Güneş Tutulmasi Nedir? Güneş Tutulması Türleri Hakkında Detaylı Bilgi

Son Güneş tutulması 26 Aralık 2019’da görülmüştü. Sudi Arabistan, Hindistan, Sumatra ve Borneo’dan tam olarak görülebilen tutulma, Avustralya ve Asya’nın büyük bir kısmından da kısmi olarak görülebilmişti.

Yalnızca yeni Ay vaktinde gerçekleşebilen Güneş tutulması, Güneş ve Dünya’nın arasına geçerek Ay’ın gölgesinin Dünya’nın üzerine düşmesi ile oluşur. Ancak Güneş, Ay ve Dünya’nın hizaya gelmesinden ne çeşit bir Güneş tutulması gerçekleşeceği farklı etkenlere bağlıdır. Bu çeşitlerin ne olduklarını ve daha fazlasını yazının devamında görebilirsiniz.

Bir tutulmanın gerçekleşmesi tamamen zaman ve gök mekaniğindeki rastlantılara bağlıdır. Yaklaşık 4.5 milyar yaşında olan Ay, her yıl Dünya’dan git gide uzaklaşmaktadır (yaklaşık olarak yıllık 4cm). Şu anda Ay’ın Dünyamıza olan mesafesi, Güneş’le tam olarak aynı boyutta görünmesini ve bu sebepten de Güneş tutulmalarını olağan kılıyor; fakat bu durum her zaman böyle olmayabilir.

Güneş Tutulması Çeşitleri

Tam, halkalı, parçalı ve hibrit olmak üzere dört farklı Güneş tutulması çeşidi vardır. Hadi hangisinin nasıl oluştuğuna bir bakalım:

Tam Güneş Tutulmaları

Bunlar doğanın tatlı kazalarındandır. Çapı 1.392.700 km olan Güneş, çapı 3.474,2 km olan Ay’ın 400 katıdır. Fakat aynı zamanda Ay ile aramızda olan mesafe de Güneş’le olankinden 400 kat kısadır (bu oran yörüngeler oval olduğu için değişebilmektedir). Bu durumlardan kaynaklanarak da iki yörünge hizaya geldiğinde yeni Ay, Güneşi tam olarak arkasına saklayabilmektedir. Bir Güneş tutulması Dünya’nın herhangi bir yerinde yaklaşık 18 ayda bir görülmektedir.

Aslında iki tip gölge vardır: tam gölge (umbra), Güneş ışınlarının tamamını engelleyen, tamamen karanlık ve bir koni şeklinde görülen kısımdır. Onun etrafını da yarı gölge (penumbra) sarar. Yarı gölgeler ise Güneş ışınlarının daha az engellendiği, daha açık renkte ve huni şeklinde olan kısımdır.

Bir tam Güneş tutulması sırasında Ay’ın tam gölgesi Dünya’nın üzerine düşer ve bu gölge Dünya’nın 3’de 1’ini birkaç saatte dolaşabilir. Bu tam gölgenin geçtiği yerlerde yaşayacak kadar şanslı olanlar Güneş’in nasıl yavaş yavaş bir hilal şekline dönüştüğünü ve Ay’ın gölgesinin nasıl üzerlerine düştüğünü görebilirler.

Güneş’in tam olarak Ay’ın arkasında kaldığı sürede korona adı verilen, Güneş’in ince dış atmosferi görünür olur. Bu gözalıcı olay 7 dakika 31 saniyeye kadar sürebilir; fakat genelde tam Güneş tutulmaları bundan çok daha kısa olur.

Kısmi Güneş Tutulmaları

Kısmi Güneş tutulmaları üzerinize yalnızca Ay’ın yarı gölgesinin(penumbra) düşmesi ile oluşur. Bu durumlarda, ne kadarı görülebileceği çeşitli etkenlere bağlı olup, Güneş’in bir kısmı her zaman görünür kalır.

Genellikle yarı gölge, gezegenimize kutup bölgeleri üzerinden hafif bir gölge düşürür; bu durumlarda, kutuplardan uzak fakat yine de yarı gölgenin altında kalanlar Ay’ın ardında kalan Güneş’in minik bir bölümünden fazlasını göremezler. Bir farklı durumda ise, tam tutulmanın yaşandığı bölgelerin birkaç bin kilometre yakınında olanlar ise tam olarak bir kısmi tutulmaya tanık olabilirler.

