Koronavirüs’ün Dışında Yüzleştiğimiz 10 Felaket. Koronavirüs Bunlardan Sadece Biri

Koronavirüs’ün Dışında Yüzleştiğimiz 10 Felaket.

Koronavirüs'ün Dışında Yüzleştiğimiz 10 Felaket. Koronavirüs Bunlardan Sadece Biri

Salgından dolayı yaklaşık dört aydır evlerimizden çıkamıyoruz. Ancak tüm yılı değerlendirecek olursak aslında bu yıl, hem önceden var olan hem de yeni meydana gelen felaket riskleri için de oldukça dikkat çekici olaylara tanıklık etmemize neden oldu: şiddetli kuraklık, tahribe neden olan orman yangınları, tehlikeli gaz salınımı, kuraklıkla karşı karşıya kalan kasabalar. Aslında tüm bu olaylar, bizlerin neden olduğu iklim değişikliğinin sonuçlarını yüzümüze vuruyor.

Yukarıdaki felaketlerin üstesinden gelinmiş olsa da, aslında tüm bu felaketler, puzzleın birer parçası. İnsan Geleceği Komisyonu (CHF) tarafından yayınlanan 21. Yüzyılda Hayatta Kalma ve Gelişme başlıklı bir rapor, insanın hayatta kalması için savaşması gereken on tehdidi gözler önüne serdi.

Öncelik sırası olmadan felaketleri şu şekilde listeleyebiliriz:

  1. Doğal kaynakların, özellikle de suyun günden güne tükenmesi
  2. Ekosistemlerin çöküşü ve biyoçeşitlilik kaybı
  3. Dünya’nın kapasitesini aşan insan nüfusu artışı
  4. Küresel ısınma ve insan kaynaklı iklim değişikliği
  5. Atmosfer ve okyanuslar da dahil olmak üzere, Dünya sisteminin kimyasal kirliliği
  6. Artan gıda güvensizliği ve yetersiz beslenme kalitesi
  7. Nükleer silahlar ve diğer kitle imha silahları
  8. Ortaya çıkan ve tedavi edilmez pandemiler
  9. Güçlü, kontrolsüz yeni teknolojinin ortaya çıkışı
  10. Bu riskleri anlama ve bunlara karşı hareket etme konusunda ulusal ve küresel başarısızlık.

İnsan Geleceği Komisyonu kuruldu

İnsanlığın karşılaştığı büyük riskler, bu risklere nasıl yaklaşılması gerektiği ve nasıl çözülebilecekleri üzerine Avustralya Ulusal Üniversitesi’nde yapılan tartışmaların ardından geçen yıl, İnsan Geleceği Komisyonu kuruldu. Geçen ay ilk yuvarlak masa tartışmasına ev sahipliği yaparak 40’tan fazla akademisyen, düşünür ve politika liderini bir araya getirdik.

Komisyon raporu; 20. yüzyılın ortalarından bu yana, insanoğlunun kendisine çok daha fazla zarar verdiğini; nüfus, bilgi, politika, savaş, iklim, çevresel hasar ve teknolojideki küresel eğilimlerin tamamen yeni bir risk seviyesi ile sonuçlandığını ortaya çıkardı.

Şu anda yüzleştiğimiz bu riskler daha da çeşitli, küresel ve karmaşık hale geldi. Her biri, insan uygarlığı için “önemli” bir risk, hatta “felakete neden olan bir risk” taşıyor ve insan türünü gerçekten yok edebilir ve bu nedenle de aslında “varoluşsal bir risk” olarak da adlandırmamız mümkün.

Riskler birbiriyle ilintili, yani, aynı temel nedenlerden kaynaklanıyorlar ve kişiye daha da zarar vermeyecek şekilde çözüme kavuşturulmalılar.

Bu, kıymetini bilmediğimiz birçok mevcut sistem anlamına geliyor. Ekonomi, gıda, enerji, üretim ve atık, toplum yaşamı ve yönetişim sistemlerimizi kapsıyor. Bu sistemler, Dünya’nın doğal sistemleri ile olan ilişkimizle birlikte araştırma inceleme ve reformuna da tabi tutulmalıdır. (Yönetişim: (iş olarak) çok yanlı yönlendirme ve yönetme. (kuruluşlarda) birlikte ve etkileşerek ortaklaşa yönetme.)

