İklim Krizi İçin Son Şans: COP26 Ve İklim Zirvesi

Yaklaşık 1 aydır bütün Dünyanın gündeminde tek bir konu var: COP26 İklim Zirvesi. Peki bu iklim zirvesi ne ve neden bu kadar önemli? Gelin bu soruları beraber cevaplandıralım.

COP26 Nedir?

COP, “Conference of the Parties” ifadesinin kısaltmasıdır. 1995 yılında Berlin de başlayan zirveler her yıl farklı ülkelerde ev sahipliği yapmaktadır. COP26 kendi deyişleriyle:

‘’Yaklaşık otuz yıldır Birleşmiş Milletler, dünyadaki hemen hemen her ülkeyi “Conference of the Parties” anlamına gelen COP olarak adlandırılan küresel iklim zirveleri için bir araya getiriyor. Bu süre zarfında iklim değişikliği, yan bir sorun olmaktan küresel bir önceliğe dönüştü.’’’

COP26 NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Yaklaşık 200 ülkenin COP24’de Paris Anlaşması’nda verdikleri sözleri -küresel ortalama sıcaklık artışının sanayileşme öncesi döneme göre 2°C altında tutulması; ilave olarak ise bu artışın 1,5°C’nin altında tutulmasına yönelik küresel çabaların sürdürülmesi- yerine getirmek için birlikte çalışması gerekiyor.


2050 yılına kadar iklim açısından nötr bir dünyaya ulaşmak için, ‘net sıfıra’ (İnsan kaynaklı faaliyetler nedeniyle atmosfere salınan ve sera etkisine neden olan karbondioksit, metan, azot oksit gibi gazların miktarını yeryüzü tarafından doğal olarak emilen sera gazı miktarıyla eşitlemek) ulaşılması gerekiyor.Bu eylemlerin bir an önce uygulanması gerektiğinden COP26 şimdiye kadarki en önemli iklim zirvesidir.

COP26’nın hedefi nedir?

Ülkeler yasal olarak bağlayıcı emisyon azaltma eylemlerini kabul etmeli ve zirveden somut eylemleri özetleyen belgelerle çıkmalıdır. Ülkelerin bu yılki zirve öncesinde yeni iklim taahhütlerini belirlemesi ve bu vaatler için gerçekten eyleme geçmeleri gerekiyor.

Ülkeler bu hedefe nasıl ulaşır?

En basit ifadeyle: daha fazla emisyon azaltımı.

Paris anlaşmasını imzalayan ülkeler- Türkiye dahil 175 ülke-, her beş yılda bir hedeflerini güncellemeyi ve güçlendirmeyi kabul etti.Ancak mevcut hedefler olması gereken yere yakın değil ve aslında birçok ülke tamamen yanlış yöne gidiyor. Dünya şu anda 2100 yılına kadar çevresel, sosyal ve sağlık açısından feci sonuçlara yol açacak yaklaşık 3 derecelik küresel ısınma yolunda ilerliyor ve bu durumu “felaket” olarak adlandırmak abartı olmaz.
Ülkelerin hedefleri eyleme geçirilebilir politikalarla desteklenmeli, yoksa yine hükümetlerin insanlara iklim kriziyle alakalı önlem aldığını ‘’göstermelik’’ bir toplantı daha gerçekleşmiş olacak.

Emisyonları azaltmanın en etkili yolu nedir?


Emisyonları azaltmanın en etkili yolu fosil yakıt tüketimini bırakmakla başlıyor. İçinizden bana ‘’Sende iyice abarttın fosil yakıt tüketimi bir anda nasıl dursun?’’ diyor olabilirsiniz.

Haklısınız çünkü hayatımızın her alanında kullandığımız fosil yakıtların tüketimini tamamen bırakmak zor olur ama tüketimi büyük oranda azaltabiliriz.Kişisel hayatımızda da ‘’Sıfır Atık’’ ilkesini benimsemeliyiz. Peki nasıl? En basitinden alışverişlerde bez poşet kullanarak, plastik ürünleri (tabak,bardak,çatal vs.) hayatımızdan çıkartarak yapabiliriz. Eğer hep beraber elimizi taşın altına koyup bir şeyler yapmazsak ilerde bunun pişmanlığını kesinlikle yaşarız. İklim krizinin sadece Twitter’da, COP zirveleri düzenlenince veya Greta Thunberg gibi iklim aktivistleri gündeme getirince konuşulan bir konudan daha fazlası olduğunu unutmayın.

Berk Keskin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

600 Yıl Önce Ölen Orta Çağda Yaşayan Bir Adamın Yıpranmış Yüzü Yeniden Şekillendirdi.

Gün İçinde Değişen “Baskın Burun Deliğiniz” Beyin Aktivitenizi Etkileyebilir