in

Ortaçağ tıbbında esrarengizliği ile dikkat çeken 10 akılalmaz tedavi!

Ortaçağ Tıbbındaki Tedaviler

İnsanlık kendi Tıp tarihine baktığında içerisinde bir çok yanlış bulunan korkunç yol ve yöntemlerden geçildiğini görecektir. Özellikle Orta Çağın, Yunan düşünürlerin fikirlerine ve o dönemdeki insanlığın büyük kısmına hakim olan dini ve batıl inançlara olan güvenleri onların Batının Modern Tıbbı ve Eski Tıp arasında bir anlayış benimsediklerini ortaya koymaktadır.

Her ne kadar ‘SÖZDE TIP’ da olsa insanlar o dönemlerde de bilimsel fikirler ortaya koyup insanlığa bir adım daha attırmaya çalışıyorlardı. İşte bu adımlardan, acı çeken hastalar için en azından biraz da olsa başarılı olmuş veya bugün hala çalışmakta olan 10 ORTA ÇAĞ DOKUNUŞU:

10-) KAFATASI ÖRGÜSÜ

İnsanlar o dönemde kafatasına alınan darbelerin sonrasında akut veya kronik bilinç kaybına ve hatta ölüme götürdüğünü fark ettiklerinde belirli araştırmalarla bu olayın gizemini çözmek istemişler.

Araştırmalar savaşlarda beyin hasarlarının ölüm ve hayatta kalım toplamlarından %6.2 daha fazla olduğunu gösterdi. Saha cerrahları bu sonuçla birlikte insan hayatta kalım yüzdesini arttırmak için beyni koruyan kafatasının kırıklarına çözüm bulmaları gerektiğini fark ettiler. Bunu gerçekleştirebilmeleri için yara alan bölgedeki kemiğin kırılma yerinden birleştirilmesi ve kemiğin koruduğu bölgedeki organ ve yapıların korunması gerekiyordu.

Vee evet!  Bunu yeni bir teknik üreterek başardılar. Artık bir ismi vardı: “KAFATASI ÖRGÜSÜ”

Tıpta diğer ilaç ve yönetim sistemlerinde yaşandığı gibi bu işlemde de tedavi öncesi ve sonrasında sadece kafatasını örmek hastayı  iyi ruh haline büründürmeyip bir çok da ilaç takviyesi yapılmasını gerekli sayıyordu. Bu tedavinin de bu yönde gelişmesiyle ne yazık ki çok maliyetli olan bu yöntemi sadece dönemin üst kesiminin kullanımına sunuyordu.

9-) İDRAR MUAYENESİ

Hipokrat ve Galen gibi büyük Yunan düşünürleri  hastalıkların çoğunun 4 temelden türediğini düşünüyorlardı: siyah safra, sarı safra, balgam ve kan. Bu bilgiler Orta Çağda yazdıkları ancak 1000 yıl sonra yaygınlaşan kitaplarında bahsedildi. Yunan düşünürlerin bahsettikleri yöntemler günümüz tıbbında doğrudan kullanılmasa da dolaylı yoldan uygulandığı olabiliyor.

Örneğin günümüz doktorları tabii ki daha iyi yolları yoksa idrar renginden (renksiz idrar) böbrek problemlerinin veya daha farklı semptomların gelişimini takibe alabiliyor.

Ve 21. yüzyılda dahi olsak idrarda değerlendirilen parametreler hala aynı: Kan ve renk

😎 SARIMSAK VE SİYAH VEBA

Diğer tüm bubonik(hıyarcıklı form)veba vakalarında görüldüğü gibi Kara Veba dönemi de Avrupa için korkunç zamanlar yaratmıştı.

Doktorların Avrupa’nın imajını bozan bakteri hakkında ne yapacakları merakla beklenirken insanlar neye uğradıklarını bile anlamadan hayatlarını kaybediyorlardı.

