Bitki ve Hayvanlar İnsanlarla Yaşamaya Çalışmak İçin Nasıl Evrimleşiyor

Covid’den tutun da hamamböceklerine ve buzdolabınızdaki bakterilere kadar çevremizde olup da aklımıza gelip söyleyebileceğimiz  her şey evrim geçiriyor.

Covid 19’a yol açan virüs dünya sahnesine çıkmasından bu yana milyonlarca kişiye bulaştı, milyonlarcasının ölümüne sebep oldu ve etkisi yıllarca sürecek biçimde toplumların alt üst olmasına yol açtı. Covid 19 politikanın, kültürün ve tıbbın hikayesidir ancak tüm bunların altında aynı zamanda sıra dışı bir evrim hikayesi bulunmaktadır.

Charles Darwin, doğal seçilimle gerçekleşen evrimin hareketlerde gözlemlenemeyecek kadar yavaş ilerlediğini zannetti. Darwin bunun yıllar, yüzyıllar hatta binyıllar gerektiren bir süreç olduğunu düşünmüştü.

Covid 19, evrimin haftalar günler hatta saatler içerisinde gerçekleşebileceğinin bir anımsatıcısıdır

Virüsün bulaştığı her kişinin vücudunda görülür. Covid 19’a neden olan virüs türleri vücudumuzdaki bağışıklık sistemlerimize, vurulduğumuz aşılara hatta hastalığın bir kişiden diğer kişiye geçme ihtiyacına göre evrimleşmiştir. Bu bağlamda Omicron varyantı, Galapagos adalarındaki ispinozlar, mantar yetiştiren karıncalar ve mavi balinalar kadar doğal seçimimin gücünün bir kanıtıdır.

Charles Darwin, bugün hayatta olsaydı her şeyden önce Covid 19’a yakalanmaktan korkardı. Sağlığı konusunda sürekli endişe içinde olan biriydi (ve hiç şüphesiz 212 yaşında endişelenmek için bir nedeni de olurdu).

Bununla birlikte virüsün geçirmiş olduğu evrimin hızına da hayran kalırdı. Son on yıl içerisinde biyologlar, evrimin çevrimizi oluşturan her şeyde gerçekleştiğini keşfettiler.

Yeni soyların ve formların evrimleşme hızı aslında bedenlerimizde, evlerimizde, şehirlerimizin etrafında ve çiftliklerimizde artırılabilir. Geleceğin Doğal Tarihi ismini taşıyan yeni kitabımda bu ivmenin kurallarını ele alıyorum.

*İşte burada şu anda gözlemlenmekte olan evrimin en sevdiğim örneklerinden bazıları. Bu türler gelişmeye devam edeceğinden hikayelerinin bundan on yıl sonra kesinlikle farklı olacağı örneklerdir de bunlar aynı zamanda.

Şehirlerin Sıcaklığı ile Evrim Geçiren Türler

Şehirleri daha sıcak hale getiriyoruz. Kaldırımlar ve binalar ısıyı depolayarak onu ayaklarımızın altından yukarıya doğru yansıtır ve ısının etrafa yayılmasına neden olur. Bazı şehirlerde, şimdiden çevrelerindeki kırsal bölgeler kadar sıcak olan en çok çimentonun kullanıldığı ve en az yeşil yaşama sahip olan blokların 2100 senesine ulaşacakları tahmin ediliyor. Bazı türler bu ısıyla başa çıkabilmek için evrimleşiyor.

Cleveland, Ohio’nun en sıcak bölgelerinde küçük meşe palamutlarının içinde yaşayan şehirli karıncalar, köylerde yaşayan kuzenlerinin dayanabileceğinden daha yüksek derecelerdeki aşırı ısıyı tolere edebilme becerisi geliştirdiler.

