in , ,

Galaksimizin Merkezindeki Bir Şey 3.5 Milyon Yıl Önce Devasa Bir Şekilde Patladı.

Galaksimizin Merkezindeki Bir Şey 3.5 Milyon Yıl Önce Patladı

Galaksimizin Merkezindeki Bir Şey 3.5 Milyon Yıl Önce Devasa Bir Şekilde Patladı.

Samanyolu galaksisinin merkezi şu anda (diğer galaktik merkezlerle kıyaslandığında) görece sakin bir yer olsa da her zaman böyle değildi. Aslında sadece 3,5 milyon yıl önce, olumlu anlamda gürültücüydü. Neticede, galaktik düzlemin 200.000 ışık yılı üstü ve altına kadar uzanan müthiş bir enerji patlamasını ortaya çıkarmıştı.

Seyfert parlaması olarak adlandırılan bu devasa patlamanın şok dalgaları bugün, Samanyolu’ndan 200.000 ışık yılı uzakta, Büyük ve Küçük Macellan Bulutları’ndan çıkan yüksek hızlı bir gaz akışı olan Macellan Akıntısı’nda gözlemlenebilir.

Dalgalar o kadar güçlü ki gökbilimciler, Samanyolu’nun merkezindeki süper kütleli kara delik olan Sagittarius A’dan gelebileceklerine inanıyor. Çünkü parlamaya ilişkin ilk kanıt 2013’te yayınlandı, bu olayı BH2013 olarak adlandırdılar.

2013 yılında, Sydney Üniversitesi ve Uluslararası Radyo Astronomi Araştırma Merkezi’nden (ICRAR) astrofizikçi Joss Bland-Hawthorn ve meslektaşları olayın 1 ila 3 milyon yıl önce gerçekleştiğini tahmin ettiler.

Hubble Uzay Teleskobu kullanılarak daha fazla gözlem yapıldı -dolayısıyla daha büyük bir veri kümesi elde etmek anlamına geliyor- böylece olay hakkında daha da inandırıcı kanıtlar sağlandı. Ekip olayın hem ne zaman gerçekleştiği hem de ne kadar sürdüğü konusunda belli bir zaman dilimine indirgeyebildiler.

Galaksimizin Merkezindeki Bir Şey 3.5 Milyon Yıl Önce Devasa Bir Şekilde Patladı.

Bu sonuçlar Samanyolu hakkındaki anlayışımızı çarpıcı biçimde değiştirdi.

Sydney Üniversitesi’nden gökbilimci Magda Guglielmo, “Bu sonuçlar Samanyolu hakkındaki anlayışımızı çarpıcı biçimde değiştirdi.

Galaksimizi her zaman parlak olmayan bir merkeze sahip ve atıl bir galaksi olarak düşündük. Buna karşılık yeni sonuçlar, evriminin ve doğasının tam bir yeniden yorumlanma gerekliliğini ortaya koyuyor.” dedi.

Resmin bir araya getirilmesine yardımcı olan birtakım ipuçları var. Ennet olanı; hem Fermi hem de ROSAT uyduları tarafından tespit edilen, galaktik düzlemin üstünde ve altında uzanan, gama ve X ışını radyasyonundan oluşan muazzam “Fermi kabarcıkları”dır.

Bu kabarcıklar, toplamda yaklaşık 50.000 ışıkyılı -galaktik düzlemin 25.000 ışık yılı üstü ve 25.000 ışık yılı altı- büyüklüğündedir.

Ardından, 2013 yılında, gökbilimciler Macellan Akıntısı’nın bir bölümü boyunca doğrudan kabarcık ile aynı doğrultuda hidrojen-alfa yayılımı keşfettiklerini bildirmişlerdir. Bunun en olası açıklaması, Samanyolu’nun merkezinden gelen iyonlaştırıcı bir enerji patlamasıydı.

Hubble’ın yerini belirlediği şey bu bulmacanın başka bir parçası. Ultraviyole dalga boylarındaki bazı soğurma oranları, Akıntı’daki bazı bulutların son derece iyonize ve güçlü bir kaynaktan geldiğini ortaya koymakta.

Araştırmacılar raporlarında şöyle yazıyor: “Biz bunların,nasıl Sagittarius A ile ilişkili Seyfert çekirdeğinden gelen radyoaktif “iyonlaşma konileri” ışınına yakalanmış bulutlar olduğunu göstermekteyiz.”

