fbpx
Bizi Takip Edin

Uzay

Yerçekimi Dalgaları Evreni Görünür Hale Getirecek

Yayınlandı

üzerinde

14 Eylül 2015 tarihinde yer çekimi dalgaları ilk kez tespit edildi. Bu keşif aynı zamanda büyük nesnelerin uzay yapısını olumsuz etkileyebileceğini ve Albert Einstein’ın görelilik teorisinin de kanıtıydı. 26 Aralık 2015 tarihinde yapılan ikinci tespit yer çekimi dalgalarının evrene yeni bir pencere açmasına yardımcı oldu. LIGO sistemi sayesinde gözlenen binlerce yer çekimi dalgası sinyali tespit edildi. Karadelikler, nötron yıldızları, süpernova patlamaları ve kosmosun kendi kaynağı ve kaderi gibi konulardaki tüm anlayışımızı yer çekimi dalgaları değiştirecek.

s-b1b24c2b766d2c83b234ea321863f1ef5cd9dadc
Fizik ve astronomi alanında yer çekimi dalgalarının keşfi sonrası değişimler yaşanmaya başladı. Düzenlenen iki etkinlik raporunda şu ana kadar yıldız kütleli kara deliklerin sayısı ve yerine dair bilgiler sunuldu. Kara deliklerin birleşmesi yer çekimi dalgalarını oluşturuyor. Elde edilen bulgular kara deliklerin beklenenden daha sık çarpıştığını da ortaya çıkardı.
Hassas bir dedektör olan LIGO sistemi sayesinde kara deliklerle alakalı geçmiş yıllarda yaşanmış olayların kayıt altına alınması işlemi de başlatılıyor. Ayrıntılı bir kara delik sayımı yapılacak ve gökbilimciler evrenin dört bir yanındaki kara delikleri karakterize ederek, formlarının nasıl oluştuğunu tespit edecekler.

2y9rv22x-1358132357
Bu testler esnasında gök bilimciler kara deliği oluşturan çok küçük ve ultra yoğun yıldızları ve yıldız kalıntıları olan nötron yıldızlarının birleşmelerini de gözlemlemeyi umuyorlar. Kara delikler evrende sayıca çok olmasına rağmen, nefes kesici derecede basit bir yapıya sahipler.
Kaynak: https://futurism.com/gravitational-waves-bring-extreme-universe-into-view/

Uzay

İlk Uzay Turistleri Neden Ay’da Yürümeyecek ?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

SpaceX’in 2023’te düzenleyeceği Ay yolculuğuna turist olarak gidecek olan ilk isim, geçtiğimiz günlerde Elon Musk’ın düzenledi basın toplantısında belli olmuştu; Yusaku Maezawa. Bu gezde Ay’a 200 kilometre yaklaşılacağı ve Ay’ın etrafında tur atıldıktan sonra, dünyaya dönüleceği de bildirilmişti. Yaklaşık 49 sene önce, 1969’da Ay’ın yüzeyine ayak basan insanoğlu, turist olarak gitme lüksüne eriştiği Ay’da neden yürüyemiyor ?

Bu sorunun cevabı teknik detaylarda yatıyor. Temel amacı Ay’ı keşfetmek olan ve bunun için senelerce hazırlanan bir ekip ve onları uzaya taşıyan özel araç SpaceX’in turist taşıyacağı uzay araçları pek çok anlamda oldukça farklı .SpaceX’in uzay araçları kadar güçlü olursa olsun Ay’ın yüzeyine iniş yapıp, sonra kalkış yapıp Dünya’ya güvenle dönecek yapıda değil. Eğer SpaceX Ay’a iniş yapmak isterse yeni ekipman yatırımları yapması gerekecek ve bu projeye ayrılan bütçe 2-3 katına çıkmış olacak. Ancak şirketin ilk hedefi arasında, Ay’a ayak basmak değil; uzay turizmi projesinin ilk aşamasını gerçekleştirmek yer alıyor.

İşin mali ve teknik kısmı dışında bir de insan kısmı var. Astronotlar bu tür görevler için senelerce eğitim alıyorlar. Bu da Ay’da ya da uzaydaki herhangi bir görevde yetkin olmalarına olanak sağlıyor. Ancak Musk’ın turistleri, bu eğitimi almamış olan insanlar ve bir uzay aracının içinde olmak, onu kontrol etmek gibi pek çok detaydan yoksunlar. Her ne kadar 2023 senesine kadar çeşitli eğitimler gerçekleşecek olsa da bu eğitimler ‘uzman astronot’ olmaya kadar yetmeyecek.
Kaynak: https://www.livescience.com/63617-spacex-tourist-walk-on-moon.html
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Uzay

Dünya’dan 59,5 ışık yılı uzakta yeni gezegen keşfedildi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Geçiş Halindeki Öte Gezegen Araştırma Uydusu TESS, Dünya’dan 59,5 ışık yılı uzakta, büyük bölümü sudan oluşan bir gezegenin varlığını keşfetti. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) öte gezegen keşif uydusu TESS, ilk öte gezegen keşfini gerçekleştirdi. “Space.com” internet sitesinde yer alan habere göre, Geçiş Halindeki Öte Gezegen Araştırma Uydusu TESS, Dünya’dan 59,5 ışık yılı uzakta Mensa (Masa) Takımyıldızındaki Pi Mansea yıldızının yörüngesinde bir öte gezegenin varlığını belirledi.

