Ben-Merkezli İnsanlar Nasıl İçsel Karmaşa Yaratır?

Bencil insanlar yardıma muhtaç, çaresiz, kırılgan görünerek diğerlerinden onlara yardım etmelerini, ihtiyaçlarını karşılamalarını bekleyebilir;Tepkisel ve değişken talepler, davranışlar; yetersiz ve kendine odaklı kişiliklerin en ayırt edici özelliği, adeta alamet-i farikasıdır.

Ben-merkezli insanlarla muhatap olmak, uğraşmak; diğerlerini kullanılmış, kandırılmış ve tükenmiş hissettirebilir.

Yetersiz kişiliğe sahip ben-merkezli insanlar diğer kişilerde genellikle akıl karışıklığına ve kaosa neden olur. Bu durum aile ilişkileri, iş ilişkiler veya onların dahil olduğu her türlü ilişki için geçerlidir.  “Ben” zamirini vurgularlar. İlişkilerde özellikle kendi çıkarlarına odaklı ve kendi faydalarına yatırım yapan taraftırlar ama genellikle bu tutumlarını farkında bile değildirler.

Homer B. Martin ve ben bu  “duygusal koşullanmalı rol”ü keşfettik ve bunu Otomatik Yaşamak: Duygusal Koşullanma Hayatımızı ve İlişkilerimizi Nasıl Şekillendiriyor  (Living on Authomatic: How Emotional Conditioning Shapes Our Lives and Relationships) adlı kitabımızda açıkladık.

Yardıma Muhtaçmış Gibi Davranmak

Ben-odaklı insanlar, bebekliklerinden beri bu yardıma muhtaç rolü için hazırlanmış ve kendilerini bu zayıf gösterme rolü için şekillendirmiş olabilir. Ebeveynler tüm ihtiyaçlarını ve isteklerini öngörmüş ve karşılamış olabilir. Kendilerini işaret etme eğilimleri ile birleşen bitmek bilmeyen dokunaklı ağlamalar işini yapar ve diğerlerinin onlara istediklerini vermesini sağlar.

Kendileri hiç efor sarf etmezler. Genellikle başkaları onların işini yapsın diye aşırı sızlanır, patırtı gürültü çıkartırlar ve  birçok kişiden bir şeyler isterler. Diğerleri de iyi niyetle bu ben-odaklı kişinin isteklerini karşılamaya çalışırlar. Ama bu bencil kişi genellikle hiçbir şey yapmaz. İstemek konusunda çok iyidir ama yapmak konusunda hiç de iyi değildir.

Değişken ve Kaprisli

Yetersiz kişilikli insanların bir diğer genel özelliği de tutarsızlıktır. İsteklerini, en son neye heves ettilerse ona göre değiştirip dururlar. Ben-odaklı insan bir an için bir şey isterken, bir an sonra önceki isteğinin tam tersinin yapılmasını talep edebilir. Yeni taleplerinde hiçbir tutarsızlık görmezler. Bu dürtüsel düşünce ve taleplerini de “Fikrimi değiştirdim. Şimdi böyle istiyorum” diyerek meşrulaştırırlar.

Duygusal İniş Çıkışlar ve Tükenmişlik

Aile ve çalışma arkadaşları bu ben-merkezli yetersiz kişiliklerle başa çıkmaya çalışırken duygusal olarak çıkmaza girebilirler. Bu kişiliklerle bir arada olan insanlar kendilerini bu insanların isteklerini karşılamaya çalışırken harcadıkları efor yüzünden tükenmiş hissederler. Bu insanların ruh hallerinde meydana gelen ani değişiklikler yüzünden kafaları karışır.

Hiçbir tutarlıklık ve öngörülebilirlik olmayınca, bu kişiler sürekli birbiri ile çelişen amaçlar için çabaladıklarını fark ederler. Her bir iniş-çıkışla başa çıkmaya çalıştıkları bir duygusal lunapark hız trenindedirler(roller coaster).

