in ,

Uzun Paracas Kafataslarının Gizemi En Sonunda Çözüldü Mü?

Bir uzun Paracas kafatası, Peru’da bulundu. (YouTube videosundan ekran görüntüsü alınmıştır.)

Uzun kafatasları, ilk önce Peru ‘nun güney sahilinde keşfedilmesinden bu yana gizem uyandırdı: Bu insan figürlerinin bu kadar uzun kafalara sahip olmasına neden olan şey neydi? Onlar aslında 3000 yıl önce Dünya’yı ziyaret eden yabancı bir insan ırkı mıydı? “Uzun kafataslarına sahip 3.000 yıllık Paracas kafatasları, UFO avcıları tarafından uzun zamandır olağanüstü büyük alınları nedeniyle eski uzaylı ziyaretlerinin bir kanıtı olarak görülüyor.”

Bir uzun Paracas kafatası, Peru’da bulundu. (YouTube videosundan ekran görüntüsü alınmıştır.)

2015 yılında araştırmacı Brian Forester, bu kafataslarının herhangi bir evrimsel şekline uymadığını söyledi ve bazılarının bunun gerçekten de uzaylıların gezegende yaşadıklarının kanıtı olduğu spekülasyonuna* götürdüğünü söyledi. O sırada Forester şunları söyledi:

“Mitokondriyal DNA (anneden), herhangi bir insan, primat veya başka bir hayvan için bilinmeyen mutasyonlar sundu. Ve bu mutasyonlar, Homo Sapiens, Homo Neandertaller veya Denisovalar ’dan çok uzak, tamamen yeni bir insan benzeri varlık ile uğraştığımızı öne sürdü.” “Bilinen evrim ağacına sığacağından bile emin değilim.”

İnsan değilse o zaman ne?

Paracas kafataslarındaki 2 küçük deliği unutmayın. Aynı zaman periyodunda diğer insanlarda bulunmamıştır. (Görsel kaynağı ekran görüntüsüdür.)

Forester, kafatasları üzerinde daha fazla DNA testi yaptı ve şuan kafataslarının ciddi anlamda insanlara ait olduğunu söylüyor. “Paracas kafataslarının, Karadeniz ve Hazar Denizi arasında bulunan diğer uzun kafatasları ile DNA bağlantılarını nasıl paylaştığını açıkladı.

Bay Forester, kafataslarındaki uzamanın sadece yapay kranial (kafatası) deformasyondan kaynaklandığına değil, uzun kafataslarının bazılarının genetiği ile kraniyal hacmin geleneksel insan kafataslarından yüzde 25 daha büyük ve yüzde 60 daha ağır olduğuna inanıyor.

Bunun, kafa travması veya düzleştirme yoluyla kasıtlı olarak deforme olamayacakları anlamına geldiğini savunan Forester. Kranial deformasyonun şekli değiştirebileceğini ancak kafatasının hacmini veya ağırlığını değiştiremediğini de söylüyor.

Görsel 3: Paracas kafataslarının diğer bir garip özelliği: Devasa boyutlardaki göz çukurları. (Görsel kaynağı ekran görünütüsüdür.)

Forester, Los Angeles ’taki bir konuşmasında şunları ekledi: “Kesin olarak bize anlattığı şey Paracas’ın uzun kafataslı insanlarının yüzde 100 Kızılderili olmadığıdır. Paracas konusunda insanlığın alt türlerine bakıyoruz. Uzak doğu Avrupa ve uzak batı Asya’dan gelen çok sayıda DNA kanıtı gibi gözüküyor. “

Tamam, peki. Olay kapandı mı? Bazılarına göre hayır. Consipiracy Club ’ı (Komplo Kulübü), bu kafataslarının uzaylı ya da insan / uzaylı melezi varlıkların kafatasları oldukları ihtimalinde dayatıyor. Sitedeki yeni bir gönderi: “Bu keşiflerin sonuçları çok büyük. Gizemli Paracas halkı kimdi?

Bizimkinden çok farklı bir evrim patikası izleyerek burada, Dünya ’da evrim geçirip dramatik bir görünüme mi sahip oldular?” Şimdilik sadece, Paracas halkının ciddi anlamda insan olduğu sonucuna varabiliyoruz.

Bunları da okuyabilirsiniz:

Peru’daki Esrarengiz Nazca Çizgilerinin Gizemi

Gizemli Bir Şekilde Ortadan Kaybolan 10 Uygarlık

Son Dönemlerde Keşfedilen 10 Maya Gizemi

Çeviri: Talha Kaya

Kaynak: https://www.ancient-code.com/is-the-mystery-of-the-elongated-paracas-skulls-solved-at-last/

https://www.express.co.uk/news/weird/918241/Aliens-UFO-Paracas-skulls-DNA-tests-Peru-Brian-Foerster

Talha KAYA

Yazar Talha KAYA

Adım Talha Kaya. Ankara'da ikamet ediyorum. İlgi alanlarım; bilim, sanat, felsefe, klasik müzik, kriptografi (başlangıç), meditasyon, origami ve fotoğrafçılıktır.

Makaleye Oy Ver!

0 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...…

0

Yorumlar

0 yorumlar

Tripofobi Nedir? Tripofobi’nin Nedenleri ve Belirtileri

Araştırmacılar Felç, Diyabet Ve Demans Tedavilerini İlerletmek İçin Proteinlerin Kristal Yapılarını Haritaladılar