Fizikçiler, Uzaylıları Neden Göremediğimiz Hakkındaki Teorilerini Açıkladı

Herkes Nerede?

Fizikçiler, Uzaylıları Neden Göremediğimiz Hakkındaki Teorilerini Açıkladı

Evren hayal edebileceğimizin de ötesinden büyük ve potansiyel olarak hayat veren dünyaların neredeyse sonsuz bir kaynağı ile birliktedir.

Peki o halde herkes nerede?

Aslında tam da bu soru  Fermi Paradoksu olarak bilinir. Kısaca tanımı ise şu şekilde yapılabilir: Dünya dışı uygarlıkların var olma olasılığının gayet yüksek olduğuna dair tahminlerin varlığı ile bunu doğrulayacak herhangi bir kanıtın ya da temasın yokluğu arasındaki çelişkidir. Gerçek anlamda gelişmiş medeni bir uzaylı medeniyetine rastlayamadık henüz.

Peki neden?

Bu paradoks yıllar boyunca üzerinde bilim insanlarının ve düşünürlerin üzerinde çok yoğun biçimde anlamaya çalıştıkları bir soru.

Bazıları uzaylıların kış uykusuna yattığını veya gizemli bir şeyin kendilerinin yerini almaktan koruduğunu ve yok olmalarını engellediğini öne sürüyor. Ya da belki bizimle gerçek manada bir işleri yok ya da herhangi bir şey yapmak istemiyorlar.

Fizikçiler, Uzaylıları Neden Göremediğimiz Hakkındaki Teorilerini Açıkladı

2018’de, Rusya’daki Ulusal Elektronik Teknoloji Araştırma Üniversitesi’nden (MIET) teorik fizikçi Alexander  Berezin ,

“Evrende neden yalnız göründüğümüze’’ dair kendi açıklamasını ortaya koydu ki bu da  Fermi  paradoksunda ‘’First in  Last   out ’’ olarak bilinen ve ilk gelen son gider mantığında olan bu teori kısaca yıldızlararası seyahat kabiliyetine ulaşan ilk yaşam formu eğer kendi medeniyetinin sınırlarını genişletmek için tüm rekabetçi uygarlıkları tamamen ortadan kaldırırsa bunun doğurabileceği sonuçlar neler olurdu hakkındaki varsayımını ortaya koydu.

Diğer bilim adamları tarafından henüz gözden geçirilmemiş olan  Berezin’in  yayın öncesi raporuna göre, paradoksun ‘’tartışmalı varsayımlar gerektirmeyen önemsiz bir çözüm olduğunu fakat belki yine de kendi uygarlığımızın yok olmasından bile daha kötü bir geleceği öngördüğü için kabul etmek zor. ” şeklinde açıklamaları oldu.

Berezin’in  gördüğü gibi,  Fermi Paradoksuna önerilen bazı çözümlerle ilgili asıl sorun, uzaylı yaşam formu hayatının çok dar ve yüzeysel bir şekilde tanımlamalarıdır.

“Yıldızlararası seviyelerden doğan medeniyetlerin özel doğası önemli olmamalı” diye de ekledi.

“Onlar bizim gibi biyolojik organizmalar, yaratıcılarına karşı isyan eden yaratıklar veya  Solaris’te   Stanislaw   Lem  tarafından tarif edilenler gibi.”

Tabii ki, bu kadar geniş bir evrende bile, hala evrendeki bu şeylerin kanıtlarını görmüyoruz.

Ancak paradoksu çözmek için Berezin, dünya dışı yaşamı tanımlamak açısından kendimizi sorgulamamız gereken tek parametrenin-uzaylıların varlığının gözlemleyebilmek için- fiziksel bir bulgu olması gerektiğini öne sürdü.

Berezin , “Nesnel olarak ölçebileceğimiz tek değişken, yaşamın Dünya’dan belirli bir aralıktaki uzaydan tespit edilebilir olma olasılığıdır.”

“Basitlik için ‘parametre A’ diyelim.”