Salgının ne kadar tehlikeli olabileceğini gören halk kendince bir takım önlemler almaya çalıştı. Bunlar arasında açık yara ve enfeksiyonlu bölgelere sürülen bir diş SARIMSAK başı çekiyordu. Orta Çağın gizli doktorlara, bitkilere ve bazı baharatlara olan inancı bu yöntemi kabullenme süreçlerini minimuma indirdi.

Ortaya atılan bir efsane sonrası bu tedavi yolu iyice popülerleşti. 4 Hırsız Sirkesi denilen efsaneye göre 4 kişilik hırsız grubu soydukları evlerdeki vebalı insanlardan vebayı kapmadan hırsızlık yapabilmelerini yağ ve sirke ile karıştırılmış sarımsak ve ot grupları ile sağladıklarını söyleyince de halkın sarımsağa olan inancı perçinlenmiş oldu.

Ne kadar efsane olarak anlatılsa da sarımsak vebanın vücudu tamamen ele geçirmesini durdurmada etkili oldu, ilerlemesini yavaşlattı. Kim bilir belki de sarımsak tahmin edilenden daha fazla hayat kurtarmıştır…

7-) SOKAK TEMİZLİĞİ

Orta Çağda dikkat edilmeyen en büyük sorunlardan birisi de temizlikti. 1348’de Kara Ölüm Salgını  gerçekleşene dek insanlar artıklarını(dışkı, kusmuk, idrar, siz ne derseniz..)  malesef sokağa bırakıyorlardı.

Sonunda 3. Edward dönemin Londra belediye başkanına sokakların çok kirli olduğunu ve bu kirliliğin veba salgının zor atlatılabileceğine dair yazı gönderdi. Bunun üzerine tüm Avrupa bu çağrıya kulak kesildi ve İngiltere sokağa atılan her çöp için normal cezaların 2 hatta 3 katına varan yaptırımlar uyguladı. Bu durum insanların davranışlarına yön vererek veba vakalarını iyi yönetmeye çok yardımcı oldu.

Orta Çağ insanının korkunç sanitasyon teknikleri onları kötüye çekerken insanların kendi temizliklerine verdikleri önemle birlikte bu iş daha iyiye gitti.

Modern aşı yöntemlerine benzetebileceğimiz bu geniş çaplı taktik bölgedeki bakterileri etkisiz hale getirerek vebanın yayılmasını engellemiş oldu.

6-) TREPANASYON

Trepanasyonun  tıbbi olarak uygulanması Neolitik döneme kadar uzanıyor ve bu yöntemi birçok dünya kültürü kendi benliklerine kabul etmiş ve uyarlamıştır.

Yöntem oldukça basit: Beyinde basınç hissi oluştuğunda hissin olduğu taraf matkap ile delinir işte bu kadar kolay olmasından dolayı dünya genelinde bu yöntem çok yaygınlaştı.  İnsan vücudundaki bazı sorunların kafada delik açılarak çözülebiliyor olması hafif bir gülümseme getirmiyor değil ☺ Orta Çağda trepanasyon olarak bilinen bu yönteme günümüzde kraniotomi deniyor. Kraniotomi genellikle beyinde ulaşılamayan yerler için kullanılırdı.

Yapılan birçok hata ve ölümlere rağmen o dönemin şartlarına göre özellikle kafa travmaları ve iç kanamalara iyi çözüm getirdiği yadsınamaz bir gerçektir.

5-) BALD’IN GÖZ MERHEMİ

Bald’ın göz merhemi  9. yüzyılda gözler için tasarlanan ilginç ve benzersiz topikal bir merhemdir. Soğan, sarımsak, çeşitli baharat ve bitkilerden oluşan karışım Orta Çağ tıbbının tedavisi olduğunu kanıtlamış oluyor.

Tarifini Bald’ın Leechbook’undan aldığımız kitap içerisinde çeşitli tedaviler bulunan, 1000 yaşından büyük, İngilizce yazılmış bir Ortaçağ kitabıdır. İlginçtir ki bu kitapta yazan tariflerden herhangi birininin içerisinden herhangi bir bileşeni çıkarsanız bile tarifler antibakteriyel özelliklerini kaybedebiliyorlar. Daha da ilginci bu bakterilerin efektiflik derecesi: Bu tedaviler oldukça ciddi bakterileri hatta MRSA bakterisini dahi etkisiz hale getirebilir.