Bir yerde olmaya veya bizimle bir şeyler yapmaya söz vermiş ama son anda tüm planı değiştiren ve bizim de hiçbir mantıklı sebebi olmayan bu isteklerine ayak uydurmamızı bekleyen  ben-odaklı bir eş veya arkadaşları biliriz.

İşyerinde

Bizden, onların favori projesini bitirmemiz için, hafta sonları veya geceleri çok geç saatlere kadar çalışmamızı istemek gibi aşır taleplerde bulunan patronlarla çalışmışızdır. Bu projeyi teslim ettiğinizde ise, patronunuz artık o projenin yapılmasını istemiyordur. Fikrini değiştirmiştir.

Onun aklını okuyamadığınız için veya o projeye verdiğiniz emek ile ilgili serzenişte bulunduğunuzda size kızar. Bencil insanların etrafında belirsizliğin hüküm sürdüğüne hiç şüphe yoktur. Hiç çaba göstermezler, kaprislidirler ve işleri düzeltmek konusunu bile diğerlerine bırakırlar, bu da diğerlerini hüsrana uğratır ve tüketir.

Diğerlerini Suçlarlar

Ben-odaklı insanların yanında oluşan kafa karışıklığının bir nedeni de bu kişilerin “yansıtma” kullanmasıdır. Yansıtma, bir insanın kendi düşünce, duygu veya fikrini diğer kişininmiş gibi ortaya koymasıyla gerçekleşir. Yetersiz kişilikler bunu benzersiz şekillerde yapabilirler. Tembelliklerini veya eksikliklerini diğerlerine yansıtabilir, diğer insanları yeterince çalışmamak veya önemsememekle suçlayabilirler.

Ben-odaklı insanlar aynı zamanda güçlü yanlarını da başkaları üzerine yansıtabilirler. Böyle yaparak, psikolojik olarak kendilerini tüm yeteneklerle donatırlar. Böylelikle güçsüz hissedebilir veya güçsüzmüş gibi davranmaya devam edebilirler.

Ben-odaklı  yetersiz insanlarla konuşma kafa karıştırıcı olabilir:

  • “Beni hiç sevmedin” (Yetersiz kişi kendi sevgi eksikliğini başka bir insana yansıtır)
  • “Bana hiç ilgi göstermiyorsun” (Bir insana makul bir ilgi göstermedeki başarısızlığın diğer kişiye yansıtılmasıdır.)

Kargaşa ve Aşırı Yüklenme ile Başa Çıkma

Unutmayın ki bir ilişkide, tango yapmak için iki kişi gerekir. Eğer bir kişi reddediyorsa, diğer kişi o ilişkiyi eski alışılmış şekliyle sürdüremez. İlk adım, sizin ve ben-odaklı kişinin ne yaptığını gözlemlemek ve belirlemektir. Başkalarının sizin ihtiyaçlarınızı karşılamasını bekliyor musunuz? Kendinizden, başkalarının isteklerini karşılamayı mı bekliyorsunuz? Ne zaman taraflardan bir veya her ikisi aradaki etkileşimi ve alışılmış duygusal rolleri kavrarsa, işte ancak o zaman değişim gerçekleşebilir.

Her zaman çok fazla emek veren taraf “hayır” diyebilir ve ben-odaklı talepkar diğer kişinin isteklerini yerine getirmeyi bırakabilir. İlişkide çok az emek harcayan, yetersiz kişilikteki insan çok daha az ilgi gösterildiğinin farkına varır. Belki taleplerini daha da aşırılaştırır.

Bu aşırı talepleri yine de karşılanmazsa, belki de daha azını istemeye veya kendisi daha çok emek harcamaya zorlanmış olur. İlişkideki bu çalkantı ve karmaşıklığın sona ermesi gerekir.

Çeviri-Berfu Aksoy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Böcekler Plastik Yiyebilmek İçin Mi Evrimleşiyor ?

80 Yıllık Harvard Araştırması Uzun Vadeli Mutluluğun Sırrını Ortaya Çıkardı