Bukalemun Teorisi yerçekimi ile ilgili anlayışımızı değiştirebilir

Bukalemun Teorisi

Bukalemun Teorisi yerçekimi ile ilgili anlayışımızı değiştirebilir

Kısaca: Galaksilerin süper bilgisayar simülasyonları, Einstein ’ın Genel Göreliliğinin, yerçekiminin işleyişi ve galaksilerin oluşumu ile ilgili tek açıklama olmadığını gösteriyor. Durham üniversitesindeki fizikçiler evrenin oluşumu ile ilgili “Chameleon Theory” olarak adlandırdıkları yani Bukalemun teorisi alternatif bir yerçekimi modeli simüle ettiler. Simülasyonda üretilmiş resimlere göre bizim Samanyolu galaksisi gibi galaksiler de farklı yerçekimi kanunlarına göre şekillenmiş olabilir.

Bukalemun Teorisi yerçekimi ile ilgili anlayışımızı değiştirebilir

Bulgular, Bukalemun Teorisi ‘nin – (chameleon: bukalemun) böyle adlandırılmasının sebebi, teorinin çevreye göre davranışını değiştirmesi. Evrendeki yapıların oluşumuna dair Genel Göreliliğe bir alternatif olabileceğini gösteriyor. Aynı zamanda araştırma karanlık enerjinin – evrenin genişleme oranını hızlandıran gizemli bir madde – anlaşılmasına da yardımcı olabilir. Araştırmanın sonuçları Nature Astronomi dergisinde yayımlandı.
Genel Görelilik, Albert Einstein tarafından 1900 lerin başlarında, uzaydaki büyük cisimlerin çekimsel etkisini – Güneş sisteminde Merkür ’ün yörüngesi gibi – açıklamak için geliştirildi. Bu modern kozmolojiye ait bir buluş olmasına rağmen günlük hayatımıza da etkisi olacak bir buluş. Mesela, akıllı telefonlardaki GPS ile konum hesaplamaları…
Bilim insanları, Güneş sistemi içerisinde, Bukalemun teorisinin de Genel Göreliliğin başarısını gösterebileceğini teorik olarak hesaplamışlardı. Durham araştırma takımı, şimdi bu teorinin de Samanyolu gibi realistik galaksilerin oluşumuna izin verdiğini hatta çok büyük kozmolojik boyutlarda da galaksi oluşumu için uygulanabilirliğini gösterdiler.

Yerçekimindeki Değişikliklerin Etkisi

Durham Üniversitesi Hesaplamalı Kozmoloji Enstitüsünden ve araştırmanın liderlerinden biri olan Dr. Chrisitan Arnold şunları söyledi: Bukalemun teorisi çekim kanunlarının değişebilmesine olanak tanıyor böylece biz de galaksi oluşumunda, yerçekimindeki değişikliklerin etkisini ölçebiliriz.  Simülasyonlarımız sayesinde ilk defa yerçekimini değiştirsek bile disk galaksilerin spiral kollarıyla beraber oluşabileceğini göstermiş olduk.
“Bizim araştırmamız kesinlikle Genel Göreliliğin yanlış olduğunu göstermiyor, sadece evrenin evriminde yerçekiminin rolünü açıklamada genel göreliliğin tek yol olmadığını gösteriyor.” Araştırmacılar, Bukalemun teorisindeki yerçekimi ile galaksilerin merkezindeki süper kütleli kara deliklerin arasındaki etkileşimi incelediler.
Kara delikler galaksi oluşumunda kilit rol oynuyor çünkü çevrelerindeki materyalleri yutarken açığa çıkardıkları madde ve ısı yıldızların ihtiyaç duyduğu gazı yakabilir ve yıldız oluşumunu durdurabilir. Yerçekimindeki değişim sebebiyle kara deliklerin açığa çıkardıkları ısı miktarı da değişir ve galaksilerin oluşumunu etkiler.
Fakat, yeni simülasyonlar, Bukalemun teorisinden uygulanmasından kaynaklanan yerçekimi değişimi hesaba katılsa bile galaksilerin hala oluşabildiğini gösterdi. Evrenin ivmeli genişlemesini anlamak için de Genel Görelilik bazı çıkarımlara sahipti.

 Bukalemun Teorisi – Karanlık Enerji

Bukalemun Teorisi yerçekimi ile ilgili anlayışımızı değiştirebilir

Bilim insanları bu genişlemenin karanlık enerji tarafından sağlandığına inanıyorlar ve Durham araştırmacıları, bulgularının bu enerjinin özelliklerini açıklamak adına küçük bir adım olabileceğini söylüyorlar.
Araştırmanın yazarlarından Prof. BoujiLi şunları söyledi: “Genel Görelilikte bilim insanları, evrenin ivmeli genişlemesini hesaplamak için, karanlık enerji adında gizemli bir maddeyi hesaba katıyorlar.”  –karanlık enerji: yoğunluğu uzay ve zamanda sabit olan bir kozmolojik sabit formu.
“Ancak, karanlık enerji ile ilgili ne kadar az şey bildiğimiz göz önüne alındığında çekim kanunu üzerinde değişiklik yaparak evrenin ivmeli genişlemesini açıklayan bir kozmolojik sabite alternatifler de geniş çapta düşünüldü.” Durham araştırmacıları, SKA (SquareKilometreArray) teleskopu ile yapılacak gözlemler sayesinde bulgularını analiz edebilmeyi bekliyorlar. Bu gözlemler 2020’de başlayacak.
Dünyanın en büyük teleskopu olacak olan SKA’nın amacı, Einstein’ın Genel Göreliliğini sınamak, Big Bang ’ten sonra ilk yıldız ve galaksilerin nasıl oluştuğuna bakmak ve karanlık enerjinin doğası hakkında bilgi edinebilmek olacak.
Bunları da okuyabilirsiniz: 
Araştırmacılar Negatif Yerçekiminin Kaynağını Buldu
Karanlık Madde Nedir
Karanlık Madde Hakkında 10 İlgi Çekici Teori
Çeviri: Ş. Firdevs Er
Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2019/07/190708131153.htm

Binlerce Yıl Önce Antik Peru’da Tarihteki En Büyük İnsan Kıyımı Yapıldı

Dünyanın En Büyük Volkanı Ünvanı El Değiştirdi