Doğal Seçilim Daha Ağır Ağaç Tohumlarını Tercih Ediyor

Gelecek, Fransa’nın Montpellier şehrindeki işlek caddelerde gözler önüne seriliyor. Montpellier’in en kentsel kesimlerinde bile Yaban Kıskısı (Crepis Sancta) bitkisinin uçuşan ince tüylü sarı çiçekleri bulunur. Doğal habitatlarda Yaban Kıskısı bitkisi rüzgârı yakalayabilen ve yeni alanlara seyahat edebilmesine olanak sağlayan daha hafif tohumlar üretme eğilimindedir.

Ancak Montpellier’de Yaban Kıskısı genellikle ağaç kovuklarında yaşar. Bu ağaç kovuklarında bir sonraki habitat alanının çok uzakta olması muhtemeldir. Bunun üstesinden gelebilmek için, doğal seçilim süreci tohumları daha ağır olup uçmayan böylelikle de tombul tohumlarının tekrar aynı ağaç kovuğuna düşmesiyle yaşamını sürdürmesi daha olası olan ve şehirde yetişen Yaban Kıskısı bitkilerini tercih ediyor.

New York Sıçanlarının Yeni Bir Buluşma Alanına İhtiyaçları Var

Manhattan’da şehrin yukarı yakasında yaşayan sıçanlar ile şehrin aşağı yakasında yaşayan sıçanlar şehrin merkezinde buluşmayı bıraktılar. (Belki de şehir merkezi civarında geceleyenlerin sayısının düşmesi bunun sonucu olarak da yiyecek miktarının birazcık azalması yüzünden). Buluşma olmadan sıçanlar çiftleşmiyor ve genlerini paylaşmıyor. Ve böylece birbirlerinden ayrılıyorlar, kendi bağımsız evrimsel güzergâhlarına doğru ilerliyorlar.

Güvercin Popülasyonu Ayrışıyor

Güvercin popülasyonları da kendi yollarına gidiyor. Örneğin, Boston güvercinleri New York’un güvercinlerinden ayrılıyor.

Sonuç olarak şehirlerin ayrıldığı yerde her şehir kendine özgü güvercin popülasyonuna sahip olabilir. Bu durum yalnızca güvercinlerle de sınırlı kalmıyor. Güvercinlerde yaşayan bitler de evrim geçiriyor. Güvercinlerde iki tür bit bulunuyor. Bit türlerinden biri küçük sinekler üzerinden güvercinden güvercine atlıyor. Bitlerin bu seyahatleri genlerini oradan buraya taşıdığı için bu türün evrimleşmesi muhtemelen daha yavaştır. Güvercin biti türlerinden ötekisi ise anne güvercinden yavru güvercine geçiyor.

 Köpek Suratlı Tilkiler

Şehirlerdeki tilkiler, tam anlamıyla belirgin olmayan nedenlerden ötürü, daha çok köpeklerin sahip olduklarına benzer yüzler geliştirecek şekilde evrim geçiriyorlar. Daha kısa olan burunlarına ve daha zayıf çenelerine dikkat edin. Ve bu değişimin neden meydana geldiğine dair daha fazla araştırma için bizi takip etmeye devam edin.

Daha Sıkı Şekilde Tutunmayı Sağlayan Daha Uzun *Ayak Dokunaçlarına* Sahip Kertenkeleler

Puerto Riko’da şehirlerde yaşayan Anolis kertenkeleleri, binalara ve diğer insan yapımı yapılara daha iyi tutunmalarını sağlayan daha uzun uzuvlar ve daha yapışkan ayak dokunaçları geliştirecek biçimde evrimleşti.

Nişastaya Evrimleşen Tat Alma Duyusu

 Çoğu memeli için nişastanın tadı yoktur ve bu nedenle onu aramanın bir ödülü de yoktur. Ancak insanlar amilaz genlerinin fazladan kopyalarını geliştirdiler. Bu genler, insan ağzında nişastayı basit şekerlere ayırmaya başlayan amilaz enzimini üretir, hemen sonra bu şekerler tatlı bir tad kazanırlar.

