in ,

42 Bin Yıllık Mumyalanmış Tay Fosilinde Sıvı Halde Kan Bulundu!

Eski dönemlerden kalma DNA’ları klonlayarak nesli tükenmiş hayvanları geri getirmek çoğumuz için (doğacılardan Spielberg’e) henüz amacına ulaşmamış bir hayaldir. Ancak, Sibirya’da yapılan inanılmaz keşif sayesinde bu hayale bir adım daha yaklaşabiliriz. Bilim insanları yaptıkları açıklamaya göre soyu tükenmiş olan kırk iki bin yıllık mumyalanmış tay fosilinden sıvı kan örneği almayı başardılar. Geçen yıl ağustos ayında, genç erkek tayın mükemmel derecede korunmuş fosili, Yakutistan (Kuzey Rusya)’daki Batagaika kraterinde keşfedildi. Minik fosilleşmiş örneğin, Üst Paleolitik Çağı ’nda Rusya’nın en soğuk bölgesi olan Yakutistan’da dolaşan, nesli tükenmiş Lenskaya atlarından biri olduğu düşünülmektedir. Küçük örnek öldüğünde sadece bir ya da iki haftalıkmış ancak tüyleri bile korunacak şekilde mumyalanmıştı. Şimdi, Yakutistan’daki Kuzey-Doğu Federal Üniversitesi’nin bir parçası olan Mammoth Müzesi’ndeki araştırmacılar, yumuşak çamur sayesinde mumyalanmış kalıntıların – uygun mezar koşulları da buna dahil olmak üzere – inanılmaz derecede korunabildiğini keşfetti. Araştırmacılar bu kalıntıların kalp damarlarından sıvı kan örnekleri almayı başardılar.

Bu numuneler “dünyanın en eski kanı” olarak adlandırıldı.

Mammoth Müzesi başkanı Dr. Semyon Grigoryev, Siberian Times gazetesine verdiği demeçte “Otopsiden anlaşılacağı üzere iç organlar güzelce korunmuş. Kalp damarlarından sıvı kan örnekleri başarılı şekilde alındı. Bunların yanı sıra kas dokuları doğal kırmızımsı renklerini korumuş. Şimdi bunun dünyada bulunan en iyi korunmuş Buz Devri hayvanı olduğunu iddia edebiliriz.” dedi. Şimdi, araştırmacılar eski türleri klonlamak için taydan canlı hücreler toplamayı umuyor. Eğer her şey umdukları gibi giderse bu araştırmacıların en büyük hedeflerinden biri olan Yünlü Mamut klonlamanın yolunu açacaktır. Güney Kore Üniversitelerinden ve Sooam Biyoteknoloji Araştırma Vakfı’ndan bilim insanları, soyu tükenmiş hayvanları klonlamak ve türleri tekrar hayata döndürmek için örnekten hücreleri çıkarabileceklerini söylediler ancak hücrelerin kan örneğinden gelip gelmeyeceği kesin değil.

Hayvanı klonlamak için eski DNA’dan canlı hücreleri çıkarmak ve büyütmek zorunda kalacaklar ki bu daha önce başarılı bir şekilde yapılamadı. Araştırmacılar şu ana kadar 20 denemede başarısız olduklarını itiraf ettiler ancak sonunda kullanılacak olan at türünü seçtikleri için başarılı olacaklarını tahmin ediyorlar. Tayın DNA’sını kısmen yeniden yapılandırmayı başarmış olsalar bile soyu tükenmiş bir hayvanın tüm genomunu dizmek neredeyse imkansızdır. Bu yüzden kısmi genleri yakın türde bir akrabanın yaşayan embriyosuna yerleştirmek en uygun yöntemdir. Amaçları olan Yünlü bir mamutu klonlamak için, bu akraba Asya fili olacaktır. Lenskaya atı için ise en eski ve en sert türlerden biri olan Moğol atının halefi olan Kore atını seçtiler.

Böylece, soyu tükenmiş bir hayvanın başarılı bir şekilde dirilişi, düşündüğümüzden daha erken bir zamanda gerçekleşebilir. Ancak nesli tükenmiş bir hayvanı geri getirmek sadece teknik bir mesele değil, aynı zamanda etik bir meseledir. Bilim insanlarının yapabilecekleri veya yapamayacakları şeyler konusunda sınırlayıcı çok fazla etik yargıdan söz edilebilir. Ancak onlar bir şeyleri yapmaları gerekip gerekmediği hususunda düşünmeyi çoktan bıraktılar. Onlar kendilerini tamamen bilime adamış insanlar olarak her şeyin mümkün olup olmadığını sorgulamaya devam ediyorlar.

Editör / Yazar: O. Can CANİKLİ

Kaynak: https://www.iflscience.com/plants-and-animals/liquid-blood-found-in-remains-of-42000yearold-mummified-foal/

Makaleye Oy Ver!

0 points

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünyanın ‘en güzel’ fotoğrafları

Dünyanın Manyetik Alanı Hızla Değişiyor, Sonunda Nedenini Öğrenebiliriz!