Anormal Arkeolojik Bulgular Dünya Dışı Yaşamın Kanıtı mı?

Kemikleri ve fosilleri ortaya çıkarmak ,incelemek; bilim insanlarının, insanlığın ortak tarihini ve evrimi daha iyi anlamak için çalıştıkları birçok yoldan biridir. Ancak bazı keşifler cevaplardan çok soru yarattı. Bu anormal arkeolojik bulgular dünya dışı yaşamın kanıtı olabilir mi? Uzaylı-insan melezlerinin kanıtı mı? Yoksa sadece aldatmaca mı?

Bilmenizi İstemedikleri Şeyler (Stuff They Don’t Want You To Know) sunucuları Matt Frederick, Ben Bowlin ve Noel Brown, bu podcast bölümünde efsaneleri gizemlerden ayırmak için Garip İskeletlerin Garip Dünyası’nın (Strange World of Inexplicable Skeletons) derinliklerine iniyor.

Charles Dawson Tarafından Keşfedilen Piltdown Adamı

Tüm bu olağanüstü arkeolojik bulguları, para ya da şöhret için aldatmacalardan başka bir şey olarak görmezden gelmek kolay olurdu, nitekim bunlar birçok kez yaşandı. En ünlüsü, amatör arkeolog Charles Dawson tarafından 1912’de keşfedilen Piltdown Adamı, insan ve maymun arasındaki kayıp halka olarak lanse edildi.

500.000 yaşında olduğu söylenen kafatası bir orangutan şeklindeydi, ancak dişleri ve çene kemiği bir insana daha yakındı. Piltdown Adamı kafatasının daha yeni teknikler kullanılarak yeniden test edildi. Sahte olduğu 1949 yılına kadar bilinmiyordu. Dişleri törpülenmiş yapay olarak yaşlandırılmış bir orangutan kafatası olduğu ortaya çıktı.

Bir başka ünlü aldatmaca, Maya harabesinde kayıp Atlantis şehrini ararken kristal bir kafatasını keşfettiğini iddia eden Anna Mitchell-Hughes’a ait. Mayalar Mitchell-Hughes’a, kafatasını yaşlı birey ölmeden önce kabilenin daha genç bir üyesine bir ihtiyarın bilgisini aktarmak için kullanıldığını söylemiş.

Mitchell-Hughes’un kafatasını sadece Sotheby’s’deki bir müzayedede satın aldığı keşfedildi ve uzmanlara göre, kristal kafatasları genellikle 150 yaşından büyük olmaz. Bu kafatası, eski uygarlıklarda bulunmayan modern araç ve tekniklerle yapılmıştı.

Denizkızı Dr. J. Griffith Tarafından 1842 Yılında New York’ta Sergilendi

Fiji, ya Feejee, Denizkızı Dr. J. Griffith tarafından 1842 yılında New York’ta sergilendiğinde büyük bir sıçrama yaptı. Ama bu arkeolojik bulgununda sahte olduğu ortaya çıktı, en büyük şovmen PT Barnum tarafından düzenlenmişti. Denizkızı’nın bir balık kuyruğuna bağlı bir maymunun üst yarısı olduğu ortaya çıktı ve “Dr.” Griffith, Barnum’un suç ortağıydı. İki erkeğin sırrı açığa çıkmadan epeyce bilet parası kazanıldı.

Ancak bazı iskeletler açıkça gerçek ve daha fazla araştırma gerektirecek kadar kafa karıştırıcı. 1999’da paranormal araştırmacı Lloyd Pye, 1930’da Meksika, Chihuahua’nın güneybatısındaki bir tünelde bulunan “Starchild” adını verdiği bir insan-uzaylı hibrit iskeleti bulduğunu iddia etti.

Kafatası ortalamadan daha büyüktü ve arkası düzleşmişti, bu da Pye’nin bir uzaylı ve bir insan dişinin yavruları olduğunu düşünmesine yol açtı. Ancak DNA araştırmaları, kafatasının bir insana ait olduğunu ve büyük olasılıkla beynin şişmesine neden olan bir hastalıktan ölen bir çocuğun olduğunu kanıtladı.

Belki de en şaşırtıcı olan arkeolojik bulgu , Şili’deki Atacama Çölü’nde 2003 yılında bulunan 6 inç uzunluğundaki (15 santimetre) iskelet. Tamamen insan formu şeklinde ancak fazla küçük. Bunun bir fetüs veya çok küçük bir çocuk olduğuna inanıldı.

Ancak kemikler üzerinde yapılan testler, 6 ila 8 yaşındaki bir çocuğunkine benzer büyüme plakaları gösterdi ve ağzında olgun dişler vardı. 6 yaşındaki bir çocuk nasıl sadece 6 inç uzunluğunda olabilirdi? Peki ya Kyshtym cücesi, Littlemore Manastırı ve Perulu üç parmaklı mumya? Bunların hepsini öğrenmek için tüm podcast’i dinlemeniz gerekecek.

Ülkü GÜNGÖR

 

 

Karanlığın Hızı Var Mıdır

Kömür Santralleri Ekonomik Olarak Anlam İfade Etmiyor