in , , , , , ,

ABD 75 Yıldır Bilimde Sınır Tanımıyordu. Şimdi Sona Eriyor

ABD’nin Bilimdeki Yeri

ABD 75 Yıldır Bilimde Sınır Tanımıyordu. Şimdi Sona Eriyor

ABD, yıllardır bilim ve teknoloji alanında en üretken ülke konumunda bulunuyor. Temel politikanın büyük kısmı, Amerikan kahramanlıklarının desteklenmesinin 75 yıl öncesine, Bilim: Sonsuz Sınır adlı bir belgeye dayanır.

Sonsuz Sınır, bilim insanlarının federal bilimsel fonlama ve bilim politikası ile siyaset arasındaki ayrılığı başarılı bir şekilde savunmalarını sağladı. Bilim savaşları kazanırsa, bunun barışın korunmasına da yardımcı olabileceğini savundular.

İlginizi çekebilir: Bilimin Hayatımızdaki Önemi ve Yeri

Raporda, hükümet, sanayi ve akademik araştırmaların ortaklık içinde tecrit (Tecrit, bir insanın dış dünyadan koparılarak kendi haline bırakılması olayıdır.) olmaktan çok daha fazlasını başarabileceği savunuldu. Modern Amerikan araştırma üniversitesi, Ulusal Bilim Vakfı’nın gelişmesine ve 1940’lardan 1960’lara kadar 10 kattan fazla artmış olan bilim araştırmaları için devlet fonunun artmasına yol açtı.

Ancak planın birçok yönü artık çalışmıyor ve Endless Frontier’da ortaya konan yapısal çerçevenin 2020 için yenilenmesi gerekiyor.

Raporun 75. yıldönümü vesilesiyle, Ulusal Bilimler Akademisi, Kavli Vakfı ve Alfred P. Sloan Vakfı, ABD’nin bilimsel araştırma girişiminin geçmişi, bugünü ve geleceği üzerine bir sempozyuma ev sahipliği yaptı. Bilim, hükümet, akademi, ticaret ve hayırseverlik liderleri bir araya getirdi.

İleriyi Planlamak

Sempozyum katılımcıları kabul ettiler: ABD’nin uzun vadeli bir federe bilim planına ihtiyacı var. Bu plan, gelecekteki pek çok yönetimi kapsıyor. Bu da hem koruyucu hem de istek uyandıran bir bilim için yol haritasına sahip. Bugün federal fon seviyesinin ve piyasa odaklı araştırmalara verilen önemin hatalı olduğu konusunda fikir birliğine varıldı.

Ayrıca demokrasi dağınık ve yavaştır. Rekabetin devam edebilmesi için 1945’te ortaya konulduğu gibi uzun vadeli bir plana ihtiyaç vardır.

Daha güçlü küresel rakipler

ABD 75 Yıldır Bilimde Sınır Tanımıyordu. Şimdi Sona Eriyor

1945 Bush raporunda belirtilen stratejiler sayesinde ABD, 70 yılı aşkın süredir bilimsel yenilik ve araştırma alanlarında dünya liderliğinde bulunuyor. Ancak araştırma dünyasının ekosistemi değişiyor. D-Md. Chris Van Hollen’e göre, “ABD’nin küresel Ar-Ge harcamalarındaki payı 2000 yılında neredeyse yüzde 40’tan 2017’de yüzde 20’ye düştü. Aynı dönemde Çin yüzde 5’ten yüzde 25’e çıktı.”

Çin, bilimi etkin bir şekilde kullanma ve endüstri ile ortaklıklar kurma kapasitesinde zorlu bir bilimsel ve teknolojik rakiptir. Çok sayıda konuşmacı, akademi, endüstri ve federal araştırmaları birbirine bağlayan Amerikan uzun zamanlı koordine plan eksikliğinin Çinlilerin yükselmesine izin verdiğini ileri sürdü. Sunum yapan kişiler Çin’le Amerikan işbirliğini sınırlama konusunda ayrılmıştı. ABD bilgi transferini sınırlamalı mı yoksa işbirliklerine devam mı  etmeli?

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, çoğu akademisyen Çin ve diğer ülkelerden araştırmacılarla daha fazla işbirliği yapmayı tercih etti. Louisiana Devlet Üniversitesi fizik ve astronomi profesörü Gabriela González, çok uluslu ortaklıkların modern bilim için çok önemli olduğunu ve lisansüstü okulların öğrencilere işbirlikçi bilimin nasıl yürütüleceğini öğretmesi gerektiğini önerdi.

Çadırı Genişletmek

Amerika Birleşik Devletleri ve bir bütün olarak dünya, çeşitli potansiyel bilim insanlarının havuzundan tam olarak yararlanmak için iyi bir iş çıkarmıyor. 2017 Ulusal Bilim ve Mühendislik İstatistikleri Merkezi raporu, beyaz erkeklerin ABD nüfusunun sadece üçte birini oluşturmasına rağmen, ülkenin bilim adamlarının en az yarısını oluşturduğunu gösteriyor.

2000 yılından bu yana Nobel Ödülü alan 89 ABD vatandaşından 34’ü yabancı doğdu. En önemlisi, ekonomi ve STEM alanlarında 2016 Nobel Ödülü’nün altı Amerikan kazananının hepsi ABD’ye göç edenlerdi. Rahatsız edici bir şekilde, Ulusal Bilim Vakfı, ABD’ye gelen uluslararası lisansüstü öğrenci sayısının 2017 yılında 22.000 (yüzde 5,5) düştüğünü, ancak sonraki yıllarda düşüşün o kadar da abartılı olmadığını bildirdi.

Bilimi laboratuvar dışında iletme

Doğrular ve gerçekler, bilimin işleyişi için temel unsurlardır. Ancak bilimsel gelişimlerin artan hızı bilimi ve karmaşıklıklarını anlamayı ve iletmeyi zorlaştırır. Stony Brook Üniversitesi’nde Alan Alda Bilim İletişim Merkezi’ni kuran aktör Alan Alda, iyi bilimsel iletişim eksikliğiyle bilimsel konular hakkındaki kamuoyu kavramlarını birbirine bağladı.

“Her zaman aynı fikirde olmamız gerekmiyor, ancak birbirimizi dinlemeyi öğrenmemiz gerekiyor” dedi ve bu iyi bir iletişim gerektiriyor. Bilime olan güvenin sürdürülmesi ve desteklenmesi hiç bu kadar önemli olmamıştı. Çünkü bilim, değişim ya da yaşam için gittikçe daha büyük bir potansiyele sahip.

Çeviri: Ayhan Mete GÜNAY / Science Alert

Ayhan Mete GÜNAY

Yazar Ayhan Mete GÜNAY

Merhaba ben Ayhan Mete Günay. Ingiliz dili ve edebiyatı öğrencisiyim. Oyun oynamak, kitap okumak ve yeni kültürler öğrenmek en büyük ilgi alanlarım arasındadır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...…

0

Yorumlar

0 yorumlar

Evrenin Bir Başka Gizemi: Antimadde Nedir?

Kütle Çekim Dalgalarının İspatı: LIGO Deneyleri