İnsanlarla Yaşayan Farelerin Problem Çözmede İyi Oldukları Bulundu

Bir araştırma ekibi, uzun süredir insanlarla ortak bir yaşam sürdüren farelerin problem çözmede diğer farelere göre daha iyi olduklarını buldu. Proceedings of the Royal Society B’de yayınlanan makalelerinde grup, farklı bölgelerden farelerle yaptıkları deneyleri anlatıyor.

Ev fareleri, adından da anlaşılacağı gibi, insanların evlerinde yaşayan farelerdir. Araştırmacılar, farklı ev faresi türlerinin insanlarla farklı süreler boyunca yaşadığını belirtti. Örneğin Hindistan’daki evlerde yaşayan fareler, ABD’deki evlerde yaşayan farelerden çok daha uzun süredir bunu yapıyor. Araştırmacılar, hayatlarını bu kadar yakın mesafedeki insanlarla paylaşma konusunda daha uzun geçmişi olan farelerin araştırdıkları kriterde daha başarılı olup olmadığını merak etti.

İnsan evlerinde yaşayan fareler hayatta kalmak için çeşitli özelliklere sahiptir. Görünmemeleri veya yakalanmamaları için hızlı ve sessiz olmaları gerekir. Değişen durumlara nasıl hızlı bir şekilde adapte olacaklarını öğrenmeleri gerekir. İnsanlar gürültülüdür, odaya dalarak ışıkları yakar ve bazen garip davranır. Ayrıca farelerin insan yapımı gıda paketlerinin nasıl açılacağını anlamak için bir dereceye kadar ustalıkları olmalıdır. Kısacası, iyi problem çözücü olmaları gerekir. Araştırmacıların incelemeyi seçtiği son özellik de buydu.

İnsanlarla daha uzun süre yaşayan fareler, yeni olan farelerden daha iyi problem çözücüler haline mi geldi? Araştırmacılar bunu bulmak için dünyanın dört bir yanındaki üç bölgeden fare türlerini araştırdı. Bu farklı konumlardaki fareler, 3.000 ila 11.000 yıl öncesine kadar uzanan tarihsel miraslarını temsil ediyorlardı. Araştırmacılar, genel problem çözme, yenilik arayışı ve başarısız motorsal eylemlerin kontrolünü ölçmek amacıyla her birini çeşitli mekanizmalar kullanarak test etti.

Testlerin sonucunda araştırmacılar, insanlarla uzun süredir yaşayan farelerin problem çözmede diğer farelere göre daha iyi olduğunu buldu. Daha ileri testler, farklılıkların çevreye değil, evrimsel bilişsel değişikliklere bağlı olduğunu gösterdi.

Editör: Aksel Deniz Günal