Pek çok antibiyotiğin bile MRSA bakterisi üzerinde etkisinin olmadığı düşünülürse bu güç oldukça tatmin edicidir.

4-) YARALARIN KOTERİZASYONU

Ortaçağda insanları iyileştirmek için “acı katsayısı” en yüksek olan tedavi süreçlerinden birisi koterizasyon yöntemidir. İlkel bir ameliyat yöntemi olarak tanımlamak yanlış olmaz.

Koterizasyon yöntemi sadece savaşta kolu kesilen erkekleri iyileştirmek  için değil bazı enfeksiyon ve minik yaralanmaların da giderilebilmesi için de kullanılıyordu. Ortaçağ’da uygulanan bu yöntemi 2 tarafı da keskin bıçak olarak tanımlarsak yanlış olmaz. Neden mi? Çünkü bu yöntemin net bir kurtarıcı özelliği yoktu. Bazen insanları iyileştirirken bazen de insanların canını fazlasıyla yakıp onların enfeksiyon kapmalarına sebep oluyordu. Bu nedenle benzetmemiz tam da yerini hak ediyor.

İşlemin tam mantığı kanamayı durdurma ve yaraları kapatma üzerine kuruludur. Yaraları kapatırken yapılan yakma işlemi etteki bazı proteinlerin bozulmasına ve o bölgede işlev kaybına bağlı olarak enfeksiyon yayılımının hızlanmasına sebep olur. Böylece ne kadar tehlikeli bir yöntem olduğu gözler önüne serilmiş oluyor.

Hastanın durumu acilse ve etrafta çok az şey olup kan kaybı devam ediyorsa koterizasyon bir süreliğine hayat kurtarabilir. Ancak bu yöntem hastayı kurtarabildiği gibi yara altında yavaşça büyüyen enfeksiyon oluşma riskini de arttırabiliyor. Bazen yarayı tam açabilmek için Fener Çiçeği (red-hot poker plant) denilen yakıcı bir bitki kullanılarak tedavi işlemine devam ediliyordu. Bu olurken hastanın tutulması gerektiğine hiç şüphe yok ☺

3-) KATETER

Kateter vücudun dışına idrar akışını engelleyen ve mesane enfeksiyonlarında ve Ortaçağ’da en çok kullanılan madeni  veya plastikten yapılmış boru şeklinde araçtır. Eski tip kateterler uzun, sivri ,metalden ve üretranın doğal seyrini takip edebilmesi için biraz da kavisli yapılmıştır. Genellikle cerrah hastanın idrar yoluna kateteri takarken birkaç kişi hastayı tutar (agghh!).

Ortaçağ’da kullanılan kateterler şimdiki kadar ince ve özellikli olmasa da o zamanın gerçekten ihtiyacını karşıladığını söyleyebiliriz.

2-) KATARAKT ALDIRMA

Katarakt hastalığı insanlık tarihinde baskın bir hastalık olduğundan çözümü hakkında çok düşünülmüş tedavisi bulunmuş ve hala geliştirilmeye çalışılıyor.

Gözün içerisinde büyük lekelere ve görmede bulanıklığa sebep olan protein birikimine Katarakt denir. Bu protein birikimini çıkarmak için gereken 2 şey ucu sivri bir neşter ve bir cerrahtı. O günün cerrahlarının genellikle berber olduğu ya da başka mesleğe karıştığı not edilirse berberler ve cerrahların bıçak kullandığını söylemek yanlış olmaz herhalde ☺ İşte o dönemde berberlerin kırmızı ve beyaz renge sahip olmalarının nedeni tam olarak bu idi. Kırmızı kanı temsil ederken beyaz yaranın iyileşmesini yani bandajı temsil ediyor. Amerikada ise bariz nedenlerden ötürü bu renkler beyaz,kırmızı ve mavi olarak dönüştürüldü.

