Küresel Bir Sel Geliyor Ve Bilim İnsanlarının Beklediği Bir Şey Bu!

Bilim insanları gelecek yüzyılda büyük karaların dahi su altında kalacağını düşünüyor. İşte Küresel Sel Tehdidi Üzerine Uzman Görüşleri

Küresel Bir Sel Geliyor Ve Bilim İnsanlarının Beklediği Bir Şey Bu!

Denizlerimizin tehlikeli derecede yükselmesiyle gelgitler, dalgalar ve fırtınalar kıyılardan iç bölgelere ilerliyor. Öyle ki, bilim insanları gelecek yüzyılda büyük karaların dahi su altında kalacağını düşünüyor.

Yeni bir çalışmaya göre, eğer 2100’e kadar gerekli önlemleri alamayıp küresel salımı kontrol altına alamazsak kıyı bölgelerde seller yüzde 50 kadar artabilir.

Avusturalya, Melbourne Üniversitesi’nde mühendis IanYoung, CNBC’ye: “Gelecekte kıyı bölgelerde yaşanabilecek sellerin sebep olacağı küresel bilançonun büyüklüğünü anlamaya çalışıyoruz.” açıklamasında bulundu.

2100’de öngörülen aşırı deniz seviyesinin küresel dağılımı. (Kirezci vd., Scientific Reports, 2020)

“Hepimiz, doğadaki değişimlerin 2100’e kadar su yüzüne çıkacağını anlamalı ve atacağımız adımları planlamalıyız.”

Altı yüz milyon insan deniz seviyesinden 10 metreden az yüksekliklerde yaşıyor. Bu yüzden, deniz seviyesindeki istikrarlı artış bile o bölgedeki canlıları, evleri ve altyapıyı tehlikeye sokar.

Çalışmada, en kötü ihtimaller göz önüne alındı. Dünya nüfusunun yüzde dördüne tekabül eden 287 milyon kadar insanın kıyı bölgelerdeki sellerden etkilenebileceği ortaya çıktı.

Ekonomik yönündense bu senaryo, kıyı bölgelerden gelen yaklaşık 14 trilyon doların, yani küresel GSYH yüzde 20’sinin, yanacağına işaret ediyor.

İşin daha ilginç yanıysa sellerin büyük bir kısmı, iç bölgelere sinsice ilerleyen ve iklim değişikliğinden güç alan gelgitlerden ve fırtınalardan kaynaklanacak. Bölgesel deniz seviyesi yükselmesi tek başına sellerin sadece yüzde 32’sini oluşturacak.

Melbourne Üniversitesi’nde altyapı mühendisi Ebru Kirezci, The New York Times’a: “Ortalama deniz seviyesi yavaş yavaş yükseliyor olsa da yüksek gelgitlerden, fırtına dalgalarından ve dalgaların kırılmasından doğacak seller daha fazla ve şiddetli olacak.” ifadesinde bulundu.

“Bu riskleri de hesaba katmalıyız.”

Olağanüstü senaryo altında 2100 itibariyle kıyı selleri için küresel “sıcak nokta” bölgeleri. (Kirezci vd., Scientific Reports, 2020)

Burada gördüğünüz model çok da tatmin edici değil; bilim insanları da bulguların yerel tahminlerden çok, küresel tahminlerde işe yarayacağı konusunda uyarıyorlar. Bu tahminler farklı yerlerdeki kıyılarda gerçekleştirilen araştırmalara dayanıyor ve hem normal hem de şiddetli durumlar karşısında mareograflar tarafından doğrulandılar.

Geleceği öngörebilmek zaten zorken, hem küresel hem bölgesel anlamda hava ve su tabakalarındaki karmaşıklığı da göz önüne alınca iş daha da zorlaşıyor. Fakat bu tahminlere bir şans vermek, karşı karşıya olduğumuz krizi düşününce son derece gerekli.

Bilim insanlarının iddiasına göre, “bu denli küresel ölçekli bir çalışmayı yapmak için gereken varsayımlar arasında” deniz seviyesinin yükselmesinin küresel etkilerinden “ilk tecrübe edeceğimiz” modeli oluşturdular.

Küresel Bir Sel Geliyor Ve Bilim İnsanlarının Beklediği Bir Şey Bu!

Detayları gün yüzüne çıkarmak için özellikle bölgesel anlamda daha çok çalışma yapılmalı. Gerçi, dünyada bazı yerler şimdiden sele maruz kalıyor.

Birleşik Devletler ’de bu sıcak noktalar Kuzey Carolina, Virginia ve Maryland. Avrupa’da Birleşik Krallık, Kuzey Fransa ve Kuzey Almanya bu bölgeler arasında. Asya’daysa Çin, Bangladeş, Batı Bengal ve Hindistan’ın bazı bölgeleri. Dünya’nın güneyindeyse Avusturalya’nın Kuzey Toprakları sayılabilir.

Deniz seviyesinin yükselmesinin canlı yaşamına tehdit oluşturduğu Pasifik Adalarında’ysa yüksek gelgit dalgaları, su tabakasını taşırarak tatlı su kaynaklarını kurutabilir.

Ne yazık ki, dünya şimdilik denizlerin yükselmesine ve iklim değişikliğine sadece bir noktaya kadar müdahale ediyor. Bu durumun sebep olacağı felaketi durdurmak için hala zamanımız ve fırsatımız var. Bu yüzden, bu sıcak noktaları tespit edip kontrol altına alarak önlemimizi alabiliriz.

Böyle tahminler bunu yapabilmemiz bize bir olanak sağlıyor. Çünkü en kötüsüne hazırlıklı olsak da olmasak da o en kötü ihtimal bizi bulacak.

Çalışma, Scientific Reports’ta yayımlandı.

Berna Deniz

Soru: Deniz seviyesinin yükselmesine dair somut bir olay yaşadınız mı veya gözlemlediniz mi?

Hırsızlık Yapan ‘Vampir Bitki’ İle Tanışın

Sonunda, Bu Sürüngenin Böyle Uzun Bir Boyunla Nasıl Yaşadığını Biliyoruz!