Fizikçiler, Uzaylıları Neden Göremediğimiz Hakkındaki Teorilerini Açıkladı

Eğer bir uzaylı medeniyeti bir şekilde A parametresine ulaşmazsa- yıldızlararası seyahat geliştirerek, uzayda iletişim yayınlayarak veya başka  yollarla hala var olabilir ancak paradoksu çözmemize yardımcı olmaz.

Berezin’in  önerdiği gerçek “İlk giren son çıkar” çözümü ise daha korkunç bir senaryodur.

“Yıldızlararası seyahat kabiliyetine ulaşan ilk yaşam formu, kendi medeniyetinin sınırlarını artırmak için tüm rekabetçi uygarlıkları tamamen ortadan kaldırırsa ne olur?” hipotezini ortaya çıkarır.

Berezin’in açıkladığı gibi, bu, son derece gelişmiş bir karasal uygarlığın bilinçli olarak diğer yaşam formlarını sileceği anlamına gelmez- ama belki de “yuvalarını inşa eden karınca yuvalarını, kendi uygarlıklarını yerleştirmek için bilinçli bir şekilde veya fark etmeden ortadan kaldırabilirler.’’

Öyleyse Berezin bu açıklamasında bizim karıncalar olduğumuzu öne sürüyor ve uzaylılarla karşılaşmamamızın nedeni, şu ana kadar düşünülemez derecede üstün yaşam formları tarafından düşünülmeden yıkılmış olanın kendi medeniyetimiz olmadığından dolayı mı?

Hayır. Çünkü biz muhtemelen karıncalar değiliz, tüm zamanların peşinde olduğumuz dünyaların gelecekteki muharebecileriyiz.

Yıldızlararası aşamaya ilk varan biziz

“Yukarıdaki hipotezin doğru olduğunu varsayarsak, bu geleceğimiz için ne anlama geliyor?”

“Tek açıklama, antropik  prensibin çağrılmasıdır. Yıldızlararası aşamaya ilk varan biziz. Büyük olasılıkla ayrılan son kişi olacağız.”

Yine, böyle bir potansiyel yıkımın kasıtlı olarak tasarlanması veya düzenlenmesi gerekmez- sadece herhangi bir kişinin kontrol etme girişimlerinden daha kontrolü elinde olabilen, tamamen sınırsız bir sistem rol oynayabilir.

Berezin’in verdiği bir örnek, serbest piyasa kapitalizmidir ve diğeri, güç birikimi üzerindeki kısıtlamalardan bağımsız olarak yapay zekanın (AI) tehlikeleri olabilir.

Berezin, “Tek bir yapay zeka potansiyel olarak tüm üst seviye formu kendi kopyalarıyla doldurabilir. Her güneş sistemini bir süper bilgisayara dönüştürebilir ve bunu neden yapamayabileceğini sorgulayabilecek herhangi bir güç olmaz.’’

“Önemli olan tek şey yapabileceği.” açıklamalarını makalesinde yayınlandı.

Fermi  için oldukça korkunç bir bakış açısı – temelde, yarıştığımızı bile bilmediğimiz ölümcül bir yarışın kazananları olabiliriz. Ya da Cosmos’tan Andrew Masterson’ın  dediği gibi, “paradoksun kendisinin fenomeni biziz.’’

Berezin bile bu konuda yanlış olmayı umduğunu itiraf ediyor. Diğer birçok bilim insanının gelişmiş uzaylı yaşamından ne zaman haber alacağımız konusunda çok daha iyimser görüşlere sahip olduğunu belirtmekte fayda var.

Ancak en son yayınlanmış olan bilimsel açıklamalarını yapan fizikçilerin görüşleri, zamanda ve  mekanda  yalnız biçimde uzaklara bakmaktan ve yıldızları seyretmekten kendimizi alamayacak olmamızın bizim kaderimiz olduğunu düşünüyorlar. Her ne kadar tersi bir durumun olma ihtimalini umut etsek de.

Hande ÇADIRCI / Science Alert

Doğal Kan Hücrelerini Taklit Eden Yeni Yapay Kan Hücreleri Üretildi!

Bilim İnsanları Bir Kuş Mumyası Sandı. Gerçek İse Çok Şaşırttı!