Siz tam tutulmanın yaşandığı bölgeye yakınlaştıkça, gölge o kadar karanlıklaşır. Mesela tam tutulmanın yaşandığı bölgenin hemen dışındaysanız, Güneş’in yavaşça ince bir hilal halini aldığını, gölge geçtikçe de yeniden kalınlaştığını görürsünüz.

Kısmi Güneş Tutulması
Kısmi Güneş Tutulması

Halkalı Güneş Tutulmaları

Nadide halkalı Güneş tutulmaları, Tam Güneş tutulmalarına benzer fakat aynı zamanda da tamamen farklıdır. Gökyüzü tamamen kararır… her nasılsa; Güneş’in çoğu kısmı görünür olup garip bir “sahte alacakaranlık” oluşur. Halkalı tutulmalar, düşünülenin aksine tamların değil parçalıların bir varyasyonudur. Halkalı Güneş tutulmalarının azami süresi 12 dakika 30 saniyedir.

Yine de, halkalı Güneş tutulmaları, Ay’ın Güneş’i tam ortalayarak geçmesi açısından tam tutulmalarla aynıdır; fark ise, bu tutulmalarda Ay o kadar küçük görünür ki Güneş’i tam olarak arkasında saklayamaz. Bu olay, Ay’ın oval şeklinde olan yörüngesinden kaynaklanır. Ay’ın, etrafında dönerken Dünya’ya olan uzaklığı 363.104km ile 405.696km arasında değişmektedir. Fakat Ay’ın tam gölgesi 379.322km yi aşamaz.

Yani Ay, daha uzak bir durumdaysa, tam gölgenin ucu Dünya’ya kadar ulaşamaz. Böyle bir tutulmada antumbra adı verilen tam gölgenin teorik bir devamı yeryüzüne ulaşır ve bu bölgede bulunanlar yukarı baktıklarında Ay’ın etrafında bir halka, başka bir deyişle bir “ateşten çember” görürler. Bir elli kuruşu bir liranın üzerine koymak bu tutulmaya doğru bir örnek olabilir.

Halkalı Güneş Tutulması
Halkalı Güneş Tutulması

Hibrit Güneş Tutulmaları

Bu tutulma çeşidi Ay’ın, tam gölgesinin Dünya’ya ulaşabileceği sınır uzaklıkla bulunması sonucu oluşur. Çoğu zaman, bu tutulmalar tam gölgenin yeryüzüne ulaşamamasından dolayı halkalı tutulma olarak başlar. Yörüngede ilerledikçe Dünya’nın dairesel şekli sebebiyle tam tutulmaya, daha sonrasında da tekrardan halkalı tutulmaya döner.

Tam, halkalı ve hibrit tutulmalar, kısmi tutulmalardan farklı olarak Ay’ın Güneş’i tam olarak arkasına alması sebebiyle “merkezi” tutulmalar olarak da adlandırılır. Tüm tutulmaların, yüzde 28’i tam, 35’i kısmi, 32’si halkalı ve sadece 5’i hibrittir.

Güneş Tutulmalarının Tahmini

Her yeni Ay’da bir tutulma yaşanmıyor tabii ki. Ay’ın yörüngesi, Dünya’nın Güneş’e olan yörüngesinden 5 derece eğridir. Bu yüzden Ay’ın gölgesi genellikle Dünya’nın ya üzerine, ya da aşağısına düşer ve bir tutulma yaşanmaz.

Kural olarak, yılda en az 2 kez (bu rakam yılda 5’e kadar değişebilmektedir) bir yeni Ay Güneş’in tam önüne hizalanır. Bu hizalanma noktasına düğüm adı verilir. Bir yeni Ay’ın bir düğümün ne kadar yakınından geçtiği, tutulmanın kısmi mi, merkezi mi olacağını belirler. Ay ile Dünya’nın arasındaki mesafe ve en az onun kadar önemli olaraktan Dünya’nın Güneş’e olan mesafesi ise tutulmanın tam, halkalı ya da hibrit olacağını belirler.

Bunlarla birlikte, tutulmaları gerçekleştiren bu hizalanmalar tesadüf değildirler. Belirli bir zaman aralığından sonra bir tutulma kendini yineler. Saros döngüsü adı verilen bu zaman aralığı, ilk gökbilimcilerden, 2800 yıl öncesinden beri bilinmekte. Saros kelimesi “döngü” anlamına gelir ve 18 yıl 11⅓ güne eşittir.

