içinde ,

Krakatoa Yanardağı: 1883’teki Patlama Dünyayı Nasıl Değiştirdi?

Java’nın Doğusu Krakatoa isimli filmden bir kare, Endonezya’daki Krakatoa Volkan patlamasını betimleyen bir felaket destanı

1883 senesinin mayıs ayında Alman s∂vaş gemisi Elizabeth’in kaptanı yaklaşık 2 km’lik yüksekliğe varan bir toz ve kül bulutunun, Endonezya’daki Sumatra ve Java adaları arasında kalan Sunda Geçidi’ndeki ıssız dağlık adaların üzerinde yükseldiğini gözlemledi. Daha sonra hazırlanan bir raporda küllerin, güneşi karartacak derecede yoğun olduğu söylendi.

Birkaç ay sonra hazırlanan başka bir rapora göre, diğer gemiler Endonezya’da ismi  Krakatau olan ancak muhtemelen haber dağıtımını gerçekleştiren bir kişinin yaptığı tipografi hatası nedeniyle ismi Krakatoa olarak ün kazanan bir adadan tekin olmayan moloz yığınlarının geldiğini bildirdi.

Krakatoa Patlaması
7 Mayıs 1883 tarihinde, Krakatoa üzerine dökülen toz ve kül bulutları

En sonunda, 1883’te, tüm cehennem Krakatoa’yı harabeye çeviren devasa bir volkan patlaması olarak yeryüzüne indi. Ağır bir kül, sünger taşı ve lav akıntısı oluşturarak adanın üçte ikisinin çökerek denize inmesine sebep oldu. Patlama ile birlikte devasa tsunamiler yüzlerce sahil kasabasını ve köyünü sulara gömerken yaklaşık 36 bin kişinin de ölümüne yol açtı. Volkan Patlama Endeksine göre 6. kategoride olan Krakatoa, doğa tarihinin son 760 bin yılında kayıtlara geçen en büyük volkan patlamalarından biri oldu.

Krakatoa, yalnızca dehşete düşüren gücü ve etkisinden dolayı değildi. Aynı zamanda insanların neler olup bittiğini başkalarına aktarabilecekleri telgraf hatları ve yazılı gazeteler gibi iletişim araçları ile birlikte patlamanın etkisini ölçebilecek bilimsel araçlara sahip oldukları bir dönemde gerçekleşen ilk gerçek volkan patlaması olduğu için de şimdiye dek en çok bilinen volkanlardan biri oldu.

Efsane git gide büyüdü ve Krakatoa, nihayetinde volkanların gerçek King Kong’u haline geldi, hatta 1968 senesinde çekilen Maximillian Schell, Diane Baker ve Brian Keith’in oyunculuklarıyla yıldızlaştığı tarihi gerilim filmi Doğu Java Krakatoa’nın, aynı zamanda Simon Winchester tarafından yazılan ve 2003 yılında en çok satanlardan biri olan Krakatoa Dünyanın Patladığı Gün: 27 Ağustos 1883 adlı kitabının konusu oldu.

Patlama ne kadar güçlüydü?

Krakatoa patlaması, dünya yüzeyinin yüzde onundan biraz fazlasını kaplayan bir alanda duyularak modern tarihte duyulan en güçlü seslerden birini üretti. Patlama noktasından 4600 km uzaktaki Hint Okyanusunda bulunan Mauritius adasında yaşayan insanların duyduğu, uzaklarda bir yerlerde gerçekleşen top ateşinin sesine benziyordu. Büyük Britanya ve Amerika gibi ülkelerdeki bilimsel araçların göstergelerinde ani sıçramalara yol açtı.

Krakatoa patlaması esnasında 21 kübik kilometre büyüklüğünde p∂rç∂lanmış kayalardan oluşan kütle havaya saçıldı. Patlamadan kaynaklanan kül bulutları 80 km yüksekliğe erişti. Ve neredeyse dünyanın mezosferinin eşiğine ulaşarak 777 bin kilometrelik bir alanın üzerini örttü.