Açıkça görülüyor ki daha fazla nişasta tüketen tarım toplumlarındaki insanların hayatta kalma olasılıkları daha yüksekti. Artık insan artıklarına ve çöplerine bağımlı olan bu memelilerin birçoğunun da aynı evrimsel süreçten geçmiş olduğunu biliyoruz.

Hamamböcekleri Zehirli Yemlerden Kaçınacak Şekilde Evrim Geçirdi

Hamamböceği yemleri bir devrim gibiydi. Bir evin etrafının böcek ilacı püskürtülerek korunması yerine zehirli yemler kullanılarak hamamböceklerinin böcek ilacına doğru gitmesini sağlandı.

Yemlerin yaygın şekilde kullanımı Alman hamamböceklerinin beyinlerindeki evrimsel değişimi istemeden tetikleyinceye kadar glikoz içeren yemler hamamböceklerini cezbetmeyi başardı. Bazı Alman hamamböceği popülasyonları glikozun tadını acı olarak algılayacak ve zehirli yemlerden kaçınacak şekilde evrim geçirdi.

Buzdolabınız Yaşam Dolu

Buzdolabınızdaki bakteriler canlıdır ve depolanan tüm gıdalarınızda özellikle de yoğurt ve peynir gibi fermente gıdalarda aktif olarak metabolize olur. Tek bir peynir kalıbı veya yoğurt kabı içinde bile bakteriler yalnızca birkaç gün içerisinde büyük bir evrimsel değişiklik geçirebilir. Ancak daha büyük evrimsel değişimler peynir ve yoğurt üretimini sağlayan bakterilere saldıran virüslerde meydana gelir.

İçinizdeki Bakteri Her Daim Evrim Geçiriyor

Hatta hassas bölgelerinizin daha yakınında, bağırsaklarınızda bulunan bakteriyofajlar bile yaşamınızı devam ettirebilmeniz için bağımlı olduğunuz bakterilerde meydana gelen değişikliklere göre evrim geçiriyor.

Bağırsaklarınızda bulunan her bir bakteri, daha fazla olmasa bile kendisine saldıran en az bir tane özelleşmiş bakteriyofaj türüne sahipmiş gibi görünüyor. Bu bakteriyofajlar o kadar hızlı evrimleşiyorlar ki ikiz bebekler doğduklarında aynı bakteri ve bakteriyofaj türleri ile aşılanacak olurlarsa bir bebekte bulunan bakteriyofajlar diğer bebekteki bakteriyofajlardan ayrı tür olarak tanınabilir.

Gerçek şu ki, bu değişimlerin çoğu sadece gerçek zamanlı olarak gözlemlenebilir değil aynı zamanda tahmin edilebilir de. Evrim biyologları geçmişi incelerken geliştirmiş oldukları tahminlerin günlük yaşamlarında çevrelerini kuşatışlarını izliyorlar. Oluklarda, kaldırımlarda ve hatta buzdolaplarında yapmış oldukları tahminlerin *ölçümlenmesini görüyorlar. Ve onlar yeni yeni bakmaya başladılar.

Nefes alırken yüzlerce (çoğunlukla da binlerce) türü soluduğunuz gerçeğini göz önünde bulundurun. Bu türlerin çoğu henüz incelenmedi. Onların hepsi evrim geçiriyor. Bazıları hızlı evrimleşiyor bazıları da yavaş. Nefes alın. Nefes verin. Doğal seçilimin bitmek tükenmek bilmeyen devamı ve gidişatı, evrimin bitmek bilmeyen hikayesi, milyarlarca yıl önce başlayan ve hayatın olduğu her yerde devam eden hikâye işte oradadır.

Çeviren: Hande Yurt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Vücudumuzda Bulunan Yağ İle Ne Kadar Yaşayabiliriz?

Vücudumuzda Bulunan Yağ İle Ne Kadar Yaşayabiliriz?

Çiğ Et Yemenin İnsan Sağlığına Zararları Nelerdir

Çiğ Et Yemenin İnsan Sağlığına Zararları Nelerdir