ABD’deki İnsanlı Uzay Uçuşlarının Kısa Tarihi

Artemis Projesi, bir sonraki insanı Ay‘a götürmek için hazırken, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi(NASA)’nın bizi bu serüvene nasıl getirdiğini inceliyoruz. Bu makalede, geçmişten günümüze kadar yapılan tüm insanlı uzay görevlerinden kısaca bahsedeceğiz.

Ay’a inen son insanlı uçuş olan Apollo 17, 7 Aralık 1972 tarihinde yolculuğuna başlamıştır. Apollo 17; Eugene Cernan, Ronald Evans ve Dr. Harrison Schmitt’den oluşuyordu. Schmitt bir jeologdu. Challenger adlı modülle Dr. Schmitt ve Cernan Ay yüzeyine inip, 22 saat süren bir araştırma yaptılar.

NASA astronotu Joh Glenn
NASA astronotu Joh Glenn, 20 Şubat 1962’de fırlatılmadan önce Friendship 7 kapsülüne girerken.

Bir sonraki insanlar en yakın göksel komşumuzun yüzeyine inmeden önce, NASA ile başlayıp SpaceX ile sonuçlanan ABD’deki insan uzay uçuşu programlarının tarihine bir göz atalım.

Her programın kendi hedefleri olsa da, coşkulu başarıları ve yürek burkan başarısızlıkları, nihayetinde Artemis programını ve günümüzde insanların uzaya uçma şeklini şekillendirmeye yardımcı oldu.

İlgili makale: Uzay Yolcuğunun Tarihi Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey!

Merkür Projesi

NASA astronotu Edward White
Astronot Edward H. White II uzay yürüyüşü yaparken.

ABD’nin ilk insanlı uzay uçuşu programı olan Merkür Programı, insanları yörüngeye göndermek ve onları güvenli bir şekilde Dünya’ya geri döndürmek amacıyla 1958 yılından 1963 yılına kadar sürdü. Merkür Programı’nda 3  farklı roket kullanılmıştır (Atlas,Little Joe,Redstone).

20 kez pilotsuz uçuş denenmiştir, bu uçuşlardan dördünde, Sam, Miss Sam, Ham ve Enos isimli dört primat görev almıştır.

İlgili makale: Şempanzelerin Uzaydaki Kısa Tarihi

Uzaya gitmeyi göze alan ilk Amerikalılar, fiziksel gerekliliklere ulaşabilmeleri için deneme uçuşlarına seçilen 110 adet askeri pilottan oluşuyorlardı.

Nisan 1959’da bu 110 kişinin yedisi astronot oldu. Bunların altısı da Merkür Projesi’nde görev aldı (Deke Slayton kalp rahatsızlığı nedeniyle 1962’de uçuşlardan men edildi).

İkizler Projesi

Edwin Buzz Aldrin - Apollo 11
Tüm zamanların en ikonik fotoğraflarından biri, NASA astronotu Edwin “Buzz” Aldrin’i Apollo 11’de görevinde Ay’ın yüzeyinde gösteriyor. Aldrin, Neil Armstrong’dan sonra Ay’a ayak basan ikinci kişiydi.

Artemis’in Mars’a gidecek geleceğin astronotları için çeşitli teknolojileri ve kaynakları test etmesi gibi, 1961’den 1966’ya kadar süren İkizler Programı’da, Ay’a köprü görevi gördü.

Programın dört ana hedefi vardı: Bir astronotun uzun süreli (iki haftaya kadar) uzay görevlerinde uçma yeteneğini test etmek, uzay aracı yerleştirme ve hem Dünya hem de Ay çevresindeki yörüngede buluşma prosedürleri hakkında bilgi edinmek, yeniden giriş ve iniş prosedürlerini göstermek, uzun süreli uzay uçuşlarının astronotlar üzerindeki etkileri hakkındaki bilgimizi ilerletmek. Gemini 12 görevden oluşuyordu: Gemini 1 ve 2 mürettebatsızken, Gemini 3 ila 12’nin her birinde iki astronot bulunuyordu.

Gemini Projesi ile NASA astronotu Edward H. White II, Gemini 4 görevi sırasında 3 Haziran 1965’te uzay yürüyüşü yapan ilk Amerikalı oldu.

Apollo Projesi

Apollo Programı, astronotları Ay’a göndermek ve onları güvenli bir şekilde Dünya’ya geri döndürmek için tasarlandı. Adını Yunan tanrısı Apollon’dan almıştır. İlk insanlı uzay uçuşunu Sovyetler Birliği’ne kaptıran ABD, ilk insanı Ay’a göndermekte kararlıydı. Soğuk Savaş’ın da etkisiyle uzay yarışları hız kazandı.

İlgili makalemiz: Uzay Savaşları: Amerika ve Sovyetler Birliği; İki Büyük ve Karşıt Güç!

Satürn V

satürn V
Satürn V, Apollo 11’i 16 Temmuz 1969’da Ay’a fırlattı.

