Aziz Sancar Kimdir? Aziz Sancar Hakkında Detaylı Bilgiler

Çift doktora derecesine sahip Aziz Sancar, Kuzey Carolina Üniversitesi Tıp Okulu Sarah Graham Kenan Biyokimya, Biyofizik profesörü ve Kuzey Carolina Üniversitesi Lineberger Çok Amaçlı Kanser Merkezi üyesidir. 1946’da Türkiye’nin Mardin ilinin Savur ilçesinde doğan Aziz Sancar, okuma yazma bilmeyen ve eğitime önem veren anne-babanın sekiz çocuğundan yedincisidir.

Okulda ve futbolda iyi olan Sancar, lisede kaleci pozisyonunda oynamıştır.Küçüklüğünden beri hayali olan Türkiye’nin 18-yaş altı milli futbol takımına denemeler için davetiye kazanmıştır.Daha sonra milli düzeyde futbol oynamak için boyunun çok kısa olduğundan okuldaki derslerine odaklanmaya karar vermiştir. Aldığı yüksek notlar ona Türkiye’de gideceği okul için seçme şansı vermiş ve Aziz Sancar İstanbul Tıp Okulu’nu seçmiştir. 1969’da mezun olup iki yıl boyunca memleketine yakın bir yerde hekimlik yapmıştır.

Aziz Sancar daha sonra Stan Rupert’in 1958’de DNA onarımını keşfettiği yer olan John Hopkins Üniversitesinde okumak için NATO’dan burs kazanmıştır. Sancar Rupert ile tanıştığı sırada onarım enzimi olan fotolizi saflaştırmayı denedi. Ve enzimi verimli olmadığı için Dallas’ta Texas Üniversitesi’ne gitmiştir.

1974’te yüksek lisans öğrencisi olarak Rupert’a katılan Sancar,bu enzimin miktarını enzimi kodlayan geni klonlayarak artırma çalışmaları yaptı.1975’te geni klonlamayı başaran Sancar,Rocky Dağları’nın doğu yakasında bir gen klonlayan ilk bilim adamı olmuştur. Sancar 1977’de doktora derecesi aldı ve Yale Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak çalışmalarına devam etti. Yale Üniversitesi’nde proteinleri incelemek üzere geliştirdiği maxicell metodunu icat etti.

Aziz Sancar nobel ödüllü bilim insanı
Aziz Sancar nobel ödüllü bilim insanı

Ve bir başka DNA enzim sistemi olan nükleotid eksizyon onarımının mekanizmasını çözdü.

Sancar bakteride bu tip DNA onarımından sorumlu genleri klonladı ve bu geni kodlayan proteinleri saflaştırdı. Bu proteinler birlikte hareket edip 41 nanometre uzunluğunda çiftli helis dizisi ayırarak hasarlı DNA’yı ortadan kaldırıyorlardı. Sancar 1982’de okulun ilk kadın bölüm başkanı olan doktora dereceli Mary Ellen Jones tarafından Kuzey Carolina Üniversitesi’nde işe alındı.

Ve fotoliyaz araştırmasına devam etti. Sancar burada nihayet fotoliyazı saflaştırmayı başarmış –doktora dereceli eşi Gwen Sancar ve diğer ekip arkadaşları ile birlikte- ve enzimin mavi ışık bazlı çalışan bir makine gibi davranarak ultraviyole ışık kaynaklı DNA hasarlarını onardığını ortaya çıkarmıştır.

Kuzey Carolina Üniversitesi’nde bakteriyel ışığa duyarlı fotoliz ve nükleotid eksizyon onarımı üzerine devam eden Sancar,bu iki sistemin bakterideki mekanizmalarını ince detaylarıyla çözümlemiştir. Sancar 1988’de tam profesörlüğe eriştiğinde nükleotid eksizyon onarımı çalışmasını insanlar üzerinde yapmaya başlamıştı.

1992’de insandaki nükleotid eksizyon onarımının bakteriyel sistemdekinden çok daha farklı olduğunu keşfetti.

DNA hasarı insan hücresindeki çiftli helisten ayrılan 88 nanometre uzunluğundaki bir dizi tarafından ortadan kaldırılıyordu. Süregelen yıllarda, insandaki eksizyon onarımı sisteminin 15 tane proteine ihtiyacı varken,bir kalın bağırsak bakterisi olan olan koli balisin sadece 3 tane proteine ihtiyaç duyduğunu ispatlamıştır. Sancar ayrıca bu proteinlerin onarım sırasında nasıl bir araya geldiğini detaylandırmıştır.

Bu mekanizma günlük güneş ışığının insan cildine verdiği zararı onarmaktadır. Ayrıca kanser hücrelerinin kendilerini yaygın bir kanser ilacı olan Cisplatin’in yarattığı DNA hasarına karşı korumak için kullandığı mekanizmadır. Bu çalışma 2015’te Aziz Sancar’ın laboratuvarının yayınladığı tüm insan genomunun eksizyon onarımı haritasında neticelenmiştir. Bu çalışmasına ek olarak Sancar biyolojik saatimizi kontrol eden 4 genden birini keşfetti. İnsanlarda fotoliz olup olmadığını araştırırken, insanların benzer bir proteini kodlayan gene sahip olduğunu ama bu proteinin onarım aktivitesi olmadığını buldu.

Aziz Sancar nobel ödüllü bilim insanı
Aziz Sancar nobel ödüllü bilim insanı

Sancar bu proteine Kriptokrom ismini vermiştir. Günlük ritmimizi ayarlayan moleküler saatin hayati bir bileşeni olduğunu ortaya koymuştur. Yakın geçmişte, Sancar dört biyolojik saat proteininin 24 saatlik döngü boyunca nasıl reaksiyon gösterdiğini ve bunun kanser gibi bir çok hastalığa tedavi yaklaşımı açısından ne anlama geldiğini keşfetmiştir.
2009’da Chapel Hill’de kurulan Aziz ve Gwen Sancar Vakfı’nın Kurucu ortaklarından biri olan Aziz Sancar, başarılarından dolayı sayısız onur ve ödül elde etmiştir. Bu ödüller;

1984,Genç Araştırmacı Ödülü, Ulusal Bilim Vakfı
1990,Amerikan Fotobiyoloji Derneği Ödülü
1995,Ortak Dost ,Dünya Bilimler Akademisi
1995,TUBİTAK,Temel Bilim Ödülü
2004,Amerika Bilim ve Sanat Akademisi Dostu
2005,Ulusal Bilimler Akademisi Üyesi(ABD)
2006,Türkiye Bilimler Akademisi Üyesi
2007,Vehbi Koç Ödülü,Türkiye Koç Vakfı
2009,Teksas Üniversitesi Dallas Seçkin Mezunlar Ödülü
2015,The Valle Award in Biomedical Science,Amerikan Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Derneği
2015,Nobel Kimya Ödülü

Editleyen: Jülide Kümüş