Bu zaman aralığı geçtikten sonra, Güneş ve Ay, bir düğüme, neredeyse önceki tutulmada olduğu kadar yakınlaşır. Bu aralığın içindeki bir günün ⅓’lük kısmı, sıradaki gerçekleşecek tutulmanın, bir önceki tutulmanın gerçekleştiği yerin Dünya’nın çevresinin ⅓’ü kadar batısında görülmesine neden olur.

Örneğin, 29 Mart 2006’da, batı ve kuzey Afrikadan güney Asya’ya doğru ilerlemiş olan bir tam tutulma, bir Saros sonra, yani 8 Nisan 2024’de yeniden gerçekleşecek. Fakat bu defa, Afrika’dan Asya’ya doğru değil, kuzey Meksika’dan, merkezi, doğu Amerika ve Kanada’nın deniz illerine doğru ilerleyecek.

Güneş Tutulmalarının Tahmini
Güneş Tutulmalarının Tahmini

Güneş Tutulması Güvenliği

Bir Güneş tutulması yaklaştığında medyada “Güneş’e çıplak gözle bakmamalısınız, aksi takdirde kör kalabilirsiniz” gibi uyarılar ve reklamlar dönmeye başlar. Bu durum çoğu insana Güneş tutulmalarının tehlikeli olduğu fikrini verir.

Durum pek de öyle değil! Güneş’in kendisi zaten her zaman tehlikelidir! Güneş, gözümüze zarar verebilecek kızılötesi ışınlar yayar. Normalde zaten Güneş’e gözümü dikmemiz için bir sebebimiz yoktur, ama her ne kadar yapmamamız gerekse de bir Güneş tutulmasını kim izlemek istemez?

Yine de bunun güvenli yolları da var… Bir Güneş tutulmasını izlemek için en güvenli yol, bir “iğne deliği kamera” yapmaktır. İğne deliği ya da küçük bir delik, Güneş’in görüntüsünün deliğin yaklaşık 1 metre arkasındaki ekrana yansıtılması için kullanılır. Bir dürbün veya küçük bir teleskop da Güneş’in büyütülmüş görüntüsünü beyaz bir karta yansıtarak işinizi görebilir.

Kartı ne kadar uzaklaştırırsanız, görüntü o kadar netleşir. Bununla birlikte Güneş lekelerine de bakabilirsiniz. Güneş’in kenarlarına yaklaştıkça karardığını göreceksiniz. Bu metotta dürbün veya teleskopla doğrudan Güneş’e bakmadığınız sürece güvenlidir. Daha basit bir deyişle; asla kör edici parlak yüzeyi görünürdeyken Güneş’e bakmayın.

İğne deliği temasının bir başka varyasyonu ise “iğne deliği aynası”dır. Bir cep aynısını ortasında 6.5 milimetrelik delik olan bir kağıtla kaplayın. Güneş’i gören bir camı açın ve aynayı Güneş ışınlarını alacak şekilde yerleştirin. Doğru yerleştirmeyi yaptıktan sonra aynadan odanın içindeki bir duvara bir ışık diski yansıdığını göreceksiniz.

Bu disk Güneş’in bir yansımasıdır ve siz aynayı duvardan uzaklaştırdıkça görüntü büyür (her 3 metrede 3 santimetre kadar). Aynayı yerinde tutmak için oyun hamuru iş görecektir. Farklı büyüklüklerde deliği olan kağıtları deneyin. Delik büyükken görüntünün parlak, fakat daha dağınık olduğunu fark edeceksiniz. Tam tersi olarak da delik küçüldükçe görüntü daha keskinleşir fakat soluklaşır.

Her şeyden önce aynanın optik kalitesinin güzel ve temiz bir yansıtma yaratabilecek kadar iyi olduğundan emin olun. Odayı yapabildiğiniz kadar karanlıklaştırın, ve tabii ki kimsenin Güneş’in aynadaki yansımasına doğrudan bakmasına izin vermeyin.

Güneş tutulması sırasında dikkat edilmesi gerekenler
Güneş tutulması sırasında dikkat edilmesi gerekenler

Eğer bir kısmi tutulma sırasında yapraklı ağaçların arasındaysanız gölgelerine bir bakın.