Satürn V, NASA’nın insanları Ay’a göndermek için yaptığı bir roketti. (Adındaki V, Roma rakamı beştir.) Satürn V, Ağır Kaldırma Aracı adı verilen bir roket türüydü. Şimdiye kadar başarıyla uçmuş en güçlü rokettir.

Satürn V, 1960’larda ve 1970’lerde Apollo programında ve Skylab Uzay İstasyonu’nu uzaya fırlatmak için kullanıldı. Bir gökdelen kadar uzun olan Satürn V, kusursuz bir fırlatma rekoruna sahipti ve 27 Apollo astronotunun tamamını Ay’a göndermekten sorumluydu.

Apollo 1 Yangını

apollo 1 yangını
Apollo 1 kabininin yanmış kalıntıları. Fotoğraf, meydana gelen ölümcül yangının yoğunluğunu gösteriyor.

Apollo 11’in mükemmel uçuşundan yıllar önce NASA büyük bir aksilik yaşadı. 27 Ocak 1967’de Apollo 1 kapsülünün yer testi sırasında yangın çıktı ve uzay aracındaki Virgil “Gus” Grissom, Ed White ve Roger Chaffee adlarındaki üç astronotun ölümüyle sonuçlandı.

Bu olay yalnızca Apollo’nun sonraki planlanmış uçuşlarını geri itmekle kalmadı, aynı zamanda uzay aracının büyük ölçüde yeniden tasarlanmasına, yönetim kadrosu sarsıntılarına ve program içindeki güvenlik kültüründe de değişikliklere neden oldu.

Apollo 13 Kazası

Apollo 13 kazası
Odyssey hizmet modülünün bu görüntüsü, komuta modülünün ayrılmasından sonra ve Dünya’ya yeniden girişten önce Apollo 13 ekibi tarafından çekildi.

Apollo 13 , NASA’nın üçüncü mürettebatlı Ay iniş girişimi için Ay’a giderken, Odyssey hizmet modülündeki iki oksijen deposundan biri parçalanarak içindekileri uzaya boşalttı.

Nihayetinde ekip, Ay modülü Aquarius’u Ay’ın yörüngesinde dolaşmak ve güvenli bir şekilde Dünya’ya dönmek için bir cankurtaran botu olarak kullanabildi. NASA, Apollo 13’ü “başarılı bir başarısızlık” olarak nitelendirdi, çünkü hem mürettebat kurtarıldı hem de NASA, kurtarma sırasında değerli deneyim kazandı.

Skylab

Skylab 4 görevi
Skylab’ın bu görüntüsü, Şubat 1974’te Skylab 4 görevi sırasında çekildi.

Apollo’dan sonra Amerika’nın ilk uzay istasyonu olan Skylab geldi. Lansmanı, üçüncü aşaması yaşanabilir bir habitata dönüştürülen Satürn V’nin son kullanımını işaret ediyordu. Programın amacı, uzun vadeli uzay uçuşlarının etkilerini incelemeye devam etmenin yanı sıra biyomedikal ve yaşam bilimleri, malzeme işleme ve astronomi gibi alanlarda deneyler (toplamda yaklaşık 270) gerçekleştirmekti.

Yörüngede kaldığı süre boyunca Skylab, sırasıyla 28 gün, 59 gün ve 84 gün süren görevlerde üç 3 kişilik mürettebatı ağırladı ve her biri uzay ömrü için aşamalı olarak yeni rekorlar kırdı. Bu deneyim, on yıllar sonra sonunda Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) haline gelecek olan şeyin temellerinin atılmasına yardımcı oldu.

Space Shuttle (Uzay Mekiği)

Uzay Ulaştırma Sistemi (STS) olarak da bilinen uzay mekiği, 1981’den 2011’e kadar uçan, kısmen yeniden kullanılabilir bir uzay aracıydı. Geleneksel bir uzay aracı gibi fırlatılmak ve bir uçak gibi inmek üzere tasarlanan mekik, yüklerin yörüngeye taşınmasından sorumluydu. Hem bilimsel hem de askeri olarak kullanıldı ve daha sonra ISS için modüllerin teslim edilmesine ve birleştirilmesine yardımcı oldu.

Challenger’ın Patlaması

Challenger Uzay mekiği
Challenger Uzay mekiği, 28 Ocak 1986’da fırlatıldıktan 73 saniye sonra patladı.

28 Ocak 1986 sabahı Florida’dan fırlatılan uzay mekiği Challenger kalkıştan 73 saniye sonra patladı ve bütün parçaları dağıldı. Bu kaza sonucu 7 astronot hayatını kaybetmiştir.

Kalkışın gerçekleşeceği günden önceki gece, hava sıcaklığı aşırı düşüktü, bazı mühendislerin kalkışın iptal edilmesini talep etmesine rağmen kalkış gerçekleştirildi.