Şimdi yılın 1387 olduğunu  ve katarakttan acı çektiğinizi hayal edin. En yakın berbere gidiyorsunuz ve berber çıplak gözünüze bir neşter attığında içinizden iyi yaptığını umduğunuzu geçiriyorsunuz. Açıkçası bu duyguya sahip olmayı düşünmek bile çok korkutucu fakat o zamanlarda sahip oldukları en iyi şey buydu. Bu işlemin tamamen eksiksiz yapılabilmesi hassas bir berberin el  ve göz koordinasyonuna bağlı….

1-) HEMOROİD

Ortaçağ Avrupalılarının kullandıkları ve popüler olan yöntemler arasında bu listede sonuncuya geldik. 4. Maddede de bahsettiğimiz üzere o dönemde savaşlarda fazlasıyla koterizasyon yöntemi kullanılıyordu. Hemoroid olarak bilinen ve iki çeşide sahip olan rektum yolunda  iç ve dış kanamalara sebep olan bu hastalık için neden koterizasyonun kullanılmadığını sorguladılar.

Veee Evet… artık koterizasyon yöntemini hemoroid hastalığının tedavisinde de kullandılar. Önceki paragrafta hemoroidin 2 çeşidi olduğundan bahsetmiştik. Bu çeşitlerin tedavisi de ayrı ayrı yapılıyor. Eğer hastada dış hemoroid var ise ısıtılmış metal yüzeye hemoroid olan bölge değdirilir ama iç hemoroid ise ısıtılan aletin rektumdan içeri girmesi gerekir.

Bu teknik hemoroidde son çare olduğundan  kullanılabilmesi lökal denenen krem ve yağlı solüsyonların sonuca ulaşmadığı durumlarda mümkün olabilmektedir. Günümüzde ise insanlar çözümü lazer tedavisinde bulmakta.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Bugün Hala Kullandığımız 10 Antik Mısır Tıbbi Uygulaması

16. Yüzyıldaki Çılgın Tıbbı Anlatan Nadir Kitap İlgi Çekiyor

İbn-i Sina’nın “Tıbbın Kanunu” adlı kitabının İrlanda diline çevirisi bulundu

Mısır Papirüsleri Eski Tıp Bilgilerine Işık Tutmaya Devam Ediyor

Editör / Yazar: TALHA KAVAK

Kaynak: https://listverse.com/2019/01/04/10-weird-medieval-medical-practices-that-actually-work/

Talha KAVAK

Yazar Talha KAVAK

Merhabalar, ben Talha KAVAK. 1999 yılında Elazığ ’da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Antalya’da aldıktan sonra 2018 yılında Ankara Lokman Hekim Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenim görmeye başladım. Şu anda Tıp Fakültesi 2. Sınıf olarak devam etmekteyim. En hoşlandığım spor dalları olan tenisi ve snookerı izlemeyi, takip etmeyi ve oynamayı hayat şeklim haline getirdim. Ayrıca uzaya ve NatGeo belgesellerine de ayrı bir merakım var. Her zaman kovalamacam öğrenmek ve öğretmek üzerine yapılanmıştı. Hayatın bilim ile daha anlaşılır ve tutkulu olduğunu gördüm ve buna inandım. İnsanlığın geleceği için hissettiğim merakı paylaşmaktan hiç çekinmeyeceğim.
BİLİMLE KALIN...

Yorumlar

Leave a Reply
    • Bu güzel yorumlarınız için teşekkürler sizler için daha fazla içerik üretmeye çalışacağım.

One Ping

  1. Pingback:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...…

0

Yorumlar

0 yorumlar

Mide Ekşimesine Ne İyi Gelir? ‘Mide Ekşimesi ‘ni Önlemek İçin 28 İpucu!

Araştırmalar Viking nüfusunun yarısının göçmen olduğunu ortaya koyuyor