Patlamadan iki hafta sonra yayınlanan bir makaleye göre Krakatoa, tüm şehri baştan aşağı karartacak. Ve pırıl pırıl tropik gökyüzünü siyahlığa bürüyecek kömür karası kül bulutları kustu.

UOAY’ne göre, küller sürüklenerek Ay’ın ve Güneş’in çevresinde haleler oluşmasına neden olacak bir pusla gezegeni yavaş yavaş kapladı.

Ayrıca bu küller patlamanın gerçekleşmesinden bir sene sonra bile küresel sıcaklıkların 0.9 derece daha düşük düzeyde olmasına neden olacak kadar solar radyasyon filtreledi.

Don Thomas, gönderdiği bir e-mailde 1883’teki patlamanın çeşitli nedenlerle güçlü olduğunu açıklıyor. Thomas, yanardağın altında yer alan magma birikiminin kendi üzerine çökmesine neden olacak derecede lav püskürttüğü bir patlama türü olarak açıklıyor.

Magma rezervuarı uzun yıllar düzenli olarak makul ölçüde lav öbekleri püskürtebilecek kadar aktif olur.

Ancak kabuğun daha derinlerinden gelen bir magma enjeksiyonu magma birikiminin altında yükselmeye başlarsa sistem dengesizleşir. Derin tabakalardaki daha sıcak, daha az yoğun bazaltik magmanın daha üstte yer alan aynı zamanda daha soğuk ve daha yoğun olan magmanın altında oturması buna örnektir.

Yanardağda gerçekleşen patlamanın kendisi kadar korkunç olan devasa tsunamiler patlamanın kendisinden daha riskliydi. Dalgalardan bazıları Pasifiğin öbür yakasına, Hawaii’ye hatta Güney Amerika’ya ulaştı ancak yıkımın en fazla gerçekleştiği yer Endonezya takımadaları oldu. Dalgalar, 41 metreye kadar çıktı. Sumatra ve Java Adalarındaki kıyı şehirlerini, kasabaları ve köyleri yerle bir etti.

Şimdi Jakarta olarak bilinen bölgede 2000 kadar Çinli göçmen tsunami nedeniyle öldü. Serang şehrinin dalgaların altında kalarak tamamen denize gömüldüğü ve nüfusunun neredeyse tamamının öldüğünü söylediler. Daha eski bir zamanda bu dehşet, kesinlikle yerel trajediler olarak kalabilirdi. Ancak gazete haberleri sayesinde ABD’deki insanlar patlamayla ilişkili yazılıp çizilen hikayelere şok oldu.

“Daha önce gerçekleşen bazı olaylar, 1883’teki olaydan kesinlikle çok daha büyüktü. Ancak o zamanlardaki teknoloji ve iletişim düzeyi çok azdı. Bu olaylara ait ya çok az kayıt var ya da hiç yok” diyor Thomas. “Bu olayların ne zaman meydana geldiğini ileri teknolojimizle yalnızca modern zamanlarda belirleyebilmeye başladık.

Buz çekirdekleri bu doğa olaylarını (yanardağın püskürttüğü ürünlere ait bileşenlerdeki değişiklikleri) yüzlerce yıl kaydetti. Bu büyük olayların gerçekleştiği yerlerin yakınında yaşayan bir popülasyon,olaylardan etkilenip yeryüzünden yok olacak.”

Patlama volkanın orijinal halinin çoğunu yok etmiş olsada onu tamamen ortadan kaldırmadı.

Patlamadan 43 yıl sonra, volkanın bir p∂rç∂sı denizden yeni bir ada olarak ortaya çıktı. Anak Krakatoa, Aralık 2018’de ortaya çıkışından 89 yıl sonra patladı. BBC’nin aktardığına göre bu patlama 400’den fazla insanın ölümüne sebep olacak. Ve 47 bin kişiyi evinden edecek bir su dalgası yarattı. Ravindra Jayaratne’ye göre, Anak Krakatoa Yanardağı bir gün yeniden patlayacak. Ve daha fazla ölüme yol açacak tsunamiler meydana getirecek.