Aşırı düşük sıcaklıklar nedeniyle mekiğin sağ katı roket güçlendiricisindeki O-ring adı verilen iki yedek güvenlik contalarının arızalanması sonucu yakıt sızıntısı oluştu ve sonuç olarak korkunç patlama meydana geldi.

O-ring arızası riski, birkaç mühendis tarafından NASA yönetimine sunulmuş, ancak reddedilmişti. NASA, bir kez daha,  uzay aracı tasarımları, yönetim değişiklikleri ve güvenlik kültüründe değişiklikler yapmak zorunda kaldı.

Columbia Uzay Mekiği Kazası

1 Şubat 2003’te Columbia adlı uzay mekiği , 16 günlük  görevinden sonra Dünya atmosferine yeniden giriş sırasında parçalandı ve 6 Amerikalı ve 1 İsrailli olmak üzere toplam 7 mürettebat hayatını kaybetti. Olayın nedeni, fırlatıldıktan kısa bir süre sonra mekiğin dış deposundan çıkan ve sol kanadın ön kenarına çarpan bir köpük parçasıydı.

Columbia Uzay Mekiği kazası, 1986 yılında gerçekleşen Challenger Uzay Mekiği kazasından sonraki 2. uzay mekiği kazasıdır. NASA, her yıl bu kaza sonucu hayatını kaybeden astronotları anmakta ve bu kazanın yıldönümünde hiçbir uzay etkinliği düzenlememektedir.

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS)

Uluslararası Uzay İstasyonu ISS
Tamamlanan ISS’in (Uluslararası Uzay İstasyonu) bu görüntüsü, 23 Mayıs 2010’da STS-132 sırasında uzay mekiği Atlantis’teki astronotlar tarafından çekildi.

Başlangıçta Freedom adlı yalnızca ABD’ye özel bir uzay istasyonu olarak düşünülmüş olan ISS, yeniden tasarımlar ve genişletilmiş uluslararası katılım ile sonunda bugünkü adını almış oldu. Büyüklüğü yaklaşık bir Amerikan futbol sahası kadardır.

Yörüngedeki ISS’nin inşaatı 1998’de başladı ve yörüngedeki modüllerin çoğu 2011’e kadar monte edildi, en son modül 2021’de eklendi. ISS’nin amacı, gelecekte Ay ve Mars’a yapılacak uzun vadeli görevler için gerekli olacak test ekipmanları ve sistemleri de dahil olmak üzere, uzayda yaşama ve çalışma konusundaki bilgimizi ilerletmektir. Astrobiyoloji, astronomi, biyoloji, botanik, meteoroloji, fizik ve diğer birçok alanda düzenli olarak bilimsel deneyler yapılmaktadır.

Crew Dragon

SpaceX Crew-1'in Resilience uzay aracı
SpaceX Crew-1’in Resilience uzay aracı 27 Ocak 2021’de ISS’ye kenetlenmiş durumda.

2011’de Uzay Mekiği(Space Shuttle)’nin emekliye ayrılmasının ardından NASA, Amerikan topraklarından astronot fırlatma imkanlarını kaybetti ve ISS’ye mürettebat göndermek için Rus Uzay Ajansı’na (Roscosmos) güvenmek zorunda kaldı. Bu, SpaceX’in Crew Dragon uzay aracı ve Falcon 9 roketi kullanılarak Demo-2’nin fırlatılmasıyla değişti.

30 Mayıs 2020 tarihinde iki astronot Doug Hurley ve Robert Behnken, Uluslararası Uzay İstasyonu’na başarılı bir şekilde varış yaptı. Bu, 2011’den bu yana ABD topraklarından astronot taşıyan ticari bir aracın ilk lansmanı oldu. Bugüne kadar Crew Dragon, özel olarak finanse edilen Inspiration4 görevindeki 4 sivil de dahil olmak üzere 24 astronotu uzaya gönderdi.

Artemis’e Doğru

Artemis kimdir?
Diana, Augustus Saint Gaudens, 1928, Metropolitan Sanat Müzesi, New York.

NASA, inanılmaz başarıların yanı sıra yürek parçalayan yenilgilerle dolu zengin bir insanlı uzay uçuşu geçmişine sahiptir. Artemis 1 şimdi ilk uçuşuna hazır olarak Cape Canaveral’daki fırlatma rampasının üzerinde fırlatılmayı bekliyor.

Her şey planladığı gibi giderse NASA, 2024 yılında Ay’a tekrardan insan indirecek. Önümüzdeki yıllarda bizi heyecan dolu bir uzay macerası bekliyor.

Çeviri: Yusuf Yılmaz

Kaynaklar:

https://www.astronomy.com/news/2022/09/how-far-weve-come-a-brief-history-of-human-spaceflight-in-the-us | Diğer kaynaklar https://www.nasa.gov/ sitesinden alınmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Firavun Tutankhamun Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 5 Şey

Tutankhamun Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 5 Şey

Uzay Gemileri

Uzay Mekiği Nedir? Astronotları Uzaya Taşıyan 10 Uzay Mekiği