Kozmoloji (Evren Bilim) Nedir? – Kozmoloji ve Astronominin Tarihi

Kozmoloji, evreni anlayabilmek için özellikle astronomi ve fiziği bir araya getiren çalışma alanıdır.

Kozmoloji, astronomide evrenin kökenini ve evrimini Bing Bang’den itibaren bugüne -geleceği de- kadar inceleyen bir daldır. Nasa’ya göre kozmolojinin tanımı “evrenin özelliklerini büyük ölçekte ve bütünsel olarak inceleyen bilimsel çalışma”dır.

Kozmolojistlerin bulmacası; sicim teorisi, karanlık madde, karanlık enerji ve bir veya daha çok evren (bazen multi evren denir) olup olmadığıdır.

Evrendeki büyük ölçekli yapıların oluşumunun merkezdeki en yüksek kütle yoğunluğuna doğru akan galaksilerin tutarlı hareketlerini gösteren bir bilgisayar simülasyonu.

Astronominin diğer dalları; bireysel nesneler, olgular ya da madde yığınları hakkında çalışırken, kozmoloji tüm evreni doğumdan ölüme, her adımda zengin bir gizemle araştırır.

Kozmoloji ve Astronominin Tarihi

İnsanlığın evreni anlayışı zamanla beraber büyük evrimlere uğradı. Astronominin ilk zamanlarında Dünya yörüngesindeki yıldızlar ve gezegenlerle her şeyin merkezi olarak nitelendirildi. On altıncı yüzyılda, Polonyalı bilim adamı  Nicolaus Copernicus Dünya ve güneş sistemindeki diğer gezegenlerin aslında güneşin yörüngesinde döndüğü bulgusunu önerdi ve bu kozmos anlayışında büyük bir değişim yarattı. On yedinci yüzyılın sonlarına doğru Isaac Newton gezegenlerin arasındaki kuvvetlerin nasıl etkileşimde olduğunu -özellikle yer çekimi kuvvetini- hesapladı.

İlginizi çekebilir: Veba Salgını Sırasında, Newton Yerçekimini Keşfetti

Yirminci yüzyılın başları evrenin genişliğini anlama konusunda daha fazla bilgi getirdi. Albert Einstein Genel Görelilik teorisinde zaman ve mekanın birleşmesini teklif etti. 1900’lerin başlarında bilim adamları Samanyolu’nun tüm evreni mi içerdiğini yoksa sadece yıldız koleksiyonu mu olduğunu tartışıyorlardı. Edwin Hubble gökyüzündeki bulanık bulutsu cismin mesafesini hesaplayarak Samanyolu’nun dışında kaldığını belirledi. Bizim galaksimizin, muazzam evrenin sadece bir parçası olduğunu kanıtladı. Çalışma alanını Genel Görelilik ile tasarladı. Hubble öteki galaksilerin bizden uzaklaştığını ölçerek evrenin statik olmadığı ama genişlediği sonucuna ulaştı.

Son on yılda kozmolojist Stephan Hawking evrenin başlı başına sonsuz olmadığını kesin büyüklüğe sahip olduğunu belirledi. Ancak kesin bir sınırdan yoksun olması Dünya ile benzer olduğunu gösteriyor. Gezegenin sınırları olmasına rağmen seyahat eden bir kişi hiçbir zaman bitişi bulamayacaktır. Bunun yerine sürekli daireler çizecektir. Hawking ayrıca evrenin sonsuza kadar devam etmeyeceğini, eninde sonunda biteceğini öne sürdü.

İlginizi çekebilir: Kara Deliklerde Bilginin Yok Olması Konusunda Hawking Haklı Mıydı?

Kozmoloji ve evren ile ilgili görsel
Kozmoloji ve Astronominin Tarihi – Kozmoloji (Evren Bilim) Nedir?

Kozmolojik Amaçlar & Göstergeler

Kasım 1989’da Nasa’nın fırlattığı “Cosmic Background Explorer” gökyüzü boyunca radyasyona dair kesin ölçümler yaptı. Bu görev 1993’e kadar sürdü.

Nasa’nın Hubble teleskopu şaşırtıcı fotoğraflar vermesiyle biliniyor olmasına rağmen asıl görevi kozmolojikti. Sefe Değişeni’ne olan mesafeleri daha doğru ölçen Hubble, yıldızların parlaklıkları ve titreşimlerini iyi biçimde tanımladı. Evrenin nasıl genişlediğine dair ölçümleri hassaslaştırdı. Bulunan çıkarımlardan bu yana astronomlar Hubble ile kozmolojik ölçümler yapmaya ve var olanı hassaslaştırmaya devam ettiler.

Hubble sayesinde, “Eğer bir kutuya her yönden kozmolojik sabitten farklı karanlık enerji koyarsanız, bu kutu üç kat daha küçük olacaktır.” Uzay Teleskop Bilim Enstitüsü (Space Telescope Science Institute)‘den kozmolojist Adam Riess bir ifadesinde böyle söyledi: ”Bu bir gelişme ama karanlık enerjinin doğasını tespit etmek için uzun bir yol vardır”.

Nasa’nın Wilkinson Microwave Anisotropy Probe (WMAP)’i  2001’den 2010’a kadar kullanılmış bir uzay aracıydı. WMAP mikrodalga arka planındaki küçük dalgalanmaları haritaladı. Karanlık madde evrenin %24’ünü oluştururken Antik evrenden gelen eski ışıkların ve atomların sadece %4.6’sını oluşturduğunu belirledi.

Journal Science’den kozmolojist Charles Seife: “ Karanlık enerjinin varlığı ve WMAP uydusu , kozmik mikrodalga arka planının en ayrıntılı resmini çektiğinden bu yana evrenin birleşimi hakkında şüphe duyuluyor” dedi.

Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Plank uzay görevi 2009’dan 2013’e kadar kozmik mikrodalga arka planında çalışmalar yapmaya devam etti.

ESA an itibariyle bu on yılın sonuna kadar uçacak Euclid görevini geliştiriyor. Euclid karanlık madde hakkında büyük tahminlerde bulunuyor. Karanlık maddenin evrendeki dağılımını ve evrimini izleyen çalışmalar yapılacaktır.

ESA’dan David Parker bir ifadesinde “Görevin kalbinde milyon poundluk fizik sorusu var” dedi.

İlerleyen günlerde daha fazla heyecan verici gelişmeler bizi bekliyor…

Berke Tosun

İşte, Görsel illüzyonlara Neden Kandığınızın Sebebi

Son 150 yılda Kaybettiğimiz, Nesli Tükenmiş Hayvanlar