fbpx
Connect with us

Teknoloji

YouTube’da Yeni trend: ‘beyin orgazmı’

Published

on

Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi ya da beyinsel orgazm, video paylaşım sitesi Youtube’da yeni bir mesleğin doğmasını sağladı. ‘ASMR performansçıları’ belirli sesleri çıkardıkları videolar kaydederek Youtube’da yayınlıyor. Videoların izleyici sayısı her geçen gün artıyor. Beyinsel orgazmın, endorfin salgılanmasını tetikleyen, rahatlatıcı etkiye sahip sesler sayesinde meydana geldiği belirtiliyor. ASMR olarak adlandırılan bu tepkiyi tetikleyen sesleri içeren videolarda yemek yeme sesi, saç kesimi sırasında çıkan ses, fısıltı ile konuşma, emme ya da dudakları yalama gibi sesler yer alıyor. YILDA 100 BİN DOLAR KAZANIYORLAR: Son dönemde ASMR videolarında şehvetli sesler çıkaran, örneğin mikrofonu ya da kamerayı yalayan performansçıların ortaya çıkması da ilginin artmasını sağlayan nedenler arasında. Ancak ASMR videoları üretenlerin bazıları, bu seslerin seksi ya da cinsel uyarıcı olmadığı konusunda ısrarcı. ASMR performansçılarının yıllık kazancının 100 bin dolara kadar ulaştığı belirtiliyor.
‘KALP ATIŞ HIZINDA YAVAŞLAMA OLUYOR’:  Beyinde karıncalanma hissi olarak tanımlanan “orgazm” türü hakkında henüz yeterli çalışma ve veri bulunmuyor. ASMR’nin etkileri konusunda dünyanın ilk bilimsel çalışmalarından biri geçen yıl Sheffield Üniversitesi’nden psikolog Dr. Giulia Poerio tarafından gerçekleştirildi. Poerio konuya ilişkin açıklamasında, herkesi etkilemese de, ASMR’nin izleyicileri rahatlattığını belirterek bu tür videoların stres, uykusuzluk, depresyon, anksiyete ve yalnızlık sorunlarını hafifletebileceğini belirtti. ASMR’nin müzik dinlemek ya da korku gibi diğer karmaşık duygusal tepkilerle ilişkilendirilebileceğinin altını çizen Poerio “Yine de oldukça farklı bir duygu türü. Çalışmamızda ASMR’nin gevşeme duyguları ve düşük kalp atış hızı ile ilişkili olduğunu gösterdik, oysa müzik kaynaklı ürperti kalp atış hızının artmasıyla ilişkili” dedi.
REKLAM SEKTÖRÜNE DE GİRDİ: Yaklaşık on yıl boyunca küçük bir gruba hitap eden beyin orgazmını tetikleyici sesler bir süredir reklam sektöründe de kullanılmaya başlandı. Örneğin ABD’de reklam saniyesi başına ödenen paranın rekor seviyeye ulaştığı Super Bowl maçı sırasında bu yıl bir bira şirketi, ünlü bir mankenin parmaklarını bira şişesine vurduğu reklamını milyonlarca kişiye ulaştırdı. Kaynak:  https://www.sheffield.ac.uk/psychology/staff/research/giulia_poerio

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Bilim insanları, ışık ve havayı geçiren, fakat sesin geçmesini engelleyen bir materyal geliştirdiler

Published

on

Boston Üniversitesinden araştırmacılar,matematiği 3D baskı ile birleştirdiler ve mantığa meydan okuyarak, ışık ve havanın içinden sorunsuzca geçtiği fakat sesin geçemediği yeni bir malzeme geliştirdiler. Araştırmacı Xin Zhang bir basın açıklamasında ‘Biz şu anda matematiksel olarak, herhangi bir şeyin sesini engelleyebilecek bir nesneyi tasarlayabiliyoruz. “dedi –Bu da geleceğin bugünden çok daha sessiz olabileceği anlamına geliyor. Physical Review B dergisinde yayınlanan bir makalede, araştırmacılar geliştirdikleri bu işi “akustik meta malzeme” olarak tanımlıyorlar.
Bir malzemenin,hava ya da ışığı engellemeden, gelen ses dalgalarını kaynaklarına tekrar yansıtırken ihtiyaç duyabileceği özellikleri ve boyutları hesaplayarak başladılar.. Daha sonra 3D malzemeyi bir donat şeklinde bastırarak, PVC borunun bir ucuna, diğer ucu da bir hoparlöre tutturdular.

Hoparlörden yüksek perdeli bir not aldıklarında, bu donat şeklindeki materyalin borudan gelen sesin yüzde 94’ünü engellediğini gördüler. Araştırmacı Jacob Nikolajczyk basın açıklamasında:’’Bu tür sonuçları aylardır bilgisayar modellememizde görmüştük – ama bilgisayarda modellenen ses basıncı seviyelerini görmek başka bir şey, etkisini kendinizin duyması bir şey.’’ dedi. Araştırmacılar, araştırmalarının gösterdiği donatşekliyle sınırlı olmadığını iddia ettikleri akustik meta materyalleri için birçok uygulama öngörüyorlar. Zhang ve arkadaşıRezaGhaffarivardavagh; materyalin yapısının çok hafif,açık ve güzel olduğunu söylediler ve ayrıca her parçanın, ses engelleyici, geçirgen bir duvarın ölçeklendirilmesi ve inşa edilmesi için kiremit veya tuğla olarak kullanılabileceğini belirttiler. Ayrıca dronların, HVAC sistemlerinin ve hatta MRI makinelerinin sesinin azaltılması için malzemenin kullanılma potansiyelini olduğunu da belirttiler – görünüşe göre gürültü yapan herhangi bir şey bu yeni malzemenin eklenmesiyle daha az gürültü yapabilir.