Parlama 3.5 milyon yıl önce gerçekleşti ve yaklaşık 300.000 yıl sürdü

Temelde, galaktik merkeze yakın küçük bir bölgeden başlayarak galaktik düzlemin üstüne ve altına doğru genişleyen iki koni, şimdiye kadar uzaya iyonize edici radyasyonu püskürttü. Ve yüz binlerce ışıkyılı uzaklıkta bulunan Macellan Akıntısı’ndaki gazı iyonize hale getirdi.

“Parlama biraz deniz feneri ışığı gibi olmuş olmalı,” diyor Bland-Hawthorn.

“Karanlığı hayal edin ve ardından birinin kısa bir süre için deniz fenerini açtığını.”

Araştırmacılar, aktif olarak beslenen bir kara delikten çıkan bağıl fışkırmalar haricinde başka hiçbir şeyin, bu etkiyi yaratabilecek kadar güçlü olamayacağını söyledi.

Parlama 3.5 milyon yıl önce gerçekleşti ve yaklaşık 300.000 yıl sürdü. Bu, kozmik ölçekte oldukça kısa bir patlama.

İşte yeryüzünde, zaten Pliosen evre, en modern türlerin ortaya çıktığı dönemdi.

Son gözlemler, Sgr A’nın araya giren yıllar içinde her ne kadar nispeten inaktif gibi görünmüş olsa da harekete geçebileceğini gösteriyor.

Avustralya Ulusal Üniversitesi ve 3 Boyutta Tüm Gökyüzü Astrofiziği için ARC Mükemmeliyet Merkezi’nden gökbilimci Lisa Kewley; “Bu, Samanyolu’nun tarihinde birkaç milyon yıl önce meydana gelen dramatik bir olay”diyor. Ve devam ediyor:

“Galaktik merkez ve çevresindeki malzemenin içinden muazzam bir enerji ve radyasyon patlaması meydana geldi. Bu, Samanyolu’nun merkezinin daha önce sandığımızdan çok daha dinamik bir yer olduğunu gösteriyor.”

Galaktik merkeze 26.000 ışıkyılı uzaklıkta bulunmamız, devasa bir patlamadan muhtemelen güvende olduğumuz anlamına geliyor-sonuçta BH2013 olayından bu yana yaralanmamış gibi görünüyoruz.Şanslıysak, yine de gösterişli birışık şovu görebiliriz.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Işıktan Daha Hızlı Olmaları Gama Işını Patlamalarının Zamanda Geri Gitmesine Mi Neden Oluyor?

Rusya’nın, çiçek hastalığı ve ebola örneklerini sakladığı laboratuvar patladı

Jüpiter’in Aylarından Biri Olan İo’da Dev Bir Volkan Patlamak Üzere

Büyük Patlama yanlış olabilir mi? Büyük Patlama Hakkında Detaylı Bilgiler

Kaynak: https://www.sciencealert.com/something-in-the-centre-of-our-galaxy-colossally-erupted-3-5-million-years-ago?perpetual=yes&limitstart=1

Saygılarımla

Duygu Ardıç

Duygu ARDIÇ

Yazar Duygu ARDIÇ

21 Aralık 1989’da Ankara’da doğdum. Dört kız çocuğuna sahip Faruk Bey ile Halime Hanım’ın üç numaralı kızıyım. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite ve lisansüstü eğitimimi ailemin yanında tamamladım. Ailem dediysem de annemizi ne yazık ki 7 yıl önce kaybettik. Yolumuza onsuz devam ediyoruz. Meslek olarak ilk ve tek düşüncem veteriner hekimlik idi ve ünvanımı 2014 yılında almış bulunmaktayım. Üzerine cerrahide yeni bilgiler eklendi bu ünvanımın. Bir yandan da felsefeye merak saldım ve açıköğretim fırsatlarını kaçırmadım. İnsanları anlamak merakıyla başlayan çabam dünyayı anlamaya doğru evrildi..Fakat daha pirinç kadar yol almışım. Yeni diller, yeni insanlar, yeni alanlar derken kitap okumakla epey haşır neşir oldum. Felsefe, tarih, arkeoloji, evrim, biyoloji, jeoloji, uzay bilimleri, hayatın kökeni benim için merak uyandıran alanlar. İngilizce okuyabilmenin getirisi olarak da ilginç bilgilere ulaşabildim. Kedi, çay, kitap, birkaç insan ile birkaç kitapla hayatımı özetliyorum.

Makaleye Oy Ver!

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...…

0

Yorumlar

0 yorumlar

Avrupa’nın yüzde 60’ını haritadan silen Kara Veba Geninin İzi Rusya’ya Kadar Takip Edildi

Aşırı Stres Hücrelerimizin Enerji Üretme Kabiliyetine Zarar Verebilir