Gökbilimciler, Uzayda Yeni Bir Patlama Türü Keşfetti

Mavi Optik Dalga Patlaması

Gökbilimciler, 2018’de fark edilen muazzam bir uzay patlamasını sınıflandırdı. Çok parlak biçimde patlama olayı oldu ve bu da gökbilimcilerin tahmin ettiklerinden çok daha yakın bir mesafede olayın gerçekleştiğini düşünmelerine yol açtı. Bulunan iki önemli detay sayesinde olayın tamamen yepyeni bir uzay patlaması türü olduğu anlaşılmış oldu. 

Yanma sırasında ortaya çıkan enerji dikkate değer biçimde yüksek enerji içeriyor ve o kadar hızlı derecede gerçekleşiyor ki yüksek hızlarda birçok materyali uzayın derinliklerine fırlatıyor. Gökbilimciler yeni sınıfı Hızlı Mavi Optik Dalga veya FBOT (Fast Blue Optical Transientsor FBOTs) olarak adlandırdılar. 

2018 yılında ‘’Cow ’’(inek) takma adı verilen ve galakside 200 milyon ışık yılı iz süren patlamaya kıyasla bu patlamadaki parlaklık göze alındığında fark oldukça hayret uyandırıcıydı. O zamandan beri, aynı türden iki daha büyük patlama daha geride bırakıldı ve bilinen FBOT’ların toplam sayısı üçe çıktı. 

Yeni gerçekleşenlerden ikisi, görünür ışıklı tüm gökyüzü araştırmalarından elde edilen arşiv verilerinden yola çıkarak bulundu ve daha fazla gözlemle birlikte takip edildi. 

Bunlar ZTF18abvkwla veya 3.4 milyar ışık yılı uzaklıkta bir galaksideki 2018 gözlemlerinden elde edilen verilerde bulunan “Koala”; ve 2016 yılında 500 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir galaksiden elde edilen CRTS-CSS161010 J045834-081803 veya CSS161010. İki yeni makalede Koala ve CSS161010’u tanımlanmaktadır. 

Bir gama ışını patlaması

Sanatçının bir süpernova izlenimi. Güneşimizden daha büyük bir yıldız ömrünün sonuna ulaştığında, bir süpernova olarak patlayabilir. Çekirdeğindeki azalmış füzyon artık yıldızın kütlesini destekleyemez ve yıldızın kendi yerçekimi çekirdeğin çökmesine ve yıldızın patlamasına neden olur. Kredi bilgileri: NASABu patlamaların ne kadar yoğun olduğunu anlayabimek için ‘’Cow’’ un normal bir süpernovadan en az 10 kat daha güçlü olduğunu söylemek yeterlidir. Koala ve CSS161010 yine daha güçlüydü, ancak her üç olay arasında oldukça net benzerlikler var. 

İlginizi çekebilir: Süpernova Nedir? Süpernovalar Hakkında Tüm Detaylar

Koala araştırmasına öncülük eden Caltechli gökbilimci Anna Ho, “Verileri azalttığımda bir hata yaptığımı sanıyordum” dedi. “‘Koala‘’ ve ” İneğe “benziyordu, ancak radyo emisyonu on kat daha parlaktı. Bir gama ışını patlaması kadar parlak!” 

CSS161010 daha da hayret vericiydi. Radyo ve X-ışını dalga boylarındaki takip gözlemleri, nesnenin çok büyük miktarda yıldız malzemesini ışık hızının yüzde 55’inde uzaya fırlattığını ortaya koydu. 

CSS161010 üzerine çalışmaya öncülük eden ve görünüşe göre Northwestern Üniversitesi’nden gökbilimci Deanne Coppejans “Bu beklenmedik bir şeydi,” dedi. 

“Materyali neredeyse ışık hızında, özellikle gama ışını patlamalarında çıkarabilen enerjik yıldız patlamaları biliyoruz, ancak sadece az miktarda kütle fırlatıyorlar ki bu da Güneş’in kütlesinin yaklaşık 1 milyonda biri. 

“CSS161010 Güneş’in kütlesinin yüzde 1 ila 10’unu değişken hızlarla fırlattı bu olay bunun yeni bir patlama sınıf olduğuna dair kanıt!” 

