Tanıdıklarınız Pandemiyi Ciddiye Almıyorlarsa Onlara Ne Söylemelisiniz ?

Tanıdıklarınız Pandemiyi Ciddiye Almıyorlarsa

Tanıdıklarınız Pandemiyi Ciddiye Almıyorlarsa Onlara Ne Söylemelisiniz ?

Popüler seyahat yerlerinin hızla koronavirüs merkezlerine döndüğü Utah eyaletinde insanlar, anayasal haklarına saldırı olarak gördükleri kısıtlamaları protesto etmek için restoranlardan ve partilerden fotoğraflarını yayınlıyorlar.
Bu her ne kadar mantıksız görünse de, sağlık iletişimi uzmanları inkarın yoğun duygu ve paniğe karşı doğal bir insan tepkisi olduğunu söylüyor. O kadar doğal ki, eğitimli doktorlar bile salgını sorguladı.
Harvard’ın TH Chan Halk Sağlığı Okulu’nda acil durum hazırlık programı müdür yardımcısı Elena Savoia, Business Insider’a bir e-posta ile “İtalya’daki salgının başında… hayran olduğum ve büyük saygı duyduğum birkaç meslektaşım tamamen inkar içerisindeydiler.” Dedi.
Savoia “ O sırada İtalya’da sadece birkaç vakamız vardı ve onlar… hazırlık ve çok sayıda vakaya hazırlanma ihtiyacı konusuna şüpheci yaklaştılar.”dedi ve “Bu, hazırlık konusunda eğitilmemiş profesyoneller ile sık sık yaşanır.” diye devam etti.
Fakat şimdi en fazla COVID-19 hastasına sahip ülke ABD olduğuna göre, şüphecileri ikna etmek için zaman azalıyor.

İnsanların eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmelerine yardımcı olmak

Tanıdıklarınız Pandemiyi Ciddiye Almıyorlarsa Onlara Ne Söylemelisiniz ?

Uzmanlar, ülkenin sağlık sisteminin çökmesinden kaçınmak için Amerikalıların evde kalmaya ikna olmaları gerektiğini söylüyor. Bu, şüphecilikten ve bilinmezlik korkusundan kurtulmayı gerektirecek ve bunun başarılması gerekecek. Uzmanların bile hakkında çok az şey bildiği bu yeni virüs söz konusu iken küçük başarı diye bir şey yok.
Amerikalıların duyması gereken şey, COVID-19’un bireyler için ne kadar ölümcül veya tehlikeli olduğu hakkında bir tartışma değil, vakaların artması tıbbi sistemimizin hastaları tedavi etme yeteneğini aşması durumunda ortaya çıkması muhtemel sonuçlar hakkında bir tartışmadır, diyor Savoia.
Çünkü hasta sayısı, mevcut hastane yataklarının sayısını aştığında, tıbbi tedaviye ihtiyaç duyan hastalar – en alakasız durumlar için bile – bu hizmetlere erişemeyebilir ve bu da önlenebilir ölümlerle sonuçlanabilir.
Savoia, “Zaten seçmeli ameliyatların iptal edildiğini görüyoruz.” Diyor ve devam ediyor. ” İnsanların, eğer şanslıysak ve COVID-19’a hiç yakalanmasak da, şimdi benimsediğimiz davranışların kendi özgürlüğümüz ve sağlığımız üzerinde bir etkisi olacağını anlamasını sağlamamız gerekiyor.”

Asıl tehdit yanlış bilgi ve komplo teorileri değil, Asıl tehdit korku

Tanıdıklarınız Pandemiyi Ciddiye Almıyorlarsa Onlara Ne Söylemelisiniz ?

Yeni koronavirüs hakkında yanlış bilgi ve komplo teorileri kesinlikle ortada. Ancak Amerikalıların COVID-19 ile ilişkili riskler hakkında net bir mesaj almasını engelliyor gibi görünmüyorlar.
Stanford Üniversitesi Tıp Bölümü’nün birinci basamak ve nüfus sağlığı bölümü eğitmeni Pascal Geldsetzer tarafından Mart ayı başlarında gerçekleştirilen bir ankette, yarısı ABD’de ve yarısı İngiltere’de olmak üzere yaklaşık 6.000 çevrimiçi katılımcı hastalık ile alakalı sağlam bilgilerini gösterdi.

  • Anketi yanıtlayan Amerikanların yaklaşık yüzde 80’i COVID-19’un birincil semptomlarını öksürük, ateş ve nefes darlığı olarak listeleyebiliyordu.
  • Yüzde 90’dan fazlası hastalığı önlemek için gerekli ana adımları doğru bir şekilde tanımladı. Ancak neredeyse yarısı burnu durulama gibi etkisiz stratejileri listeledi.
  • Geldsetzer’in Business Insider’a söylediğine göre COVID-19 hastalarının yüzde kaçının öleceği sorulduğunda, katılımcıların gerçek sayılara yakın olan yaklaşık yüzde 5 cevabını verdikleri tahmin ediliyor.

