Yarasalarda SARS-CoV-2 ile Yakından İlişkili Başka Yeni Bir Virüs Bulundu

Şu anda araştırmalar, COVID-19’dan sorumlu virüsün doğal olarak evrimleştiğini gösteriyor.

Fotoğraf 1: At nalı yarasalar, resimde görülen garip burunlarıyla ünlüdür. (Pat Jerrold / Papilio / Getty Images

Koronavirüs nasıl gelişti’ araştırmaya, spekülasyona (tahmine) ve düpedüz komplolara neden olan basit bir sorudur.

Şu anda araştırmalar, COVID-19’dan sorumlu virüsün doğal olarak evrimleştiğini gösteriyor.

Muhtemelen yarasalar ile başlayıp daha sonra bugün gördüğümüz küresel salgın için gerekli mutasyonları geliştirene kadar masumca sızabilmek için bir hayvana misafir oluyor.

İlginizi çekebilir: Yarasalar Üzerinde Altı Yeni Koronavirüs Türü Keşfedildi

Yeni bir çalışma, bu teoriye daha fazla güven verdi ve benzer ek olaylar da dahil olmak üzere yarasalarda SARS-CoV-2 virüsünün yakın bir akrabasını buldu. Genetik materyalin viral genomuna’ ilave’ olan mutasyonlar-virüsün toparlanabilmesinde bu tür değişikliklerin doğal olarak gerçekleşebileceğini gösteriyor.

İlginizi çekebilir: Yarasalar Neden Ölümcül Hastalıkların ortaya çıktığı en uygun kaynaktır?

Viral genom:cre içinde kendi replikasyonunda fonksiyonu olan enzimlerden bazılarının kodlarına sahip olmasına karşın, gerekli diğer enzimleri, makromolekülleri, replikasyon ve ekspresyon mekanizmalarını, içinde üredikleri hücrelerden sağlarlar ve yararlanırlar.

Mikrobiyolog Weifeng Shi, “SARS-CoV-2’nin keşfinden bu yana virüsün laboratuvar kaynaklı olduğunu öne süren bazı asılsız öneriler var.”

“Özellikle, S1 / S2’nin ilavesi oldukça alışılmadık olduğu için belki de laboratuvar manipülasyonu olduğu ileri sürülmüştür.

Makalemiz, bu olayların doğal olarak vahşi yaşamda meydana geldiğini çok açık bir şekilde göstermektedir. Bu, SARS-CoV-2’nin bir laboratuvar kaçışı olması iddiasına karşı güçlü kanıtlar sağlar.”

Ekibin RmYN02 olarak adlandırdığı yeni keşfedilen yarasa koronavirüsü, 2019’un ikinci yarısında Çin’in Yunnan eyaletinde toplanan 227 yarasanın 302 örneğinin analizi sırasında tanımlandı.

Bu yarasa örneklerinde bulunan virüsleri analiz ettikten sonra, ekip neredeyse iki tam koronavirüs genomu – RmYN01 ve RmYN02 – ortaya çıkarabildi.

Bu virüsler doğal olarak ve laboratuvara gerek olmadan meydana gelebilir

RmYN01 sadece SARS-CoV-2 ile düşük oranda eşleşti. Ama RmYN02 ise tam bir piyango gibiydi. Bu koronavirüs, genomunun yüzde 93.3’ünü SARS-CoV-2 ile paylaşır. Ve 1ab adı verilen belirli bir gen ise yüzde 97.2’yi paylaşır – bu genin bugüne kadarki en yakın eşleşmesi.

Sonradan ilave edilen olaylar da vardır. RmYN02, başak proteininin iki alt biriminin (S1 ve S2) buluştuğu noktada amino asit eklemeleri içerir. SARS-CoV-2 ayrıca S1 ve S2 eklemelerine sahiptir – iki virüste bulunan aynı amino asitler değildir. Ancak bu eklemelerin doğal olarak meydana gelebileceğini ve laboratuvara gerek olmağını gösterir.

Benzerliklere rağmen, RmYN02’nin dünya çapında COVID-19’a neden olan virüse doğrudan bir ata olduğu anlamına gelmez – özellikle çok önemli reseptör bağlanma alanı için genin SARS-CoV-2 ile çok düşük bir eşleşmesi olduğu düşünüldüğünde oran yalnızca yüzde 61.3’tür.

Ancak SARS-CoV-2 virüsünün bugünkü haline nasıl evrimleştiğini keşfetmek istiyorsak, yeni koronavirüs genomları bulmak inanılmaz derecede faydalı olacaktır.

”Çalışmamız, yarasaların, özellikle Rhinolophus (at nalı yarasaları) cinsinin, koronavirüsler için önemli doğal rezervuarlar olduğunu ve şu anda bu vahşi yaşam örneklemesi ile değişebilmesine rağmen, SARS-CoV-2’nin en yakın akrabalarını barındırdığını teyit ediyor.”

“Bu durumda, burada Rhinolophus malayanus’ta (at nalı yarasası) tanımlanan RmYN02 virüsünün, uzun 1ab replikaz genindeki SARS-CoV-2’nin en yakın akrabası olması, virüsün karmaşık bir yeniden birleşme geçmişi olmasına rağmen dikkat çekicidir.”

Replikaz:DNA sentezinde ve bazı virüslerin RNA kopyalanmasında olduğu gibi nükleik asitlerin kopyalanmasında görev yapan enzimlerin genel adı.

SARS-CoV-2 için şimdiye kadar bulduğumuz en yakın eşleşme, RaTG13 adlı bir yarasa koronavirüsüdür. RNA’sının yüzde 96.1’i eşleşiyor. Ancak muhtemelen daha da yakın oranda virüsler var.

Shi, “Ne RaTG13 ne de RmYN02, SARS-CoV-2’nin doğrudan atası değildir. Çünkü bu virüsler arasında hala evrimsel bir boşluk vardır.” diye açıklıyor.

“Çalışmamız, daha fazla yaban hayatı türünün örneklemesinin SARS-CoV-2 ile daha yakından ilişkili olan virüsleri ve hatta belki de doğrudan atalarını ortaya çıkaracağını, üstelik bu virüsün insanlarda nasıl ortaya çıktığı hakkında bize çok şey anlatacağını gösteriyor.”

Bu araştırma, Current Biology ‘de yayınlanmıştır .

Öykü ALICI

İşinizi Sabote Etmenin 3 Yolu (Hatta Farkında Olmadan Bile)

Soyu Tükendiğine İnanıldıktan Sonra Yeniden Keşfedilen 10 Hayvan