Yerçekimi Dalgaları, ilk kez iki farklı kategorideki kara deliklerin çarpışmasını ortaya çıkardı

İki farklı kategorideki kara deliklerin çarpışması

Yerçekimi Dalgaları, ilk kez iki farklı kategorideki kara deliklerin çarpışmasını ortaya çıkardı

Sizlere son iki yazımda kütle çekim dalgalarından ve bu dalgaların bilime ne gibi getirisi olabileceğinden bahsetmiştim. Hatta son yazımda tam olarak şöyle yazmıştım, “ Görünene göre kütle çekim dalgaları sayesinde bir çok teoriyi test edip, fizikteki teorileri daha sağlam bir kazığa bağlayabileceğiz.
Bu da, LIGO deneylerinin fizikte bir çok şeyi değiştirebileceğini bize gösteriyor. “Birkaç gün önce ‘ Nature’ da yayımlanan bir makaleye göre bu öngörümüz doğrulanmış oldu. İki kara deliğin çarpışma, daha doğrusu birleşme anı sonucu oluşan kütle çekim dalgaları 12 Nisan günü dünyaya ulaştı.
İlgili makalelerim:
Kütle Çekim Dalgalarının İspatı: LIGO Deneyleri

Kara Deliklerde Bilginin Yok Olması Konusunda Hawking Haklı Mıydı?

İlk Olarak

Aslında işin gerçeği , Ligo ve Virgo gibi kütle çekim dalgalarının ispatı ve yorumlanması için kurulmuş deney ‘düzeneklerine’ senelik yüzlerce veriler ulaşmakta. Peki 12 Nisan tarihinde bize ulaşan verileri özel kılan nedir ?
Öncelikle 12 Nisan tarihinde bize ulaşan verilen yorumlanması sonucu : Birleşen iki kara deliğin arasındaki kütle farkı , daha önce birleşmesi tespit edilmiş kara deliklerin arasındaki kütle farkına nazaran çok daha büyük. ( Bu oran yaklaşık olarak 1’e 3 . Çok büyük bir fark değilmiş gibi gözükse de bahsi geçen kütleler “devasa”. )
Açıklamak gerekirse , 12 Nisan tarihine kadar farklı kategoride “ değerlendirilebilecek” iki kara delik birleştiğinde ne gibi veriler elde edeceğimizi  bilmiyorduk. Ayrıca bu tarihe kadar, bu tarz birleşmeler sadece teorik pozisyonda bulunduğu için,  bu tarz bir durumun evrende ne olasılıkla gerçekleştiği hakkında bir yorum yapamıyorduk.

Yerçekimi Dalgaları, ilk kez iki farklı kategorideki kara deliklerin çarpışmasını ortaya çıkardı

Çok çok zaman önce

Elimize ulaşan veriler doğrultusunda bilim insanlarına göre ; bu birleşme bizden 2.5 milyar ışık yılı uzaklıkta gerçekleşti. Yani bu birleşme gerçekleştiğinde daha dünya üzerinde çok hücreli yapılar bile yoktu. Bu olayı fizik yasaları altında doğrudan gözlemlemenin hiçbir yolu olmasa da , zihnimizde canlandırabiliriz.

Hayal gücü bilgiden daha önemlidir!

Artık hepimiz kütle çekimin uzay-zaman dokusunun bir kütle tarafından bükülmesi olduğunu ve her zaman uzayda ( belirli bir uzay-zaman bölgesinde ) kütlesi büyük olanın sözünün geçtiğini biliyoruz. O zaman milyarlarca yıl önce: Büyük olan kara deliğin (X) kütle çekim etkisine giren küçük kara delik(Y) , sonunun geldiğinden habersiz bir şekilde , yıldızının etrafında dönen bir gezegen gibi dönmeye başlamış olmalı.
İlginizi çekebilir: Uzay zaman nedir?

Yerçekimi Dalgaları, ilk kez iki farklı kategorideki kara deliklerin çarpışmasını ortaya çıkardı

Aynı zaman da X ve Y ‘karşılaşması’ durumu çok büyük enerji salınımına sebep olduğu için kütle çekim dalgaları yaratılmış olmalı. Son olarak tabii ki kaçınılmaz gerçek,  Y X ile birleşmiştir. ( Burada çoğunuzun muhtemelen bildiği veya tahmin edebileceği bir ek bilgi vermek istiyorum.
Kütleleri 2x ve 4x olan iki kara delik birleştiğinde , yeni oluşan kara deliğin kütlesi kaç olur ? Böyle bir soruyu sizlere yönelttiğime göre bir terslik olmalı değil mi ? Bu soruya ben de net bir cevap veremem. Ancak cevabın 6x olmadığını ve 6x’ten küçük olması gerektiğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Nedeni basit , E=MC^2 : Birleşme durumunda uzaya enerji yayan iki kara delik de kütle kaybedecektir.)
Olay kütle çekim ise ve elimize kütle çekim hakkında yeni veriler ulaştıysa akıllara gelen ilk soru şu oluyor, Genel Görelilik Kuramı başarılı bir şekilde işlemeye devam ediyor mu ? 12 Nisan’da elimize ulaşan verilere göre Albert Einstein bir kez daha haklı çıktı. Son olarak büyük olasılıkla, LIGO deneyleri bizlere yeni bilgiler katmaya devam edecek.
Bizimle kalın ,BİLİMLE kalın ve evinizde kalın.
Alper Kirlioğlu

Kuantum Bilgisayarı, Oda Sıcaklığında Çalıştırmak İçin Bir Yol Bulundu!

Dr June Almeida, İlk Koronavirüsü 1960’larda Keşfeden Bilim İnsanının Hikayesi