Her üç patlama da birbirlerine benzer özellikler taşıyor. Süpernova patlamalarına çok benziyorlar, ancak normal süpernovadan çok daha hızlı bir şekilde parlıyor ve tekrar inanılmaz derecede hızlı bir şekilde soluyorlar. Ayrıca inanılmaz derecede sıcaklar, bu da ışığa diğer süpernovalara kıyasla daha mavi bir ton verir. 

Sanatçının bir süpernova izlenimi. Güneşimizden daha büyük bir yıldız ömrünün sonuna ulaştığında, bir süpernova olarak patlayabilir. Çekirdeğindeki azalmış füzyon artık yıldızın kütlesini destekleyemez ve yıldızın kendi yerçekimi çekirdeğin çökmesine ve yıldızın patlamasına neden olur. Kredi bilgileri: NASA

Çok nadir görülen bir süpernova

Çünkü bu patlamalar çok kısa ve aynı zamanda onlara neyin sebep olduğunu anlamak zor. Ocak 2019’da gökbilimciler ”Cow’’ un oluşumuna sebep olan nedenleri iki olası senaryoya kadar daralttı: beyaz bir cüceyi yiyen bir kara delik; ya da bir nötron yıldızı veya bir kara delik oluşumuna yol açan alışılmadık bir tür çekirdek çökmesi. 

Bu iki senaryodan hiçbiri bu aşamada göz ardı edilemez. Ancak astronomlar burada baktığımız şeyin çok nadir görülen bir süpernova olduğuna inanıyorlar. 

Çekirdek çökmesi süpernovalarını daha yaygın olarak görürüz ve süpernova patlaması yıldızlardan oluşan malzemeden küresel bir kabuk oluşumuna yol açar. Bazen bu süpernovalar, aşırı güç toplamış ve çökmüş çekirdeğin etrafında dönen ve kutuplarından gama ışınlarını sanki bir fıskiye gibi saçan bir malzeme toplama diski de üretir. 

Gökbilimcilerin modeline göre FBOT patlamaları da böyle bir diske ve saçmalara sahip olacaktı. Ancak normal süpernovada bulunmayan gerçekten yoğun bir malzeme bulutu ile çevrilidir. Bu bulutun, süpernova sırasında yıldızın ana materyalinden gelen ikili ortak yırtılma tarafından oluştuğu düşünülüyor. 

Sanatçının anlayışı, Hızlı Mavi Optik Geçişler adı verilen yeni kozmik patlama sınıfını oluşturan olguları göstermektedir. Kredi bilgileri: Bill Saxton, NRAO / AUI / NSF

Bulut oluşmuş olsa da gökbilimcilerin tespit ettiği aşırı parlaklığın nedeni budur. Süpernovadan gelen şok dalgası bulutla çarpıştığında, birden fazla dalga boyunda son derece hızlı, sıcak, parlak bir flaş üretir. 

Araştırmanın bir sonraki adımı, daha önce göz ardı edilmiş olabilecek daha fazla flaşı potansiyel olarak tanımlamak için daha çok veriyi incelemek durumundalar. Bu, astronomların bu olayın hangi senaryoyu ürettiğini daha da detaylı olarak anlamlandırmasına yardımcı olabilir. 

ESO’nun VLT sitesinden Samanyolu ve soldaki Büyük ve Küçük Macellan bulutlarını gösteren bir görüntü. Macellan bulutlarının ikisi de cüce gökadalardır. İmaj Kredisi: ESO / Y. Beletsky

Ama bir şey çok açık: bu her neyse, çok çılgınca. 

Northwestern Üniversitesi’nden gökbilimci Raffaella Margutt, “Doğadaki yüksek hızlı ani çıkışları neyin ürettiğini bildiğimizi sanıyorduk.” Dedi. 

“Onları üretmenin sadece iki yolu olduğunu düşündük: büyük bir yıldızın bir gama ışını patlamasıyla veya iki nötron yıldızını birleştirerek çökerterek. Bunu düşünmüştük. Bu çalışma ile bu çıkışları başlatmak için üçüncü bir yol olduğunu anlamış bulunmaktayız. Orada yeni bir yüksek potansiyelli yaratık var ve aynı enerjik fenomeni üretebiliyor. “ 

İki makale The Astrophysical Journal ve The Astrophysical Journal Letters’da yayınlanmıştır. 

Hande ÇADIRCI

Bilim İnsanları Bir Kuş Mumyası Sandı. Gerçek İse Çok Şaşırttı!

Bilim İnsanları İlk Kez “Altıgen” Şeklinde Tuz Oluşturdu!