Editör / Yazar: Esra KAŞ

Kaynak: https://www.sciencealert.com/scientists-create-new-material-that-can-block-sound-while-still-allowing-air-and-light

Continue Reading

Teknoloji

İşte, Toyota’nın Ay’a göndereceği dev keşif aracı

Published

on

Japon otomotiv devi Toyota, uzay sektörüne çok ilginç bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Japonya Uzay Araştırma Organizasyonu (JAXA) ile iş birliği yapan şirket, Ay’a dev bir araç göndermek için hazırlıklara resmen başladıklarını duyurdu. Bugün yapılan ortak açıklamada uzay aracının ilk temsili videosu ve detayları da paylaşıldı. JAXA’nın resmi internet sitesi üzerinden yayınlanan yazıda arabanın Ay’da taşımacılık yapma amacıyla kullanılacağı belirtiliyor. Otonom sürüş kabiliyetlerine sahip olacağı söylenen araç, iki astronotu Ay yüzeyinde tam 10 bin kilometre boyunca taşıyabilecek. Ayrıca istenildiği takdirde ekstradan iki yolcu daha taşıyabilecek. Son olarak aracın, 2019 Toyota 4Runner SUV modelinin tam iki katı uzunluğunda ve iki katı genişliğinde boyutlara sahip olduğu belirtiliyor.

Ay arabasının güç ihtiyacı ise tamamıyla yenilenebilir enerji teknolojileriyle karşılanacak. Toyota’nın geliştirdiği yakıt hücresi teknolojisi Ay aracında kullanılacak. Yakıt hücrelerinin katlanabilir güneş panelleriyle sarj edilmesi planlanıyor.

Konuyla ilgili bazı açıklamalar yapan JAXA başkanı Hiroshi Yamakawa,”Zorlu keşif maceralarımızda Toyota’nın da bize katılması kendimize olan güvenimizi kuvvetlendiriyor. Basınçlı kabinlere sahip insanlı bir araç, geniş ölçekli keşif görevlerimizde çok önemli bir rol oynayacak. Ay’ın yüzeyini daha hızlı ve daha verimli bir şekilde araştırabileceğiz.” ifadelerini kullandı.

Toyota ve JAXA ikilisi, dev aracı 2029 yılı gibi Ay yüzeyine indirmeyi hedefliyor. Uzay ajansının verdiği tarih biraz geç gibi görünebilir ancak zaten o tarihe kadar herhangi bir insanlı görev düşünülmüyor. JAXA’nın şu andaki hedefi 2030 yılında Ay’a ilk Japon astronotları indirmek. Yani Toyota’nın 2030’a kadar aracı hazır hale getirmesi yeterli olacak.

Toyota’nın Ay arabasının NASA gibi diğer uzay ajansları tarafından da kullanılması bekleniyor.

Kaynak: https://www.forbes.com/sites/jamiecartereurope/2019/03/12/toyota-reveals-self-driving-moon-car-as-japan-prepares-to-land-astronauts-on-the-moon/

Continue Reading

Teknoloji

Çin yapay zeka çalışmalarında ABD’yi geride bırakma yolunda

Published

on

Çin, yapay zeka alanında dünyada en fazla atıf alan makale sayısı bakımından ABD ile farkı giderek kapatıyor.

ABD’deki Allen Yapay Zeka Enstitüsünün, Semantic Scholar Project’in derlediği verilere dayandırdığı habere göre, Çin’de üretilen yapay zeka konulu bilimsel araştırmaların, en fazla atıf alan makalelerin sayısı bakımından ABD’yi gelecek yıllarda geçeceği tahmin ediliyor.

1982-2018 yıllarını kapsayan verilere ve mevcut artış eğilimlerine bağlı olarak yapılan ileri dönük tahminlere göre, Çin’in yapay zeka alanında dünyada en fazla atıf alan yüzde 50’lik dilimdeki makale sayısının bu yıl içinde ABD’yi yakalaması bekleniyor.

‘ÇİN, 2025 YILINDA ABD’Yİ GERİDE BIRAKACAK’

Çin’in en fazla atıf alan yüzde 10’luk dilim içindeki makale sayısının gelecek yıl, yüzde 1’lik dilim içindeki makale sayısının ise 2025 itibarıyla ABD’de üretilmiş makalelerin sayısını aşacağı öngörülüyor.

ABD’nin en fazla atıf alan yüzde 10’luk dilimdeki makale oranı 1982 yılında yüzde 47 iken, 2018 sonunda yüzde 29’a geriledi. Öte yandan Çin’in yüzde 10’luk dilimdeki payı 1982 yılında yüzde 1’den azken, 2018 sonunda yüzde 26,5’e kadar çıktı.

Çin’de üretilen yapay zeka konulu makalelerin toplam sayısı, 2006 yılında ABD’yi geride bırakmıştı. Ancak ileri teknolojiyi konu edinen bilimsel çalışmaların etkinliği atıf sayısına göre değerlendirildiği için, ülkenin o alandaki başarısı atıf alan makalelerinin oranıyla ölçülüyor.

Çin yönetimi 2017’de, 2030 yılında yapay zeka alanında dünya lideri olmak hedefine yönelik planlarını kamuoyuna duyurmuştu. Ülkenin yapay zeka alanındaki bilimsel araştırmalarının saysının özellikle 2000’li yılların başından itibaren hızlı bir artış gösterdiği gözleniyor. Kaynak: (Sputnik)

Continue Reading

Öne Çıkanlar