Bir elektrik mühendisi, 5G’nin uçakları nasıl riske attığını açıklıyor

Yeni yüksek hızlı cep telefonu hizmetlerinin, özellikle uçaklar havaalanlarına inerken, uçak operasyonlarında oluşturacakları parazitler endişeleri arttırdı. Federal Havacılık İdaresi, Amerikalılara çoğu ticari uçağın güvenli olduğu konusunda güvence verdi ve AT&T (Amerikan Telefon ve Telgraf Şirketi) ve Verizon, yeni cep telefonu antenlerini havaalanlarının yakınına kurmayı altı ay boyunca ertelemeyi kabul etti. Ama sorun tamamen çözülmüş değil.

Endişeler, ABD hükümetinin 2021’de C-bant spektrumunun bir kısmını kablosuz taşıyıcılara 81 milyar ABD Doları karşılığında açık artırmayla satmasıyla başladı. Taşıyıcılar 5G hizmetini tam hızda, 4G ağlarının 10 katı hızında sağlamak için C-bant spektrumunu kullanıyor.

C-bandı spektrumu uçakların güvenli bir şekilde iniş yapmak için güvendiği temel elektronikler tarafından kullanılan frekanslara yakın, işte bu yüzden bir sorun yaratabilirler.

Spektrumda düzeni sağlamak

Kablosuz sinyaller radyo dalgaları tarafından taşınır. Radyo spektrumu 3 hertz ile 3.000 gigahertz arasında değişir ve elektromanyetik spektrumun bir parçasıdır. Telefonunuzdan ve diğer kablosuz cihazlardan gelen sinyalleri taşıyan radyo spektrumunun bir bölümü 20 kilohertz ila 300 gigahertz arasındadır.

Aynı alandaki iki kablosuz sinyal aynı frekansı kullanırsa, bozuk ses alırsınız. Bunu, bilgilerini göndermek için aynı veya benzer frekans bantlarını kullanan iki radyo istasyonunun ortasındayken de duyarsınız. Sinyaller bozulur ve bazen bir istasyonu duyarsınız bazen diğerini, hepsi sağlığınızı etkilemeyecek bir dozda karışır ve gürültü oluşturur.

Bu nedenle, ABD’de bu frekans bantlarının kullanımı radyo istasyonlarına, kablosuz taşıyıcılara ve diğer kuruluşlara düzenli bir şekilde kullanılmalarını ve  “rotaların” veya frekans spektrumların tahsisini sağlamak için Federal İletişim Komisyonu tarafından sıkı bir şekilde düzenlenir.

Radyo dalgaları yerden yansıyor

Modern uçaklar, yüksekliğini belirlemek için bir sinyalin yerden geri dönmesi için geçen süreyi hesaplayan altimetreler kullanır. Bu altimetreler, özellikle görüşün düşük olduğu durumlarda kullanışlı olan otomatik iniş sistemlerinin hayati bir parçasıdır.

Bir uçaktaki radyo altimetre, pilota uçağın yerden ne kadar uzakta olduğunu söyler. Fotoğraf: Rob Griffith

Bu nedenle, bir altimetre kablosuz bir taşıyıcıdan gelen sinyali yerden geri dönen sinyal olarak yorumlarsa, zeminin olduğundan daha yakın olduğunu düşünebilir ve iniş takımlarını zamanından önce indirmeye ve bir yere inmek için gereken diğer manevraları yapmaya çalışabilir. Kablosuz taşıyıcı sinyalleri parazit oluşturarak altimetrenin radyo sinyallerini bozarsa, altimetre geri dönen sinyali tanımayabilir ve bu nedenle uçağın yere ne kadar yakın olduğunu anlayamayabilir.

Kablosuz taşıyıcıların şu anda kullanıma sunduğu hizmetlerde olduğu gibi tam hızlı 5G sinyalleri uçak altimetrelerine müdahale edebilir. Fotoğraf :Alastair Grant

Uçaklar ve cep telefonu taşıyıcıları tarafından kullanılan radyo frekansı spektrumunun bölümleri farklıdır. Sorun şu ki, uçak altimetreleri 4,2 ila 4,4 gigahertz aralığını kullanırken, kablosuz taşıyıcılar için yakın zamanda satılan ve daha önce kullanılmayan C-bant spektrumu 3,7 ila 3,98 gigahertz aralığındadır. Sinyaller arasındaki 0,22 gigahertz farkının, bir cep telefonu taşıyıcı sinyalinin bir altimetre sinyaliyle karıştırılmayacağından veya onu bozmayacağından emin olmak için yeterli olmayabileceği ortaya çıktı.

Problemden uzak durmak, şimdilik

Telekomünikasyon endüstrisi, 0,22 gigahertz’lik boşluğun yeterli olduğunu ve herhangi bir parazit yaratmayacağını savunuyor. Havayolu sektörü ise daha temkinli davranıyor. Risk çok küçük olsa bile, bir uçak kazasının sonuçlarının çok büyük olduğuna inanıyor.

Peki kim haklı? Bu tür bir parazit olasılığı çok düşük ancak gerçek şu ki, böyle bir parazit oluşumunun asla olmayacağını söylemek için çok da veri yok. Parazit olup olmayacağı altimetrelerdeki alıcılara ve hassasiyetlerine bağlıdır. Profesör Mitra’ya göre, bu tür başıboş enterferans sinyallerinin kesin olarak altimetreye ulaşmamasını sağlamanın bir yolu yoktur.

Altimetreler, kaçak sinyalleri gürültü olarak kaydedebilir ve filtreleyebilirse, doğru şekilde çalışabilirler. Bununla birlikte, uçak altimetrelerini yükseltmek maliyetli bir tekliftir ve maliyeti kimin ödeyeceği de net değildir.

FAA (Federal Havacılık İdaresi), altimetreleri test ediyor ve yakın gelecekte güvenilebilecek olanları belirliyor. AT&T ve Verizon bir çözüm üzerinde çalışılırken, altı ay boyunca en büyük 50 havalimanının yakınına 5G vericileri ve alıcıları yerleştirmeme konusunda anlaştılar. Bu, kısa vadede büyük bir krizi önledi, fakat kalıcı olmaktan çok uzak.

Ayrıca, bölgesel havayolları ve kırsal havalimanları da parazit riski altındadır.

Çeviren:Yusuf Mete Pehlivan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Nikola Tesla’nın Günümüzde Gerçekleşen 3 Gelecek Tahmini

Nikola Tesla’nın Zamanının Çok Ötesinde Olmasının Sebepleri

Ruh Diye Bir Şey Var Mı? Kanıtlar “Evet” Diyor!