Ancak Geldsetzer’in incelemesindeki beklenmeyen durum, ABD’li katılımcıların hastalığın potansiyel etkisi ile alakalı tahminlerinin ters gitmesiydi. Katılımcıların  yarısından fazlası COVID-19’un 2020’nin sonuna kadar ABD ve İngiltere’de 500’den az insanı öldüreceğini düşündüklerini söyledi. Fakat hastalık şimdiden sadece ABD’de binlerce insan COVID-19’dan öldü.
Hastalık hakkında bu kadar doğru bilgiye rağmen, krizlerin ölçeğini tahmin edememe bir belirsizlik korkusundan kaynaklanabilir. Belirsizlikle karşılaştığımızda ya paniğe ya da inkar durumuna girerek başa çıkma eğilimindeyiz.
Savoia’ya göre, bu nedenle COVID-19 hakkında konuşmak çok zor. En iyi tıp uzmanları bile, virüsün ne kadar ölümcül olduğu veya ne kadar kolay yayıldığı gibi önemli soruların cevaplarını bilmiyor. Elle tutulan bilgileri olmasa da Savoia, birçok insanın inkarına inatla tutunduğunu söyledi.
“İtalya’da, ‘savaştayız, evde kalmanız gerekiyor’ gibi terimler kullandılar” dedi Savoia.
Ancak korku dolu bir dil kullanmak, dinleyicilerin panik yapmasına veya haberciyi görmezden gelmesine neden olabilecek güçlü bir duygusal tepkiyi tetikler.
“Duygularına yenilmiş olacaklar ve mesajın ayrıntılarını anlayamayacaklar.”

Onlara doğrudan söyleyin

Tanıdıklarınız Pandemiyi Ciddiye Almıyorlarsa Onlara Ne Söylemelisiniz ?

Florida Atlantik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde klinik işler dekan yardımcısı Terry Adirim, 2009’daki H1N1 salgını sırasında halkı bilgilendiren ve güncelleyen ekibin bir parçasıydı. Ve Adirim liderlerin, habercilerin ve hatta sosyal medya kullanıcılarının COVID-19 hakkında sakin ve doğrudan bir şekilde doğru mesajlar iletmeye odaklanması gerektiğini söyledi.
“Doğrudan olun, dürüst olun, şeffaf olun ve sık iletişim kurun” dedi. “Hiçbir zaman fazla iletişim kurmuş olmazsınız. İnsanlar bilgiye açlar.”
Özellikle, insanlar belirsiz tahminler değil, somut, spesifik bilgi istediklerini söyledi. Örneğin, salgının haftalarca hatta aylarca süren kapanmaları tetikleyebileceğini söylemek rahatsızlığa neden oluyor.
Ancak somut ayrıntılar eklemek – örneğin, geçmiş pandemilerin COVID-19’u kontrol etmenin sekiz ila on haftalık izolasyon gerektirmesi gibi – endişeyi sakinleştirmeye yardımcı oluyor, diyor Adirim.
Adirim “Bir sorunun cevabı bilinmiyorsa, bu konuda da dürüst olun. Tahmin yürütmeyin veya riskleri gözden geçirmeye çalışmayın, çünkü bu güvenilirliğinizi zayıflatabilir. Aynı kurallar sosyal medyada da geçerli. “ diyor.
Ancak Adirim, çevrimiçi paylaşımlarda paylaşımdan önce bilginin kaynağını ve gerçeğini doğrulamanın özellikle önemli olduğu konusunda uyardı. Paylaştığınızda, diğerlerinin doğrulayabilmesi için kaynağınızdan her zaman alıntı yapmanız gerektiğini söyledi.
Gerçekler masaya yatırıldıktan sonra, taktikleri abartmadan veya karşınızdakini korkutmaya başvurmadan krizin bireyleri nasıl etkilediğini anlatın. Hastanelerde neler olup bittiğinden, hastalanan bir tanıdığınızdan veya virüs çok hızlı yayılırsa hastalanan kişilerin nasıl tedavi görmeyebileceği hakkında konuşun.
“Kişiselleştirmeniz gerekiyor, “dedi Adirim.” İnsanlar için gerçekçi bir hale dönüştürmelisiniz. “

Mauro Ferrari

Avrupa Araştırma Bilim Konseyi Başkanı İstifa Etti!

Evde Verimli Çalışmak İçin 5 Önemli İpucu!