için potansiyel bir uygulama, yanıkların tedavisi olabilir. Bilim adamları, 3D baskının tek bir kullanımında, her biri birden çok bakteri türü içeren 4 farklı mürekkep kullanabilirler. Bu araştırmanın yazarı ve araştırmacı Manuel Schaffner’e göre “canlı 3D baskı ile mürekkep, diş macunu kadar yapışkan ve el kremleri tutarlılığında olmalı.

Bu teknolojinin ticari açıdan uygulanabilir olması için hala yapılması gereken çok iş var. Ancak olağan üstü teknik kesinlikle ilginç bir potansiyele sahip. Bu teknoloji için hız ve ölçeklenebilirlik olmak üzere 2 büyük engelle karşılaşıldığında, canlı bakteriyel mürekkeple yapılan baskı bir çok girişimin ayrılmaz bir parçası olarak ortaya çıkabilir. En belirgin uygulamalar tıp ve biyo teknoloji alanında bulunabilir. Aynı zamanda, teknik, toksik bileşenlerinden dolayı içme suyunu test etmek için ve hatta petrol sızıntılarını temizlemeye yardımcı olmak için bir filtre olarak kullanılabilir.
Kaynak:https://futurism.com/researchers-created-platform-prints-living-matter/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar