Plasentalar araba egzozlarından dolayı is ile kaplanıyor. Peki is, fetüse ulaşabiliyor mu?

Plasentalar araba egzozlarından dolayı is ile kaplanıyor. Peki is, fetüse ulaşabiliyor mu?

Bilim insanları, bir annenin hava kirliliğine göreli maruz kalmasının, fetal plasentada (anne ve bebek arasında madde alışverişinden sorumlu döleşi yapısı) bulunan is miktarıyla ilişkili olduğunu bulmuşlardır.

Fetal plasenta, annenin kanını gelişmekte olan bebeğin kanından ayıran bir doku duvarı olan plasenta bariyerinin diğer tarafında bulunur. (Image: © angelhell/iStock/Getty Images Plus)

Yeni bir araştırmaya göre, arabaların egzozlarından yayılan is ve yanan fosil yakıtlar, fetüsün gelişmekte olduğu rahim yolunu takip edebilir.
Araştırmacılar,17 Eylül’de “Nature Communications” dergisinde çevrimiçi olarak yayımlandığı üzere; plasentanın fetüs tarafında konumlanan ve karbon siyahı olarak da adlandırılan isin miktarının, anne adayının evinin yakınındaki tahmini hava kirliliği ile ilişkili olduğunu buldular.
Belçika’daki Hasselt Üniversitesinden çalışmanın ortak yazarı Tim Nawrot, The Guardian’a verdiği demeçte: “Bu, yaşamın en savunmasız dönemi. Tüm organ sistemleri gelişim halinde. Gelecek nesillerin korunması için bu maruz kalma durumunu azaltmak zorundayız.” dedi.
Buna rağmen, araştırmacılar bu parçacıkların cenin içine gerçekten girip girmediğini söyleyemiyorlar.

Toksik partiküller plasentalarda tespit edildi.

Plasentalar araba egzozlarından dolayı is ile kaplanıyor. Peki is, fetüse ulaşabiliyor mu?

Kirlenmiş havada yüzer halde bulunan toksik partiküller daha önce plasentalarda tespit edildi. Ve 2018’de düzenlenen bir konferansta sunulan bir araştırma; bir is bileşeni olan karbon siyahının, solunduğunda annenin kan dolaşımı vasıtasıyla plasentaya geçiş yapabileceğini ortaya koydu.
Ancak önceki araştırmalar, isin annenin rahim dokusundan yapılmış anne plasentasından, gelişmekte olan bebeği oluşturan dokulardan yapılmış plasenta kısmına ve dolayısıyla fetüse erişebileceğini doğrulamakta başarısız olmuştu. Yeni çalışma ise, aksine, bu durumu kanıtlayan veriler ortaya koyuyor.
Science News’a göre araştırmacılar, Belçika’nın Hasselt kasabasında sigara içmeyen 20’den fazla kadının plasenta örneklerini topladı ve dokuyu ultra hızlı lazere maruz bıraktı.
Teknik, numunelerde yer alan negatif yüklü parçacıkları uyarıyor ve farklı dokuların renkli ışık yaymasına neden oluyor-kolajen için kırmızı, plasenta hücreleri için yeşil ve karbon siyahı için beyaz.
The Guardian ’a göre araştırmacılar ana yollardan ve yüksek kirliliğe sahip bölgelerden çok uzakta yaşayan kadınların plasentaların da milimetreküp başına ortalama 9.500 is parçacığı (yaklaşık bir tuz taneciğinin hacmi kadar) yer aldığını belirlediler.
Buna karşılık, daha kirli alanlarda yaşayan kadınların bebeklerinin plasentasında, milimetreküp başına 20.900 karbon siyahı parçacığına rastlandığı ortaya kondu.
Science News ile yapılan röportajda, çalışmaya dahil olmayan Wisconsin-Milwaukee Üniversitesinde çevresel epidemiyolog olarak görev yapan Amy Kalkbrenner, “Hava kirliliğinin gelişmekte olan bir bebeğe zarar verdiğine şüphe yok.” dedi.
Bir annenin hava kirliliğine maruz kalması, uzun süre boyunca erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve düşük riski ile ilişkilendirilmiştir;buna mukabil, tehlikeler annenin kendisinde, bilhassa rahimde iltihaplanma ile ilişkilendirilmiştir.

Yeni çalışma hava kirliliği bebeğe nüfuz ediyor

Plasentalar araba egzozlarından dolayı is ile kaplanıyor. Peki is, fetüse ulaşabiliyor mu?

Yeni çalışma, Kalkbrenner ’ın açıklamasına göre, “hava kirliliğinin kendiliğinden, gelişmekte olan bebeğe nüfuz ettiğini” öne sürüyor.
Amerikan Ulusal İş Güvenliği ve Sağlığı Enstitüsüne göre, kurşun içeren metal kirleticilerin plasenta bariyerini geçerek fetüsün gelişimini bozduğu, hatta bunun yanında düşük ve ölü doğumlara yol açtığı gösterilmiş durumdadır.
Bilim insanlarının 2016 yılında “Current Environmental Health Reports” dergisinde bildirdiği üzere,pestisitler ve alev geciktiriciler dahil olmak üzere sentetik kimyasallar, plasentaya geçerekfetüse zarar verebilir.
2018’deki karbon siyahı çalışması kendisinin laboratuvarında gerçekleştirilen Londra Queen Mary Üniversitesinden Jonathan Grigg, The Guardian’la olan röportajında “Fetüsleri korumalıyız ve bu bize, hava kirliliği seviyelerini düşürmemiz gerektiğini işaret ediyor.”diye konuştu.
Dünya nüfusunun tahmini %91’i Dünya Sağlık Örgütü tarafından tavsiye edilen azami hava kirliliği seviyelerinin aşıldığı bölgelerde yaşıyor; Grigg, “Bu çalışma hava kirliliği seviyelerinin kontrol edilmemesinin diğer bir riskini ortaya koymuş oluyor.”açıklamasında bulundu.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Bilim İnsanları Yumurta veya Sperm Olmadan Sentetik Embriyo Oluşturdu
Bebeklerin İhtiyaç Duyduğu Sağlıklı Mikrobiyomlar Nereden Geliyor?
Gebeliğiniz Yüksek Riskli Mi? Bırakın Sizin Yerinize Makineler Doğursun!
Editör / Yazar: Özgür ÜLKER
Kaynak: https://www.livescience.com/black-carbon-reaches-placenta.html

Bu 5 Şeyi Yapıyorsanız Duygusal Olarak Zekisinizdir

Araştırmacılar, reddedilme önleyici ilaçlar olmadan sağlıklı hücreleri beyine nakledebildi