“Pi Mensae c” adı verilen “süper-Dünya” kategorisindeki gezegenin çapının Dünya’nın 2,14 katı, kütlesinin ise Dünya’nın 4,82 katı olduğu bildirildi. Pi Mensae c’nin yörüngesindeki yıldıza, Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür’den 50 kat daha yakın olduğu tespit belirtildi. Öz kütle ölçümlerinin gezegenin büyük ölçüde sudan oluştuğuna işaret ettiğini ifade eden ABD’nin Massachusetts Teknoloji Üniversitesinden (MIT) gökbilimci Chelsea Huang, “Muhtemelen ortasında kaya bir çekirdek ve çevresinde hidrojen ile helyumdan oluşan bir atmosfer var.

Yörüngesindeki yıldıza yakınlığı göz önüne alındığından yoğun radyasyon nedeniyle suyun sürekli buharlaşma halinde olduğunu tahmin ediyoruz.” dedi. Gökbilimciler daha önce Pi Mensae yörüngesinde Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter’den 10 kat daha fazla kütleye sahip bir gaz devi gezegen, “süper-Jüpiter” keşfetmişti. Keşfe dair detaylar Huang ve diğerleri tarafından “The Astrophysical Journal Letters” dergisinde yayımlandı. TESS uydusu, NASA tarafından 18 Eylül’de SpaceX üretimi Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatılmıştı.

Uydunun, iki yıl sürecek keşif faaliyeti boyunca Güneş Sistemi dışındaki yakın yıldız sistemlerindeki öte-gezegenlere dair kanıtlar araması planlanıyor. TESS, öte-gezegenleri “geçiş” denilen bir konumda tespit etmeye çalışıyor. “Geçiş”, bir öte-gezegenin yörüngesindeki yıldızın önünden geçtiği anı tanımlıyor. Bilim adamları bu anda yıldızın kameralara yansıyan parlaklığında oluşan azalmayı gözleyerek, ışığın salım ve emilme miktarlarını ölçerek söz konusu gezegenlerin kütlesini, öz kütlesini ve atmosfer kompozisyonunu belirleyebiliyor.
Kaynak: https://www.space.com/41882-nasa-tess-first-exoplanet-evaporating-super-earth.html

Devamını Oku

Uzay

Mars keşif aracı Curiosity teknik aksaklık nedeniyle operasyonlarına ara verdi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Gezginci robot, teknik aksaklık nedeniyle bilim ve mühendislik verilerini Dünya’ya yollayamıyor. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) Mars keşif aracı Curiosity teknik aksaklık nedeniyle operasyonlarına ara verdi. Space.com internet sitesinde yayımlanan habere göre, NASA proje sorumlusu Ashwin Vasavada, yaşanan teknik aksaklık nedeniyle gezginci robotun hafızasındaki bilim ve mühendislik verilerini Dünya’ya göndermediğini, bu sebeple operasyonlara ara verme kararı aldıklarını duyurdu.

Robotun, konumu ve teknik durumuna dair verileri ise iletebildiği belirtildi. NASA uzmanları aksaklığı giderene dek Curiosity’nin bilim enstrümanları kapatılacak. Curiosity Ağustos 2012’de Mars’taki Gale Krateri’ne inmişti. Gezginci robot, 6 yıl süren keşif faaliyeti süresince Kızıl Gezegen’in geçmişte mikrobiyolojik canlı yaşamına ev sahipliği yapmış olabileceğine dair çok sayıda kanıt toplamıştı. Örneğin Gale Krateri içinde milyarlarca yıl önce göl ve akarsu sistemleri bulunduğu ortaya çıkmıştı.

Curiosity Kaşif Robotunu Yakından Tanıyalım
Curiosity, Robotumuz, kızıl gezegende farklı canlıların yaşayıp yaşamadığını ve gezegenin insan yaşamına uygunluğunu araştırmakta, Mars iklim ve yüzeyi ile ilgili bizlere sürekli bilgi yollamaktadır. Curiosity, küçük bir otomobil büyüklüğündedir. Yüzey analizleri yapabilmek; herhangi bir oluşum, taş, toprak resimleri çekebilmek ve bilimsel deneyler yapabilmek için 2 metreye kadar uzanan robotik kola sahiptir.

2,7 metre genişliğinde ve 2,1 metre yüksekliğinde olan robotumuz 900 kg ağırlığındadır ve 50,8 cm çapında tekerleklere sahiptir. Kâşif, NASA Jet Propulsion Laboratuvarı’nda çalışan mühendisler tarafından yüksekliği 65 cm’ye kadar olan engelleri aşabilecek ve her gün 200 metreye kadar seyahat edebilecek şekilde tasarlanmıştır. Robotumuz gerekli enerjiyi, plütonyum-238’in doğal bozunumundan elektrik üreten radyoizotop termoelektrik üretecinden elde etmektedir.
Kaynak: https://www.space.com/41884-nasa-mars-rover-curiosity-sidelined-glitch.html

Devamını Oku

Öne Çıkanlar