Ravindra Jayaratne, gelecekteki herhangi bir patlamaya karşı hazırlık için çeşitli önlemler alınması gerektiğini savunuyor.

Bunlar arasında;

  1. Su düzeyindeki ani artışı belirleyebilecek erken uyarı sisteminin kurulması.
  2. Patlamadan zarar görebilecek yerel halkta farkındalık yaratmak için çaba sarf edilmesi.
  3. Ve onlara hazırlanmaları için yardım edilmesi bulunuyor.

Anak Krakatoa volkanına ilişkin risk oldukça korkutucu olsa da meydana gelmesi muhtemeldir.

Thomas: “Kimsenin Anak Krakatoa’da benzer büyüklükte bir patlamanın gerçekleşmeyeceğini söylemesini beklemiyorum. Ancak bu olasılık son derece düşük bir ihtimal” diyor. “Nereden bakılırsa bakılsın oradaki orijinal magma rezervuarı gitti”.

1883’teki patlamanın bir tekrarını bekleyebilmemiz için önce orada yeni bir magma birikiminin yeniden canlanması gerek. Ne şanslıyız ki bu tip olaylar gayet nadir gerçekleşir. Ve gerçekleşmeleri için de oldukça sıradışı koşulların ortaya çıkması gerekir. Krakatoa patlamasından bu yana geçen neredeyse bir buçuk yüzyıl için de birçok şey değişmiş olabilir. Ama gelişmiş medeniyetlerin, benzer bir felakete karşı hazırlıklı olduğunun garantisi yok.

“Bu, kesin olarak cevaplanması zor bir sorudur. Çünkü cevap olayın büyüklüğüne, patlamanın türüne, süresine ve gezegendeki konumuna bağlı olacaktır.” diye açıklıyor Thomas.

“Thomas, Küçük Buz Devri’ne benzer şekilde ani bir iklim değişikliği meydana getirerek dünyamızın mevcut nüfusunu besleme yeteneği üzerinde felaket etkisi yaratabileceğini belirtti. İzlanda’da 1783’te gerçekleşen Skaftafell patlaması kuzey yarım kürede önemli ölçüde iklimsel değişime neden oldu. (Krakatau kadar büyük bir patlama değildi. Ancak aylarca sürdü ve atmosfere büyük miktarlarda sülfür dioksit pompaladı). “Patlama, İzlanda’da nüfusun %25’inin ölümüne yol açan bir kıtlığın baş göstermesiyle sonuçlandı. Ayrıca, patlamadan atmosfere salınan gazlar dolayısıyla da yetiştirilen besi hayvanlarının büyük bir kısmı öldü.”

“Bazıları, patlama sonrası ortaya çıkan etkilerden birinin buğday rekoltesinde büyük düşüşe neden olarak Avrupa’da Fransız İhtilalini tetikleyen yaz yağmurlarındaki artış ile hava sıcaklığındaki önemli ölçüdeki soğuma olduğunu iddia ediyor. Bugün küresel nüfus 1783’tekinin hemen hemen on katı. Hesabını yapmayı size bırakıyorum.”

“Bir volkanın çevresinde yaşayan yerleşik nüfusu daha iyi korumak mümkün. Fakat küresel etkilerle başa çıkmak oldukça zor. Neyse ki bu olaylar çok nadir ve seyrek olarak gerçekleşiyor” diye ekliyor Thomas.

Gerçekten Korkutucu

Krakatoa, Endonezya’da 1800’lerde gerçekleşen yalnızca ikinci büyük patlamaydı. 1816 senesindeki Tambora Yanardağı patlaması çok şiddetliydi. Patlamanın ilk gerçekleştiği anda Sumbawa adasında yaşayan 10 bin kişi öldü. Patlama toplamda 90 bin kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu.

Editör: Aksel Deniz Günal