Ne görüyorsunuz? Bir fotoğraf çekmeye değer mi? Yaprakların arasındaki boşluklar iğne deliği görevi görür ve kısmi tutulmuş Güneş’i yere yansıtır. Bu olay ışığın bir özelliği olan ışınların kırılarak yayılması sonucu oluşur. Nasa Marshall Uzay Uçuş Merkezi’nde optik fizikçi olan Vince Huegele’a göre, ışık ışınları, doğrudan yaprakların arasındaki boşluklardan veya iğne deliklerinden geçmiyor; onun yerine köşelerden bükülüyor. Bu dalga efekti de bir çeşit çemberli desen yaratıyor.

Yardımsız tutulma gözlemleri için kullanılan kabul edilebilir filtreler içerisinde alüminyum kaplı polyester bulundurur. Bazı astronomi bayiileri sırf Güneş tutulmalarını gözlemlemek için tasarlanmış bu tip polyester filtreler satarlar. Bununla birlikte 14 ark kaynakçı gözlükleri de işinizi görebilir ve düşük fiyatlara birçok yerde bulabilirsiniz. Kullanacağınız yöntem ne olursa olsun, tutulma gününden önce bunu test etmeyi asla ihmal etmeyin.

Güneş gözlükleri, eski renkli negatif filmler, gümüş içermeyen siyah beyaz filmler, nötr yoğunluklu filtreler ve polarize filtreler ise kabul edilemez filtreler arasındadırlar. Bu materyaller çok düşük ışık geçirme seviyelerine sahip olsalar da, kabul edilemeyecek kadar yüksek seviyede yakın kızılötesi radyasyonu geçirirler ki bu da, termal ratinal yanıklara yol açabilir. Güneş’i daha soluk görmeniz veya bakarken bir rahatsızlık hissetmemeniz gözlerinizin güvende olduğu anlamına gelmez.

Doğrudan Güneş’e bakabileceğiniz tek bir güvenli an vardır: bir tam tutulma sırasında, Güneş’in tamamen Ay’ın arkasına saklanmış olduğu an. Bu nadide saniyelerde veya dakikalarda, gözalıcı korona tüm görkemiyle kararmış Güneş’i sarar, parıldar ve harika incimsi beyaz ışıklar yayar. Tutulmadan tutulmaya parıltının renk tonu ve desenin boyutu değişiklik gösterebilir; ama saf bir gün ağarmasını andıran parıltısıyla her zaman göz alıcı ve narindir.

Bu güzel görüntü birkaç farklı şekilde ortaya çıkabilir. Bazı zamanlarda devamlı sade bir görüntüsü olur; diğer zamanlarda ise üç veya dört yöne uzun ışınlar ateşler. Bu güzel görüntü her ne kadar güvenli olsa da dalıp gitmemenizde fayda var; çünkü bir süre sonra Güneş tekrar görünmeye başlar, korona görünmez olur ve yeniden gözünüzü korumanız gerekir.

Eski Çağlarda Güneş Tutulmaları

Saptayabildiğimiz kadarıyla, kaydedilmiş ilk Güneş tutulması 4000 yıl önce yaşandı. Eski zamanlarda Çin’de, Güneş’in yavaşça kararmasının onu yemeye çalışan bir ejderha yüzünden gerçekleştiği sanılırdı. Ve saray gökbilimcilerinin görevi de oklar atarak, davullar çalarak ve çıkarabildikleri bütük çirkin seslerle ejderhayı korkutup kaçırmaktı.

Bir antik Çin klasiği Shujing’de (ya da Tarih Klasiği), iki saray gökbilimcisi Hsi ve Ho, o gün bir tutulma yaşanacağından habersiz bir şekilde sarhoş olurlar. Bunun akıbetinde de Xia Hanedanının 4. İmparatoru Zhong Kang, Hsi ve Ho’nun kellelerini alarak onları cezalandırır. Bu olaydaki tutulma M.Ö. 22 ekim 2134’de yaşanmıştır.

İncil Amos 8:9’da şu sözler geçer: “Güneş’i gündüz vakti batıracağım, ve Dünya’yı gün vakti karartacağım. Bir Asur tabletinde de yazmasıyla birlikte, İncil alimleri bu sözlerin M.Ö. 15 Haziran 763’te gözlemlenen meşhur Güneş tutulmasına ithafen olduğunu düşünüyor.

