Kuzey Kutbu 2050’ye varmadan yok olabilir!

Yeni Çalışma, Kuzey Kutbunun 2050’den Önce Tamamen Buzdan Arınacağını Söyledi

Kuzey Kutbu 2050’ye varmadan yok olabilir!

Jeofizik Araştırma Mektupları[1] dergisinde yapılan yeni bir araştırma, Kuzey Kutbunun 2050’den önce ilk buzsuz yazını yaşayacağını öngörerek önümüzdeki otuz yıl boyunca Kuzey Kutup Denizi buzunda büyük bir azalma olacağını öngörüyor.
Bahsi geçen bu çalışma, Paylaşılan Sosyoekonomik Yollar (2100 yılına kadar öngörülen sosyoekonomik küresel değişikliklerin senaryolarıdır) ve Birleştirilmiş Model Karşılaştırmalı Çalışması Projesi’nden (iklim değişikliği bilgisini geliştirmek için tasarlanmış bir proje), hangi iklim politikalarının benimsendiğine ve sera gazı emisyonlarının nasıl yönetildiğine bağlı olarak Dünya’nın ikliminin nasıl değişeceğini tahmin eden verileri dikkate almaktadır.

Dünyanın yaklaşık 1000 gigaton karbondioksit karbon bütçesine sahip olduğu tahmin edilmektedir. Bu da şu anlama gelmektedir; küresel anlamda 2 °C’lik bir artışı önlemek istiyorsak gelecekteki karbon emisyonlarımız mutlak bir kontrol içinde sınırlı kalmalıdır. Ancak çalışma yazarları 40’tan fazla farklı iklim modelini analiz etti. Sonra bu bütçeye sadık kalsak bile Kuzey Kutbu’nun yaz aylarında bazen buzsuz olacağını belirtti.

Çalışma yazarı Dirk Notz Almanya Hamburg Üniversitesi’nden yaptığı açıklamada şunları belirtti
“Küresel emisyonları hızlı ve önemli ölçüde azaltırsak ve böylece küresel ısınmayı endüstriyel seviyelere göre 2 °C’nin altında tutarsak, Arktik deniz buzu yine de yaz aylarında 2050’den önce kaybolacaktır. Bu bizi gerçekten şaşırttı.”

1.000 gigatondan daha az karbondioksit emisyonunu içeren 128 simülasyondan 101’i, yaz aylarında Kuzey Kutup Deniz buzu seviyelerinin 2050’den önce 1 milyon kilometrekarenin (386.000 mil kare) altına düştüğünü gördü.

Sera Gazı Üretimi Azaltırsak

Kuzey Kutbu 2050’ye varmadan yok olabilir!

Bununla birlikte, bu yıllık kaybolmanın yüksek karbondioksit emisyonlarına dayanan simülasyon modellerinde çok daha fazla gerçekleştiğini belirtmek önemlidir. Bu da sera gazı üretimimizi azaltarak bu buzsuz yazları minimumda tutabileceğimiz anlamına gelir.
Deniz buzu, Dünya’nın kuzeyini serin tutarken kutup ayıları gibi hayvanlar için bir avlanma alanı sağlayarak Arktik ekosistemleri desteklemede ve gezegenimizin hava koşullarını ve diğer süreçleri düzenlemede önemli bir rol oynar.
Her yıl hacim olarak artar ve yaz aylarında azalır. Ancak son yıllarda buzların yaz dönemi erimelerinde bir hızlanma gözlenmiştir. Bu çalışma kaçınılmaz olarak Arktik deniz buzunun geçici bir kaybına neden olduğunu düşündürüyor olsa da aslında durum hiç de böyle değil. Çünkü geçmiş zamanlarla kıyaslandığında toplam yaz erimesinin bir hayli fazla olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle karbondioksit emisyonları için alınan önlemlerin ne kadar önemli olduğunu somut bir şekilde gözler önüne seriyor.
[1]Jeofizik Araştırma Mektupları, 1974 yılında kurulan Amerikan Jeofizik Birliği tarafından yayınlanan iki haftada bir hakemli bilimsel jeoloji dergisidir. Baş editör Harihar Rajaram’dır.

Bilim İnsanları Ve NRDC, EPA’ya Karşı Açtıkları Davayı Kazandı.

Koronavirüsün Vücuttaki Karmaşık Yolculuğuna Bir Bakış