COVID-19: Bağları Anlatan Bir Ders Niteliğinde

Koronavirüs’ün Dışında Yüzleştiğimiz 10 Felaket. Koronavirüs Bunlardan Sadece Biri

Bu tehditleri ayrı ayrı incelemek cazip gelse de, Koronavirüs krizinde aslında her şeyin birbirine ne kadar bağlı olduğunu görüyoruz.

Koronavirüse karşı yapılanlar, iklim değişikliğinin karbon kirliliğinin azaltılması, yapay zeka ve veri kullanımı (yüz tanıma dahil) hakkındaki tartışmalara da yol açmıştır. Özellikle de büyük ekonomik sıkıntılar karşısında küresel güvenlik peyzajındaki değişikliklerde.

Başka riskleri göz önünde bulundurmadan, COVID-19’un “üstesinden gelmek” mümkün değildir.

Hepimiz Birimiz, Birimiz Hepimiz İçin

Komisyonun raporu her bir riski çözmeyi değil, mevcut düşünceyi özetlemeyi ve birleştirici temaları belirlemeyi amaçlamaktadır. Bilim, kanıt ve analizi anlamak, tehditleri yeterince ele almanın ve bunlara çözüm bulmanın anahtarı olacaktır. Politikaya, kanıta dayalı bir yaklaşım gerekiyor. İklim değişikliği ile birlikte gördüğümüz gibi, bilimin ve kanıtların yetersiz olması, üstesinden gelinemeyen risklere yol açar.

İnsan geleceği hepimizin! Bunu şekillendirmek için işbirlikçi, kapsayıcı ve çeşitli tartışmalar yapmamız gerekiyor. Tüm insanlığın bu tartışmalara nasıl katılacağına dair siyasi ve sosyal bilimcilerin verdiği tavsiyeleri dikkatle dinlemeliyiz.

Sivil toplumumuzu ve insanlığımızı test eden zorluklar için hayal gücüne, yaratıcılığa ve yeni anlatılara ihtiyacımız olacak. Çünkü şahit olduğumuz orman yangını dumanının benzeri görülmemişti ve COVID-19 daha yeni bir virüs.

Politikaya yön verenler ve hükümetimiz, 2019-20 yazının potansiyel risklerini anlamak ve kurgulamak için mevcut iklim bilimini kullanarak daha fazla zaman harcamış olsaydı, felaketle geçecek bir mevsimi fark ederdik ve bu felaketlere karşı çok daha iyi hazırlanabilirdik. Hiç deneyimlemediğimiz olaylara, maruz kalmayacağız diye bir durum yok sonuçta.

Uzun Vadeli Düşünmek

Siyasi süreçlerimizin kısa süreliğine atlatılması gerekiyor. Bugünkü eylemlerimizin gelecek nesilleri etkileyeceğini unutmamalıyız.

Komisyonun raporu, hükümetlerin bu tehditleri ele almadaki başarısızlığını vurgulamakta ve özellikle Avustralya ve küresel siyasete giderek daha fazla hakim olan kısa vadeli düşünceye dikkat çekmektedir. Bu, iklim değişikliği gibi riskleri azaltma potansiyelimizi ciddi şekilde baltalamıştır.

Kısa dönemden uzun vadeli düşünmeye geçiş evde ve günlük yaşamımızda başlayabilir. Bugün geleceği göz önüne alarak kararlar vermeliyiz. Bunu sadece kendi yaşamlarımızda değil, aynı zamanda politika yapıcılarımızın da talebi doğrultusunda uygulamalıyız.

Eşi görülmemiş zamanlarda yaşıyoruz. İnsanlık için yıkıcı ve varoluşsal riskler ciddi ve çok yönlüdür. Ve bu konuşma bugün yaptığımız en önemli konuşma.

Kimyagerler Denizcilikte Kullanım için Daha hızlı Çözülen Plastik Tasarlıyor

Homo Sapiens Soyu Ne Zaman Tükenecek?