Bir Güneş tutulması bir keresinde bir savaşı bile durdurdu. Tarihçi Heredot’a göre, bir zamanlar Lidya ve Med İmparatorluğu arasında 5 yıllık bir savaş yaşanır. Savaş 6. yılına girmeden önce Yunan bilgini Miletli Thales, İyonyalılara gündüzün geceye döneceğinin haberini önceden verir. M.Ö. 17 Mayıs 603’da aynı Thales’in dediği gibi Güneş kararır. Bunun yukarıdan bir işaret olduğuna inanan savaşçılar ateşkes ilan ederler.

5 Mayıs 840’da Şarlman’ın oğlu korkak İmparator Bavyeralı Louis, “ödü kopmak” deyimine yeni bir anlam kazandırır. İmparator normalden daha uzun süren bir güneş tutulmasına tanık olur. Yaklaşık beş dakika süren tutulmada İmparator o kadar korkmuştur ki tutulma biter bitmez korkudan ölür!

Güneş Tutulması Hakkında Çağdaş Çalışmalar

Gökbilimciler, tutulmalar hakkında çalışmalar yaparak çok şey öğrendiler. Hatta 18. yüzyılda, Güneş tutulmalarının gözlemi gökbilimcilerin sahipsiz defineleri olarak tanımlanıyordu; fakat bu bilgileri edinmek her zaman kolay değildi.

Harvard’da bir profesör olan Samuel Williams, 27 Ekim 1780’de bir tam Güneş tutulması gözlemlemek için Amerika’ya, Penobscot Bay’e yolculuğa çıkar. Fakat kendisini bir anda Amerikan Bağımsızlık Savaşının ortasında bulur. Neyse ki, İngiliz ordusu bilimin politikadan daha öncelikli olduğuna atıfta bulunarak gözlem ekibine güveli bir geçiş sağlarlar.

Güneş tutulması
Güneş tutulması

Yine de, bu daha hiçbir şey. Fakat bu sefer de Williams hesaplamalarında kritik bir hata yapar ve ekibini Islesboro’da konumlandırır – yani tam tutulmanın gözlenebildiği alanın hemen dışına. Herhalde gitgide daralan hilalin Ay’ın karanlığının altından kayark diğer tarafa geçtikten sonra tekrardan kalınlaşmaya başlamasını görmek bir hayli üzücüdür!

Bir tutulma sırasında karanlık Ay’ın etrafında dönüp duran birkaç yakut kırmızısı nokta görülebilir. Bunlar Güneş fışkırmalarıdır ve sıcaktan akkor haline gelmiş hidrojen olarak Güneş’in yüzeyinden fışkırırlar. 18 Ağustos 1868’de yaşanan tam tutulma sırasında Fransız gökbilimci Pierre Janssen spektroskopuyla bu fışkırtıları inceledi ve yeni bir kimyasal element keşfetti. Daha sonrasında iki İngiliz gökbilimci J. Norman Lockyer ve Edward Frankland bu elemente Yunanca “Güneş” anlamına gelen helios kelimesinden esinlenerek “helyum” adını verdiler. Bu gaz elementi 1895 yılına kadar belirlenemedi.

Bir tam tutulma sırasında Güneş ışınlarının tamamen engellenmesi sayesinde karanlık gökyüzündeki bazı parlak yıldızlar ve gezegenler daha iyi gözlemlenebilir. Bu gibi durumlarda gökbilimciler, artık kanıtlanmış olan Einstein’ın izafiyet teorisini test edebildirler.

İzafiyet teorisi Güneş’in ötesindeki yıldızlardan gelen ışınların düz bir şekilde yayılmasından ziyade Güneş’in yakınından geçerken büküldüklerini öne sürüyordu. Gökbilimciler, 29 Mayıs 1919 günü yaşanan tam Güneş tutulmasında çekilen fotoğraflardaki yıldızlarla, gece vakti aynı bölgenin çekilmiş bir fotoğrafındaki yıldızları karşılaştırdıklarında, Einstein’ın teorisini güçlü bir şekilde destekleyen sonuçlar elde ettiler.

Artık gelişmiş teknolojimiz sayesinde eski gökbilimciler gibi bazı şeyleri gözlemlemek ve araştırmak için bir Güneş tutulması beklememize gerek yok; yine de bir tam Güneş tutulması her zaman Dünya’nın en güzel doğal görüntüleri arasında kalacak. Bunlardan birine tanık olmayı ölmeden önce yapılacaklar listenize eklemeyi unutmayın; pişman olmayacaksınız.

Büyük Patlama Teorisi (Big Bang) Nedir?

Fermantasyon Nedir? Fermantasyon Çeşitleri Nelerdir?